Bir işletmede işçilerin sendikal haklarının engellendiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 4 Eylül 2024 tarihinde 7/16276 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 111 gün sonra, 24 Aralık 2024).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Bir işletmede işçilerin sendikal haklarının engellendiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16276, 4 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16276-bir-isletmede-iscilerin-sendikal-haklarinin-engellendigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a72c4cf9-ab74-41b7-a8c3-0191c6ff0cbc
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 111 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 44.09.2024 lena.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 51. ve 52. maddeleri ile Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 87 No'lu Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması Sözleşmesi ve 98 No'lu Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi, çalışanların sendikal hak ve özgürlüklerini güvence altına alır. Ancak, birçok fabrika ve işyerinde düşük ücretlere ve haysiyet kırıcı davranışlara karşı birleşip örgütlenen işçiler, kapitalistlerin çeşitli engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Ucuz emek sömürüsünün neredeyse bir "kural" haline geldiği, sömürücülerin kendi çıkarları doğrultusunda keyfi yasalar koyduğu bu fabrikalarda işçiler, sınırlı anayasal haklarını dahi kullanamaz duruma gelmektedir. Mobbing, baskı ve işten çıkarmalar yoluyla işçilerin örgütlülüğü ve birliği zayıflatılmaya çalışılmakta, özellikle öncü işçilerin hukuksuz şekilde işten çıkarılmasıyla işçilerin mücadelesi kırılmak istenmektedir.
İstanbul Hadımköy'de bulunan As Plastik fabrikasında yaşananlar, bu durumun son örneklerinden biridir. Petrol-İş İstanbul 1 No'lu Şube ile As Plastik yönetimi arasında yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması ve alınan grev kararının ardından 6 işçi işten çıkarılmıştır. 180'e yakın işçinin çalıştığı bu fabrikada, Toplu İş Sözleşmesi sürecinde işçilerin birliğini ve özgüvenini zayıflatmak isteyen As Plastik patronu, öncü işçiler ve temsilciler başta olmak üzere toplamda 6 işçiyi tazminat haklarını gasp ederek işten çıkarmıştır. İşçilere, "Sizin yüzünüzü görmek istemiyorum. Cezası neyse öderim, gerekirse burayı yakarım ama seninle çalışmam" şeklinde tehditlerde bulunulmuştur. İşçileri yıldırmak için her türlü yöntemi deneyen As Plastik patronu, "Sadece bir temsilci kaldı, onu da göndereceğiz" diyerek işçilerin anayasal hakkı olan sendikalaşma ve sendikal faaliyet yürütme haklarını hiçe saydığını açıkça ilan etmiştir.
Ancak As Plastik işçilerinin 2 yılı aşkın süredir sürdürdüğü mücadele, patronun hem yetki itirazına hem de "sendikasız sözleşme" dayatmasına karşı çeşitli eylemlerle devam etmiştir. İşçiler, üretimi durdurmuş ve işten çıkarılan sendika üyesi işçiyi geri aldırmayı başarmışlardır. As Plastik işçilerinin bu iki yılı aşkın süredir devam eden mücadelesi, grev sürecinde patronun hamlelerine karşı uyanık kalmaları, birliklerine güvenmeleri ve kararlılıkla mücadele etmeleri konusunda önemli deneyimler biriktirmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
As Plastik patronu, "Gerekirse cezamı öderim ama sizinle çalışmam" deme cesaretini nereden almaktadır? Bakanlığınız, sömürücülerin keyfi kurallarını anayasal haklardan üstün gören bu tür davranışları engellemeye yönelik caydırıcı yaptırımlar içeren bir düzenleme yapmayı planlıyor mu?
İnsanca çalışma koşulları ve insanca yaşanacak bir ücret talebiyle anayasal hakkını kullanarak sendikalaşan As Plastik işçilerinin keyfi bir şekilde işten çıkarılmasının yolunu açan 4857 sayılı Kanun'un 25/2 işten çıkarma kodunun kullanımı, Bakanlığınız tarafından denetlenmekte midir? Yapılan hukuksuzluğa son verilmesi için Bakanlığınız, işçilerin geri alınması sürecinde aktif bir rol üstlenmeyi ve sorumluluklarını yerine getirmeyi düşünüyor mu?
Artan pahalılık, yüksek enflasyon ve açlık sınırının altında ücretlerle yaşam mücadelesi veren işçilerin, toplu iş sözleşmesi hakkını elde etmek için sendikalaşma eğilimleri artmıştır. Ancak bu haklarını fiilen engellemek için işyerlerinde tazminat hakkını ortadan kaldıran kodlar, işten çıkarmalar, baskı, mobbing ve tehditlerle oluşturulan çalışma rejimi, neredeyse tüm fabrikalarda bir "kural" haline gelmiştir. Anayasa'nın 51. ve 52. maddelerini ve uluslararası sözleşmeleri ihlal ederek fabrikada kendi keyfi yasalarını işleten, fiilen işçilerin anayasal haklarını kullanmasını engelleyerek suç işleyen As Plastik patronlarının soruşturulması için müfettiş görevlendirmeyi düşünüyor musunuz?
Toplu İş Sözleşmesi sürecinde yaşanan anlaşmazlık nedeniyle As Plastik patronu, işçileri teker teker kenara çekip "İmzalamazsanız lokavt ilan ederim. Ben düze çıkarım ama siz iş bulamazsınız" diyerek tehdit etmekte ve kendi sözleşme taslağını imzalamaları konusunda işçilere baskı yapmaktadır. Bakanlığınız, zor ve tehdit yoluyla Toplu İş Sözleşmesi sürecini baltalayan ve işçileri sefalet ücretine razı olmaya zorlayan As Plastik patronları hakkında bir işlem başlatmayı düşünüyor mu?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 30.09.2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1501035 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/16276 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"Sendikal örgütlenme hakkı, işçilere, işverenlere ve kamu görevlilerine tanınan Anayasal bir haktır. 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda sendikaya üye olmanın serbest olduğu ve hiç kimsenin sendikaya üye olmaya veya olmamaya zorlanamayacağı, işçi veya işverenin sendikalaşma hakkı ve sendika özgürlüğü ile ilgili hükümleri belirtilmiştir. Ayrıca hükümlere uyulmaması durumunda, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununda, 4857 sayılı İş Kanununda ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda çeşitli yaptırımlar öngörülmüştür.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında "Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında, gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamış olup işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerine ait bulunmaktadır.
Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı tefiişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmektedir.
Öte yandan, Bakanlık kayıtlarımız incelendiğinde soru önergesinde bahsi geçen konu hakkında yapılan toplu görüşmelerde taraflar arasında anlaşma sağlanamaması üzerine yetkili Sendika: tarafından uyuşmazlık görevli makama bildirilmiş ve arabulucu ataması yapılmıştır. Arabuluculuk raporundan ise sürecin uyuşmazlıkla sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Toplu görüşme sürecinde ve arabuluculuk şöecinde anlaşma sağlanamaması üzerine 6356 sayılı Kanunda aranan süre içerisinde, yetkiliNSentika tar4fındin grev kararı alınmış ve uygulanmıştır."
Prof. Dr. Vedat IŞIKHAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel: (0312) 296 71 68
Talafan: (2191 904 GANN