Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için yapılan çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Özgül Saki (DEM Parti), 24 Haziran 2024 tarihinde 7/13556 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 136 gün sonra, 7 Kasım 2024).
Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13556, 24 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13556-cocuk-isciliginin-ortadan-kaldirilmasi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a51af233-e098-4ea4-81c7-01904f39fc31
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 136 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen soruların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat IŞIKHAN tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
12 Haziran, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2002 yılında Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü olarak ilan edilmiştir.
ILO'nun 182 sayılı En Kötü Biçimlerde Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması İçin Acil Eylem Sözleşmesi'ni 25 Ocak 2001 yılında sözleşmeyi imzalayan Türkiye, bütün çocuklar için zamana bağlı program çerçevesinde 2015 yılına kadar çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması taahhüdünde bulunmuştur.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ancak Türkiye'de çocuk işçiliği ortadan kaldırılmak bir kenara sürekli bir biçimde artmakta; küçük yaştaki bedenlerin ve onların emeklerinin istismarı ve sömürülmesi giderek derinleşmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2023 yılı çocuk istatistiklerine
, göre Türkiye nüfusunun "226'sını oluşturan çocukların, aynı dönemde işgücüne katılım oran "622,1'e yükselmiştir. Geçen yıla göre çocuk işçiliği 3,5 puan, son 2 yılda ise 6 puan artmıştır. Söz konusu rakamlara göçmen çocuklar dahil değildir.
Yapılan pek çok araştırma, göçmen çocuk işçiliğinin emek sömürüsünün yeni bir yüzü olduğunu gözler önüne sermektedir. Bizzat Türk Kızılayı tarafından Mart 2024'te yayınlanan Düzensiz Göçün Çocuk İşçiliği Üzerindeki Etkileri: Türkiye'deki Göçmen Çocukların Durumu raporuna göre Türkiye'de 3.181.022 Suriye uyruklu kayıtlı sığınmacı bulunmakta, bu sayının 1.540.434'ü çocuklardan oluşmaktadır. Kayıtsız göçmenler göz önünde tutulduğunda bu sayının daha da yukarılara çıkacağı şüphesizdir. En fazla sayıda sığınmacı çocuk işçi tespit edilen beş il: İstanbul, Gaziantep, Adana, İzmir ve Kahramanmaraş olarak tespit edilmiştir. Bu illerin ortak özellikleri üretim atölyelerinin yoğunluğu, büyükşehir kategorisinde olmaları, göçmen nüfusun en çok yerleştiği iller olmasıdır. Göçmen çocuklar genelde 10-11 yaş aralığında çalışmaya başlamakta ve çoğunluğunu 15-17 yaş grubu oluşturmaktadır. Sığınmacı çocuk işçilerin 9678,2'sini erkek, 9021,8'ini kız çocuklar oluşturmaktadır. Göçmen çocuklar günlük veya haftalık ücretler almakta, üretim atölyeleri benzeri yerlerde bedensel emek gerektiren işler yapmakta, aldıkları ücretler genellikle asgari ücret tutarının oldukça altında kalmakta, ayrımcılığa uğramakta, tekstil sektörü, hizmet sektörü sanayi, mevsimlik tarım pa (3556 işçiliği, inşaat işçiliği, çobanlık, garsonluk, tezgâhtarlık gibi alanlarda çoğunlukla kayıt dışı çalıştırılmaktadır.
Göçmenlerin yoğun ekonomik sıkıntılar içinde yaşaması, hanede çalışabilecek bir yetişkinin olmaması, hanedeki yetişkinlerin iş bulamaması ya da işverenlerin iş vermemesi, işverenlerin ucuz iş gücü olarak çocukları çalıştırmayı tercih etmesi göçmen çocukları çalışmak zorunda bıraktığı gibi eğitim hayatından kopmalarına da neden olmaktadır. Basına yansıyan haberlerde Türkiye'deki Suriyeli göçmen çocukların "640'ından fazlası okula gidemediği ifade edilmektedir. Diğer yandan 2021'de yayınlanan Elazığ ili merkezinde 308 göçmen çocukla yapılan bir anket formu göçmen çocukların Ye 80'inin aslında çalışmak değil okula gitmek istediklerini ortaya koymuştur.
Çocuk işçiliğinin hem emek sömürüsünün en ağır biçimlerinden biri hem de çocukların başta yaşam hakkı olmak üzere her türlü haklarının ihlali anlamına geldiği açıktır. Her yıl iş cinayetlerinde ölen ve yaralanan çocuk sayısı artmaktadır. İSİG Meclisi, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü kapsamında hazırladığı 2013-2024 yılları Çocuk İşçiler İş Cinayetleri Raporu'na göre 2013-2024 yılları arasında, 71'i Suriyeli, 6'sı Afganistanlı 1'i Iraklı, Ti İranlı, 1i Türkmenistanlı olmak üzere 80 göçmen çocuk işçi hayatını kaybetmiştir. Son örnek;12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü'nden bir gün önce Adana'da Dağ Tekstil İşhanı'nda tekstil atölyesinde çalışan Suriye uyruklu 11 yaşındaki AHMET DİREK TURAN HASKİRO'nun asansörde sıkışarak hayatını kaybetmesidir. Üstelik adı geçen binada AB tarafından finanse edilen "Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ve Türk Vatandaşları İçin İstihdam Desteği Projesi" ve "İŞKUR İşbaşı Eğitim Programı" tabelaları bulunduğu ve bu tabelaların olay sonrasında söküldüğü ortaya çıkmıştır.
Bu doğrultuda:
SORULAR
Bakanlığınıza bağlı İŞKUR'un tabelasının bulunduğu bir iş yerinde yasak olmasına rağmen 11 yaşında bir çocuğun kayıt dışı çalıştırılmasına nasıl izin verilebilmiştir? Söz konusu işyerinde ve benzer iş yerlerinde gerekli denetimler neden yapılmamıştır?
Gerekli denetimleri yapmayan ya da yasal yaptırımları uygulamayan sorumlular hakkında herhangi bir işlem yapılacak mıdır?
Türkiye'de göçmen çocuk işçi sayısına dair Bakanlığınızın elinde kesin bir veri bulunmakta mıdır?
Göçmen çocukların eğitimine ilişkin engellerin ortadan kaldırılması hususunda Bakanlığınız ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında ortak yürütülen bir çalışma mevcut mudur?
Yoğun bir emek sömürüsüne maruz kalan, korunmasız ve güvencesiz ortamlarda çalıştırılan, ayrımcı muamelelerle karşılaşan göçmen çocuk işçilerin korunmalarına dönük ne gibi tedbirler almayı planlamaktadır?
Bakanlığınız tarafından Türkiye'nin de taraf olduğu En Kötü Biçimlerde Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılması İçin Acil Eylem Sözleşmesi'nin 3. maddesi çerçevesinde çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması ve yasaklanması için hangi ciddi adımların atılması düşünülmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 12.07.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1456830 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın Özgül SAKİ tarafından yöneltilen 7/13556 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Bakanlığımız çocuk işçiliği konusunda çalışmalar yapan kamu kurum ve kuruluşları, meslek kuruluşları, işçi-işveren kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliğini sağlamaktadır.
Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması amacıyla "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı (2017-2023)' uygulanmıştır. Ulusal Program kapsamında, 2018 yılı "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Yılı' ilan edilmiş; yapılacak olan tüm çalışmalarda çocuk işçiliği ile mücadele konusuna öncelik verilmesi amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla "Çocuk İşçiliği İle Mücadele Ortak Deklarasyonu? imzalanmıştır.
Cumhurbaşkanlığı İkinci 100 Günlük İcraat Programı kapsamında, 81 ilde Çocuk İşçiliği ile Mücadele Birimleri 2019 yılı Ocak ayı itibarıyla kurulmuştur.
Diğer taraftan, mevsimlik tarım işçisi olarak başka illere giden işçiler ve ailelerinin yaşam koşullarının iyileştirilmesi ile başta eğitim ve sağlık olmak üzere kamu hizmetlerinin sağlanması amacıyla projeler uygulanmıştır.
Bakanlığımızca yürütülen tüm tefiişlerde çocuklar öncelikli risk grubu olarak belirlenmekte, ayrıca çocuk işçiliğine ilişkin şikayet ve ihbarlar öncelikli olarak değerlendirilerek teftiş kapsamına alınmaktadır. Gerçekleştirilen teftişler sonucunda ise 4857 sayılı İş Kanununun "Çalıştırma Yaşı ve Çocukları Çalıştırma Yasağı' başlıklı 71 inci maddesi ile bu maddeye dayanılarak hazırlanan Yönetmelik hükümlerini ihlal eden işyerleri hakkında gerekli idari işlemler uygulanmaktadır.
Yine, Bakanlığımızca yürütülen tüm teftişlerde işyerlerinde kayıt dışı istihdam olup olmadığı ile 6733 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu kapsamındaki yabancıların yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri incelenmekte, mevzuata ayrılıkların tespit edilmesi halinde gerekli idari işlemlerin yerine getirilmesi istenilmektedir.
Bununla birlikte, kayıt dışı istihdam ile mücadele kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından sigortalılık ve işyeri denetimleri yapılmakta, yerine getirilmesi gereken hükümlere aykırılık tespit edilmesi durumunda idari para cezası uygulanmaktadır.
Öte yandan, önergede bahsi geçen konu ile ilgili olarak gerekli araştırma ve inceleme süreci başlatılmıştır. "
Prof. Dr. VedatdpIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68
Telefan: (217) 704 AN AN