Kalıcı yaz saati uygulamasına ilişkin
Kaynak göster
Adnan Şefik Çirkin (İYİ Parti), 21 Ekim 2024 tarihinde 7/18400 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 36 gün sonra, 26 Kasım 2024).
Adnan Şefik Çirkin (İYİ Parti, Hatay). “Kalıcı yaz saati uygulamasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18400, 21 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18400-kalici-yaz-saati-uygulamasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1e3767d1-f62b-4936-8932-0192b45484df
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 36 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 29 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Anayasanın 98 ve TBMM İçtüzüğünün 96. Maddesi gereğince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
N AdnaH Şefik ÇİRKİN Hatay Milletvekili
Gün ışığından daha fazla yararlanmak ve enerji tasarrufu sağlamak anacıyla saatlerin ilkbahar başlangıcında bir saat ileri, sonbaharda ise bir saat geri alınması uygulamasına 2013 yılında toplanan Bakanlar Kurulu kararı ile 27 Ekim 2013 tarihinde saatlerin bir saat geri alınması kararı son verilmiştir. Ancak gerekli görülen lüzum üzerine uygulamaya devam edilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
8 Eylül 2016 tarihinde Türkiye'de yaz saati uygulamasının her yıl, yıl boyunca uygulanmasına karar verilmiş, Danıştay, 697 sayılı yasaya göre Bakanlar Kurulunun böyle bir karar vermeye yetkisi olmadığından bahisle 14 Eylül 2017'de kararın yürütmesini durdurmuştur. 23 Ekim 2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile yaz saati uygulamasının 28 Ekim 2018'e kadar yıl boyunca devamına karar verilmişse de, 3 Ekim 2018 günü sürekli yaz saati uygulamasında kalınmasına karar verilmiştir.
Bununla birlikte; 17 Ekim 2024 tarihinde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla tüm il valiliklerine "okul ve ders saati uygulaması" konulu genelge gönderilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığınca illere gönderilen genelgede, il bazlı ders saati başlangıç saatlerini belirlemeye valiliklerin yetkili olduğu hatırlatılarak, okullardaki ders saatleri planlanırken gün doğumu ve batımı saatleri ile toplumsal şartların göz önünde bulundurulması, derslerin başlangıç ve bitiş saatlerinin eğitim ve öğretimi aksatmayacak şekilde düzenlenmesi ve öğrencilerin herhangi bir olumsuzlukla karşılaşmamaları ifade edilmiştir.
Bu doğrultuda;
SORULAR
Günuşığından daha fazla yararlanmak ve enerji tasarrufu sağlamak amacıyla kalıcı hale getirilen "Kalıcı Yaz Saati Uygulaması" ile, uygulamanın kalıcı hale getirildiği tarihten itibaren ne kadar enerji tasarrufu sağlanmıştır?
Enerji birimi ve parasal değer olarak bu tasarrufun toplam miktanıne kadardır? .
Kalıcı Yaz Saati Uygulaması kararı alınırken, sabah erken kalkarak karanlıkta işe ve/veya okula gitmek zorunda kalan vatandaşlarımızın mağdur olacağı neden dikkate alınmamıştır? | wv
Elektrik Mühendisleri Odasının, "Resmi verilere göre kalıcı yaz saati uygulamasının yapıldığı kış aylarında bir önceki yıla göre toplamda elektrik tüketiminde 7.1 milyar kilovat saatlik artış yaşanmış, uygulamanın ilk yılında kış saatine dönülmeyen 5 ayda Türkiye'nin toplam enerji tüketimi yüzde 12.6 artmıştır" hesaplaması doğru mudur? Yaz saati uygulamasının kalıcı hale getirildiği dönemden sonra sanayi elektrik tüketiminde artış ve/veya azalış oranı ne kadardır? Yaz saati uygulamasının sanayi sektörüne katkısı oldu ise, bahse konu dönemde elektrik tüketimini olumlu ölçüde etkileyecek bir büyüme yaşanmış mıdır?
Bahse konu uygulamayla sağlandığı iddia edilen enerji tasarrufu, karanlıkta yola düşen vatandaşlarımızın mağduriyetine değecek tutarda mıdır?
Milli Eğitim Bakanı tarafından tüm il valiliklerine gönderilen "okul ve ders saati uygulaması" ile ilgili genelge yayınlanmadan önce Bakanlığınızdan herhangi bir görüş istenmiş midir?
Sabah karanlıkta yola çıkmak zorunda kalan ve yine karanlıkta eve dönerek gün ışığını göremeyen vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi için Kalıcı Yaz Saati Uygulamasına son verilmesi düşünülmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
283 | 718400
Ülkemizde 2016 yılından beri uygulanmakta olan sabit saat uygulamasının ekonomik ve sosyal açıdan etkinliğinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla Bakanlığımız koordinatörlüğünde İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yürütülen çalışmada; Ülkemizin batısındaki nüfus, kentleşme, sanayileşme ve enerji yoğunluğu dikkate alındığında, Ülkemizde uygulanmakta olan saat diliminin GMT43'de sürekli bulunmasının nüfusun büyük bölümünün gün ışığından daha uzun süre faydalanmasına ve enerji verimliliğine kayda değer katkı sağladığı tespit edilmiş olup, bu çerçevede tüm yıl boyunca yaz saati uygulaması ile her mesai aralığı için karanlıkta kalınan sürenin eski saat uygulamasına göre 64 saat azaldığı ortaya konulmuştur. Yanı sıra aynı analizlerde saat değişimlerinin getirdiği kaygı, stres, depresyon gibi olumsuzlukların daha az yaşanacağı ortaya konulmuş ve bu sonuçlar doğrultusunda sabit saat uygulamasına geçilmiştir.
Sabit saat uygulamasıyla, akşam mesai ve okul çıkışlarına denk gelen karanlık zaman diliminin azaltıldığı, kış mevsimi etkisi ile gün içi aydınlık süreleri de düşünüldüğünde vatandaşlarımızın aydınlıktan daha çok fayda sağlayacağı ve havanın kararına saatlerinde önceki yıllara göre daha büyük tasarruf oranın elde edileceği görülmüştür.
Sabit saat uygulamasından önce 17:00'da gerçekleşen akşam puantı, ilerleyen saatlere doğru yayılmış ve böylelikle puantın teknik olarak yönetimi daha kolay hale gelmiştir. Yine sabit saat uygulamasının başladığı Ekim 2016 ile Mart 2024 tarihleri arasında yaklaşık 20 milyar TL karşılığı olan 11,252 milyar kWh enerji tasarrufu sağlanmış olup, elde edilen enerji tasarrufunun dönemsel dağılımı aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
, > . | Enerji Tasarrufu Sabit Saat Uygulama Dönemi (milyar kWh) 2016 Ekim-2017 Mart 1,308 2017 Ekim-2018 Mart 1,365 2018 Ekim-2019 Mart 1,345 2019 Ekim-2020 Mart 1,380 2020 Ekim-2021 Mart 1,439 2021 Ekim-2022 Mart 1,513 2022 Ekim-2023 Mart 1,406 2023 Ekim-2024 Mart 1,496 Toplam 11,252
Meteoroloji mühendisliği, elektrik mühendisliği, psikoloji, sosyoloji ve ekonomi alanlarında çalışmalar yürüten akademisyenler ile uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından hazırlanan raporun "Yönetici Özeti" kısmında aynen;
"Dünyada ve ülkemizde kıştan yaza geçiş dönemlerinde yani Mart ayının son haftası ve Ekim ayının son haftası arasında saat değiştirme politikası olarak bilinen Yaz Saati Uygulaması'nın (YSU) asıl amacı Ekim ayının son haftası ve Mart ayının son haftası aralığında Kış Saati Uygulamasının (KSU) sebep olduğu elektrik tükelim kaybının gün ışığından daha fazla yararlanarak azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Gün ışığına göre günlük sektörel planlama yapılması durumunda toplam elektrik tüketimleri önemli miktarda azaltılarak bunun sonucunda elektrik kullanımında tasarruf sağlanacaktır.
Öncelikle ilgili mevzuata bakıldığında: Ülkemizde saatlerin ayarlanmasına dair 26.12.1925 tarih ve ÇİRKİN'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN 283 | 7-18400
697 sayılı "Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun" Madde 2'de "Greenwich göre otuzuncu derecede bulunan boylam dairesi bütün Türkiye Cumhuriyeti saatleri için esas alınır. Ayrıca başlangıç ve bitiş tarihleri belirtilmek ve bir saati aşmamak şartıyla yaz saati uygulamaya Bakanlar Kurulu yetkilidir." denilmektedir. Buna ilave olarak 697 sayılı "Günün Yirmi Dört Saate Taksimine Dair Kanun"un ikinci Maddesi 06.12.1984 Tarihli ve 3097 Sayılı Kanunun birinci Maddesi ile değiştirilmiştir. Bu tarihten itibaren Türkiye'de Mart ayı sonunda saatler 1 saat ileri alınmakta; Ekim ayı sonunda da 1 saat geri alınmaktadır. Yaz Saati Uygulaması (YSU) olarak ifade edilen bu değişikliğin temelinde "Gün Işığından Daha Fazla Yararlanma" fikri yatmaktadır.
YSU ve Kış Saati Uygulaması (KSU)'nın detaylı analizi için Türkiye'nin son altı yılına git elekirik tüketimi, sıcaklık, bağıl nem ve bulutluluk verileri saatlik zaman ölçeğinde ele alınmıştır. Bütün bu veriler Türkiye iklimi ve coğrafyası hesaba katılarak analizlerde kullanılmıştır. Yaklaşık 100 milyon satırdan oluşan ve her bir satırda 53 verinin olduğu yani toplamda 500 milyon saatlik elektrik tüketim verisi, bunun yarısı kadar meteorolojik değişkenlerin saatlik verisi ve işleme katılanlar da düşünüldüğünde 1 milyar veri ile metin içerisinde detayları altbaşlıklar halinde verilen "Ana Bileşenler Çözümlemesi (ABÇ), Doğrusal Çoklu Regresyon (DÇR), Saat Değişim İndeksi (SDİ) ve Puant Değerler Analizi (PDA)" yöntemlerinin analizleri gerçekleştirilip yorumları yapılmıştır. Kısacası işlenen, yöntem ve analizlerin sonuç verileri de düşünüldüğünde toplamda yaklaşık 1 milyar veri ile araştırma sonlandırılmıştır. Bu miktarda veri yapılan araştırmanın ve elde edilen sonuçların güçlü bir dayanağını oluşturmuştur. Bu çalışmada aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. e Dünyada saat uygulamaları detaylı araştırılmış, YSU ve KSU durumlarında ülkemiz ile diğerler devletler arasında oluşan ve oluşabilecek saat farkları ortaya konulmuştur. Elde edilen önemli sonuçlardan birisi saat farklarının doğal süreçte etkisinden kaçınılamaz bir gerçeklik olduğudur. Rusya Federasyonu'nda 11 farklı zaman dilimi kullanılmakta olup doğu-batı arasındaki zaman farkı 9 saattir. Amerika Birleşik Devletleri'nde doğu-batı arasındaki zaman farkı 4 saat olup Kanada'da 5 saate çıkmaktadır. Ülkeler bu doğal zorunluluklara ve zorluklara rağmen ekonomik, siyasi ve idari işlemleri ulusal/uluslararası süreçlerle başarılı bir şekilde düzenlemektedirler. Bir anlamda ülkemize dayatılan diğer devletler ile ortak bir zaman diliminde buluşma zorunluluğu dünyada bulunmamaktadır. Güneş ışınımı ve özellikleriyle birlikte astronomik hesaplamalar ve atmosferin gün ışığına olan etkileri teorik anlamda ele alınmış ve detayları verilmiştir. KSU sürecinin başlamasıyla birlikte gün uzunluğuna bağlı olacak şekilde farklı mesai saatleri göz önünde bulundurularak illerin karanlıkta kalma saat miktarları hesaplanmış ve haritaları çizilmiştir. Bunun sonucunda gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde en uygun mesai saatlerine ait değerler ve haritalar elde edilmiştir. Bu haritalar yardımıyla yıl boyunca karanlıkta kalma saat miktarları belirlenmektedir. e Türkiye geneli veriler düşünüldüğünde 4BÇ yöntemi kullanılarak her bir değişkenin ?6 kapsama oranları belirlenmiştir. Ana bileşen elektrik tüketim verisi olup bütün veriler birlikte düşünüldüğünde toplamın temsil edilmesinde 9653, sıcaklık 9625, bağıl nem 2616 ve bulutluluk W8 oranlarında etkili olmaktadırlar. Burada sadece bir değişkene göre sonuca varmak hatalara sebebiyet vermektedir. Kullanılan elekirik ve meteorolojik değişkenlerin bütün veriyi kapsama, diğer bir ifade ile temsil haritaları elde edilmiş ve sunulmuştur. Bunlara ilave olarak elektrik tüketimi ile dış koşulları ve mevsimsel değişimleri temsil eden meteorolojik değişkenler arasındaki ilişkiler doğrusal çoklu regresyon (DÇER) analizi ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen modellerin sonucunda elektrik tüketimi ve meteorolojik değişkenler arasında yüksek oranda ilişki olduğu görülmüştür. e Ülkemizin Ege, Akdeniz Kıyıları ve Güney Doğu Anadolu'nun büyük bir kesiminde puani değerler yaz aylarına kaymış durumdadır. Buna karşın elektrik tüketiminin en yüksek olduğu Marmara Bölgesinde puant değerler hala kış aylarında gerçekleşmektedir. Puani değerler özellikle enerji planlamasında hayati öneme sahiptirler. YSU'dan KSU'ya geçiş süreçleri ve ÇİRKİN'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN 283 | 718400
KSU süresince elektrik tüketiminin puani değerleri direk etkilenmekte olduğu bu çalışma sonucunda ortaya koyulmuştur. Ayrıca elde edilen önemli sonuçlardan birisi de KSU döneminde puant değerlerin hem yükseldiği hem de gün içerisine kayarak uzadığıdır. e KSU'dan kaynaklanan ilave elekirik tüketiminin belirlenmesi için farklar temeline dayanan bir yaklaşım geliştirilmiş ve bu yaklaşım geçerliliği önce bütün illere daha sonra da özellikle KSU/YSU zamanlarında ısıtma/soğulmaya ihtiyaç duymayan illerimizin verisi kullanılarak ispatlanmıştır. Veriler yıllık olarak değerlendirildiği gibi ayrıca geneli temsil etmesi maksadıyla 6 yıllık sürecin ortalaması alınarak da hesaba katılmışlardır. Hesaplamalar yapılırken 08:00-17:00, 08:30-17:30 ve 09:00-18:00 gibi farklı mesai senaryoları düşünülmüştür. Bu analizler sonucunda KSU dan kaynaklanan ilave elektrik tüketimleri 08:00- 17:00 mesai saat aralığı düşünüldüğünde 626.068 - 2.375.061 MWh, 08:30-17:30 mesai saat aralığı düşünüldüğünde 5.788.685 - 6.323.240 MWh ve son olarak 09:00-18:00 mesai saat aralığı düşünüldüğünde ise 5.885.005- 6.450.746 MWh arasında değişmektedir. Bu değerler hesaba katılan yılların KSU sürelerinin ortalama toplam tüketimleriyle karşılaştırıldığında 268.98'e kadar çıkmakta, yıllık toplam elektrik tüketimi ile karşılaştırıldığında ise ?03.62'e kadar yükselmektedir. Bu sonuçlar farklı mesai saatleri düşünülerek ayrıca tablo halinde sunulmuştur.
Burada dikkat çekilmesi gereken diğer bir önemli nokta ise hesaplanan sonuç değerlerin tüketim verisi olmasıdır. Bir anlamda kapasite faktörlerini temsil etmekte olup kurulu güç olarak düşünüldüğünde örneğin rüzgarda en az 3, güneşte ise en az 6 katı kadar miktarda santral o kapasitesini düşünmek gerekmektedir. Örneğin güneş santrali açısından düşünüldüğünde ortalamada 3156 MW kapasitesinde kurulu gücün, rüzgar santrali açısından 1578 MW kapasitesindeki kurulu gücün üretimine denk gelmektedir.
Bu çalışmada ayrıca yıl boyunca kesintisiz YSU'ya geçilmesi alternatifinin, mevcut duruma kıyasla Türkiye'de elektrik tüketimin yol açtığı değişikliğin finansal boyutu hesaplanmıştır. Farklı mesai saatlerine göre ortalamada 1.897.135.508 TL, maksimum olarak ise 2.683.617.908 TL ekonomik kayıp oluşmaktadır.
"* İklim değişikliği gibi önem taşıyan süreçler de hesaba katıldığında KSU YSU'dan dolayı ilave elektrik tüketim değerlerinin karbon üretim karşılıkları düşünüldüğünde aslında ekonomik zararın daha yüksek olacağı aşikardır. Kısacası hesaplanan bu değerler ihtiyatlı yaklaşımın sonucu olup karbon değerleri de ilave edildiği takdirde maliyet daha yüksek olacaktır.
KSU ve YSU'nun insan psikolojisi üzerindeki etkisi detaylı incelenmiştir. Yaz/Kış Saati Uygulaması amaçları, faydaları ve zararları bakımından tüm zamanlarda tartışma konusu olmuştur. Ekonomi, enerji, politika, sağlık gibi başlıklar altında incelenen bu uygulamanın dinamikleri psikolojik ve fizyolojik açıdan da ele alınarak araştırılmıştır. Gün ışığı kullanımı, biyolojik saat, kaygı, stres, depresyon gibi yaz ve kış saati uygulamaları neticesinde olumsuz anlamda etkilendiğini düşündüğümüz bu kavramlarla ilgili çalışmaları incelediğimizde Yaz/Kış Saati Uygulamasını takip eden süreçlerde kalp rahalsızlıklarının arttığı, trafik kazalarında göze çarpan bir artış olduğu, özellikle Kış Saati Uygulamasını takiben, çalışan kesimin depresyon riskinin arttığı sonuçlarına ulaşılmıştır. e Sosyolojik açıdan, YSU-KSU'nın uygulanıp uygulanmamasında, tarihsel ekonomi-politik koşullar ve bölgesel kararların etkili olduğu, uygulamanın erken dönem gerekçelerin tarihsel ve bölgesel olarak genellenemeyeceği öne sürülmekte, bununla birlikte saat değişiminin insan ve toplum refahını ilgilendiren diğer toplumsal alanlarda olumsuz etkileri üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, günümüzde ülkelerin kendi koşulları ve verileri doğrultusunda uygulamadan vazgeçmeye ve bu durumda hangi saat diliminde kalacaklarına yine kendi koşulları ve verileri doğrultusunda karar vermeye başladıkları vurgulanmaktadır.
Somut verilere dayanan tüm hesaplamalar ve metin içerisinde görülebilecek olan detaylı o o ÇİRKİN'İN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN PM NN değerlendirmeler sonucunda KSU saat değişiklikleri ülkemize enerji tüketimi açısından herhangi bir olumlu katkı sunmamaktadır. Tam tersine elektrik tüketiminin artmasına sebebiyet verdiği proje süresince elde edilen matematiksel ve istatistiksel işlemlere dayalı sonuçlar ile ortaya konulmuştur. Bütün mesai çalışmalarında güneş ışınımından daha fazla yararlanma ilkesi esas alınmalıdır. Bunun için de YSU'nın yıl boyunca uygulanması enerji planlaması, ekonomik kazanç, sosyolojik ve psikolojik anlamda daha doğru olacaktır. YSU'nun yıl boyunca uygulanması için gerekli kanun ve mevzuatın değiştirilmesi önerisi somut sonuçlara dayalı olarak yapılmaktadır. " şeklinde ifadelere yer verilmiştir.
Bununla birlikte; sabit saat uygulamasına ilişkin olarak, Avrupa Parlamentosu 26 Mart 2019 tarihinde kabul edilen teklif ile üye ülkelere sabit saat uygulamasına geçmeyi tavsiye etmiştir.