Alpu Ovası'na termik santral kurulacağı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Jale Nur Süllü (CHP), 2 Eylül 2024 tarihinde 7/15829 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 186 gün sonra, 7 Mart 2025).
Jale Nur Süllü (CHP, Eskişehir). “Alpu Ovası'na termik santral kurulacağı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15829, 2 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15829-alpu-ovasi-na-termik-santral-kurulacagi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c6a5f3bc-76d8-474e-a826-0191b7d0d5f1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 186 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 182 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 99. maddeleri gereğince yanıtlanmasını arz ederim.
Saygılarımla. Tl
"Jale Nur SÜLLÜ Eskişehir Milletvekili
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Eskişehir'in en verimli tarım arazilerinden biri olan Alpu Ovası'nda termik santral kurulumu için bir kez daha adım atıldığı bilgisi kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanmıştır. Daha önce defalarca kez ihale süreçleri iptal edilen ve Danıştay tarafından iptal kararı onanmış olan bu projenin yeniden gündeme getirilmesi, hem bölge halkını hem de çevre örgütlerini derinden endişelendirmektedir. Projenin iptal gerekçeleri arasında Alpu Ovası'nın Büyük Ova Koruma Alanı, yani tarımsal sit ilan edilmesi ve maden sahasının 1. derece arkeolojik sit alanı olması gibi önemli sebepler bulunmaktadır. Ayrıca, kül depolama sahalarının yapılacağı bölgede lüle taşı rezervlerinin bulunması da projenin sakıncalarını artırmaktadır.
Tüm bu yasal ve çevresel engellere karşın, Elektrik Üretim Anonim Şirketi'ne (EÜAŞ) bağlı Termik Santraller Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda termik santral kurma çalışmalarının yeniden başlatılması ve Santral Yer Seçim Komisyonu'nun kurulacağı bilgisinin ortaya çıkması, hükümetin çevre ve tarım politikalarına dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. 2018 yılında alınan "ÇED olumlu" kararının hukuka aykırı bulunması ve 2019 yılında yedinci kez ertelenen ihalenin iptal edilmesi, bölge halkının ve çevre örgütlerinin hukuki mücadelelerinin başarısıdır. Danıştay'ın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın kararını iptal ederek termik santral inşasına izin vermemesi ve 2022 yılında projenin tamamen iptal edilmesi, hukukun üstünlüğü ve çevre koruma açısından önemli bir dönüm noktasıdır.
Ayrıca, olumsuz etkileri artarak hissedilen iklim krizi ile mücadelede tüm dünyada kömürden çıkma ve termik santrallerin kapatılması gündemde iken ülkemizde de Sayın Cumhurbaşkanı tarafından 2053 yılı için 0 emisyon hedefi deklare edildiği göz önünde bulundurulduğunda termik santral kurma çalışmalarının yeniden başlatılması, iklim krizi ile mücadelede bir tehdit oluşturmaktadır.
Bu bağlamda,
ID) EÜAŞ'a bağlı Termik Santraller Daire Başkanlığı'nın koordinasyonunda termik santral kurma çalışmalarının yeniden başlatılması amacıyla Santral Yer Seçim Komisyonu'nun İ kurulacağı iddiası doğru mudur? Komisyonun görev ve amaçları nedir?
SORULAR
2053 yılı için belirlenen net sıfır sera gazı emisyon hedefiyle çelişen bu projede ısrar edilmesinin nedenleri nelerdir?
Danıştay ve diğer yargı organlarının iptal kararlarına karşın, Alpu Ovası'nda termik santral kurma çalışmalarının yeniden başlatılmasının gerekçesi nedir?
Binlerce dönüm tarım arazisinin yok edilmesi ile verimli Alpu Ovası'na termik santral kurulumunda nasıl bir kamu yararı vardır?
Tarımsal sit ve arkeolojik sit alanı olan Alpu Ovası'nda termik santral kurulumunun çevresel ve hukuki riskleri nasıl göz ardı edilebilmektedir?
Eşsiz lüle taşı rezervlerinin bulunduğu bölgede kül depolama sahalarının yapılmasının Eskişehir ekonomisine ve kültürel mirasına etkileri hakkında bir çalışma yapılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Eskişehir Milletvekili Sayın Jale Nur SÜLLÜ'nün tarafıma tevcih ettiği 7/15829 esas numaralı yazılı soru önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 99 uncu maddesi gereği ekte cevaplandırılmaktadır.
Bilgilerinizi arz ederim.
Bakan Ek: 7/15829 Esas Numaralı Önerge Cevabı (1 Sayfa) Telefon No:(312) 546 58 29
SÜLLÜ'NÜN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN
DÖNEM | ESASNO CEVAPLAR
282 ! 7715829
Artan nüfus ve enerji ihtiyacının karşılanmasının yanında bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik yapılan enerji ithalatının Ülkemiz cari açığı üzerindeki etkisi göz önüne alınarak; elektrik enerjisi kurulu gücünde yerli ve yenilenebilir enerjinin payının sürekli arttırılması hedeflenmiş, bu çerçevede yerli kaynakların azami düzeyde kullanılması ve böylelikle Ülkemizin enerjide tam bağımsız bir konuma gelebilmesine yönelik programlar hayata geçirilmiştir.
Üst politika belgelerinde yer alan hedeflere ulaşmamızda şüphesiz ki yerli kaynaklarımızın devreye alınması büyük önem arz etmekte olup, bu çerçevede yerli kaynaklarımızdan olan kömürün de belirlenen hedeflerimiz doğrultusunda enerji üretim sepetimize dahil edilmesi ülkemizin çıkarınadır. Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nun 31.10.2023 tarihli 15'inci birleşiminde onayladığı ve 01.11.2023 tarihinde Resmi Gazete *de yayımlanan On İkinci Kalkınma Planı'nın (2024-2028) "Enerji" başlığı altında yer alan 509 nolu tedbirinde; "Enerji arz güvenliğinin sağlanması kapsamında çevresel etkiler azami ölçüde göz önünde bulundurularak yerli kömürün kullanımına devam edilecektir " şeklinde ifadelere yer verilmek suretiyle enerji alanındaki genel amaç ve hedeflerin yönü belirlenmiştir.
12. Kalkınma Planı politikaları kapsamında yerli kaynaklarımızın değerlendirilmesi amacıyla planlanan entegre projelerin gerçekleştirilmesi halinde; projenin bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimi ile refah seviyesinde iyileşme sağlanacak, yanı sıra bu projelerin Ülkemiz ekonomisine sağlayacağı yüksek katma değer sayesinde hem bölgesel hem de ulusal düzeyde büyüme sağlanacaktır. Ayrıca enerjide dışa bağımlılık azalacak ve enerji kaynaklı cari açıkta iyileşme sağlanacaktır.
Bütün bu hususlar dikkate alındığında, yerli enerji kaynaklarımızın bulunduğu bütün bölgelerde olduğu gibi ilgi soru önergesinde belirtilen Alpu bölgemizde 143.794.739 ton olarak tespit edilen kömür rezervimizin de çevreye, tarıma veya sit alanlarına herhangi bir olumsuz etki oluşturmayacak şekilde ekonomiye kazandırılabilirliği hususunda gerekli değerlendirmeler yapılmaktadır.
Alparslah BAYRAKTARBakan