2016 yılından bu yana kaybolan çocuklara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 81 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 57 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ederim.
Diyarbakır'da 21 Ağustos'ta kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran'ı arama çalışmaları devam ederken, Türkiye'deki diğer kayıp çocuk vakaları bir kez daha gündeme geldi. Narin'in kaybolması Türkiye'deki çocukların sistematik olarak maruz kaldığı ihmal, aile içi şiddet, cinsel istismar, kaçırılma, uyuşturucuya maruz bırakılma, incitilme ya da cansız bedeni bir yerlere atılma ve organ mafyası gibi güvencesizlik ortamının bir yansımasıdır.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Adli İstatistik verilerine göre 2008-2016 yılları arasında toplam 104 bin 531 çocuk kaybolmuştur. Bu veriler günde ortalama 33 çocuğun kaybolduğunu gösteriyor. TÜİK 2016'dan bu yana kayıp çocuklara ilişkin verileri paylaşmadığı için 2016- 2024 yılları arasında kaç çocuğun kaybolduğu ve/veya bu çocuklarin kaçının bulunabildiğine ilişkin herhangi resmi veri bulunmuyor. Her ne kadar kayıp çocuklar sistematik bir şekilde izlenmese de medyaya yansıyan haberlerden elde ettiğimiz veriler Türkiye'nin kayıp çocuklar ülkesi olma yolunda olduğunu gözler önüne seriyor. Resmi verilerin son 8 yıldır açıklanmaması, AKP iktidarının çocukların kaybolmasını önleme ve hızlı bir şekilde bulmaya ilişkin bir politikasının olmadığını, binlerce ailenin ortak acısı haline gelen çocuk kayıpları sorununun görmezden gelindiğini; mevcut girişimlerde ise yetersiz kalındığını, toplumun genelinde yükselen tedirginliğin yayın yasağı vb. mekanizmalarla geçiştirildiğini göstermektedir.
2010 yılında TBMM Genel Kurulu'nda, kayıp çocuklar ve çocukların maruz kaldığı sorunlara ilişkin iktidar ve muhalefet milletvekilleri tarafından verilen 25 ayrı araştırma önergesi birleştirilerek görüşülmüş; TBMM'de Kayıp Çocuklar Komisyonu kurulmuş, alınan karar gereği, "Kayıp Çocuklar Ulusal Bilgi Sistemi Projesi Kurumlararası İşbirliği Protokolü'nün hayata geçeceği beyan edilmişti. Bu doğrultuda beş bakan kayıp çocukların bulunması için kurumlar arası işbirliği protokolü imzaladı. Merkezi, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde olan "Kayıp Çocuklar Ulusal Bilgi Sistemi" kurulacak; bilgiler tek merkezde toplanacaktı. Bu kapsamda söz konusu Protokole dönemin Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım imza attılar. Kayıp çocukların bulunması için Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğünün ortak çalışmalar yürüteceği açıklanmıştı. Ancak aradan geçen 14 yılın sonunda ne "Kayıp Çocuklar Ulusal Bilgi Sistemi" kurulmuş ne de TÜİK son sekiz yıla ait kayıp çocuklara ilişkin istatistikleri açıklamıştır. Güncel bilgileri içeren veri tabanının oluşturulmaması AKP'nin sorunun çözümüne ilişkin bir politikasının olmadığı iddialarına da dayanak oluşturmaktadır. İstismar ve şiddeti önlemeye dönük etkin politikalar üretilmediği ölçüde genel sosyopolitik atmosfer de toplumu bu olayların sıradanlaştığı bir yozlaşma batağına sürüklemektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Kaybolmasından bu yana 15 gün geçmesine rağmen Narin Güran neden bulunamamıştır?
Ülkemizde kayıp çocuklara ilişkin sorunlar artarak devam ettiği halde 2010 yılında kurulacağı beyan edilen "Kayıp Çocuklar Ulusal Bilgi Sistemi" hangi gerekçelerle kurulmamıştır?
TÜİK 2016"dan bu yana kayıp çocuk sayısını neden açıklamamaktadır?
Bakanlığınız 2016"dan günümüze kayıp çocuk sayısına ilişkin istatistiki veriler hakkında bilgiye sahip midir? Öyle ise bu istatistiklerin kamuoyu ile paylaşılmama nedeni nedir?
2016 yılından bu önergenin yanıtlandığı tarihe kadar ülkemizde kaç çocuk kaybolmuştur? Bu çocukların kaçı bulunmuştur? Bu çocukların kaçı şiddete maruz kalmıştır? Kaçı hayatını kaybetmiştir?
2011 yılından bu yana Türkiye'de kaybolan refakatsiz mülteci çocuk sayısı kaçtır?
Hangi çocuklar kayboluyor? Kaçı engelli, kaçı roman, kaçı Suriyeli, kaçı mülteci, kaçı LGBTOT, kaçı ne kadar yoksuldur?
Çocuk kayıplarının temelinde yatan nedenler araştırılmakta mıdır? Öyle ise araştırmanın bulguları (cinsiyet, yaş, öğrenim durumu, uyruk, il ya da bölge vb.) ile kayıpların öne çıkan nedenleri nelerdir?
Kayıp çocuklar sorununun çözümü için öncelikle anne, babalara ve toplumun geneline ilişkin ne tür çalışmalar yapılmıştır?
Türkiye'de sadece kayıp çocuklar için açılmış bir acil numara neden bulunmuyor? Bu konuda bir çalışmanız var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/16272 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
İstanbul Milletvekili Sayın Doç. Dr. Gökhan GÜNAYDIN'a Ait 7/16272 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımız ülkemizdeki tüm çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere (ihmal, istismar, suça sürüklenme vb.) karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere çalışmalar yapmakta ve koruyucu, önleyici ve destekleyici tüm çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir. ,
Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Bir çocuğun bile istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir. Çocuğun mağduriyeti ile ilgili Bakanlığımıza intikal eden herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmekte, çocuk ve ailesi hakkında derhal sosyal inceleme yapılmaktadır.
Yapılan inceleme sonucu çocuk ve aile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirler çerçevesinde desteklenmektedir. Adli süreç yakından takip edilmekte ve davaya müdahil olunmaktadır.
Aileleri ve sosyal çevreleri tarafından kolluk güçlerine kayıp olarak bildirilen çocuklarla ilgili iş ve işlemler Kolluk Birimlerince yerine getirilmektedir.
Bulunan çocuklardan Adli Makamlarca Bakanlığımıza bildirilen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında sosyal inceleme yapılarak, çocuk ve aile ihtiyaç duydukları koruyucu ve destekleyici tedbirler çerçevesinde desteklenmektedir.
Bakanlığımızca çocukların ihmal ve istismardan korunmasına yönelik hizmetler; koruyucu ve önleyici hizmetler, ikincil örselenmeyi önlemeye yönelik hizmetler ve müdahale ve rehabilitasyon hizmetlerini kapsamaktadır. Bu kapsamda;
Koruyucu ve önleyici hizmetler bağlamında yapılan çalışmalar; e Bakanlığımızca her ilde Çocuklar Güvende Ekipleri oluşturulmuş ve ekipler aracılığıyla risk altındaki çocuklara yönelik tespit, yönlendirme ve izleme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığıyla farklı risk gruplarındaki çocukları korumaya yönelik tespit ve müdahale çalışmalarının yanı sıra izleme faaliyetlerini yürütmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. Bu kapsamda sayısı 382'i aşan Çocuklar Güvende Ekibimizle 193 bini aşan görüşme yapılmıştır. e Ailelerde çocuk ile ilgili farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak amacıyla "Sosyal ve Ekonomik. Destek (SED) Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması (Okul Destek) Projesi" uygulamaya konmuştur. Proje kapsamında SED Hizmetinden yararlanan çocuklar için akademik, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlenmektedir. Okul Destek Projesi ile SED hizmetinden yararlanan 40 binden fazla ortaokul ve lisedeki çocuğumuz kültürel, sanatsal, sportif ve akademik yönden desteklenmiştir.
Okullarda, risk altında bulunan çocuklarımız için koruyucu ve önleyici hizmet sunan "Mobil Çocuk Sosyal Hizmet Uygulaması" hayata geçirilmiştir. Ekiplerce; eğitim çağında olup okula devam etmediği tespit edilen çocuklar eğitim-öğretim sistemine kazandırılmakta, örgün eğitim çağını tamamlamış çocuklar mesleki eğitime yönlendirilmektedir.
0-6 yaş aralığındaki çocukların bilişim teknolojileriyle uygun şekilde tanıştırılması ve dijital risklerden korunması amacıyla Bakanlığımızdan açılış izni alan özel kreş ve gündüz bakımevinden hizmet alan ebeveynler ile kreş ve gündüz bakımevi çalışanlarına "Bilişim Teknolojileri ve İnteretin Bilinçli Kullanımı" başlıklı farkındalık eğitimleri verilmektedir. Yaklaşık 40 bin kişiye Çocukların Dijital Risklerden Korunması; 157 bin kişiye Mahremiyet Eğitimleri verilmiştir.
Ebeveynlerin gerçek oyun ve oyuncakların önemi konusunda farkındalıklarının artırılması ile oyun seçiminde ebeveynlere rehberlik sağlanması; kitapların çocukların gelişimi için önemi konusunda farkındalık sağlanması, oyunla ve kitapla doğru ve etkili zaman geçirilmesi teşvik edilerek dijital bağımlığa karşı da koruyucu bir faktör oluşturulması amacıyla Oyuncak ve Kitap Seçiminde Ebeveyn Rehberi hazırlanmış ve Bakanlığımız internet sitesinde yayınlanmıştır.
Bakanlığımız o bünyesinde "Küçükleri OMuzır Neştiyattan Koruma Kurulu" oluşturulmuştur.
Çocukların dijital ortamlar üzerinden karşılaşabilecekleri risklerin tespit edilmesi ve önleyici çalışmalar yapılması amacıyla Bakanlığımız bünyesinde "Sosyal Medya Çalışma Grubu" oluşturulmuştur. Sosyal Medya Çalışma Grubu; çocukların gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek ve çocukların ihmal, istismara maruz kaldığı internet ortamında yer alan içeriklere paydaş kurumlar olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile iş birliği içerisinde müdahale etmektedir. Sosyal Medya Çalışma Grubu ile bu güne kadar 2 bin 300'e yakın içeriğe müdahale edilmiştir.
Çocukları, ebeveynleri, çocuk alanında ya da çocuklarla çalışanları ve toplumu bilgilendirmek, bahsi geçen gruplarla iletişim kurulmasını ve farkındalık kazanımını sağlamak amacıyla Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) isimli bir internet sitesi oluşturulmuştur. DUY internet sitesi ile, yazılı, görsel, işitsel ve dijital yayınlardaki çocuklar açısından zararlı olabilecek içeriklerin Bakanlığımız bünyesinde oluşturulan platformlara bildirilmesi, uzmanlarca incelenmesi ve bahse konu uygunsuz içeriklere ilişkin gerekli çalışmanın yapılabilmesi amaçlanmaktadır.
0-18 yaş grubu çocukların gelişimini olumsuz yönde etkileyecek içerikteki kitaplardan korunması ve ailelere uygun içerikli kitap seçimi konusunda rehberlik edilmesi amacıyla, çocuklara yönelik basılı eserler içerik yönünden incelenmekte ve uygun içerikli kitap listesi o oluşturulmaktadır. o Oluşturulan liste Bakanlığımızın resmi sayfasında yayınlanmaktadır. 0-18 yaş grubu çocuklara yönelik kitapları değerlendirip 1.900"e yakın kitap uygun içerikli kitap olarak önerilmiştir.
Bakanlığımız tarafından 0-18 yaş aralığındaki çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin arttırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla kapsayıcı ve modüler bir eğitim programı hazırlanmaktadır.
Bu doğrultuda eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modüller tamamlanmıştır. Program; "İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler ", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır. e 7 gün 24 saat farklı dil seçenekleri ile hizmet veren Alo 183 Sosyal Destek Hattını Bakanlığımız bünyesinde oluşturduk. Buraya gelen bildirimler ile birlikte, kolluk kuvvetleri, vatandaşlar veya adli makamlar tarafından bildirilen çocuklara veya basında yer alan haberlere ilişkin ivedilikle harekete geçerek inceleme başlatılmakta, olay yakından takip edilerek gerektiğinde hukuksal süreçlerine de müdahil olunmaktadır.
Ülkemizde ilk kez çocukların korunması için önemli istişarelerin gerçekleştirildiği 1. Çocuk Şurası 2023 yılında Bakanlığımızca düzenlenmiştir. e Diğer yandan her ilde Çocuk Koruma İl Koordinasyonları, Vali başkanlığında periyodik olarak toplanıp çocukları bekleyen riskler ve bu risklerin önlenmesine ilişkin tedbirler konusunda çalışmalar yürütmektedir.
" 2023 yılında yayımlanan "Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nda çocukların risklerden korunmalarına yönelik toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerin yürütülmesi ve çocukların risklerle karşı karşıya gelmemesi ve onlara yönelik güvenli alanların oluşturulmasına ilişkin eylemlere yer verilmiştir. Eylem planında yer verilen faaliyetler kurumlar arası iş birliği ile yürütülmektedir.
İkincil örselenmelerinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında; e Çocuğa yönelik ihmal, istismar, şiddet vb. vakalarının önlenmesi, koruyucu ve önleyici hizmetlerin etkin bir şekilde planlanması ve uygulanabilmesi, ilk andan itibaren çocuğun yüksek yararı doğrultusunda vaka yönetiminin doğru planlanması, sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve mağdur çocuk ve ailesinin ikincil örselenmelerinin önlenmesi amacıyla nitelikli eğitimler almış, deneyimli ve farklı meslek disiplininden gelmiş personelden oluşan Uzman Müdahale Ekipleri 81 ilde oluşturulmuştur. e İstismara uğrayan ya da uğradığı düşünülen çocukların ikincil örselenmeleri önlemek amacıyla adli görüşmeleri ile adli ve psikiyatrik muayenelerinin yapıldığı, sosyal gereksinimlerinin karşılandığı Sağlık Bakanlığına bağlı Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) kurulmuştur. Çocuk İzlem Merkezlerinde Bakanlığımızda görevli sosyal çalışma görevlisi görevlendirilmiştir.
Müdahale ve Rehabilitasyon hizmetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında;
Mağduriyeti sebebiyle bakım tedbiri kararı verilen çocuklarımıza korunma, bakım ve psikososyal destek hizmeti vermek üzere Çocuk Evleri Sitelerimiz ihtisaslaştırılmıştır. Bugün 62 ihtisaslaştırılmış çocuk evleri sitesinde 1.689 çocuğumuzun rehabilitasyonu sağlanmaktadır.
İhtisas kuruluşlarında koruma ve bakım altında bulunan çocuklar ve aileleri psikososyal destek programına dâhil edilmektedir. Anka Çocuk Destek Programı ile çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan ttavmanın en aza indirilmesi, olumlu tutum ve davranış değişikliği oluşturulması hedeflenmektedir.
Soru önergesinde yer alan diğer konular, diğer bakanlıkların görev ve faaliyet alanında olduğundan değerlendirilememiştir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan