İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/16024 GEÇ CEVAPLANDI · 76 GÜN

Cinsel istismar vakalarının engellenmesine yönelik yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Adalet Kaya (DEM Parti), 11 Eylül 2024 tarihinde 7/16024 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 76 gün sonra, 26 Kasım 2024).

Adalet Kaya (DEM Parti, Diyarbakır). “Cinsel istismar vakalarının engellenmesine yönelik yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16024, 11 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16024-cinsel-istismar-vakalarinin-engellenmesine-yonelik-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/23afe825-1863-40eb-92f5-0191e556c69b

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 76 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98*inci İçtüzüğün 96*ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplândırılmasını arz ederim.

A MA oğa

Adalet KAYA Diyarbakır Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre geçtiğimiz hafta Diyarbakır'ın Kocaköy İlçesi'ne

• bağlı Çaytepe Mahallesi"nde (köy) "medrese" adı altında açılan kuran kursunda fahri imamlık yapan O.E adlı kişinin kuran kursuna gelen çocuklara karşı cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklandığı ifade edilmektedir. Kuran kursuna katılan bir çocuğun ailesine durumu anlatmasıyla ortaya çıkan istismar olayı sonrasında, O.E'nin jandarmalarca gözaltına alındığı ve çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildiği belirtilmektedir. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre Çeytepe Mahallesi'nde bulunan medresenin Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı olmadığı, fahri imamın da resmi herhangi bir görevinin bulunmadığı ifade edilmektedir. Şikayetçi olan çocuğun avukatı, O.E'nin yapılan sorgusunda hakkındaki suçlamaları kısmen kabul ettiğini, mağdur çocuğun medresede yatılı kalan başka çocuklara da cinsel istismarda bulunulduğu söylediğini ve soruşturmanın devam ettiğini belirtmiştir.

Son yıllarda Türkiye'de çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının sayısında belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Bu durum, cinsel istismar olaylarının sadece bireysel suç olarak değil, toplumsal bir.sorun olarak ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Uzmanlar çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarının, çocukların psikososyal gelişimlerini derinden etkileyen bir travmaya neden olduğu ve bu travmanın etkilerinin ömür boyu sürebildiğini belirtmektedirler.

Cinsel istismar vakalarının artışındaki temel nedenlerden biri de yasaların bu konuda yetersiz kalmasıdır. Türkiye'deki mevcut yasal düzenlemeler, cinsel istismar suçlarına yönelik yeterli caydırıcılığı sağlayamamaktadır. Özellikle çocuklara yönelik suçlarda cezaların artırılmasına yönelik talepler sık sık gündeme gelmektedir. Ancak bu taleplerin ötesinde, yasaların uygulanabilirliği ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Birçok akademik çalışma, cinsel istismar vakalarının engellenmesi için yalnızca cezaların artırılmasının yeterli olmadığını, toplumsal bilinçlenme ve eğitimle desteklenen kapsamlı bir

. yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, adalet sisteminde yaşanan gecikmeler ve failin cezasız kalma ihtimali, mağdurların korunmasını ve adaletin sağlanmasını zorlaştıran önemli etkenlerdir.

Çocukları cinsel istismardan koruma konusunda etkin bir mücadele yöntemi geliştirmek, çok boyutlu bir yaklaşım gerektirir. Uzmanlar, çocukları cinsel istismardan korumanın yalnızca

.yasal düzenlemelerle mümkün olmadığını, aynı zamanda toplumun her kesiminde bilinçlenmenin artırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Çocukların, istismar belirtilerini fark edebilmesi, bü konuda sesini duyurabilmesi ve gerekli mekanizmalara erişebilmesi için kapsamlı eğitim programları oluşturulmalıdır. Okullarda bu konuda farkındalık artırıcı eğitimlerin verilmesi, çocukların kendilerini koruma becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacaktır: Bunun yanı sıra, cinsel istismara uğrayan çocukların rehabilitasyon sürecine dair de eksiklikler bulunmaktadır. Travma sonrası destek hizmetlerinin yetersizliği, mağdurların uzun vadede yaşadıkları psikolojik sorunları derinleştirebilmektedir. Etkin bir rehabilitasyon sürecinin sağlanması için çocuk psikologları, sosyal hizmet uzmanları ve eğitimcilerin iş birliği yapması gereklidir. Ancak bu şekilde, çocuklarımızı koruyabilir ve toplumsal olarak bu tür suçların önüne geçebiliriz.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Çaytepe Mahallesi'nde meydana gelen cinsel istismar olayı ile ilgili olarak bakanlığınızın başlatmış olduğu bir idari soruşturma bulunmakta mıdır? Eğer başlatılmadıysa gerekçesi nedir?

  2. Olayla ilgili olarak başka mağdurlar tespit edilmiş midir? Bakanlığınız bu mağdurların. korunması ve rehabilitasyonu için hangi adımları atmıştır?

  3. Çocukların eğitim aldığı, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı olmayan Kuran kursları gibi dini eğitim kurumlarına yönelik bakanlığınız tarafından herhangi bir denetim veya kontrol mekanizması uygulanmakta mıdır? Bu tür kurumların denetlenmesi için yeni düzenlemeler yapılması düşünülmekte midir?

  4. Diyarbakır ilinde son 5 yıl içerisinde kaç çocuk cinsel istismar vakası rapor edilmiştir? Bu vakaların kaçı yargıya intikal etmiş, kaçı cezalandırma ile sonuçlanmıştır?

  5. Türkiye genelinde son 5 yıl içinde çocuklara yönelik kaç cinsel istismar vakası yaşanmıştır? Bu vakalarda mağdurlara sunulan psikososyal destek hizmetleri yeterli midir?

  6. Cinsel istismara maruz kalan çocukların psikososyal rehabilitasyonu için bakanlığınız tarafından yürütülen çalışmalar nelerdir? Bu hizmetlerin yaygınlaştırılması ve daha etkin hale getirilmesi için yeni projeler veya düzenlemeler düşünülmekte midir?

  7. Çocukları cinsel istismardan korumak için toplumsal bilinçlenme çalışmaları yapılmakta mıdır? Özellikle okullarda ve diğer eğitim kurumlarında bu konuda kapsamlı eğitim programları başlatılması düşünülmekte midir?

  8. Cinsel istismar vakalarında mağdurların adalete erişimi konusunda yaşanan sorunlar göz önüne alındığında, bu konuda yargı süreçlerini hızlandırmaya ve mağdurların korunmasını artırmaya yönelik herhangi bir yasal düzenleme üzerinde çalışılmakta mıdır?

  9. Mağdurların psikososyal destek ve rehabilitasyon süreçlerine yönelik bakanlığınızca sağlanan destekler nelerdir? Mağdur çocukların ve ailelerinin uzun vadeli psikolojik destek almalarını sağlamak için özel bir program oluşturulmuş mudur?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o : 17.09.2024 tarihli ve 1494857 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Adalet KAYA tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/16024 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/16024 Cevap Metni (2 Sayfa)

Diyarbakır Milletvekili Sayın Adalet KAYA"'ya Ait 7/16024 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız tarafından çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimini temin etmek amacıyla; çocuklarımızın üstün yararı ilkesi doğrultusunda risklere karşı güçlü ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yürütülmektedir.

Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Bir çocuğun bile istismara uğramaması için çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bakanlığımıza intikal eden çocuğun ihmali ve istismarı ile ilgili herhangi bir bilgi veya ihbarda anında harekete geçilerek çocuklar ve aileleri hakkında gerekli sosyal inceleme yapılmakta ve uygun sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmaktadır. Çocukları istismar eden kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmakta ve Bakanlığımızca olay yakından takip edilerek davalara müdahil olunmaktadır.

Bakanlığımızca çocukların ihmal ve istismardan korunmasına yönelik hizmetler; koruyucu ve önleyici hizmetler, ikincil örselenmeyi önlemeye yönelik hizmetler ile müdahale ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelik hizmetleri kapsamaktadır. Bu kapsamda;

Koruyucu ve önleyici hizmetler;

Bakanlığımız koruyucu ve önleyici hizmetleri tüm çocukları kapsayacak şekilde yürütülmektedir. Ülkemizde refakatsiz olarak bulunan yabancı çocuklar da dahil olmak üzere, Bakanlığımız hizmetlerinde herhangi bir ırk, din, dil vb. ayrım gözetilmeden çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda çalışmalar gerçekleştirilmektedir. (Çocuklar Güvende Programı, Sosyal Medya Çalışma Grubu, Çocukların Dijital Risklerden Korunması, Muzır İçeriklere Müdahale İhbar Platformu, Mahremiyet Eğitimleri)

Buna ek olarak, Genel Müdürlüğümüz tarafından 0-18 yaş aralığındaki çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin arttırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla kapsayıcı ve modüler bir eğitim programı hazırlanmaktadır. Bu doğrultuda eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modüller tamamlanmıştır. Program; "İhmal ve İstismarın Önlenmesi-Ebeveyn İçin Temel Bilgiler", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır.

İkincil örselenmeyi önlemeye yönelik hizmetler;

Çocuğa yönelik ihmal, istismar, şiddet vb. vakalarının önlenmesi, koruyucu ve önleyici hizmetlerin etkin bir şekilde planlanması ve uygulanabilmesi, ilk andan itibaren çocuğun yüksek yararı doğrultusunda vaka yönetiminin doğru planlanması, sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve mağdur çocuk ve ailesinin ikincil örselenmelerinin önlenmesi amacıyla nitelikli eğitimler almış, deneyimli ve farklı meslek disiplininden gelmiş Uzman Müdahale Ekipleri 81 ilimizde oluşturulmuştur.

İstismara uğrayan ya da uğradığı düşünülen çocukların ikincil örselenmelerini önlemek amacıyla adli görüşmeleri ile adli ve psikiyatrik muayenelerinin yapıldığı, sosyal gereksinimlerinin karşılandığı Sağlık Bakanlığına bağlı Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) kurulmuştur.

Müdahale ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelik hizmetler;

Mağduriyeti sebebiyle bakım tedbiri kararı verilen çocuklarımıza korunma, bakım ve psikososyal destek hizmeti vermek üzere Çocuk Evleri Sitelerimiz ihtisaslaştırılmıştır.

İhtisas kuruluşlar çocukların temel gereksinimlerini karşılamak; fiziksel, duygusal, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli müdahaleleri gerçekleştirmek, uygun ise aile ve yakın çevrelerine dönmelerini veya diğer sosyal hizmet modellerine hazır hale gelmelerini sağlamak üzere hizmet vermektedir.

Korunma ve bakım altında bulunan çocuklara ve ailelerine uygulanmak üzere Psikososyal Destek ve Müdahale Programı olan Anka Çocuk Destek Programı geliştirilerek uygulamaya konmuştur. Anka Çocuk Destek Programı ile çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travmanın en aza indirilmesi, olumlu tutum ve davranış değişikliği oluşturulması hedeflenmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen vaka ile ilgili olarak gerekli sosyal inceleme yapılmış, çocuk ve ailesi ile mesleki görüşmeler gerçekleştirilmiş, gerekli psikososyal destek sağlanmış olup takibi yapılmaktadır.

Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.

Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, o soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde bahsedilen olaya ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma halen devam etmekte olup adli süreç Bakanlığımızca takip edilmektedir.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair Kanun kapsamındaki tedbir kararları ise hâkim, mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından verilmektedir. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili kurumdan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir