İlave gümrük vergisi ek vergi oranlarına ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 10 Temmuz 2024 tarihinde 7/13923 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Ticaret Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 43 gün sonra, 22 Ağustos 2024).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “İlave gümrük vergisi ek vergi oranlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13923, 10 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13923-ilave-gumruk-vergisi-ek-vergi-oranlarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/46685426-364c-41de-964f-0190a16ea3ec
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 43 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Ticaret Bakanı Sayın Ömer BOLAT tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU ©
2024 yılı başında İlave Gümrük Vergisi Ek vergi oranlarının yüzde 8'den 12'ye çıkarılması özellikle paslanmaz çelik sektöründeki rekabet açısından sektör paydaşlarında endişe yaratmaktadır. Sektör paydaşlarının paylaştığı basın bülteninde aslında ithalatçı olan Türkiye'de üretimi Kibar Holding'in Güney Koreli ortağı ile kurduğu Posco Assan gibi yabancı menşeili firmaların anti damping başvurusunun dikkate alınmasının, on binlerce kişilik istihdam oluşturan binlerce yerli işletmeyi olumsuz yönde etkileyeceği kamuoyuyla paylaşılmıştır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kibar Holding Ceosu Haluk Kayabaşı ise, ithalata karşı anti-damping isterken, 400 kişilik istihdam yarattığı tesisin zararda olduğunu böyle devam ederse kapanacağını açıklamıştır. Halihazırda zaten Posco Assan'ı ve üretim yapan diğer şirketi korumak için yüzde 12'lik gümrük vergisi olduğunu anımsatan paslanmaz çelik kullanan sektörlerin temsilcileri, ilave vergi durumunda bir fabrika için onlarca fabrikanın feda edileceğini savunmuştur.
Türkiye'de, paslanmaz çelik ürünlerine uygulanan gümrük vergisi oranlarının artırılmasının paslanmaz çelikten üretim yapan sanayi kuruluşlarının ham madde maliyetlerini artıracak olmasından dolayı istihdam kaybının yanı sıra ihracat alanında rekabet güçlerinin azalacağı, sektör paydaşları tarafından ifade edilmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye'de faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarına uygulanan İlave Gümrük. Vergisi Ek vergi oranları, firmaların yerli veya yabancı menşeili olmasına göre mi belirlenmektedir?
Türkiye'nin mevcut ekonomik koşullarda birçok ürünün üretimi için ithalata bağımlı olduğu dikkate alındığında yabancı firmaların lehine sonuçlanabilecek anti-damping
. veya ek vergi başvuruları hangi kriterlere göre değerlendirilmektedir?
Ülkemizde fabrika, tesis gibi sanayi kuruluşu açan yabancı firmalar ne tür şartları yerine getirmektedir?
Sermayesi ülke dışında olan yabancı firmalarla, yerli firmaların aynı vergi ve gümrük kanunlarına tabii tutulmalarının rekabet açısından izahı nedir?
Bakanlığın, damping soruşturma ve ek vergi önlemi kararlarına dair süreçler hangi kriterlere göre şekillenmektedir?
Damping soruşturmalarının değerlendirme kriterleri nelerdir?
Özellikle paslanmaz çelik sektöründe yaşanan tedirginliğin giderilmesi için ne tür etkili ve somut tedbirler alınacaktır?
Yabancı menşeili firmalar, Türkiye'de fiziki anlamda fabrika kurdukları zaman, ülkemizde bulunmayan ham madde ve ürünleri dışarıdan getirdiklerinde mevcut ithalat vergisi şartları uygulanmakta mıdır?
Paslanmaz çelik ürünlerinde gümrük vergisi oranlarının artırılması neticesinde paslanmaz. çelikten mamul yapan sanayi kuruluşlarının ham madde maliyetlerinin artacak olmasından dolayı istihdam ve ciro kaybının yanı sıra ihracat pazarlarında rekabet güçleri azalmayacak mıdır? Başvurusu yapılmış, olan anti-damping soruşturma talep dosyası soruşturma aşamasına geçilmeden reddedilmezse sıkıntı daha da büyümeyecek mıdır?
Yüksek gümrük vergisi uygulamasından avantaj sağlayacak tek bir firmanın yaklaşık 400 kişilik istihdamına karşın, bu süreçten olumsuz etkilenen yaklaşık 40.000 firma ve 800.000 kişiye yaratılan istihdamın olumsuz etkileneceği Ticaret Bakanlığınca dikkate alınmakta mıdır?
Birçok firma ek vergi avantajı olmadan ithal edip kar elde ederken bu firmanın zarar etmesinin açıklaması nedir? Firma nasıl ek vergi koydurup üstüne anti-damping soruşturması isteyebilmektedir? Firmaya yönelik bu ve benzeri ayrıcalıklar sağlanacak mıdır? Firmanın kurumlar vergisi ödemesi ne kadardır? i
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ömer Bolat, Ticaret Bakanı ·
İlgi (o :a) 11.06.2024 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1442326 sayılı yazınız. i © b) 17.07.2024 tarihli ve 43452547-120.07.04-E.1459047 sayılı yazınız.
İlgi (a) ve (b)'de kayıtlı yazıları ekinde yer alan, Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU tarafından verilen 7/12920 ve 7/13923 sayılı yazılı soru önergelerinin cevabı hazırlanarak ekte sunulmuştur.
O Bik
Bilgilerini ve gereğini ârz ederim.
Prof. Dr. Ömer BOLAT
Bakan Ek: Soru Önergeleri Cevabı (2 Sayfa) Faks No: 0312449 13 41 Soru Önergeleri Birimi Şiğg ğin iyi İnternet Adresi: www.ticaret.gov.ir
TİCARET BAKANLIĞI
Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na Ait 7/12920 ve 7/13923 Sayılı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevaplar:
Bakanlığımız görev ve yetki alanına giren hususlar itibarıyla önergelerinize ilişkin cevaplarımıza aşağıda yer verilmiştir:
1. 11) Türkiye'de faaliyet gösteren sanayi kuruluşlarına uygulanan İlave Gümrük Vergisi (İGV)' oranları, ekonomimize sağladıkları katkı ve istihdam dikkate alınarak yerli üreticilerin ithalat baskısına karşı korunması amacıyla yerli ve yabancı menşeli sermayeye sahip kuruluşlar arasında ayrım yapılmaksızın tatbik edilmektedir.
Diğer taraftan, ülkemizde yeterli üretimi olmayan girdi mahiyetindeki eşya için muhtelif sektörlerden gelen talepler değerlendirilmekte olup, İGV oranları gerekli görüldüğü takdirde iç piyasa ihtiyaçları doğrultusunda güncellenebilmektedir. Paslanmaz çelik sektöründe de ilgili eşyayı girdi olarak kullanan firmaların talepleri yakından takip edilmekte olup, Gümrük Vergisi ve İGV oranlarının gerekli görüldüğü takdirde iç piyasa ihtiyaçları doğrultusunda güncellenmesi mümkün bulunmaktadır.
Firmaların İGV konulması/kaldırılmasına yönelik başvurularına ilişkin olarak 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten oluşan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Mevzuatta yerli üretim dalına ilişkin hükümlerde açıkça belirtilmektedir.
Haksız rekabet yaratan dampingli ithalatın yerli üretimde neden olduğu zararın bertaraf "edilmesi amacıyla damping önlemi alınması için gerekli şartlar, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret
Genel Anlaşması (GATT) 1994'ün 6'ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma (Anti-Damping Anlaşması) ve - İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Mevzuatta © belirtilmektedir. Bakanlık soruşturma sırasında dampingin varlığı, ithalat artışı, yerli üreticilerin ekonomik göstergeleri ve tüm diğer kriterleri göz önünde bulundurarak inceleme yapmaktadır.
Dampineli ithalatın haksız rekabet oluşturduğuna yönelik iddiaları içeren şikâyetin incelenmesi ve damping soruşturması süreçleri ise, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat uyarınca Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Soruşturma açılmasına, önlem alınmasına veya soruşturmanın önlemsiz kapatılmasına 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Kanun uyarınca, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulu karar verir.
Soruşturmanın başlatılması ile dampinge karşı herhangi bir önlem yürürlüğe konulmamaktadır. Soruşturma sürecinde elde edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde dampingin varlığı ile yerli üretim dalının bu sebeple zarara uğradığının tespit edilmesi halinde, uluslararası kurallar çerçevesinde hesaplanan oranlarda önlem yürürlüğe konulabileceği gibi, ulaşılan bulgulara göre soruşturmalar önlemsiz olarak da kapatılabilmektedir.
Yürürlükte bulunan ve İthalat Rejimi Kararı ile belirlenen ithalat vergilerinden bağımsız olarak, İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Mevzuat uyarınca yerli üreticilerin haksız rekabet yaratan ithalata yönelik Bakanlığa başvurusu yapma hakları bulunmaktadır. Yerli üreticilerin mevzuat uyarınca temsil şartını sağlayan ve damping ve zarara ilişkin yeterli delilleri içeren başvurularını Bakanlık soruşturma otoritesi olarak incelemekle yükümlüdür.
Bununla birlikte, ithalat vergilerinde ise hissedarlığında yurtdışı kaynaklı sermaye bulunan firmalar ile Türkiye merkezli sermayeye sahip firmalar arasında herhangi bir ayrım bulunmamaktadır.
Son olarak, paslanmaz çelikten mamul yapan sanayi kuruluşlarının ihracat pazarlarındaki rekabet güçlerine ilişkin olarak bilindiği üzere; ihraç edilecek ürünlerin üretiminde kullanılacak girdilerin ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, vergisi teminata bağlanmak suretiyle ithal edilmesi ve bu girdilerden üretilen ürünlerin ihracatının gerçekleşmesini müteakip alınan teminatın iade edilmesi Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında mümkün bulunmaktadır.