İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/14611 GEÇ CEVAPLANDI · 105 GÜN

SGK'nın belediyelerden olan alacaklarına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 105 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın aracılığınızla Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. Saygılarımla

Ahmet Vehbi BAKIRLIOĞLU Manisa Milletvekili

2022 yılı Sayıştay Raporu'na göre Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) 363 milyar lira birikmiş alacağı bulunmaktadır. Bunun 38.6 milyar lirası ise belediyeler ve bağlı şirketlerin prim borçlarıdır.

SORULAR

  1. Kalkınma Planı'na göre 2023 yılında SGK'nın prim tahsilat oranının yüzde 85 olduğunu bilmekteyiz. Buna göre 2023 yılında SGK'nın toplam prim tahsilatı yaklaşık 1.5 trilyondur. Buradan yola çıkarak, en az 260 milyarlık prim borcunun tahsil edilemediği tahmin edilmektedir.

    Veriler baz alınarak yapılan hesaplamalara göre SGK'nın toplam yaklaşık 750 milyar lira alacağı bulunduğu hesaplanmaktadır. Tarafınızdan yapılan son açıklamada ise "Belediyelerin prim borçları toplam 96 milyar liraya ulaşmış durumda ve bu borcun yüzde 80'i belediye şirketlerine aittir" ifadeleri kullanılmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda belediye ve bağlı şirketlerin prim borçlarının SGK'nın toplam alacaklarının yalnızca yüzde 7,8'i olduğu görülmektedir.

    Sayıştay'ın 2020, 2021 ve 2022 yılı Denetim Raporu"ndaki tespitlere bakıldığında SGK'nın alacaklarını çeşitli nedenlerle etkin bir şekilde takip edemediği belirtilmektedir.

    Sayıştay raporunda, icraya intikal ettirilen kurum alacaklarının tahsilini zorlaştıran temel unsurları; icra meinuru sayısının yetersizliği, haczedilen menkul ve gayrimenkullerin satış oranının düşük olması, icra satış birimlerinin dağınık bir şekilde yapılanması, kurum alacaklarının düzenli olarak icraya aktarılmaması ve tebligat işlemlerinin gecikmesi, hacizli araçlara yakalama şerhi konulmasına ilişkin uygulama birliğinin bulunmaması ve idari para cezalarının tebliğ edilmemesi veya geç tebliğ edilmesi olarak belirtmiştir.

    Rapora göre; 2016-2022 yılları arasında toplam 112.413.996.782,63 TL alacak için icra süreci başlatılmış olmakla birlikte icraya intikal ettirilen alacakların 43.093.821.221,89 Tsi tahsil edilebilmiş ve son 7 yıl için icra tahsilat oranı 9038,23 olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılında 1312 olan toplam icra memuru sayısı 2022 yılı sonu itibarıyla 1284 kişiye inmiş ve takip edilen dosyaların uzun süre sonuçlandırılamaması ve dolayısıyla icra yoluyla tahsil edilen alacak miktarının düşük olmasına neden olmuştur.

    2016-2022 yılları arasında toplam 758.168 adet menkul mal için haciz işlemi uygulanmışken bu yıllar arasında toplam menkul mal satışı sayısı 12.264'de kalmıştır ve 2016-2022 yılları arasında toplam 450.406 adet gayrimenkul mal için haciz işlemi uygulanmışken bu yıllar arasında toplam gayrimenkul mal satışı sayısı da 1.449 olmuştur.

    Raporda; icraya intikal ettirilen dosya sayıları ve icraya intikal ettirildiği halde tebliğ yapılamayan dosya sayıları incelendiğinde, 2022 yılında icraya intikal ettirilen dosyaların 937" sinin ilgililere tebliğ edilemediği görülmüştür ve vadelerinde tahsil edilemeyen SGK alacaklarının topluca icraya aktarılmasını sağlayan otomatik icra sisteminin düzenli olarak çalıştırılmamasından kaynaklı olarak, icraya aktarılan kurum alacaklarının borçlulara tebliğ edilmesinde gecikmeler yaşandığına dikkat çekilmiştir. Ayrıca, SGK'nın ülke genelinde haciz işlemi uygulamış olduğu araç listesinde 781 bin 956 adet araç bulunduğu ve bu araçların 692 bin 356 adedinde (9088,54) haciz şerhi, 55 bin 81 adedinde (907,04) yakalama şerhinin bulunduğu ve 34 bin 519 adedinde (964,42) satış şerhi veya kesin satış şerhinin bulunduğu tespit edilmiştir.

    Sayıştay"ın 2020,2021 ve 2022 yılı SGK denetimi raporunda yer verdiği, yukarıda konu edilen tespitlere göre; SGK'nın yasal süresi içinde ödenmeyen kurum alacaklarını etkin bir şekilde takip etmediği, personel eksikliği ve diğer nedenlerle hem borçların icraya intikal ettirilmesinde hem de icraya intikal ettirilen borçların haciz ve satış işlemlerinde yetersiz kalındığı ve söz konusu durumun birikmiş kurum alacaklarının her geçen yıl giderek artmasına yol açtığı açıkça görülmektedir.

    Buna göre; .

  2. 2019-2022 yıllarında SGK'nın belediyelerden alacaklarıyla ilgili Sayıştay'ın uyarılarına rağmen, borçların tahsili için neden Cumhurbaşkanı'nın açıklamaları beklenmiştir? Bu zamana kadar neden borçların tahsilatıyla ilgili herhangi bir girişimde bulunulmamıştır?

  3. SGK'ya prim borcu bulunan kamu kurumları hangileridir ve borçları ne kadardır?

  4. SGK'ya bir milyon ve üzeri borcu bulunan kaç mükellef vardır ve bunlar kimlerdir?

  5. SGK'nın icraya intikal eden kurum alacaklarını tahsil edememesinin nedeni nedir?

  6. Sayıştay'ın 2022 raporunda kurum alacaklarının tahsilini zorlaştıran temel unsurlardan biri olarak icra memuru sayısının yetersizliği gösterilmektedir. Bu sayıyı artırmaya yönelik bir çalışma var mıdır? Şu anda kurumdaki icra memuru sayısı nedir?

  7. SGK tarafından borca karşı haczedilen menkul ve gayrimenkullerin satış oranının düşük olmasının nedeni nedir?

  8. Borca yönelik idari para cezalarının tebliğ edilmemesi veya geç tebliğ edilmesin nedenleri nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 08.08.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1472918 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Manisa Milletvekili Sayın Ahmet Vehbi BAKIRLIOĞLU tarafından yöneltilen 7/14611 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"Sosyal Güvenlik Kurumuna prim ve prime ilişkin borcu olanlara borç ödemelerinde kolaylıklar sağlanmak amacıyla 2014 yılında 6552 sayılı Kanun, 2016 yılında 6736 sayılı Kanun, 2017 yılında 7020 sayılı Kanun, 2018 yılında 7143 sayılı Kanun ve 2020 yılında 7256 sayılı Kanun, 2021 yılında 7326 ve 2023 yılında 7440 sayılı Kanun olmak üzere 7 adet yapılandırma kanunu çıkarılarak borçları yapılandırılmıştır.

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı olanlar yönünden yapılandırma kapsamı dışında bulunan alacaklar ise; 5779 sayılı Kanun gereği, her ay genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylarından kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu hesaplarına aktarılması için aylık olarak ilgisine göre Muhasebat Genel Müdürlüğü veya İller Bankasından kesinti yapılmak suretiyle tahsil edilmektedir.

Yapılandırılan borçların ödemeleri düzenli olarak devam ettiği ve dolayısıyla yapılandırma işlemleri bozulmadığı sürece, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından daha önceden haczedilen malların satışı söz konusu yapılandırma kanunları gereğince engellendiğinden dolayı herhangi bir satış işlemi yapılamamaktadır. Yapılandırma işlemi bozulan borçlular ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48. maddesine istinaden tecil talebinde bulunmaktadır. Dolayısıyla gerek yapılandırma devam ederken gerekse yapılandırma bozulduktan sonra 6183 sayılı Kanunun 48. maddesine istinaden borçlarının tecil edilmesi halinde icra yoluyla satış işlemleri yapılamamaktadır.

Diğer yandan, SGK'nın kurumsal kapasitesinin artırılması amacıyla ilave personel istihdamına (icra memuru) ilişkin çalışmalar devam etmektedir.

Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumunca satış işlemleri Kanunda belirtilen sürelere bağlı kalınarak yapılması gerektiğinden, özetle belirli bir merasimi (rayiç bedel tespiti, satış şartnamesi hazırlanması, takyidat bilgileri, tescil kayıtlarında haciz, ipotek bulunması halinde ilgili kişi ve Kurumlarla yazışma yapılması, satış ilanı hazırlanarak borçluya ve diğer ilgili kişilere tebliğ yapılması, satış ilanı ile satış tarihleri arasında Kanunen belirli bir sürenin geçmesi, satış sonrası işlemlerin belirli bir merasimi bulunması, alıcıya satış bedelinin ödenmesi için süre verilmesi, satış tutanağının borçluya tebliğ edilmesi, ihalenin feshi davasının dava açma süresinin geçmesinin beklenmesi ve davanın açılıp açılmadığının ilgili mahkemeden tespitinin yapılması, ihalenin feshi davası açılmış ise davanın neticesinin beklenmesi) gerektirdiğinden uzun zaman alabilmektedir. "

Tof. Dr. Vddat IŞIKHAN Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68 Telefon (2191 904 &n 00

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir