İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/17388 GEÇ CEVAPLANDI · 41 GÜN

MESEM'lerde iş kazasına uğrayan çocuklara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 41 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 27 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını talep ederim.

Doç. Dı Gökhan GÜNAYDIN stanbul Milletvekili CHP Grup Başkanvekili

Türkiye nüfusunun yüzde 26'sını çocuklar oluşturmaktadır. Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin çocuk nüfus oranları arasında en yüksek çocuk oranına sahip ülke Türkiye'dir. Türkiye?de çocuklar toplumun önemli bir kısmını oluşturmasına rağmen ülkemizde çocuğun hâlâ özne olarak kabul edilmemiş olduğu uygulanan politikalara ve düzenlemelere bakıldığında açıkça görülmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Eğitimde 4444-4 düzenlemesinin yanı sıra çıraklık ve stajyerlik uygulamaları gibi sayısız düzenleme, çocukların eğitimden uzaklaşmasına ve/veya işçi olarak çalışma yaşamına itilmesine neden olmuştur. Kimi tarım sektöründe ucuz işgücü ve ücretsiz aile işçisi olan çocuklarımız erken yaşta eğitim dışına itilmekte veya mevsimlik tarım işçisi olmaktadır. Bunun yanı sira eğitim adı altında yapılan düzenlemeler bizzat devlet desteği ile çocuklarımızın ucuz işgücü olması teşvik edilmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nda Aralık 2021'de yapılan değişiklikle birlikte "1 gün okul, 4 gün iş" sistemi üzerinden çocuk işçilik bizzat devlet gözetiminde hayata geçirilmektedir. MEB ile özel sektör temsilcileri arasında yapılan iş birliği kapsamında on binlerce çocuk emeği ağır sanayi başta olmak üzere birçok alanda "eğitim" adı altında kullanılmaktadır.

9 Aralık 2016'da Resmi Gazete?*de yayımlanan kararla kurulan Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) ortaöğretim kademesinde bulunan meslek okulları ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı iken ulusal basına sıkça çocuk işçilerin cinayeti ya da kazaları ile konu olmaktadır. 2023- 2024 eğitim öğretim döneminde Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalıştırılırken hayatını kaybeden çocuk işçilerden 9 Ocak 2024 günü İstanbul Esenyurt'ta, staj yaptığı fabrikada sac bükme makinesine kafası sıkışan 14 yaşındaki Arda Tonbul, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Arda'nın ölümünün üzerinden iki hafta bile geçmeden bu sefer 15 yaşındaki Erol Can Yavuz, Kütahya Yeni Sanayi Sitesi'nde staj yaptığı mobilya atölyesinde üzerine sunta blokların devrilmesi sonucu hayatını kaybetti. Yine medyaya yansıyan bir haberde Antalya'da kalfalık eğitimi sırasında vücudunun 9 80'i yanan ve aylarca tedavi gören 18 yaşındaki Beyzanur'un şikayetçi olduğu işyeri hakkında takipsizlik kararı verildiği belirtildi. Ne Arda ve Tonbul ne de Beyzanur tek değil. Onlar gibi iş kazalarında yaşamını yitiren daha birçok çocuk var. Diyarbakır'da klima montajı için götürüldüğü yerde çatıdan düşen Ömer, Konya Ereğli Şeker Fabrikası'nda çökeltme havuzuna düşerek ölen Ulaş, kaporta atölyesinde ağır yaralanarak ölen Ömer bunlardan sadece üçü. Halihazırda 1,5 milyon öğrenci burada kayıtlı staj görüyor. Mesleki Eğitim Merkezi öğrencileri haftada bir gün okulda teorik eğitim, dört gün ise işletmelerde "pratik" eğitim alıyor. Ancak uygulamada bu "pratik" eğitimin fiilen çalışma olduğu ve okuldaki bir günlük eğitimin dahi yapılmadığı biliniyor. Öğrencilerin okullarındaki kaydı devam ediyor ve kayıtlı oldukları bölümlerden mezun oluyorlar. Böylece hem öğrencilikleri devam ediyor hem de fiilen çalışmış oluyorlar.

Sonuç olarak, milyonlarca öğrenci eğitim çağındayken mesleki eğitim adı altında, eğitimden, akranlarından ve arkadaşlarından koparılıp sermayeye ucuz işgücü haline getirildi. Çocukların haftada bir gün okula gelmesi ise büyük ölçüde kağıt üzerinde bir uygulamaya dönüştü. Haftanın dört günü çalışan bir çocuğun o yorgunlukla bir gün okula gelmesi ve verimli olması çok mümkün değildir. Dahası akranlarıyla uyum sağlaması hiç mümkün değildir. Buna rağmen, kamuoyuna yansıdığı biçimde MESEM"lerin ortaokul kademesine düşürülmek istendiği ve dört ilde kurulmak istenen meslek ortaokullarıyla çocuk işçi yaşı 10-11 yaşa kadar gerilecektir. Bu uygulama ile resmi olarak verilere dahi yansıtılmayan çocuk işçi sayısı artacak, çocuklarımız artan yoksulluk ve derinleşen ekonomik kriz ile birlikte çalışmaya teşvik edilecektir. Çocuklarımızın eğitim hakkından mahrum kalması ve MESEM uygulamaları çocuk işçiliğini teşvik ederken yapılan düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi elzemdir.

Bu bağlamda,

SORULAR

  1. İlgili yasal düzenlemeler ile kaç milyon çocuk, işçi olarak çalıştırılmaktadır?

  2. Mesleki ortaokullar ile mevcut pratik derslere katılmak zorunda bırakılan öğrenci yaşının 10-11'e gerilemesine yönelik Bakanlığınızın herhangi bir pedagojik denetim ve incelemesi var mıdır?

  3. Yapılan değişikliğin ardından MESEM'lerde kaç çocuk iş kazasına uğramış ya da hayatını kaybetmiştir?

  4. İş kazaları yada meslek hastalıklarına yönelik işyerlerinde eğitim verilmekte midir?

  5. Mesleki ortaokulların kurulmak istendiği dört il neye göre belirlenmiştir ve öğrenci beklentisi kaçtır?

  6. Henüz ortaöğretim düzeyindeki MESEMlerde iş kazaları ve iş cinayetleri önlenemiyorken, Bakanlığınız hangi gerekçe(ler) ile mesleki ortaokul açmaya karar vermiştir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

Bakanlığımıza İlgi (a-b)'de kayıtlı yazıyla iletilen Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU'nun 7717227, Muş Milletvekili Sümeyye BOZ'un 7/17232, Ankara Milletvekili Semra DİNÇER'in 7/17234, İstanbul Milletvekili Namık TAN'ın 7717238, Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'in 7/17243, Mersin Milletvekili Talat DİNÇER'in 7117375, Ordu Milletvekili Mustafa ADIGÜZEL"in 7/17377, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk HÜLAKÜ'nün 7/17387 ve İstanbul Milletvekili Gökhan GÜNAYDIN'ın 7/17388 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

7117227 7147232 m2y3 | 020 ?117377 2417387

Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

Strateji Geliştirme Başkanlığı 7117388 YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kökleri Anadolu da 11. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar sanat, ticaret ve ekonomi alanlarında ışık tutan esnaf ve sanatkâr kurumu niteliğindeki Ahilik kültürüne dayanan iş yeri tabanlı mesleki eğitimi öne çıkaran bir programdır. Cumhuriyet sonrası çıraklık eğitimine ilişkin ilk yasal düzenleme 1977'de 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu ile yapılmış, 1986'da çıkarılan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile çırak, kalfa ve ustaların eğitimi ile okullarda ve işletmelerde yapılacak mesleki eğitime ilişkin esaslar belirlenmiştir. Çıraklık eğitimi, 02.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun ile zorunlu örgün ortaöğretim kapsamına alınmıştır. 1977 yılından bugüne mesleki eğitim merkezleri bir mesleki ve teknik eğitim program türü olarak uygulanmaya devam etmektedir.

Mesleki eğitim merkezi programı, örnekleri farklı ülkelerde de bulunan iş yeri tabanlı mesleki eğitim programı olarak uygulanmaktadır. Bu programda öğrenciler teorik eğitimlerini okulda pratik eğitimlerini ise işletmelerde usta öğretici gözetiminde ve koordinatör öğretmenlerin kontrolünde belirli bir program dâhilinde almaktadırlar. Mesleki eğitim merkezi programının işletmeler ile kurulmuş olan organik bağı ve iş birliği neticesinde öğrencilerin mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerinin gelişmesine büyük ölçüde olumlu etkisi olduğu değerlendirilmektedir.

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ve Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği hükümlerine göre öğrencilere mesleki eğitim yaptırmak için işyerinde usta öğretici bulunması şarttır. Öğrenciler, usta öğretici gözetiminde ve bir program dâhilinde işletmede beceri eğitimi alırlar. Öğrencilerin işletmede aldıkları beceri eğitimlerinin müfredata uygunluğu, görevlendirilen koordinatör öğretmenler tarafından düzenli olarak kontrol edilmektedir. Aynı yönetmelik hükümlerine göre il, ilçe ve okullarda kurulan işletme belirleme komisyonları beceri eğitimi yapılacak işletmelerin uygunluğunu değerlendirmektedir.

Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 138 No'lu Asgari Yaş Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesinde yer alan "Bu sözleşme, çocuklar ve gençler tarafından genel, mesleki ve teknik eğitim için okullarda ve diğer eğitim kuruluşlarında yapılan işlere veya yetkili makamın varsa ilgili işçi ve işveren örgütlerine danışarak belirlediği koşullara göre işyerlerinde en az 14 yaşındaki kişilerin yaptıkları ve esas olarak bir okul ya da bir eğitim kuruluşunun sorumlu bulunduğu bir eğitim veya öğretim kursunun, yetkili makam tarafindan onaylanmış olup büyük ölçüde veya tamamen bir işyerinde yürütülen bir eğitim programının veya eğitim veya meslek seçimini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmış bir yönlendirme ya da rehberlik programının ayrılmaz parçası olan işlere uygulanmaz. " hükmü ile asgari sözleşmenin asgari yaşa ilişkin hükümlerinin mesleki eğitimin ayrılmaz bir parçası olan işlerde uygulanmayacağını ortaya koymaktadır.

3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'nun "Denetleme ve ceza" başlıklı 41'inci maddesinde "Bu Kanun hükümlerine göre Bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının dışında kamu ve özel kurum ve kuruluşlarında yapılan aday çırak, çırak ve kalfaların eğitimi ile işletmelerde yapılan mesleki eğitim, öğrencilerin bu eğitiminden sorumlu işletmelerin bağlı olduğu oda veya birliklerin temsilcilerinin katılımı ile Bakanlıkça; iş ortamı, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlık şartları bakımından ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca denetlenir. Denetimle ilgili raporlar valiliğe verilir. Raporlarda belirtilen hususlar valilikçe değerlendirilir ve gereği yapılır." hükmü yer almaktadır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

İşletmelerin iş sağlığı ve güvenliği hususlarındaki sorumlulukları 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile birlikte ilgili diğer mevzuat hükümleri ile belirlenmiştir. İşletmelerin iş sağlığı ve güvenliği bakımından denetlenmesi 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yürütülmektedir. İş kazası yaşanan işletmelere yönelik cezai yaptırımlar konusunda Bakanlığımızın yetkisi bulunmamakta, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde ve yargı organlarınca yürütülmektedir. Mesleki Eğitim Merkezi Programı kapsamında, 03.10.2024 tarihine kadar 5'i ölümlü 31 iş kazası yaşanmıştır.

Bununla birlikte, Bakanlığımızca 02.02.2024 tarihli 95718711 sayılı ve 2024/36 No'lu Genelge ile okullarda ve işletmelerdeki iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin arttırılması, iş yerlerinin beceri eğitimi için öğrenci göndermeye uygun olup olmadığının ilgili komisyonlar tarafından yeniden kontrol edilmesi ve uygun şartları sağlamayan iş yerlerine beceri eğitimi için öğrenci gönderilmemesi talimatı verilmiştir.

1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile Milli Eğitim Bakanlığı Kurum Açma, Kapatma ve Ad Verme Yönetmeliği doğrultusunda, kaynakların etkin ve verimli kullanılmasının sağlanması amacıyla mesleki ve teknik Anadolu liseleri bünyesinde ortaokul açılmasının planlandığına ilişkin yazı valiliklere gönderilmiş; şartları taşıdığını bildiren dört ilimizdeki mesleki ve teknik Anadolu liselerimizde ortaokul açılması uygun görülmüştür.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir