Bir kişinin işverenleri tarafından kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 22 Temmuz 2024 tarihinde 7/14325 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 57 gün sonra, 17 Eylül 2024).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bir kişinin işverenleri tarafından kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14325, 22 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14325-bir-kisinin-isverenleri-tarafindan-kotu-muameleye-maruz-kaldigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f74ad83d-6944-416e-88c4-0190de5bd9a5
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 57 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
2020 yılında Antalya Kepez'de bulunan Antepliler Özel Otobüs Servisinde kaporta tamircisi olarak çalışmaya başlayan Vedat Kurt, işyeri sahibi Ahmet Tahtacı ile yemek ve sigortası dahil haftada 400 TL ücret karşılığında anlaşmıştı. İlk 4 hafta ücretini düzenli olarak almış, ancak sonraki 6-7 ay boyunca kendisine ödeme yapılmamıştır. Bu süre zarfında, işçi Vedat Kurt, işyeri sahibi Ahmet Tahtacı'nın odasındaki masada duran bir miktar parayı almış, ancak ailesinin tehdit edilmesi üzerine 13.000 TL'yi teslim etmek üzere geri dönüp kendi hak ettiği ücretin verilmesini istemiştir. Ahmet Tahtacı ise, "Sen iş yerinde çalışmaya devam et, ilk fırsatta paranı ödeyeceğim" diyerek Vedat Kurt'u işe tekrar başlatmıştır.
Bir gün işyeri kapandıktan sonra eve dönerken, işçi Vedat Kurt araçtan indirilmiş ve işyerinin ortağı üç kişi tarafından odun parçası ile dövülerek telefonunu almışlardır. Ardından oranın güvenli olmadığı düşünülerek tekrar araca bindirilip işyerine götürülmüştür. Kıyafetleri çıkarılarak elleri ve ayakları boynundan bağlanarak sandalyeye oturtulan Vedat Kurt'a, Ahmet Tahtacı ve diğer iki kişi tarafından işkence edilmeye başlanmıştır. Vedat Kurt, 3-4 . katlı iplerle vücuduna ve kafasına vurularak, dişleri kerpetenle sökülerek, elektrik verilerek işkence görmüştür. Aç olup olmadığı sorulduğunda, aç olduğunu söylemesi üzerine ağzına hamam böceği sokulmuş ve çiğnemesi istenmiştir. Aynı zamanda, "Artık burada yaşayacaksın, benim bilgim olmadan bu bürodan çıkmayacaksın, kimseye bir şey söylemeyeceksin, buraya gelen kimseye bunu anlatmayacaksın, yoksa seni tekrar bu hale getiririz" diyerek tehdit edilmiştir. 15-20 gün kadar işyerindeki odada tutulan Vedat Kurt'a hırsızlıktan şikâyet edeceklerini söylemişler ve Kurt, bu şekilde iş yerinde 8-9 ay daha çalışmaya devam etmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Vedat Kurt, zamanla işyeri sahibi Ahmet Tahtacı'nın telefonunun şifresini öğrenerek, işkence görüntülerinin yer aldığı video ve fotoğraflarını kendi telefonuna aktarmış ve işyeri sahipleri hakkında şikayetçi olmuştur. Yargılama sürecinde işkence eden kişilere henüz ceza verilmemiş, şikayetlerden dolayı yalnızca bir ay tutuklu kalmışlardır. Ayrıca, Vedat Kurt, işkence yapan kişiler tarafından şikayetini geri çekmesi için taciz ve tehdit edilmektedir.
Bu Bağlamda;
İşçi Vedat Kurt'un avukatı Yusuf Önkol, Kurt'un işkenceye uğradığı fotoğrafları içeren delilleri topladıktan sonra Suruç'a giderek Suruç Cumhuriyet Başsavcılığı'na birkaç kez suç duyurusunda bulunduğunu, ancak ifadeye çağırılmadığını belirtmiştir. Hukuki delillere rağmen neden işkence ve travmaya maruz kalmış bir işçinin beyanı dikkate alınmamıştır?
Şanlıurfa'da yapılan suç duyurusunun ardından, CMK ve adli yardım süreçleri etkin şekilde sürdürülmüş müdür? İnsanlığa karşı işlenmiş bu suçların soruşturulmasında gerekli prosedürler neden yerine getirilmemiştir ve yetkili makamlar neden sorumluluklarını yerine getirmemiştir?
Vedat Kurt, olaydan bir yıl sonra, 2021 yılında yeniden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikâyette bulunmuş ve şüpheliler gözaltına alındıktan sonra tutuklanmadan serbest bırakılmışlardır. İlgili tarihten günümüze kadar 8 kez duruşma gerçekleşmiş olup Vedat*ın tüm çabalarına rağmen kendisine avukat tahsis edilmemiş ve duruşmaları izlemesi engellenmiştir. Vedat Kurt 8 duruşma boyunca neden duruşma salonuna alınmamış ve ifade vermesi engellenmiştir? Bu süreçteki ihmal veya kasıtlı işlemlerin sorumluları hakkında idari bir soruşturma başlatılmış mıdır?
Vedat Kurt'a işkence eden işyeri sahiplerinin, TCK madde 149/2; TCK 109/2 ve 3. bentler ve madde 87"nin 1. bendine göre alt sınır 14 yıl, üst sınır 28 yıl olmak üzere ilgili suçlardan ceza almaları gerekirken şu an tutuksuz yargılanmaktadırlar. Serbest bırakılan bu üç şahıs, Vedat Kurt'u şikayetini geri çekmesi için tehdit etmeye devam etmektedir. İşkence delillerine rağmen, başta Ahmet Tahtacı olmak üzere diğer işyeri sahipleri neden serbest bırakılmışlardır? Bu şahıslar, sistematik işkence yapma cesaretini nereden almakta ve kim tarafından korunmaktadır?
Kendisine işkence yapan işyeri sahipleri tarafından tehdit edilmeye devam ettiğini belirten Vedat Kurt'un can güvenliğini sağlamak ve tehditlere karşı korumak için hangi önlemler alınmıştır veya alınacaktır?
SORULAR
Açlık sınırının altında ücretlerle, güvencesiz, kötü muamele ve baskı altında çalışan ve emeğinin karşılığını alamayan emekçiler, hukuki süreçlerin maliyetlerini karşılayamadıkları ve adli yardım alamadıkları için adalet taleplerinin sonuçsuz : kalacağını düşünerek şikâyette dahi bulunamamaktadırlar. Bu bağlamda, kötü muamele, işkence ve alacak davalarında işverenlere karşı açılan davalardan yargılama gideri, harç vb. kalemleri kaldırmayı düşünmüyor musunuz?
Vedat Kurt'un maruz kaldığı sistematik işkence münferit değildir. İşçiler, işyeri ve fabrikalarda ucuz emek sömürüsüne dayalı çalışma koşullarında, geçim kaygısıyla hayatta kalma sınavı verirken; aynı zamanda fiziksel şiddete, işkenceye ve kötü muameleye de maruz kalmaktadır. Vedat Kurt'un yaşadıklarının sorumlusu, işçiyi asgari ücrete, sefalete ve güvencesizliğe mahkum eden, patronları ise teşvikler ve vergi aflarıyla cesaretlendiren ve işyerlerini patronlar için güvenli işkence merkezleri haline getiren politikalarınız olabilir mi?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1467248 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili İskender Bayhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14325 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden t/OICN - GIZYHZU - RajlssD - 34FShO- ileerişebilirsin Sayı : E-56020453-610-945-3952/5722 Konu : Yazılı soru önergesi 11/09/2024
Sayın İskender BAYHAN İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14325 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fikrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
II- Antalya ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 08/08/2024 ve 09/08/2024 tarihli cevaplarda; soru önergesinde belirtilen olayla ilgili olarak yürütülen soruşturma neticesinde açılan kamu davasının ve soru önergesinde adı geçenin müştekisi olduğu tehdit suçundan başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
I- Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğiyle yapılan yazışmaya verilen 08/08/2024 tarihli cevapta;
Kurul Genel Sekreterliği, Hâkim ve Savcı Şikâyet Bürosu kayıtlarının tetkikinde; soru önergesinde belirtilen hususla ilgili olarak bir adet dosyanın açıldığı, dilekçe aşamasında olduğu ve gündem sırasını beklediği,
Kurul Genel Sekreterliği, Disiplin Bürosu kayıtlarının tetkikinde; soru önergesinde belirtilen hususla ilgili olarak herhangi bir soruşturma dosyasına rastlanmadığı
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan ile erişebilirsin ADALET BAKANLIĞI
Bige
Ece
Yılmaz TUNÇBakan