Hatay'daki maden sahalarının neden olduğu hava kirliliğine ilişkin
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 20 Eylül 2024 tarihinde 7/16414 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 62 gün sonra, 21 Kasım 2024).
Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Hatay'daki maden sahalarının neden olduğu hava kirliliğine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16414, 20 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16414-hatay-daki-maden-sahalarinin-neden-oldugu-hava-kirliligine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0a9a23c7-1a36-4b1a-b15e-01921e56cbe6
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 62 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)TEKN a, HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ " GRUP BAŞKANLIĞI
Sayı MİS A, Tarh 201.031.202, TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği (Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 99. maddesi gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 20.09.2024
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Hatay ili, hem deprem felaketinden ciddi şekilde etkilenmiş hem de bölgede faaliyet gösteren maden sahalarının neden olduğu hava kirliliği ile karşı karşıya kalmıştır.
Madenler, beton santralları, kırma-eleme tesisleri ve taşocaklarıyla kuşatılan Hatay'da depremden bu yana tam 75 projeye onay verildiği bilinmektedir. Bölge halkı birçok tesisin de izinsiz ve ruhsatsız çalıştığına dikkat çekmektedir.
Deprem sonrası geçici barınma alanlarında yaşayan depremzedeler, maden sahalarından yayılan kirli hava nedeniyle sağlık problemleriyle karşılaşmaktadır. Solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere, uzun vadede daha ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabileceği endişesi artmaktadır. Yine taş ocakları ve beton santrallerinin yaydığı toz ve içindeki asbest, silika, kurşun gibi kimyasallar, astım, akciğler kanseri gibi vaklarda artışa neden olmuştur/olmaktadır. Hava kirliliğinin kontrol altına alınması ve bölgedeki depremzedelerin sağlık koşullarının iyileştirilmesi, acil müdahale gerektiren bir durumdur.
Bu bağlamda;
SORULAR
Hatay'daki maden sahalarından yayılan kirli havanın, depremzedelerin sağlık koşulları üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili bakanlığınız tarafından bir araştırma yapılmış mıdır?
Maden sahalarından kaynaklanan hava kirliliğinin azaltılması için hangi tedbirler alınmıştır? Hava kirliliği sınır değerlerinin aşıldığı tespit edilmiş midir?
• İekiy
Depremzedelerin barındığı alanlarda, solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere artan sağlık sorunları hakkında alınan sağlık tedbirleri nelerdir?
Deprem bölgesinde hava kirliliğinin ölçülmesi ve sürekli olarak izlenmesi amacıyla bakanlığınız tarafından hava kalitesi ölçüm istasyonları kurulmuş mudur? Kurulmuşsa, bu ölçüm istasyonlarının sonuçları kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır?
Maden sahalarının deprem bölgesindeki çevre ve sağlık üzerindeki etkilerinin önlenmesi için maden çalışmalarının durdurulması gündeminizde olacak mıdır?
Bölgede özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerin bu kirli havadan korunması amacıyla alınan ek önlemler nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
SORULAR:
Hatay İli, hem deprem felaketinden ciddi şekilde etkilenmiş hem de bölgede faaliyet gösteren maden sahalarının neden olduğu hava kirliliği ile karşı karşıya kalmıştır. Madenler, beton santralları, kırma-eleme tesisleri ve taşocaklarıyla kuşatılan Hatay'da depremden bu yana tam 75 projeye onay verildiği bilinmektedir. Bölge halkı birçok tesisin de izinsiz ve ruhsatsız çalıştığına dikkat çekmektedir. Deprem sonrası geçici barınma alanlarında yaşayan depremzedeler, maden sahalarından yayılan kirli hava nedeniyle sağlık problemleriyle karşılaşmaktadır. Solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere, uzun vadede daha ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabileceği endişesi artmaktadır. Yine taş ocakları ve beton santrallerinin yaydığı toz ve içindeki asbest, silika, kurşun gibi kimyasallar; astım, akciğer kanseri gibi vakalarda artışa neden olmuştur/olmaktadır. Hava kirliliğinin kontrol altına alınması ve bölgedeki depremzedelerin sağlık koşullarının iyileştirilmesi, acil müdahale gerektiren bir durumdur. Bu bağlamda;
1. Hatay'daki maden sahalarından yayılan kirli havanın, depremzedelerin sağlık koşulları üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili bakanlığınız tarafından bir araştırma yapılmış mıdır?
2. Maden sahalarından kaynaklanan hava kirliliğinin azaltılması için hangi tedbirler alınmıştır? Hava kirliliği sınır değerlerinin aşıldığı tespit edilmiş midir?
3. Depremzedelerin barındığı alanlarda, solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere artan sağlık sorunları hakkında alınan sağlık tedbirleri nelerdir?
4. Deprem bölgesinde hava kirliliğinin ölçülmesi ve sürekli olarak izlenmesi amacıyla bakanlığınız tarafından hava kalitesi ölçüm istasyonları kurulmuş mudur? Kurulmuşsa, bu ölçüm istasyonlarının sonuçları kamuoyuyla paylaşılmakta mıdır?
5. Maden sahalarının deprem bölgesindeki çevre ve sağlık üzerindeki etkilerinin önlenmesi için maden çalışmalarının durdurulması gündeminizde olacak mıdır?
6. Bölgede özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerin bu kirli havadan korunması amacıyla alınan ek önlemler nelerdir?
CEVAP:
Söz konusu önerge; Bakanlığımızın görevleri kapsamında incelenmiştir. "Maden Ocakları, Kırma-Eleme Tesisleri, Beton Santralleri ve diğer tüm sektörler bazında yapılması planlanan projelerde; ÇED Yönetmeliğinin 16. maddesine göre, projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlığımızca yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından, yönetmeliğin EK -4'te yer alan formatına göre hazırlanan proje tanıtım dosyaları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerimize sunulmaktadır.
Bu bağlamda, ÇED yönetim sistemi üzerinden; Hatay Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne sunulan proje tanıtım dosyaları, İl Müdürlüğünün teknik personeli tarafından projenin inşaat ve işletme aşamasında; çevresel etkileri, öncelikli etkilerin belirlenmesi ve alınacak önlemler kapsamında değerlendirilmekte olup, projenin durumuna göre ÇED Gerekli Değildir veya ÇED Gereklidir Kararı verilmektedir. Ancak, verilen bu kararlar faaliyete başlanması için nihai bir izin niteliğinde olmayıp, diğer ilgili tüm kurum ve kuruluşlarında mevzuatları çerçevesinde görüş ve izinler alınmaktadır.
WAN
Dolayısıyla, ilgili tüm kurum/kuruluşlar projeleri için almış oldukları ÇED kararı/görüşü ile sadece ÇED Yönetmeliği kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmiş sayılmaktadır. Tesisler öncelikle; Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği doğrultusunda alınması gereken Geçici Faaliyet Belgesi/Çevre İzin Belgesi olmak üzere, Çevre Kanunu kapsamında tüm yükümlüklerini yerine getirmek mecburiyetindedir.
Bu kapsamda, ÇED Kararı bulunan ve diğer ilgili tüm kurumların mevzuatları çerçevesinde de gerekli izinleri alan tesisler, faaliyete başlamadan önce, meri mevzuat kapsamındaki tüm fiziki şartları yerine getirmek suretiyle; İl Müdürlüklerine başvuruda bulunması ve ilgili süreçleri takip ederek, Geçici Faaliyet Belgesi alması gerekmektedir.
Faaliyet Belgesi alan firmaların ise 6 ay içerisinde gerekli tüm ölçüm ve raporlamaları Bakanlıkça yetkilendirilmiş Laboratuvarlara yaptırarak Çevre izin başvurusunda bulunması gerekmektedir. Söz konusu süreçlerin tamamını mevzuata uygun bir şekilde yürütmeyen veya mevzuatta belirtilen fiziksel şartları sağlamayan tesislerin faaliyete başlamasına izin verilmemekle birlikte aksi durumların tespit edilmesi halinde idari işlemler uygulanmaktadır. Ek olarak gerekli izinleri alan firmaların da, çalışmaları sırasında mevzuat şartlarını ihlal ettiğinin tespit edilmesi durumunda gerekli idari işlemler uygulanmaktadır.
Hatay İlinde; 2024 yılı başından itibaren; faaliyette bulunan maden sahaları, beton santralleri, kırma-eleme tesisi ve taş ocaklarından, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu kanuna bağlı çıkarılan yönetmeliklere aykırı faaliyet gerçekleştiren 13 firmaya idari yaptırım uygulanmış olup, 3 firmaya kapatma işlemi gerçekleştirilmiştir.
Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı 24 saat ölçüm yapmaktadır. Ayrıca, vatandaşlarımız yapabilmektedirler.
Murat KURUMBakan