İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/16363 GEÇ CEVAPLANDI · 35 GÜN

İzmir'de yer alan Tahtalı Barajı'nın doluluk oranına ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Bilici (Saadet Partisi), 17 Eylül 2024 tarihinde 7/16363 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 35 gün sonra, 22 Ekim 2024).

Mustafa Bilici (Saadet Partisi, İzmir). “İzmir'de yer alan Tahtalı Barajı'nın doluluk oranına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16363, 17 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16363-izmir-de-yer-alan-tahtali-baraji-nin-doluluk-oranina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cede26c3-31fe-4c23-9a31-0192040761bf

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 35 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96. Maddesi gereğince aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

16/09/2024

Tahtalı Barajı'ndaki kuraklık tehlikesine ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na vermiş olduğumuz 7/11068 esas sayılı soru önergemiz, ilgili hususun Tarım ve Orman Bakanlığı'na sorulması gerekliliği nedeniyle tarafımıza iade edilmiştir. Bu sebepten aynı mahiyetteki yazılı soru önergemizi yinelemekteyiz.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Dünyada, küresel nüfus artışı, insan faaliyetleri ve iklim değişikliği nedeniyle su kaynakları sürekli olarak azalmaktadır. Birleşmiş Milletler Dünya Su Kalkınma Raporu'na göre, dünyanın dört bir yanındaki şehirlerde yaklaşık 1 milyar insanın su kıtlığıyla karşı karşıya olduğuna dikkat çekilmektedir. Ege Bölgesi ve İzmir'in su stresi seviyesinin arttığı, Ege Bölgesi'nin yüksek su stresi yaşayacağı öngörülmektedir. Ege Bölgesi ve İzmir'de, iklim değişikliğin sonucu olarak karşımıza çıkan kuraklık, yağışlardaki düzensizlik ve orman yangınlarındaki artışlar son dönemde sık gözlemlenirken, özellikle İzmir'de bu yıl su kıtlığı yaşanması beklenmektedir. 2022'de yüzde 60 dolu olan ana baraj Tahtalı Barajı, geçen yıl bugünlerde yüzde 41'de iken bu yıl yüzde 32'yi geçememiştir.

Bu bilgilendirme ışığında:

I-İzmir Tahtalı Barajı'nda bulunan su oranının 2025 yılı 2026 yıllarındaki doluluk oranı. Bakanlık tarafından öngörülebilmekte midir? İzmir'de yaşanması muhtemel su krizinin bertaraf : edilmesi hususunda Bakanlığınız ne gibi projelere sahiptir?

SORULAR

  1. Tahtalı Barajı'nın doluluk oranının 9660'lar seviyesinde olduğu 2022. yılında su kullanımınin' yer altından çekilmek suretiyle giderildiği iddiaları gerçeği yansıtmakta mıdır?

  2. Gediz Havzası'nda üretimi yapılan tarım ürünlerinin su tüketimi baz alınarak revize edilmesi ve devletçe belirlenmesi noktasında bakanlık herhangi bir çalışma içerisinde midir?

  3. İzmir ve çevresinde yapılması gündemde olan herhangi bir yeni baraj projesi mevcut mudur? Mevcut ise bu baraj ve barajların hangi bölgeye yapılması planlanmaktadır?

    E-mail : mustafa.bilici(Oibmm.gov.tr

    Adres : TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat F Koridor Oda No: 224 06543-ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

Ülkemiz, küresel iklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedileceği Akdeniz iklim kuşağında yer almasından dolayı iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenecek ülkeler arasında kabul edilmektedir.

Ülkemizin genelinde beklenen su açığını önlemek ve öteleyebilmek için en hızlı ve en etkili çözüm olarak tüm sektörel ve bireysel kullanımlarda suyun verimli kullanılması, kayıpların ve israfın engellenmesi, suyun kullanım döngüsü içerisinde tutularak yeniden kullanılması, alternatif su kaynaklarının yaygınlaştırılması, su ayak izinin azaltılması temel ulusal strateji olarak belirlenmiştir.

Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.

Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır.

Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.

Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31 Ocak 2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.

Seferberlik kapsamında kentsel, endüstriyel ve tarımsal su verimliliğinin sağlanmasına ilişkin rehber dokümanlar hazırlanmış olup www.suverimliligi.gov.tr adresinden ulaşılabilmektedir.

Tüm sektörlerde su verimliliği bilincinin oluşturulması ve farkındalık oluşturulması maksadıyla ülke genelinde eğitim çalışmaları yürütülmektedir. Suyun verimli kullanılmasına ilişkin afişler ve bilboardlar hazırlanmış olup halkın farkındalığının sağlanması maksadıyla ortak alanlarda sergilenmeye başlanılmıştır.

İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki olumsuz etkileri ise daha sıcak ve az yağışlı iklim koşulları, ekstrem meteorolojik olaylarda artış, su kaynaklarında azalma, kuraklık şiddetinde artış, su ve toprak kalitesinde bozulma ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi hususlar olarak sıralanmaktadır.

Bu bağlamda; Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013- 2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.

Bakanlığımız Su Yönetimi Genel Müdürlüğünce tarım sektörü ile birlikte 12 sektörün adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak ve su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.

Tarım sektörü, en çok su tüketen sektör olmakla birlikte iklim değişikliğinden de en fazla etkilenen sektörlerin başında gelmektedir. Özellikle şiddetli ve çok şiddetli kuraklık koşullarında optimum bitki deseni ile sulama suyu ihtiyaçları belirlenmekte, bitki su tüketimleri TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı ve ürünlere ait net gelirler hesaplanmaktadır. Bu doğrultuda havzadaki suyun en ideal şekilde kullanımı ve sektörel kullanım dengesinin sürdürülebilir bir çizgide tutulması hedeflenmektedir.

Ayrıca tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.

Gediz Havzasında suyu merkeze alan tarım politikası çerçevesinde optimum bitki desenleri belirlenmiştir.

Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki (Küçük Menderes, Büyük Menderes ve Gediz Havzalarının da dahil olduğu) 25 nehir havzası için kuraklık yönetim planları hazırlanmıştır. Kuraklık yönetim planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler, e Sulama alanlarının rehabilitasyonu ve modem sulama sistemlerine geçilmesi, e İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, e Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması,

Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi, e Gözlemağının geliştirilmesi, e Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması, e Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması, e Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, e Kuraklık farkındalığının artırılması ile yılda 11,6 milyar m? su tasarrufu sağlanması hedeflenmektedir.

Ayrıca "Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması" çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir.

İzmir-Manisa İl ve İlçe Merkezleri İçme Suyu Master Planı Raporu çalışmasında yaşanması muhtemel su krizine karşı İzmir ili için alternatif projeler belirlenmiştir.

İzmir Seferihisar Çamlı Barajı, İzmir Tahtalı Barajı takviyeleri (Torbalı), İzmir Buca Kaynaklar Regülatörü, Manisa Akhisar Başlamış Barajı, İzmir Bostanlı Barajı, Balıkesir Düvertepe Barajı (Simav), İzmir Menemen Değirmendere Barajı, İzmir Kemalpaşa Armutlu Barajı, İzmir Kemalpaşa Ansızca Göleti, İzmir Bergama Kabakum Barajı, İzmir Urla Göleti sırasıyla İzmir ili ve çevresinde yapılması gündemde olan projeler arasındadır.

Sarıkız ve Göksu kaynaklarındaki sondaj kuyularından İzmir ilimize düzenli olarak su verilmekte olup 2022 yılında yer altı suyu çekilerek Tahtalı Barajı'na takviye yapılması söz konusu değildir.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir