Çiftçilerin sorunlarına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 71 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 64 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafindan Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
CER AVŞAR
Cumhurbaşkanlığı 1 nolu kararnamesinin 410 uncu maddesinin (c) bendinde Tarım ve Orman Bakanlığın görev ve yetkileri şu şekilde açıklanmıştır; "Çiftçinin örgütlenmesi ve bilinçlendirilmesi, tarımsal desteklemelerin etkin bir şekilde yönetilmesi, tarımsal piyasaların düzenlenmesi gibi ana faaliyet konularının gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak; tarım ve hayvancılığa yönelik genel politikaların belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak, uygulanmasını izlemek ve denetlemek."
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu kapsamda yakın zamanda Ankara'da Gıda Komitesi (Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi) toplantısı yapılmış ve şu şekilde açıklamalarda bulunulmuştur; "Toplantıda, küresel ve yurt içi tarımsal emtia ve gıda fiyatlarındaki son gelişmeler görüşülmüş, devam eden 2024 yılı hasat sezonu da dikkate alınarak tarımsal ürünlerdeki arz ve talep durumu ile ürün bazında oluşan ihtiyaçlar ele alınmıştır. Ayrıca, üreticilerimizin korunması ve ürünlerinin daha iyi şartlarla değerlendirilmesi kapsamında güncel sorunlar ele alınmış ve çözüm önerileri tartışılmıştır.
Ülkemizde tarımsal ürünlerde arz ve talep dengesinin sağlanmasına, hem üreticilerimizin hem de tüm vatandaşlarımızın menfaatlerinin korunmasına yönelik olarak dış ticaret tedbirleri dahil olmak üzere, gerekli tüm tedbirlerin uygulanmasına devam edileceği vurgulanmıştır. Ayrıca, depolanabilen ürünlerde arz ve talep dengesinin korunmasını teminen mevcut depo kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmaların yürütülmesi kararlaştırılmıştır. Komite, ilgili tüm kurumların etkin koordinasyonuyla dezenflasyon sürecine olan katkıları güçlendirmeye yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürecektir."
Bununla birlikte Tarım ve Orman Bakanlığının kaynaklarına göre ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa'da ilk sırada, dünyada ise ilk 10 ülke arasındadır. Yaş sebze ve meyve üretiminde dünyada ilk 5 ülke arasında olan Türkiye fındık, üzüm, incir, kiraz, kayısı gibi ürünlerde hem üretimde hem de ihracatta lider konumundadır. En çok gündem olan domates üretimde dahi dünya üçüncüsüdür.
Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Bu büyük potansiyele sahip olan ülkemiz, gıda enflasyonunda yıllık yüzde 58,9 ile Avrupa birincisi ve 38 OECD üyesi ülke arasında ilk sırada ve Dünya da ilk 5 ülke arasında yer almaktadır. Avrupa ülkelerindeki yıllık enflasyon Türkiye'de aylık olarak yaşanmaktadır.
Bu verilere, ilgili mevzuat hükümlerine ve komite kararlarına rağmen ülkenin dört bir yanında hasat yapılmakta olan bu mevsimde kamuoyunda çokça gündem olan ve tarafıma da ulaşan ciddi sorunlar yaşanmaktadır.
Şöyle ki; üreticilerimiz, çiftçilerimiz; gübre, ilaç, mazot, tohum, su, elektrik, işçilik vb. üretim maliyetlerinde yaşanan yüzde yüze ulaşan maliyet artışlarıyla karşı karşıya kalmışlardır. Çiftçimiz, bu üretim maliyetlerinin artışıyla birlikte yetersiz tarım desteği almış ve ithalata dayalı politikalarla üretim yapamaz hale gelmiştir. Üreticimiz borçlarını ödeyemez duruma gelmiş, tarla ve traktörleri ipotek edilmiş, banka tarafından haciz konulacak duruma gelmiştir.
Hasat yapamayan, yapınca zarar eden üretici Bursa'da, Balıkesir'de, Kahramanmaraş'ta, Aksaray'da, Antalya'da, Manisa'da, Adana, Konya, Niğde, Gaziantep'te çeşitli protesto gösterileri düzenleyip destek beklentilerini dile getirmişlerdir. Üretici, bin bir zahmetle yetiştirdiği domates, biber, kavun, karpuz, patlıcan, patates, soğan gibi birçok üründe plansızlık ve yanlış politika sebebiyle emeğinin karşılığını alamadığını, bu yüzden ürünün ya tarlada kaldığını ya çöpe gittiğini ya da ürün tarladayken maliyete değmediği için toplanmadan sürüldüğünü ifade etmektedir.
Ancak ürünler tarladan düşük fiyatlarla alınırken aracıların devreye girmesiyle özellikle büyükşehirlerde 10-15 katı fiyatına satılabilmektedir. Üretici ürününe fiyat ve pazar bulamadığı için isyan ederken, kent yoksulu yüksek fiyatlar nedeniyle gıdaya erişememektedir. Çiftçi "ürünüm ucuz" diye feryat ederken tüketici "fiyatlar çok pahalı" diye veryansın etmektedir.
Sektör temsilcileri bu durumu; yüksek enflasyon, lojistikteki sorunlar, artan aracı sayısı, rekabetin yetersizliği, artan girdi maliyetleri, rantsal dönüşüme açılan tarım arazileri, hasada yakın yapılan ithalatlardan kaynaklı ürünün satılamaması veya satabilse bile ederinin çok altında tüccarlara vermek zorunda kalınması, üretimde plansızlık, destekleme politikası, marketlerin piyasayı yönlendirmesi, iklim etkisi gibi sebeplerle açıklamaktadır.
Bu bağlamda
SORULAR
Bakanlığınızın düzenleyici ve denetleyici sorumluluğu gereği Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi kararları çerçevesinde hazırlanan bir acil önlem paketiniz var mıdır? Bu hususta uygulamaya yönelik somut adımlarınız nelerdir? Kamuoyuyla paylaşacak mısınız?
Bahse konu protesto gösterilerine katılan üreticiler ile Bakanlık temsilcileriniz arasında bir görüşme gerçekleşti mi? Üreticilerimizin taleplerini aldınız mı? Ürünü tarlada kalan kaç çiftçimiz bulunmaktadır? Taleplerini (kredi borçlarının yapılandırılması, Tarım Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
ASH
19Toy Yerel Yönetimler ve Şehircilik Politikaları Başkanı
Kredi Kooperatiflerinin alım yapması, maliyetlerin sübvanse edilmesi, vb.) karşılama noktasında bir girişiminiz var mıdır?
Artan yüksek girdi maliyetleri karşısında Bakanlığınız tarafından verilen tarımsal destekler yeterli midir? Bu parasal desteklerin yanında üretimin planlanması, sağlıklı ve işler bir piyasanın oluşturulması, üreticinin dış etkenlere karşı korunması, üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması gibi destek ve planlama çalışmalarınız var mıdır? Varsa uygulamaya yönelik örnekleriniz nelerdir?
Üreticimizin menfaatlerinin korunmasına yönelik olarak dış ticaret tedbirleri bağlamında ithalatı sınırlayıcı, ihracatı destekleyici ve ön açıcı bir çalışmanız bulunmakta mıdır? Bu hususta bir açıklamada bulunacak mısınız?
Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.
Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.
Ülkemiz birçok üründe kendine yeten bir ülkedir. Pamuk (çiğit), şeker pancarı, nohut, patates, kuru soğan, incir, fındık, kayısı, bakla (taze), bezelye (taze), biber, domates, havuç, hıyar, kavun, karpuz, patlıcan, pırasa, limon, mandarin, portakal, altıntop, çilek, dut, nar, kestane, Antep fistığı, üzüm, elma, armut, ayva, şeftali, erik, vişne ve kiraz gibi bitkisel ürünlerde, süt, beyaz et, yumurta ve bal gibi hayvansal ürünlerde yeterlilik oranları 96100"ün üzerindedir.
Ayrıca ülkemiz; fındık, ayva, kiraz, incir, kayısı ve keçiboynuzu üretiminde dünya lideri, elma, kavun, karpuz, hıyar, pırasa, mandarin ve zeytin üretiminde dünya ikincisi, antepfıstığı, çilek, nohut ve domates üretiminde dünya üçüncüsü, kestane, ceviz, armut ve mercimek üretiminde ise dünya dördüncüsüdür.
Bitkisel üretimde 2002 yılında 58 milyon ton olan tahıllar ve diğer bitkisel ürünler üretim miktarı 2023 yılında 9637 artışla 79,4 milyon tona, 2002 yılında 25,8 milyon ton olan sebze üretim miktarı 2023 yılında 623 artışla 31,8 milyon tona ve 2002 yılında 14,2 milyon ton olan meyve üretim miktarı 2023 yılında 9493 artışla 27,4 milyon tona ulaşmıştır.
Tarımsal hasılada dünyanın ilk 10 tarım ülkesinden biri olan Türkiye 31 milyar dolar tarım ve gıda ürünleri ihracatı ile net ihracatçı konumundadır. Buğday unu ihracatında dünya lideri, makarna ihracatında ise dünyada ikinci sıradadır.
Gübrede 9018 olan KDV oranı 10 Şubat 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan düzenleme ile kaldırılmıştır. 2017 yılında başlayan uygulama ile stratejik ürünlerde mazot maliyetinin "50'si karşılanmaya başlanmıştır.
2024 Yılında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı 24.08.2024 tarihli ve 32642 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer taraftan kimyevi gübre kullanım etkinliğinin artırılması ve ülkemiz kaynakları kullanılarak yerli imkânlarla üretilen organik ve organomineral gübrelerin kullanımının teşvik edilerek hem çevre kirliliğinin azaltılması ve hem de topraklarımızın sağlığını koruyarak sürdürülebilir tarımın devamını sağlamak amacıyla ilk defa 2019 üretim sezonundan itibaren gübre desteğine ilave olarak, organik ve organomineral gübre kullanan çiftçilerimize dekara 10 TL gübre desteği verilmeye başlanmıştır. Söz konusu destek miktarı, 2024 üretim sezonunda dekara 40 TL olarak belirlenmiştir.
2024 yılı itibarıyla üreticilere verilen tarımsal destekler;
Bitkisel üretimin desteklenmesi, Hayvansal üretimin desteklenmesi, Kırsal kalkınmanın desteklenmesi, Su ürünleri üretiminin desteklenmesi,
Strateji Geliştirme Başkanlığı e Tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesi olarak 5 ana başlık altında toplanmıştır.
Söz konusu desteklemelerden desteğin türüne göre ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli şartları yerine getiren ve başvuru süresi içerisinde müracaat yapan üretici, yetiştirici ve yatırımcılar yararlanmaktadır.
2024 yılı tarımsal destek bütçesi 91,5 milyar TL olup çiftçilerimize Ekim ayı başı itibarıyla 72,3 milyar TL ödenmiştir.
Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.
8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlaması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.
Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.
Bu Cumhurbaşkanı Kararı ile; e İlk defa bitkisel üretim destekleri 3 yıllık ve üretim döneminden önce açıklanmıştır. Destek kalemlerinde sadeleştirmeye gidilerek, bitkisel üretim yapan Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı tüm üreticilerimizin destek alması sağlanmıştır. e Üretim planlaması kapsamındaki stratejik ürünlere ilave destek verilecektir. e Sukısıtı olan havzalarda münavebeye uygun üretime ilave destek sağlanacaktır.
Kamu kuruluşları tarafından ıslah edilen milli tohumla üretim yapan üreticilerimiz ilave destek alacaktır.
Destek tutarları girdi maliyetlerindeki değişikliklere göre her yıl güncellenecektir.
Çiftçilerimiz üretime karar vermeden önce, hangi havzada, hangi ürüne, ne kadar destek alacağını bilerek planlı şekilde faaliyete başlayabilecekler ve bu sayede plansız üretimin getirdiği birtakım olumsuzluklardan etkilenmeyecektir.
Bitkisel üretimin desteklenmesi programıyla çiftçilere temel destek, planlı üretim desteği ve üretimi geliştirme destekleri verilecektir.
Temel destek ve planlı üretim desteği ile planlama kapsamındaki ürünlere belirlenen havzalarda ekim yapıldığı takdirde kullanılan mazotun tamamı, gübrenin ise yarısı nakdi olarak verilecektir. Bununla birlikte, su kısıtı olan yerlerde yine belirlenen şartlara uygun üretim yapan üreticilerimizin kullandığı mazot ve gübrenin tamamı nakdi olarak verilecektir. Strateji Geliştirme Başkanlığı
Yem bitkileri üretim planlaması kapsamına alınmış olup tüm havzalarda desteklenecektir. Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üreten çiftçilere ilave 9650 planlı üretim desteği ödenecektir. Diğer taraftan su kısıtının olduğu 11 ilin 52 ilçesinde ise planlama kapsamında az su tüketen arpa, buğday, yağlık ayçiçeği, aspir, fiğ, mercimek, nohut ve yem bezelyesi üreten çiftçilerimize ise gübre maliyetinin kalan "50'lik kısmı da yer altı su kısıtı desteği olarak verilecektir. Böylece bu bölgelerde üretim planlamasına uygun ekim yapan üreticilerin mazot ve gübre maliyetinin 90100'ü desteklenecektir. Çiftçilerimize bitkisel üretim destekleri nakdi olarak ödenecektir.
Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilecektir.
Bakanlığımızca 2021 yılından itibaren ülke genelinde işlenmeyen ve nadasa bırakılan arazilerde gerek bitkisel üretimin artırılması gerekse kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik azami *075'i ayni desteğin sağlandığı "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" yürütülmektedir.
Proje kapsamında uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılması, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi sağlanmaktadır.
Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, kırsal kalkınma yatırımları (ekonomik ve alt yapı yatırımları), uzman eller proje desteği, bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi, IPARD ulusal eş finansman ödemeleri, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) katılım primi destekleri yer almaktadır.
IPARD Programı kapsamında 2007 yılı itibarıyla başlayan program üzerinden 42 ilde birçok tedbir altında tarım ve hayvancılık alanlarında hibe destekleri sağlanmaktadır. IPARD |I ve IPARD TI dönemi olarak başarıyla yürütülen süreç, IPARD III dönemiyle birlikte ülke geneline yayılmıştır. IPARD TI dönemiyle birlikte çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9050-75 değişen oranlarda yatırım tedbirlerine hibe desteği sağlanmaktadır.
IPARD Programı kapsamında yer alan tedbirler ile kırsal alanda yaşayan gençlere ve kadınlara yönelik ek sıralama puanı ve ek hibe oranı uygulanarak pozitif ayrımcılık yapılmaktadır.
2006-2024/Ekim döneminde kırsal kalkınma alanında gerçekleşen 94.277 projeye 2024 yılı fiyatlarıyla toplam 115,8 milyar TL hibe ödemesi yapılmış, 276.264 yurttaşımıza istihdam sağlanmıştır.
Ayrıca üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, 8038 ve 8039 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024- 31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda 9025-40100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bakanlığımızca yurt içi ve yurt dışı piyasalardaki fiyat değişimleri, stok yönetimi ve hasat durumu yakından takip edilmekte ve üreticilerimizi koruyacak her türlü tedbir gerek görüldüğü zaman ivedilikle alınmaktadır.
Bakanlığımız ve Ticaret Bakanlığı ile yapılan koordineli çalışmalar sonucu dış ticaret tedbirleri alınmaktadır. Bu çereçevede; e Öncelikle üreticilerimizi korumak amacıyla hububat ithalatı yasaklanmıştır. Üreticilerimizin hasat döneminde arz fazlalığından kaynaklı fiyat düşüşlerinden Strateji Geliştirme Başkanlığı etkilenmemesi için Dahilde İşleme Rejimi (DİR) dahil buğday ithalatı 15 Ekim 2024'e kadar durdurulmuştur.
Eylül 2018"den bu yana yasak olan yurt içinden temin edilecek buğdayla un ihracatı serbest bırakılmıştır.
Buğday ve arpanın hammadde olarak ihracatı da serbest bırakılmıştır.
Yağlık ayçiçeğinde sanayicinin yerli üreticiden ürün almalarını teşvik ederek yurtiçi fiyatların maliyetlerin üzerine çıkarılmasını sağlamak amacıyla tarife kontenjanı uygulanmasına başlanılmıştır.
Kuru soğan ve dondurulmuş soğan ürünlerinde 3 Mayıs 2024 tarihi itibarıyla süresiz ve kotasız ihracat izni verilmiştir.
Patateste oluşabilecek ihtiyaç fazlası ürün için ilk olarak 03 Mayıs 2024 tarihi itibarıyla ihracat serbest bırakılmıştır. Yine ihtiyaç fazlası ürünün ihracat marifetiyle değerlendirilmesini ve uluslararası piyasalardaki pazar payında istikrarlı bir artış eğiliminin tesis edilebilmesini teminen, 15 Ağustos 2024 — 31 Aralık 2024 tarihleri arasında patates (tohumluk hariç) ihracatında, mahsup sistemi çerçevesinde, 500 TL./ton ihracat iadesi desteği sağlanarak ihracat desteklenmiştir.
Salçalık domateste ise firmaların stoklarının ihracatla değerlendirebilmeleri amacıyla ihracatın kota uygulanmadan yapılmasına 3 Mayıs 2024 tarihinden itibaren izin verilmiştir. Üretilen ihtiyaç fazlası sanayilik domatesin ve işlenmiş ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla 15 Ağustos 2024 — 31 Temmuz 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilecek domates mamulleri ihracatında; mahsup sistemi kapsamında 4.500 TL/#on ile 10.000 TL/ton arasında ihracat iadesi yardımı sağlanacaktır.
İbrahim YUMAKLIBakan