İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/1893 GEÇ CEVAPLANDI · 93 GÜN

Ülkemizin Aarhus Sözleşmesi'ne katılımına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 93 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 98 inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96 ve 99 uncu maddelerine uygun olarak, T.C. Dışişleri Bakanlığı'na iletilmesi ve Sayın Bakan Hakan Fidan tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğinin yapılmasını arz ederim.

K pla

1992 yılında Rio'da gerçekleşen Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı'ndan itibaren insanların çevreyle ilgili bilgiye erişimi konusunda uluslararası hukuk belgelerinin sayısı ve kapsamı giderek artmıştır. Bu belgelerden, uluslararası alandaki en önemli gelişme 25.06.1998 tarihinde Danimarka'nın Aarhus Kentinde Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) tarafından imzaya açılmış olan ve 30.10.2001 tarihinde yürürlüğe giren Çevresel Konularda Bilgiye Erişim, Çevresel Karar Verme Sürecine Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru Sözleşmesi'dir. Sözleşmeye, Avrupa Birliği'ne üye ülkeler dışında 48 ülke taraf olmuştur.

Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sözleşme, insanların sağlıklı ve iyi bir çevrede yaşam haklarının korunmasına katkı sağlamak amacıyla, çevresel konularda bilgi ve belge edinme, karar vermede halkın katılımı ve yargıya erişim konularını ele alan ilk uluslararası sözleşmedir.

Aarhus Sözleşmesi;

• o Çevresel haklar ve insan hakları arasında bağlantı kurar,

• o Gelecek kuşaklara bir yükümlülük borçlu olduğumuzu kabul eder,

• Sürdürülebilir kalkınmanın ancak tüm paydaşların katılımıyla sağlanabileceğini belirler,

• Devletin hesap verebilirliği ile çevre koruma arasında bağlantı kurar ve

• Demokratik bir bağlamda halk ve kamu yetkilileri arasındaki etkileşime odaklanır.

Sözleşme yalnızca bir çevre sözleşmesi değil, aynı zamanda hükümetin hesap verebilirliği, şeffaflığı ve yanıt verebilirliği hakkında bir Sözleşmedir. Türkiye bugüne kadar Aarhus Sözleşmesini imzalamaktan kaçınmıştır.

Oysa, iklim kriziyle birlikte doğa olaylarının gitgide daha da artacağı bilim insanları tarafından öngörülürken; çevreyle ilgili iktidarın yıkıcı, geri dönülmez ve rantçı politikaları sonucu başta deprem, sel ve yangın gelmek üzere zaten riskli bir bölgede bulunan Türkiye'nin, Aarhus Sözleşmesi"ne taraf olarak, ülkemizde çevre hakkının etkili bir biçimde hayata geçirilmesi son derece önem taşımaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası 2.Kat No: F-216 Çankaya / Ankara 06543

Nitekim 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonucunda, Türkiye'nin afetler konusundaki hazırlıksızlığının bir başka boyutunun da taraf olunmamış uluslararası sözleşmeler olduğu, telafi edilemeyecek kayıplara sebebiyet verdiği çok acı bir şekilde yaşanmıştır. Bu nedenlerle yurttaşlarımızın anayasal haklarından çevreyi geliştirme, koruma ve kirlenmesini önleme ödevleri gereği,

SORULAR

  1. Türkiye'nin, yukarıda anılan sözleşmeye katılmasına yönelik bir girişim veya hazırlık var mıdır?

  2. Eğer bu yönde bir hazırlık ya da girişim yoksa, bunun nedenleri bu sözleşme açısından nelerdir?

  3. Eğer anılan sözleşmeye katılmak yönünde güncel bir hazırlık yoksa, yurttaşlarımızın, bu sözleşmeyle kazanabilecekleri çevresel bilgi edinme hakkının yerine ne gibi telafi edici seçenekler öngörülmüştür?

    İİ YY 000 ooo 000 common 00 ML Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkla İlişkiler Binası 2.Kat No: F-216 Çankaya / Ankara 06543

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Hakan Fidan, Dışişleri Bakanı ·

İlgi - 21.07.2023 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1253775 sayılı yazınız.

Bursa Milletvekili Sayın Kayıhan Pala'nın 7/1893 sayılı yazılı soru önergelerinin yanıtı ilişikte sunulmaktadır.

Saygılarımla arzederim.

Dışişleri Bakanı

Ankara / Türkiye E-posta; Telefon:

İnternet Adresi: http://www.mfa.govir E-postarali.kaskent©mfa.gov.tr YAZILI SORU ÖNERGESİNE YANIT

"Çevresel Konularda Bilgiye Erişim, Çevresel Karar Verme Sürecine Halkın Katılımı ve Yargıya Başvuru (Aarhus) Sözleşmesine göre, halkın bilgiye erişiminde, karar alma sürecine katılımında ve yargıya başvurmasında vatandaşlık, milliyet ve ikamet farkı gözetilmemekte, tüzel kişiler için de /esci/ mahalli ya da aslen faaliyet gösterdiği yer farkı aranmamaktadır (Madde 3, Paragraf 9).

Sözleşmede, karar alma sürecine ve bilgiye erişime ilişkin kapsam çok geniş tutulmuş olup, bunun istismarına engelleyici düzenlemeler açıkça belirtilmemiştir.

Sözleşmeye göre, Türkiye'de ikamet etme şartı gözetilmeksizin, herhangi bir devletin vatandaşı, henüz gerçekleştirilmemiş bir kalkınma projesiyle ilgili olabilecek bilgilerin kendisine verilmesini ya da konuya ilişkin çevresel karar alma sürecine katılmayı talep edebilecek, bu hakkın ihlali durumunda yargıya başvuru yolu açılabilecektir. Bu durum, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma yolundaki önemli projelerinin geciktirilmesi/engellenmesine zemin hazırlayabilecektir. Bu hususlar ışığında, Türkiye henüz anılan Sözleşmeye taraf olmamıştır. Öte yandan, "Bilgi Edinme Kanunu" çerçevesinde çevresel konularda bilgiye erişime yönelik gerekli düzenlemeler yapılmıştır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir