İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15925 GEÇ CEVAPLANDI · 49 GÜN

2016 yılından bu yana kaybolan çocuklara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 49 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 40 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98. Ve İçtüzüğün 96. İle 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim alihe Aydeni Mardin Milletvekili

TBMM İdare Amiri

Türkiye'de son yıllarda kaybolan çocuk sayısı maalesef büyük artış göstermektedir. Konuyla ilgili istatistik en son TÜİK tarafından 2016"da açıklanmış, bu tarihten sonra herhangi bir veri açıklanmamıştır. 8 yıl önce yayımlanan TÜİK adli istatistik verilerine göre, Türkiye'de hakkında resmi olarak kayıp müracaatı yapılan ve güvenlik birimleri ya da yurttaşlar tarafından bulunarak güvenlik birimlerine getirilen çocuk sayısı 2008 ve 2016 yılları arasında 104 bin 531'dir. 2016-2023 yılları arasında kaç çocuğun kaybolduğu, bu çocukların kaçının bulunabildiğine dair herhangi bir istatistik bulunmamaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. ) Türkiye'de 2016 yılından bu yana, Türkiye genelinde hakkında resmi kayıp müracaatı yapılan çocuk sayısı nedir? Bu çocukların yaş ve cinsiyet dağılımı nedir?

  2. ) 2016-2023 yılları arasında kaybolan çocukların kaçı bulunmuştur? Bu çocukların bulunduğunda içinde bulundukları durum ve sağlık koşulları nasıldı?

  3. ) Kaybolan çocukların bölgesel dağılımı nasıldır? En fazla kayıp müracaatı yapılan bölgeler hangileridir?

  4. ) Kaybolan çocukların cinsiyetlerine göre dağılımı nasıldır? Kız ve erkek çocuklar arasında kaybolma oranlarında belirgin bir fark var mıdır?

  5. ) Kaybolan çocukların ailelerinin sosyoekonomik durumu ve eğitim seviyesi ile ilgili veri var mıdır? Bu konuda bir araştırma yapılmakta mıdır?

  6. ) Kaybolan çocukların geri dönüş oranlarında yaş ve süre gibi değişkenlere bağlı olarak belirgin farklılıklar var mıdır?

  7. ) Kaybolan çocukların kaybolma sebepleri üzerine yapılan herhangi bir araştırma veya veri analizi var mıdır? Çocukların kaybolmasına neden olan başlıca faktörler nelerdir?

  8. ) Kayıp çocuk vakalarının önlenmesi amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından uygulanan veya planlanan tedbirler nelerdir?

  9. ) 2016 yılından bu yana kaybolan çocuklara dair güncel veri ve istatistiklerin yayımlanması planlanmakta mıdır? Bu konuda bir çalışma var mıdır?

  10. ) Vekili olduğum Mardin ilinde 2016 yılından bu yana kaç çocuk kaybolmuştur? Bu çocukların kaçı bulunmuştur? Bu çocukların cinsiyet dağılımı ne şekildedir?

  11. ) Kaçırılma olduğu sonradan anlaşılan kayıp çocuk vakalarında faillerin yakınlık derecesine dair bir istatistik var mıdır? Aile içi vakalar çoğunluktaysa çocuğu aile içinde de korumaya yönelik Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

  12. ) Kadına yönelik şiddetin yanı sıra çocuğun üstün yararını gözeten İstanbul

    Sözleşmesinin geri getirilmesi gündeminizdedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi yazı ekinde alınan Mardin Milletvekili Sayın Salihe AYDENİZ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/15925 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

Mardin Milletvekili Sayın Salihe AYDENİZ"e Ait 7/15925 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız ülkemizdeki tüm çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere (ihmal, istismar, suça sürüklenme vb.) karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere çalışmalar yapmakta ve koruyucu, önleyici ve destekleyici tüm çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir.

Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Bir çocuğun bile istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir. Çocuğun mağduriyeti ile ilgili Bakanlığımıza intikal eden herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmekte, çocuk ve ailesi hakkında derhal sosyal inceleme yapılmaktadır.

Yapılan inceleme sonucu çocuk ve aile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirler çerçevesinde desteklenmektedir. Adli süreç yakından takip edilmekte ve davaya müdahil olunmakta, herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmektedir.

Aileleri ve sosyal çevreleri tarafından kolluk güçlerine kayıp olarak bildirilen çocuklarla ilgili iş ve işlemler Kolluk Birimlerince yerine getirilmektedir.

Bulunan çocuklardan Adli Makamlarca Bakanlığımıza bildirilen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında sosyal inceleme yapılarak, çocuk ve aile ihtiyaç duydukları koruyucu ve destekleyici tedbirler çerçevesinde desteklenmektedir.

Diğer taraftan kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: e 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun ve devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilerek kadına yönelik şiddetle mücadele bir üst seviyeye taşınmıştır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin izleme değerlendirme mekanizmaları da tesis edilmiş durumdadır. 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile oluşturulan ve her yıl düzenli olarak toplanan Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi, 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu olarak yeniden teşekkül ettirilmiştir. Koordinasyon Kurulu yılda en az bir kez ilgili kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile birlikte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı başkanlığında toplanacaktır. Kurulun ilk toplantısı 11 Ocak 2024 tarihinde icra edilmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak, şiddete maruz kalan ya da şiddete maruz kalma riski bulunan kişilerin başvurabileceği, danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleriyle, ihtiyaç duydukları konularda güçlendirici ve destekleyici hizmetleri veren ve çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 82 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Bakanlığımıza bağlı olarak hizmet veren 112 kadın konukevi bulunmaktadır.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 416 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı işbirliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında pilot olarak uygulanan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. Aplikasyonda yer alan acil durum butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları ile detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirmeye devam edilmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık yaratma ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu kapsamda; "Önleme, Müdahale ve Politika Boyutlarıyla Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet ve Covid-19 Salgınının Etkileri Araştırması" ile 2008 ve 2014 yıllarında "Türkiye?de Kadına Yönelik Şiddet Araştırmaları" yürütülmüş olup "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Depremden Etkilenen Bölgede Kadınlara Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" başlıklı projeler devam etmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir