İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15170 GEÇ CEVAPLANDI · 97 GÜN

Bir üniversite rektörü ile ilgili çeşitli iddialara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 97 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 83 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğünün 96 ve 99uncu maddeleri ogereğince yazılı . olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 06.08.2024 m

Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanan Naci İnci'nin üniversiteyi tekçi, anti-demokratik anlayışla, şirket gibi yönetmesi, üniversite bileşenleri ve bütün kamuoyu tarafından sorgulanmaya ve tepki çekmeye devam ediyor. Öğrencilerin barınma hakkının gasp edilmesi, kulüp etkinliklerinin yasaklanması, birçok öğrenci ve akademisyenin kartlarının hukuksuz şekilde iptal edilmesi, akademisyenlerin sözleşmelerinin hukuksuz olarak feshedilmesi ve usulsüz atamaların ardından, son olarak kampüste göz göre göre bir iş cinayeti meydana gelmiştir. i

Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs"te devam eden yurt inşaatında, bir kamyonun devrilmesi sonucunda inşaat işçisi Abdülkadir Doğan, kamyonun dorsesinin altında kalarak hayatını kaybetti. Üniversite bileşenleri, yönetimle yapılan görüşmelerde kampüsteki inşaat çalışmalarının yoğunluğundan ve gerekli önlemlerin eksikliğinden bahsederek bu durumun hem öğrenciler hem de işçiler için büyük tehlike oluşturduğunu belirtmişlerdi. Yaşanan iş cinayeti, üniversite bileşenlerinin işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda, gerekli önlemlerin alınmadığına yönelik uyarılarını kulak ardı eden üniversite yönetiminin keyfi uygulamalarının önemli bir payı vardır.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İnci, fizik bölümü öğretim üyesi olmasına rağmen aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi dekanlığını da yürütmekte ve Turkcell'in yeni yönetim kurulunda yer almaktadır. Naci İnci'nin üniversiteyi adeta şirketlerin arka bahçesi haline getirerek kampüsü bir şantiye alanına çevirmesi, lojman ve rektörlük binalarını yüksek değerli ihalelerle yandaş sermayedarlara peşkeş çekmesi, üniversitenin kaynaklarını kar ve rant için yağmaya açarak öğrencilerin ve Boğaziçi emekçilerinin barınma, ulaşım ve yemek gibi-temel ihtiyaçlarını ve işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini birer maliyet kalemi olarak görmesi, bu iş cinayetinin de önünü açmıştır. Demokratik, özerk, parasız ve bilimsel bir üniversitenin temel ilkelerinin

• aşındırılması ile kampüste yaşayan tüm canlıların ve emekçilerin güvenliği arasındaki kopmaz bağ acı bir şekilde bir kez daha deneyimlenmiştir.

Öğrencilerin barınma haklarını gasp ederek kulüp odalarını zorla tahliye eden ve yerlerine üçlü ranzalar koyarak niteliksiz yurtlara dönüştüren Naci İnci, yurt inşaatının ihalesini 158 milyon 200 bin TL değeriyle Çevre Mühendislik ve Bakırcı Yapı ve Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi'nin iş ortaklığına vermiştir. Çevre Mühendislik?in yönetim kurulu başkanı Mehmet Sedat Taktak ise İBDA-C terör örgütü üyeliği suçundan 2000 yılında tutuklanmış ve mahkumiyet cezası almıştır. Üniversiteyi, sermayenin çıkarları lehine yeniden dizayn etmek üzere sürdürülen tek adamcı, keyfiyetçi bu zihniyetin sonucu öğrencilerin ve Boğaziçi emekçilerinin en temel haklarının ve iradesinin gaspının yarattığı yıkım, son kertede bir iş cinayetinin yaşanmasına kadar varmıştır.

Bu doğrultuda;

I-Abdülkadir Doğan'ın yaşamını kaybettiği yurt inşaatının ihalesi, 158 milyon 200 bin TL bedelle Çevre Mühendislik ve Bakırcı Yapı ve Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi iş ortaklığına verilmiştir. Çevre Mühendislik'in yönetim kurulu başkanı, 2000 yılında İBDA-C terör örgütü üyeliğinden tutuklanan Mehmet Sedat Taktak"tır. Açık ihale yapılmadan bu işin usulsüz bir biçimde Çevre Mühendislik*e verilmesinin sebebi nedir? İhale bilgilerinin bütün açıklığıyla kamuoyu ile paylaşılması için bir girişiminiz olacak mıdır? Atanmış rektör Naci İnci ile Çevre Mühendislik arasındaki ilişki hakkında Bakanlığınıza bağlı müfettişler bir inceleme başlatacak mıdır?

SORULAR

  1. Üniversite bileşenleri, yönetimle yapılan görüşmelerde kampüsteki inşaat çalışmalarının yoğunluğundan ve gerekli önlemlerin eksikliğinden bahsetmiş, bu durumun öğrenciler, kampüste yaşayan canlılar ve işçiler için büyük tehlike oluşturduğunu belirtmiştir. Yaşanan iş cinayetinin aydınlatılmasında sorumluluk, usulsüz ihalelerle üniversiteyi şantiyeye çeviren ve uyarılara kulağını tıkayan Naci İnci ile onun keyfi kararlarını denetlemeyen hükümetinize aittir. İnşaat sürecinde gerekli işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini denetlemek üzere İSG uzmanları bir denetleme yapmış mıdır? Yapıldıysa, sorumluluğu ve ihmali olan kişilere gerekli cezai yaptırımlar uygulanmış mıdır?

  2. Boğaziçi Üniversitesi'nde hukuksuz şekilde birçok öğrencinin ve akademisyenin kartları iptal edilmekte, öğrencilere bir açıklama yapılmamaktadır. Öğrencilerin kartlarının iptal edildiği dönemlerin Naci İnci'nin çevresini ağırladığı davetlerle (örneğin uluslararası hukuk konferansı) çakışması, muhalif öğrencilerin hedefe konduğu ve kartlarının iptal edildiğine dair şüpheler doğurmuştur. Öğrencilerin eğitim hakkını gasp eden bu keyfi uygulamalara yönelik bir inceleme başlatılmış mıdır?

  3. Öğrencilerin barınma haklarını gasp ederek kulüp odalarını zorla tahliye eden ve yerlerine üçlü ranzalar koyarak niteliksiz yurtlara dönüştüren Boğaziçi yönetimi, Anadolu Hisarı Kampüsü'nde bulunan lojmana 10 milyon TL harcama yapmıştır. Ayrıca, 4.4 milyon TL bedelle İslam Demir firmasına verilen "Rektörlük ofisi tadilatı ve kampüsteki ahşap kamelyaların üstünün kapatılması" ihalesi kapsamında yapılan kış bahçesi eklentisi ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mühürlenmiş, ancak inşaat devam etmiştir. Öğrencilerin nitelikli barınması için ayrılması gereken bütçenin kaçak inşaata ayrılması ve usulsüz ihalelerle sermayedarların ihya edilmesine yönelik bir inceleme başlatılmış mıdır? Naci İnci bu cesareti nereden almaktadır?

  4. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları devam ederken Naci İnci, Gazze'deki soykırımın en büyük destekçilerinden biri olan SOCAR"'ın CEO'su Elchin Ibanov ve ekibini makam odasında ağırlamıştır. Parasız, bilimsel, demokratik ve özerk bir üniversite talepleriyle üniversitedeki demokratik karar alma mekanizmalarını sürdürmeye çalışan Boğaziçi bileşenlerini muhatap almayan, kapısının önünden dahi geçirmeyen Naci İnci'nin SOCAR gibi İsrail destekçisi bir şirketle nasıl bir ilişkisi vardır?

  5. Naci İnci'nin hukuksuz bir şekilde ve demokratik teamülleri yok sayarak Boğaziçi Üniversitesi'ne atanmasının sebebi, üniversitenin kaynaklarının ve bütçesinin şirketlerin hizmetine sunulması mıdır? Bunca keyfi ve hukuksuz uygulamalara Bakanlığınızın da ses çıkarmayarak göz yummasının sebebi bu mudur?

  6. Anayasa Mahkemesi'nin 4 Haziran 2024"te yayınlanan kararı ile 2018 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılan rektör atamalarının anayasaya aykırı olduğu tescil edilmiştir. Hukukun üstünlüğü ilkesinin, demokratik teamüllerin ve akademik ahlak kurallarının gereği olarak, bu kararla beraber gayrimeşru konumları hukuken doğrulanmış rektör ve idarecileri görevden alınması için bir adım atacak mısınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

7f15253 1 İlgi : a) 20/08/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1479071 sayılı yazınız. 7) 10138 6

b) 06/09/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1490935 sayılı yazınız. 7 (624) O 14

©) 30/09/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1501035 sayılı yazınız. 7/4642 cu

ç) 30/09/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1501043 sayılı yazınız. 14504 CM ll

d) 04/10/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1504468 sayılı yazınız. ? lu 7) 16503 OX

7/16782 oc İ* 7) 16755 o 1T

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN"ın 7/15170, Denizli Milletvekili Yasin ÖZTÜRK'ün 7/15857, Balıkesir Milletvekili Serkan SART'nın 7/16338, Muş Milletvekili Sümeyye BOZ'un 7/16341, Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN'in 7/16342, Adana Milletvekili Ayhan BARUT'un 7/16502, Gaziantep Milletvekili Sevda KARACA'nın 7/16503, Manisa Milletvekili Bekir BAŞEVİRGEN'in 7116752 ve İzmir Milletvekili İbrahim AKIN"ın 7/16755 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek"te sunulmuştur.

Sıtim Bakan

Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

7/15130 6LL Strateji Geliştirme Başkanlığı YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 59735 sayılı konuya ilişkin yazıları Ek'te yer almaktadır.

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı

Sayı (o :E-57802651-610-59735

Konu :Soru Önergeleri (Strateji Geliştirme Başkanlığı)

İlgi © : a)21.08.2024 tarihli ve E-32661919-610-112293559 sayılı yay yazısı.

İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN tarafından 7115170 esas sayılı Soru Önergesi Kurulumuz Başkanlığınca incelenmiştir.

Konuya ilişkin soru önergesine verilecek cevaplagf ggas€şkil etmek üzere Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğünün vermiş olduğu bilgiler ekte sunulmaktadır *

Bilgilerine arz ederim. e.

Prof. Dr. Metin TOPCUOĞLU

Başkan Vekili Ek: İlgi (b) yazı (8 Sayfa)

• o Telefon: 0(312)298 7000 Uzman Ş# TE 2 Faks: 0(312) 266 47 59 Telefon No:(312) 298 77 05 Söze;

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ 1 Ni H l | Müşavirliği TÜRKİYE CUMMARİYERİYRİN YÜZÜME YALI

Sayı : E-56488219-610-200558 30.09.2024

Konu : Soru Önergesi 7/15170

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞINA

İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN tarafından vetilen 7/15170 sayılı soru önergesine verilecek cevaba esas teşkil edecek bilgilerin gönderilmesi istenmiştir. Sonu Önergesinde yer alan Üniversitemizle ilgili sorulara ilişkin bilgi ve açıklama aşağıda sunulmuştur.

"I1-Abdulkadir Doğan'ın yaşamını kaybettiği yurt inşaatının ülesi, 138 Milyon 200 bin TL bedelle Çevre Mühendislik ve Bakırcı Yapı ve Gayrimenkul T. icaret:noflim Şirketi iş ortaklığına verilmiştir. Çevre Mühendislik'in yönetim kurulu başkanı, 2000 ğulinda iBDA-C terör örgütü üyeliğinden tutuklanan Mehmet Sedat Taktak'tır. Açık ihale yağılmdilan bu işin usulsüz bir biçimde Çevre Mühendislik'e verilmesinin sebebi verilmesinin nede ni nödir? İhale bilgilerinin bütün açıklığıyla kamuoyu ile paylaşılması için girişiminiz olacak mudır?. Atanmış rektör Naci İnci ile Çevre Mühendislik arasındaki ilişki hakkında Bakanlığınıza bağlı müfettişler bir inceleme başlatacak mıdır?

— Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs Yurt Binası Yeniden Yapım İnşaatı Sözleşme Paketi (AlIB-WB96- YAPIM-03) işi Asya Altyapı Yatırım Bankası'ndan İstanbul'daki Hastane, Okul ve İdari Binaları i içeren Kamu Binalarının yeniden yapımında kullanılan kredi ilefinansmanı sağlanmak üzere İstanbul Valiliği Proje Koordinasyon Birimi tarafindan götürü bedel üzerinden kapalı teklifaşulü ile ihale edilmiştir. Boğaziçi Üniversitesi ihale makamı değildir.

Soru önergesinde bahis konusu edilen v ve e bazı basın yayın organlarında yer alan iddialar hakkında ilgili kişi avukatı aracılığıyla düzeltme göndermiştir. iÇ

"Müvekkilim Mehmet Sedat TAKTAK, İBDA- C üyesi olmayıp, hakkında terör suçlarından alınmış bir mahkeme kararı bulunmamaktadir." t-lik-ihale, 1057241

"2- Üniversite bileşenleri, yönetimle yapılan görüşmelerde kampüsteki inşaat çalışmalarıma yoğunluğundan ve gerekli önlemlerin eksikliğinden bahsetmiş, bu durumun öğrenciler, kampüste yaşayan canlılar ve işçiler için büyük tehlike oluşturduğunu belirtmiştir. Yaşanan iş cinayetinin aydınlatılmasında sorumluluk, usulsüz ihalelerle üniversiteyi şantiyeye çeviren ve uyarılara kulağını tıkayan Naci İnci ile onun keyfi kararlarını denetlemeyen hükümetinize aittir. İnşaat sürecinde gerekli işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini denetlemek üzere İSG uzmanları bir denetleme yapmış mıdır? Yapıldıysa, sorumluluğu ve ihmali olan kişilere gerekli cezai yaptırımlar uygulanmış mıdır?"

Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin eki "Yapım İşlerine ait Tip sözleşme" nin 29.2 maddesinde yer Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ 1C " Hukuk Müşavirliği

TÜRKİYE GEMHGRİYETİ'MİN YÜDİMCÜ YILI

"Yüklenici, tüm giderleri kendisine ait olmak üzere çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu çerçevede; çalışanların iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve zorunlu olması halinde diğer sağlık personeli tarafından sunulan hizmetlerden yararlanması, çalışanların sağlık gözetiminin yapılması, mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hâle getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının izlenmesi, denetlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesi gibi iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin alınması zorunlu tedbirler yüklenicinin sorumluluğundadır. " hükmü uyarınca yapım işlerinde çalışanların iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınması, takibi, iyileştirilmesi, denetlenmesi, zorunlu tedbirlerin alınması yüklenicinin sorumluluğundadır. Boğaziçi Üniversitesi ihale ve denetim makamı olmadığı gibi çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmesi sorumlulukları yüklenicinin uhdesindedir. i

Yukarıda açıklandığı üzere söz konusu kazanın meydana geldiği i "İstanbul Valiliği Proje Koordinasyon Birimi tarafından ihale edilmiştir. Bu kapsamda mülki idare amirliği olan Sariyer Kaymakamlığı birimleri tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Yüklenicinin Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği kapsamındaki yükümlülüklerinin denetimi Boğaziçi Üniversitesinde olmayıp kurumumuzun bir ihmâl ve kusuru söz konusu değildir.

"3- Boğaziçi Üniversitesi'nde hukuksuz şekilde birçok i öğrencinin ve akademisyenin kartları iptal edilmekte, öğrencilere bir açıklama yapılmamaktadır. Öğrencilerin kartlarının iptal edildiği dönemlerin Naci İnci'nin çevresini ağırladığı davetlerle (örneğin uluslararası hukuk konferansı) çakışması, muhalif öğrencilerin hedefe konduğu ve kartlarının iptal edildiğine dair şüpheler doğurmuştur. Öğrencilerin eğitim hakkını gasp eden bu keyfi uygulamalara yönelik bir inceleme başlatılmış mıdır?"

Disiplin soruşturması sonucunda uzaklaştırma cezası alanlar veya uzaklaştırma tedbiri uygulananlar hariç, herhangi bir öğrencinin veya personelin kampüs giriş kartının iptal edilip kampüse girişinin engellenmesi söz konusu değildir. İlgili yönerge uyarınca sadece Üniversitemizin çalışanı ve öğrencisi olmayan, yani üçüncü kişilerin kurallara aykırı eylemlerinden ötürü Kampüs giriş kartları pasif duruma getirilmekte ve/veya kampüse girişi kısıtlanmaktadır.

Boğaziçi Üniversitesi Kurum Kimlik, Mezun ve Ziyaretçi Kartı Yönergesi'nin 18'inci maddesinin 10'uncu fıkrasında yer alan;

"Öğrenci veya personel olmayan bir kart sahibinin, Üniversite yerleşkeleri veya eklentileri içerisinde genel ahlaka, öğrenci ve personele ilişkin disiplin hükümlerine, diğer mevzuat ile belirlenen kurallara veya Rektörlük tarafindan yayımlanan yazılı talimatlara aykırı davrandığının tespiti halinde kartı 5 yıl süreyle pasif hale getirilir. Kampüs içinde cinsel saldırı, hırsızlık gibi hapis cezası gerektiren eylemlerde bulunanların kampüse girişi 3 yıl süreyle engellenir" düzenlemesi gereği kampüs içinde kanun, yönetmelik ve yönerge ile belirlenmiş kurallara uymayan üçüncü kişilerin kampüs giriş kartları 5 sene süre ile pasif hale getirilmekte, Türk Ceza Kanunu'nda hapis cezası gerektiren eylemlerde bulunanların kampüse girişi 5 sene süre ile engellenmektedir. i acs.,, Mustafa Cem Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri e

BOGAZIÇI UNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ N (

Hukuk Müşavirliği —

TÜRKİYE CEMMRİYETİNİM YÜZMCÜ YILI

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun "Yasak Yerler" başlığını taşıyan 22'nci maddesine göre; "parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen bina ve tesislerde ve bunların eklentilerinde ve Türkiye Büyük Millet Meclisine bir kilometre uzaklıktaki alan içinde toplantı yapılamaz." denilmektedir. Yine aynı Kanun'un "Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri" başlığını taşıyan 23"üncü maddesinde; 22'nci maddedeki yasaklara aykırı yapılan toplantı veya gösteri yürüyüşlerinin Kanun'a aykırı sayılacağı, "Yasaklara Aykırı Hareker" başlığını taşıyan 28'inci maddesinde de Kanun'a aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşleri düzenleyen veya yönetenlerle bunların hareketlerine katılanların, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2021 yılının başında yapılan rektör ataması sonrasında kampüs içinde çok sayıda protesto gösterisi yapılmıştır. Bu gösteriler eğitim-öğretimi olumsuz etkilemekle kalmamakta, Üniversitenin huzur ve işleyişini de bozmaktadır. Nitekim 23.09.2022 tarih ve 2204365975 sayılı ÇİMER dilekçesinde şu ifadeler yer almıştır: "Bu çalkantılı dönemde Boğaziçi üniversitesindeki olaylardan dolâyı zaman zaman korktuğumuz için kızımı okula göndermediğimiz günler de oldu." Bu sebeple, Üniversitetiin mensubu olmayan; 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hükümlerine aykırı şekilde izin âlmaksızın basın açıklaması, protesto yürüyüşü, stant kurma, bildiri dağıtma, çadır kurma, toplu oturma $ibi &ylemlerde bulunanların kampüse girişi kısıtlanmaktadır. im

Güney Kampüs Meydanı'nda gerçekleştirilen "Alternatif meziihiyet töreni" olarak isimlendirilen eylem, 2911 sayılı Kanun'a aykırı olmakla birlikte, aynı saatlerde gerçekleşen nesi ihezuniyet törenlerinin düzenini de bozmuştur. Mezuniyet törenlerinin normal işleyişinde, konferans salonunda Üniversitenin resmi mezuniyet törenlerine katılan mezunlar, törenden sonra Meydan'a inip kep atma etkinliğine katılmakta, daha sonra da arkadaşlarıyla, aileleriyle ve hocalarıyla toplanıp sohbet etmekte ve hatıra fotoğrafı çektirmektedir. Kalabalık grubun katıldığı, Güney Meydan'da gerçekleşen eylem ve gösteriler dolayısıyla, mezunlar bu imkândan mahrum kalmışlardır.

Ayrıca 2022 yılında bir grup öğrenci ve mezunun "Alternatif mezuniyet töreni" adıyla düzenlenen etkinlik için Güney meydana kürsü ve hoparlör taşımaya çalışması üzerine, bu grupla güvenlik görevlileri arasında arbede çıkmıştır.

Üniversitenin verdiği eğitim hizmetini destekleyici mahiyette olan kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetler bile önceden izin alınarak, belli mekân ve şââtte yapılmaktadır. Aksi takdirde, farklı etkinliklerin aynı saat ve mekânda yapılmak üzere planlanması gibi olumsuzluklar yaşanabilir. İzinsiz eylem ve gösterilerin, hele önceden planlanan etkinliklerin yapılacağı mekanda ve âyni saatte yapılmasının Üniversitenin işleyişini bozacağı açıktır.

2021 ve 2022 yıllarına alternatif mezuniyet töreni adı altında düzenlenen etkinliğe katılanlardan üniversitenin huzur ve işleyişini ihlal eden eylemlerde bulunanlar ile farklı tarihlerde benzer nitelikte eylemlerde bulunanlardan mezun kartı veya kampüs giriş kartı pasif duruma getirilenler tarafından açılan davalar ilk derece mahkemeler veya istinaf mahkemesi tarafından esastan reddedilmiştir.

İstanbul 10. İdare Mahkemesinin 07/03/2023 tarih ve 2022/ 205 7E., 2023/ 649K. sayılı kararında şu ifadeler yer almaktadır:

Mustafa Cem Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri EAH dna pi e Ek

BOGAZIÇI UNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ rd ( Hukuk Müşavirliği —

TÜRKİYE CEMEERİYETİNİM YÜZÜNCÜ YE

©... yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, yapılan açıklamalar ve tespitler ile dosya kapsamında, 02.07.2022 tarihli duyuruyla mezuniyet törenleri sırasında izinsiz eylemlere katılan mezunların mezun kartlarına yönelik işlem yapılacağının duyurulduğu, 03.07.2022 tarihinde mezuniyet törenleri devam etmekte iken üniversitenin Güney Kampüs Meydanı olarak adlandırılan yerde Alternatif Mezuniyet Töreni adı altında tören düzenlendiğinin koruma ve güvenlik görevlilerince tespit edildiği, davacının da anılan faaliyete katılım gösterdiğinin tespiti üzerine, yapılan gösteri ve eylemlerle üniversitenin huzur ve güvenliğini bozması nedeniyle davalı idarece mezun kartının iptal edilerek kampüse girişinin bu anlamda engellenmesine karar verildiğinin görüldüğü, düzenlemesinde özel bir usul ve esaslara bağlanmayan mezun kartının iptali konusunda davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu, savunma dilekçesinde mezun kartı iptal edilenlerin üniversiteyle herhangi bir ilişkisi olmayan üçüncü kişiler gibi yükseköğretim amaçları kapsamında veya yasal bir hakkın kullanımı kapsamında kampüse giriş yapabileceğinin belirtildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının katılım sağladığı faaliyetten kaynaklı durumu itibariyle, mezun kartının iptal edilmesi ve bu anlamda kampüse girişinin engellenimesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunun değerlendirilemeyeceği gibi, olayda davalı idare tarafından kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı ve keyfi davranıldığından da bahsedilemeyeceği, buna dair herhângi bir tespit bilgi veya belgenin de dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından, davalı idarece takdir yetkisine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. "

İstanbul 11. İdare Mahkemesinin oybirliği ile verdiği 3 1/01/2023 tarih ve 2022/ 2385E., 2023/ 122K. sayılı kararında şu ifadeler yer almaktadır:

"Bakılan davada, davalı üniversite yönetimince yapılan değerlendirme üzerine, mezunlarına yönelik genel bir uygulama getirilerek okutulması suretiyle üniversite kampüsüne girilebilmesi ve tesislerden belli avantajlarla yararlanılabilmesi için (mezun olunması şartıyla) tüm üniversite mezunlarına mezun kartı verildiği, başka bir deyişle, bu kartın üniversite tarafından getirilen genel bir uygulamaya istinaden sadece mezuniyet şartına bağlı olarak düzenlendiği, mezun kartın verilmesi, hangi amaçlarla ve ne şekilde kullanılabileceği ile hangi hal ve şartlarda iptal edilebileceğine dair usul ve esasların belirlendiği özel bir yasal düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakta olup, düzenlemesinde özel bir usul ve esaslara bağlanmayan mezun kartının iptali konusunda da davalı idarenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmak ve keyfi davranılmamak kaydıyla geniş takdir yetkisi bulunduğunun kabulü gerektiği kanaatine ulaşılmaktadır.

Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri, yapılan açıklamalar ve tespitler ile dosya mündericatı ışığında niza konusu olaya bakıldığında; 02.07.2022 tarihli duyuruyla mezuniyet törenleri sırasında izinsiz eylemlere katılan mezunların mezun kartlarına yönelik işlem yapılacağının duyurulduğu, 05.07.2022 tarihinde mezuniyet törenleri devam etmekte iken üniversitenin Güney Kampüs Meydanı olarak adlandırılan yerde Alternâtif Mezuniyet Töreni adı altında tören düzenlendiğinin koruma ve güvenlik görevlilerince tespit edildiği, dâvacının da anılan faaliyete katılım gösterdiğinin tespiti üzerine, yapılan gösteri ve eylemlerle üniversitenin huzur ve güvenliğini bozması nedeniyle davalı idarece mezun kartının iptal edilerek kampüse girişinin bu anlamda engellenmesine karar verildiğinin görüldüğü, düzenlemesinde özel bir usul ve esaslara bağlanmayan mezun kartının iptali konusunda davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu, savunma dilekçesinde mezun kartı iptal edilenlerin üniversiteyle herhangi bir ilişkisi olmayan üçüncü kişiler gibi yükseköğretim amaçları kapsamında veya yasal bir hakkın kullanımı kapsamında kampüse giriş yapabileceğinin belirtildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının katılım sağladığı faaliyetten kaynaklı durumu itibariyle, mezun kartının iptal edilmesi ve bu anlamda kampüse girişinin engellenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunun değerlendirilemeyeceği gibi, olayda davalı idare tarafından kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı ve keyfi davranıldığından da bahsedilemeyeceği, buna dair herhangi bir tespit bilgi veya belgenin de dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından, davalı idarece takdir yetkisine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır."

Mustafa Cem Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri SN ©

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ La Hukuk Müşavirliği

TY İZA

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Dava Dairesinin verdiği 27/03/2024 tarih 2024/224F,, 2024/820K. sayılı kararında şu ifadeler yer almaktadır:

",.. üniversitelerce eğitim öğretim faaliyetlerinin belirlenen ilke ve hedefler doğrultusunda yürütülebilmesi adına, rektöre gerekli tedbir ve önlemlerin alınması, gözetim, denetim ve kontrollerin yapılması gibi sorumluluk yüklendiği, bununla birlikte, rektöre tanınan bu yetkilerin keyfi olarak kullanılamayacağı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmasının esas olduğu kuşkusuzdur.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacının Boğaziçi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü'nden 2022 yılında mezun olduğu, Boğaziçi Üniversitesi tarafından tüm üniversite mezunlarına kampüs girişindeki turnike sistemine okutulması suretiyle üniversite kampüsüne girilebilmesi ve tesislerden belli avantajlarla yararlanılabilmesi için mezun kartı verilmesi uygülâmâsı getirildiği, bu uygulama kapsamında, davacı adına da mezun kartı düzenlendiği, 18/05/2022 tarihinde Güney Kampüs'te gerçekleştirilen protesto eylemine katıldığının ayrıca 04/10/2021 tarihinde rektör makam aracının yolunun kesilmesi suretiyle hareket edilmesinin engellenmesi eylemine i irak edildiğinin tutanak ve kamera görüntüleri ile tespit edilmesi neticesinde, Üniversite kampüsünde yaptığı gösteri ve eylemlerle Üniversitenin huzur ve güvenliğini bozduğu tespit edildiğinden bahisle davacının mezun kartının iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Olayda, davacının Boğaziçi Üniversitesi mezunu olduğu, Boğaziçi Üniversitesi tarafından tüm üniversite mezunlarına okutulması suretiyle üniversite kampüsüne girilebilmesi ve tesislerden belli avantajlarla yararlanılabilmesi için mezun kartı verilmesi uygulaması getirildiği, bu uygulama kapsamında, davacı adına da mezun kartı düzenlendiği, 18.03.2022 tarihinde Güney Kampüs meydanında bir protesto eylemine katıldığı, ayrıca 04.10.2021 tarihinde üniversite rektörünün arabasının önünün kesildiği olaylara katıldığı tespit edildiğinden bahisle davacının mezun kartının iptal edildiği görülmüştür...

Bu durumda, düzenlemesinde özel bir usul ve esaslara bağlanmayan mezun kartının iptali konusunda davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu, savunma dilekçesinde mezun kartı iptal edilenlerin üniversiteyle herhangi bir ilişkisi olmayan üçüncü kişiler gibi yükseköğretim amaçları kapsamında veya yasal bir hakkın kullanımı kapsamında kampüse giriş yapabileceğinin belirtildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının üniversite kampüsü içinde katılım sağladığı faaliyetlerden kaynaklı durumu itibariyle, mezun kartının iptal edilesi ve bu anlamda kampüse girişinin engellenmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunun değerlendirilemöyeceği gibi, olayda davalı idare tarafından kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı ve keyfi davrânıldığından da bahsedilemeyeceği, buna dair herhangi bir tespit bilgi veya belgenin de dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından, davalı idarece takdir yetkisine istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka âykırılık, dava konusu işlemin iptaline yolunda verilen ilk derece Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır."

İdari yargı kararlarında, idarenin kartın pasif duruma getirilmesine sebep gösterilen durumun varit olması durumunda genel yönetim yetkisi çerçevesinde bu yönde karar alabileceği vurgulanmıştır. Bu itibarla mezun kartı veya kampüs giriş kartının pasif duruma getirilmesi kararının yasal, meşru ve ölçülü bir müdahale niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.

İ zı,, Mustafa Cem Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri 4 -

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ 1C Hukuk Müşavirliği

TÜRKİYE CSMAYRİYETİNİN YÜZGNCE YILI

Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesinin düzenlediği "Gazze 'den Sonra Uluslararası Hukuku Yeniden Düşünmek" konferansı konu ile ilgili dünyaca tanınmış uzman ve akademisyenler katılmıştır; Princeton Üniversitesinden Prof. Richard Falk; eski Birleşmiş Milletler (BM) Filistin özel raportörü Michael Lynk, Birleşmiş Milletler (BM) Konut Hakkı özel raportörü Balakrishnan Rajagopal; Pekin Üniversitesinden Prof. Dr Asif H Çureshi; Singapur Üniversitesinden Prof. Muthucumaraswamy SORNARAJAH; Kolombiya Bogotâ Los Andes Üniversitesinden Prof. Liliana Obregön; Pretoria Güney Afrika Üniversitesinden Prof. Everisto Benyera vd. Bu itibarla "Naci İnci'nin çevresini ağırladığı davetlerle (örneğin uluslararası hukuk konferansı) çakışması" iddiasının gerçeklikle bir ilgisi bulunmamaktadır.

"4- Öğrencilerin barınma haklarını gasp ederek kulüp odalarını zorla tahliye eden ve yerlerine üçlü ranzalar koyarak niteliksiz yurtlara dönüştüren Boğaziçi yönetimi, Anadolu Hisarı Kampüsü'nde bulunan lojmana 10 milyon TL harcama yapmıştır. Ayrıca, 4.4 milyon TL bedelle İslam Demir firmasına verilen "Rektörlük ofisi tadilatı ve kampüsteki ahşap kamelyaların üstünün kapatılması" ihalesi kapsamında yapılan kış bahçesi eklentisi ruhsatsız olduğu gerekçesiyle mühürlenmiş, ancak inşaat devam etmiştir. Öğrencilerin nitelikli barınması için ayrılması gereken bütçenin kaçak inşaata ayrılması ve usulsüz ihalelerle sermayedarların ihya edilmesine yönelik bir inceleme başlatılmış mıdır? Naci İnci bu cesareti nereden almaktadır? "

Boğaziçi Üniversitesi Anadolu Hisarı Kampüsü'nde rektörlük lojmanı bulunmadığından, lojman tadilatı için 10 milyon TL tutarında bir harcama yapılmamıştır. Yapı İşleri ve Teknik Daire başkanlığı tarafından ihale edilen "Rektörlük Ofisi tadilatı ve kampüsteki ahşap kamelyaların üstünün kapatılması" işi, yeni bir ofis inşa edilmesi anlamına gelmeyip, mevcut bir yapının iç mekân düzenlemesi ve çatı yalıtım işlemleriyle sınırlıdır. Bahis konusu binanın çatısı tamir edilmediği takdirde binanın zarar göreceği, hatta kullanılamaz hale geleceği dikkate alınmalıdır. Ayrıca bu çalışma, yalnızca rektörlük ofisine yönelik olmayıp, öğrencilerin konforunu artırmayı amaçlayan ve yarı açık kamelyaların üstünün kapatılarak, bu alanların daha etkin bir kullanım olanağı sunmasını sağlayan bir iyileştirmeyi de kapsamaktadır. İddia edildiği üzere, tadilat sürecinde herhangi bir mühürleme işlemi gerçekleştirilmemiş olup kaçak inşaat yapıldığı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bahse konu çalışmalar, yürürlükteki mevzuata tamamen uygun bir şekilde gerçekleştirilmiştir ve iddiaların aksine usulsüz herhangi bir işlem söz konusu değildir.

Depreme dayanımı yetersiz iki yurt! piharizin yıkılması, yurt kapasitemizde azalmaya yol açmıştır. Bunu kısmen de olsa telafi edebilmek için diğer yurtlâtımızın kapasiteleri artırılmış ve bir yurt binasının alt katında bulunan kulüp odaları tahliye edilerek yurt odasınâ dönüştürülmüştür. Ayrıca 700 kişilik kapasitesi olan bir yurt inşaatı devam etmektedir. Bu yurdun hizmete açılmösıyla öğrencilerimizin barınma ihtiyaçlarını önemli ölçüde karşılamış olacağız. Bu durumda üçlü ranzaları ikiliye dönüştürme imkânı olacaktır. Kulüp odaları tahliye edilmiş olsa da kulüpler için

3000 m? kapalı alanı olan bir bira tahsis edilmiştir. Dolayısıyla öğrencilerimiz kulüp faaliyetleri için daha iyi imkanlara kavuşmuştur. Sayın milletvekilimizin bu konularda doğru bilgilendirilmemiştir.

5- İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları devam ederken Naci İnci, Gazze'deki soykırımın en büyük destekçilerinden biri olan SOCAR'ın CEO'su Elchin Ibadov ve ekibini makam odasında ağırlamıştır. Parasız, bilimsel, demokratik ve özerk bir üniversite talepleriyle üniversitedeki demokratik karar alma mekanizmalarını sürdürmeye çalışan Boğaziçi bileşenlerini muhatap almayan, kapısının önünden dahi geçirmeyen Naci İnci'nin SOCAR gibi İsrail destekçisi bir şirketle nasıl bir ilişkisi vardır? Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri £ 2 yi

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ La Hukuk Müşavirliği —

TÜRKİYE CNMAMRİYETİNN YÜZÜNCÜ YI

Dünyanın en köklü petrol ve doğalgaz şirketlerinden biri olan Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'n Türkiye'deki iştiraki SOCAR Türkiye Enerji A.Ş 2008 yılında Petkim'in yüzde 51 hissesini Özelleştirme İdaresi"nden satın alarak faaliyetlerine başlamış olup Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasında siyasi, askeri, kültürel ve ekonomik işbirliğinin düzeyi ve yoğunluğu nazara alındığında SOCAR Türkiye'nin üst düzey yöneticisinin Boğaziçi Üniversitesine nezaket ziyaretinde bulunması yadırganmamalıdır.

• Ayrıca SOCAR"ı "Gazze 'deki soykırımın en büyük destekçi" olarak nitelemek hakkaniyetli değildir. SOCAR, İsrail'e petrol sattığına dair iddiaları basın açıklaması ile reddetmiştir.

"Son dönemde bölgede yaşanan jeopolitik gelişmeler doğrultusunda, belirli protesto eylemlerinde, SOCAR Türkiye ve grup şirketleri, bir süredir bazı provokatör gruplarca gerek sosyal medya üzerinden gerekse gerçekleştirilen fiziksel eylemlerle hedef gösterilmektedir. Söz konusu provokatör gruplar, şirketimizin İsrail ile ham petrol ticareti ilişkisi olduğuna dair asılsız ithamlar öne sürerek sosyal medya üzerinden kışkırtıcı paylaşımlar yapmakta ve şirket binamıza, çalışanlarımızın güvenliğini riske atacak fiziksel saldırılar gerçekleştirmektedir. İstanbul genel merkez binamızda 12 Mari, 29 Mayıs, 31 Mayıs ve 2 Haziran tarihlerinde; Bursa'daki Bursagaz ofis binamızda 24 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen ve şiddet dozu artan provokatif eylemlerin devam etmesi, şirket çalışanlarımızın cân güvenliği için tehlike oluşturmaktadır.

Ana şirketimiz olan Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR' ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, tüm faaliyetlerimizi uluslararası iş anlaşmaları çerçevesinde yürütüyoruz. Bu bağlamda, SOCAR'ın halihazırda ham petrolü İsrail'e sattığı yönündeki ithamlar asılsız olup, kasıtlı olarak kamuoyunu yanıltmayı amaçlamaktadır. Dünya petrol satış piyasasının kendine özgü özellikleri bulunmaktadır ve üretilen ham petrol, ticaret şirketleri veya bu şirketler aracılığıyla satılmaktadır. Tedarik şirketlerinin, ham petrolü hangi ülkelere taşıdığını veya hangi amaçlarla kullandığını kontrol etme ve müdahale etme imkanı yoktur. Bu kapsamda SOCAR, diğer petrol şirketleri gibi, tedarik ettiği ürünlerin ticaretini ilgili ticaret şirketleri ile olan satış ilişkileri çerçevesinde gerçekleştirmektedir. Bununla birlikte, piyasada faaliyet gösteren ticaret şirketleriyle devam eden olağân satış ilişkilerimiz çerçevesinde, ticaret şirketlerince SOCAR 'dan temin edilen ham petrolün hangi ülkelere sevk edildiği ve hangi amaçla kullanıldığına dair tarafımızca bir kontrol ve müdahale mümkün olmamaktadır.

SOCAR Türkiye olarak, yatır ımlarımız ve iş birliklerimiz, Türkiye ve Azerbaycan arasındaki güçlü kardeşlik ve dostluk bağları, stratejik müttefiklik ve halklarımızın karşılıklı çıkarları doğrultusunda şekillenmektedir. Türkiye'de faaliyete başladığımız on altı yıl içinde yaklaşık 18,3 milyar dolar tutarındaki yatırımla, farklı illerde beş bin altı yüz doğrudan ve on binin üzerinde dolaylı çalışanımızla, petrol ve doğalgaz alanında faaliyet gösteren grup şirketlerimiz ve gerçekleştirdiğimiz STAR Rafineri, TANAP gibi stratejik mega projelerle Türkiye 'nin en büyük dış yatırımcısı ve en büyük entegre endüstri grubuyuz. Türkiye'deki yatırımlarımızı yeni yatırımlarla genişletme çalışmalarımız ise devam ediyor. Enerjideki cari açığın kapanmasına sağladığımız katkı başta olmak üzere, yarattığımız ekonomik değer ve istihdamın yanı sıra gerçekleştirdiğimiz birçok kurumsal sosyal sorumluluk projesiyle başta faaliyet gösterdiğimiz bölgeler olmak üzere toplumsal fayda için var gücümüzle çalışıyoruz. Yaşadığımız deprem felaketinde, ilk günden itibaren gerek ücretsiz yakıt desteği gerekse temel ihtiyaçların bölgeye iletilmesi kapsamında kardeş Türk halkının yanında yer aldık, almaya da devam ediyoruz. Türkiye'nin çeşitli illerinde kurduğumuz on bir okulda on bini aşkın öğrenciye eğitim desteği veriyoruz. Toplumsal sorumluluğumuzun bilinciyle eğitim, çevre ve sosyal alanlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. i ilei için , Mustafa Cem Adres: 34342 Bebek-İstanbul Bilgi için * ANADOLU

Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri Z 4 Sa

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ REKTORLUGU NK c Hukuk Müşavirliği —

TÜRKİYE CSMMURİYETİNİN YÜZMCÜ YILI

Bir grup provokatörün ortaya attığı asılsız ithamları kesinlikle kabul etmemekle birlikte, kamuoyunun algısını manipüle etme ve yüz yıllık kardeşlik bağımıza zarar verme amacı taşıyan bu asılsiz söylem ve eylemlere itibar edilmemesini rica ediyoruz. Türk ve Azerbaycan halkının ortak çıkarları ve refahı için çalışmaya devam edeceğiz. Şirket mottomuzda da belirttiğimiz gibi her zaman Birlikteyiz. Güçlüyüz" https:/Wwww.indyturk.com/node/727371

6- Naci İnci'nin hukuksuz bir şekilde ve demokratik teamülleri yok sayarak Boğaziçi Üniversitesi'ne atanmasının sebebi, üniversitenin kaynaklarının ve bütçesinin şirketlerin hizmetine sunulması mıdır? Bunca keyfi ve hukuksuz uygulamalara Bakanlığınızın da ses çıkarmayarâk göz yummasının sebebi bu mudur?

Anayasanın 130"uncu maddesinin 9*uncu fıkrasında yer alan; "Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları ... kanunla düzenlenir" hükmü ile anayasanın 123'üncü maddesinde yer alan "idare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir." hükmü ile Anayasanın 123"üncü maddesinde yer alan "İdan€, Kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir." hükmünde temel bulan, idarenin kanuniliği ilkesi uyarınca yükseköğretim kurumlarında herhangi bir makama seçim ile bir kişinin atanması ancak kanun ile düzenlenebilir.

Anayasanın 130*uncu maddesinin 6'ncı fıkrasında yer alani; "Kanunun belirlediği usul ve esaslara göre; rektörler cumhurbaşkanınca, dekanlar ise yükseköğretim kurulunca seçilir ve atanır." düzenlemesi uyarınca rektörler Cumhurbaşkanı tarafından seçilir ve atanır ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13*üncü maddesi Dinci fıkrasında yer alan "devlet ve vakıf üniversitelerine rektör, cumhurbaşkanınca atanır" düzenlemelerinde, rektörlerin Cumhurbaşkanı tarafından doğrudan atanacağı hükme bağlanmış, rektör atamalarında seçim usulüne yer verilmemiştir. Resmi Gazetenin 21/08/2021 tarih ve 31575 sayısında yayınlanan 2021/413 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Boğaziçi Üniversitesine rektör ataması yapılmıştır. İlgili mevzuat hükümlerinde öngörülen usule göre rektör ataması yapılmış olup atamanın "hukuksuz bir şekilde" yapıldığına dair iddianın hiçbir mesnedi bulunmamaktadır.

Üniversitemizde yurt binası inşaatı, mevcut binaların tadilatı ve tefrişatı ile ilgili hizmet alımları, kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında rayiç bedeller ile yapılmaktadır. Bu hizmet alımlarını, Üniversite kaynaklarının şirketlerin hizmetine sunulması olarak göstermek hakkaniyetli değildir.

Prof. Dr. Mehmet Naci İNCİ Rektör

Mustafa Cem 24 ili icin:

Telefon No: Faks No: Hukuk Müşaviri EŞAEAMİ

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir