Afet riskini azaltma yönetimi kapsamında ülke genelindeki okul binalarının depreme karşı güçlendirilmesine ilişkin
Kaynak göster
Müzeyyen Şevkin (CHP), 12 Kasım 2024 tarihinde 7/19218 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 51 gün sonra, 2 Ocak 2025).
Müzeyyen Şevkin (CHP, Adana). “Afet riskini azaltma yönetimi kapsamında ülke genelindeki okul binalarının depreme karşı güçlendirilmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/19218, 12 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-19218-afet-riskini-azaltma-yonetimi-kapsaminda-ulke-genelindeki-okul-binalarinin-depreme-karsi-g (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7ec6d1ed-3fca-4dee-9a69-019325aae189
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 51 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin tarafından yazılı olarak yanıtlandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Dr/ Müzeyyen ŞEVKİN C Adana Milletvekili
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1989 yılında aldığı bir kararla 13 Ekim tarihi "Uluslararası Afet Riskini Azaltma Günü (IDDRR)" olarak belirlenmiş olup her yıl farklı bir tema ekseninde afet risk azaltma yönetimine dikkat çekilmektedir. BM Afet Risk Azaltma Ofisi tarafından 2024 yılının teması olarak "Afetsiz bir gelecek için gençleri koruma ve güçlendirmede eğitimin rolü" olarak belirlenmiştir. Bu tema doğrultusunda gerçekleştirilen 2024 yılı etkinliklerinde çocuklar ve gençlerin okullarında güvende olma hakkına sahip olduğu vurgulanarak güvenli okullar ve eğitim tesisleri aracılığıyla çocukların ve gençlerin afetlerden korunmasına dikkat çekilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ülkemizde başta depremler olmak üzere doğa ve teknoloji kökenli afetlere bakıldığında gençlerin ve özellikle çocukların yoğun bir şekilde etkilendiği; okul binalarının yıkıldığı; afet farkındalığının yeterince gelişmediği görülmektedir.
Yukarıdaki bilgiler ışığında;
I- Ülkemizde 6 Şubat depremleri başta olmak üzere son 25 yılda meydana gelen afetlerde yıkılan ve/veya ağır ya da orta hasar gören kaç tane özel ve kamu okul binası tespit edilmiştir? İllere ve afet türlerine göre dağılım istatistiki verileri nelerdir?
SORULAR
Ülkemizde 6 Şubat depremleri başta olmak üzere son 25 yılda meydana gelen doğa kaynaklı afetlerde kaç çocuk, genç veya öğretmen yaşamını yitirmiş veya yaralanmıştır? İllere ve afet türlerine göre dağılım istatistiki verileri nelerdir?
Ülkemizde 2024 yılı için Birleşmiş Milletler tarafından afet risk azaltma kapsamında belirlenen "Güvenli Çocuk, Güvenli Okul (#SafeChildrenSafeSchools)" ana teması kapsamında ülkemizde hangi çalışmalar yürütülmektedir? Yıkılan ve/veya güçlendirilen kamu ve özel okul ve kreş sayılarının illere göre dağılım istatistiki verileri nelerdir?
Özel okul ve kreş binalarının deprem ve diğer afetler açısından güvenlik durumları izlenmekte midir? Hangi birimler bu işle görevlidir? Bugüne kadar kaç özel okul ve kreş binası denetlenmiştir? Yapılan denetim sonuçları kamuoyu veya velilerle paylaşılmakta mıdır? Konunun paydaşı olan veliler ile bu konular paylaşılmıyor ise bunun nedenleri nelerdir?
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından 13 Ekim 2024 tarihinde Uluslararası Afet Riskini Azaltma Gününde yapılan basın açıklamasında " Okullarımızın 268.5'ini oluşturan 4159'unun yüksek ivme değerleri ile karşılaşma olasılığı bulunan alanlar üzerine inşa edildiği, yine bunların 191 'unin fay zonlarının üstünde veya 50m'lik fay sakınım bandı içerisinde yer aldığı ifade edilerek, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öncelik sırası da dikkate alınarak söz konusu okulların gözden geçirilmesi, fay sakınım bandı üzerinde olanlar ile zayıf mühendislik özelliklerine sahip, jeolojik sakıncalı alanlar üzerine inşa edilmiş okul binaların yıkılarak daha güvenli alanlara taşınması, diğer alanlarda kalan okul binaları için ise kapsamlı deprem performans analizlerinin yapılarak yeterliliklerin gözden geçirilmesi ve" AFAD Başkanlığı'nın da söz konusu okullar hakkında yapılan çalışları kamuoyu ile periyodik olarak paylaşması gerekmektedir" ifadeleri yer almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığınca bu konuda herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır? Yapılıyor ise buna ilişkin çalışmalar nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·
7119334 OX e
b) 19/11/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1532585 sayılı yazınız. 7/19uux AK SL c)21/11/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1534141 sayılı yazınız.
ç) 25/11/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1535553 sayılı yazınız. oo 7/ 967 ©£ 3 d)27/11/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1537295 sayılı yazınız. 7 / 00572.
e) 20/12/2024 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1552481 sayılı yazınız. 7j10582
7/00554
Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d-e)'de kayıtlı yazıyla iletilen Tekirdağ Milletvekili Cem AVŞAR"ın 7/16622, Adana Milletvekili Müzeyyen ŞEVKİN'in 7/19218, Bursa Milletvekili Kayıhan PALA'nın 7/19333, Trabzon Milletvekili Sibel SUİÇMEZ'in 7/19334, İstanbul Milletvekili Celal FIRAT'ın 7/19336, Antalya Milletvekili Aykut KAYA'nın 7/19448, Yalova Milletvekili Tahsin BECAN"ın 7/19637 ile Ankara Milletvekili Kürşad ZORLU"nun 7/20572, 7/20582 ve 7/20391 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek"te sunulmuştur.
MillAEğitim Bakanı
IpgdıZz OL hP MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI | EĞİTİMİN 1 1çti 5 YUZYILI Strateji Geliştirme Başkanlığı ho SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ
6 Şubat 2023 tarihli depremlerden sonra Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları kapsamında; 11 ilde yaklaşık 15.799 eğitim binasında hasar tespit çalışması yürütülmüş, bu binaların 14.1489i az hasarlı ya da hasarsız, 1.591'i orta veya üstü hasarlı olarak tespit edilmiş, 60 binanın yıkımı gerçekleştirilmiştir.
Bakanlığımıza bağlı eğitim yapıları, yapıldıkları tarihteki mevzuata uygun olarak inşa edilmiştir. Ancak doğal etkiler, afetlerden kaynaklı etkiler ve kullanımdan kaynaklı etkiler sonucu binalarda yıpranmalar meydana gelmektedir. Bazı eski yapılar, güncel mevzuatın gerektirdiği performans hedefini sağlayamamaktadır. Bununla birlikte güncel performans kriterlerini karşılayan binalar da mevcuttur.
Bakanlığımızca, 2000 yılı öncesinde (özellikle 1998 yılında çıkarılan Deprem Yönetmeliği öncesinde) yapılmış ve kullanım ömrünü doldurmamış binalarımızın tahkiklerinin yapılmasına öncelik verilmekle birlikte, riskli olabileceği değerlendirilen binalarımızın deprem tahkikleri de ivedilikle yaptırılmaktadır. Yapılan tahkikler sonucu; güncel mevzuata göre deprem etkisi altında sağlaması gereken performans hedefini sağlayamayacağı teknik olarak tespit edilen binalarımızdan güçlendirilmesi teknik ve ekonomik açıdan uygun olanlar boşaltılarak güçlendirilmekte, güçlendirilmesi teknik ve ekonomik olarak mümkün olmayanlar ise boşaltılarak yıkılmakta ve yenisi yapılmaktadır.
Eğitim binalarımız, 2018 yılında yayımlanan Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği'ne ve yürürlükteki diğer mevzuata uygun olarak güçlendirilmekte ve gerekli performans hedefine uygun hâle getirilmektedir. Gerek tahkikler, gerek güçlendirme çalışmaları, gerekse de yeniden yapım işlemleri süreklilik arz etmektedir.
L.ve II. derece deprem bölgesinde 2000 yılından önce inşa edilmiş ve acil müdahale gerektiği tespit edilen 7.201 okuldan 2.897'si için yıkım kararı verilmiş (Bu okulların 500'ü kapalı köy okuludur.), 4.304'ü için güçlendirme kararı alınmıştır.
Okulların tespiti, program dâhilinde üniversitelerden alınan teknik destekler ve müşavirlik hizmeti alımları yoluyla devam etmektedir. Yatırım Programları kapsamında deprem performans hedefini sağlamadığı için yıkılan okul binalarının yerine yenisinin yapılmasına öncelik verilmektedir.
Afetrisklerini azaltma kapsamında, Bakanlığımızın 19.03.2021 tarihli ve 2021/13 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Genelgesi gereği, her yıl 01-07 Mart Deprem Haftası'nda #ahliye tatbikatı, 13 Ekim Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü'nde diğer afet türlerine ilişkin tatbikatlar yapılmakta ve tatbikat raporları Bakanlığımız MEBBİS sistemine girilerek kayıt altına alınmaktadır. Ayrıca, 26.04.2018 tarihli ve 2018/10 sayılı Okullarda Güvenlik Önlemlerinin Alınması Genelgesi ve Bakanlığımız ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Türkiye Belediyeler Birliği arasındaki "Çocukların Eğitim Süreçlerinin Güvenliğine İlişkin Koruyucu Önleyici Hizmet ve Tedbirlerin Artırılmasına Yönelik İşbirliği Protokolü" kapsamında okullarda eğitim süreçlerinin güvenliğini sağlamak üzere çalışmalar yürütülmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliğinin "Denetim hizmetlerinin kapsamı, çeşitleri ve uygulanması" başlıklı 58 inci maddesinde "9) Bakanlık teşkilatı birimleri ile kurumların denetiminin üç yılda bir periyodik olarak yapılması esastır." hükmü bulunmaktadır.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı hey YUZYILI
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Kurumların denetimi, inceleme ve kontrolü" başlıklı 67'nci maddesinde "(1) Kurumlar, Bakanlık müfettişi Bakanlık müfettiş yardımcısı veya il milli eğitim müdürlüğünce görevlendirilen eğitim müfettişi il veya ilçe milli eğitim şube müdürü/eğitim uzmanı/araştırmacı ile diğer denetim yetkisi bulunanlarca denetlenir... (2) Özel öğretim kurumları, kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldıkları tarihten itibaren en geç 1 yıl içerisinde denetlenir. Kurumların kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı aldıktan sonraki ilk denetimleri, kurum açılışında inceleme raporu düzenleyenler tarafindan yapılamaz." hükümleri çerçevesinde Bakanlığımız Teftiş Kurulu Başkanlığı ve il milli eğitim müdürlüklerindeki eğitim müfettişleri başkanlıkları tarafından yapılan planlamalar çerçevesinde özel öğretim kurumlarının genel denetimleri yapılmaktadır.
Ayrıca konuyla ilgili olarak 01.08.2023 tarihli ve 80736733 sayılı 81 il valiliğine giden yazımızda geçen "... özel öğretim kurumları ile özel öğrenci barınma hizmeti veren kurumların açılışlarında binalarının İlgi (c) Yönetmelik ve İlgi (d) Yönetmelik gereği depreme karşı sağlam ve dayanıklı olduğuna dair teknik rapor istenmektedir. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli afetlerde yaşananlar dikkate alınarak kurum binaları ile ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerin alınmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu kapsamda, İlgi (ç) Yönetmelik hükümlerine uygun olarak inşa edilmeyen binalarda faaliyet gösteren kurum binaları ile ilgili olarak;
a) İlgi (ç) Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığına ilişkin kurumların kurucuları tarafindan İlgi (c) ve İlgi (4) Yönetmeliklere uygunluğuna ilişkin inceleme yaptırılması,
b) İnceleme sonucunda depreme karşı sağlam ve dayanıklı olmadığı tespit edilen kurumların İlgi (ç) Yönetmelik hükümlerine uygun olan binalara nakledilmesi hususunda;" hükümleri kapsamında tedbirler alınmıştır.
Psikolojik sağlamlık, "travmatik yaşam olayları karşısında bireylerin yaşadıkları riskli sürece sağlıklı bir şekilde uyum gösterebilmelerini ve etkin bir şekilde toparlanmalarını" ifade etmektedir. Bu noktada, psikolojik travmanın olası etkilerini azaltan ya da ortadan kaldıran temel unsur ise bireylerin sahip oldukları koruyucu faktörlerdir. Bu faktörler, bireylere özgü kişisel özellikler ya da olası riskler karşısında bireyin psikolojik sağlamlığını artıracak kaynakları (aile, okul, toplum) içermektedir. Travmatik yaşam olayları sonrasında psikolojik sağlamlığımızı korumak amacıyla "Travmatik Yaşam Olayları Sonrasında Okulda Psikolojik Sağlamlık" ve "Travmatik Yaşam Olayları Sonrasında Ailede Psikolojik Sağlamlık" olmak üzere 2 kitapçık, 3 broşür, 1 afiş ve 1 video/animasyon hazırlanmıştır. Okul öncesi ve ilkokul öğrencilerine yönelik salgın hastalık, kayıp, boşanma, yangın, deprem ve sel gibi zorlayıcı yaşam olaylarına ilişkin çocukların psikolojik sağlamlıklarını destekleyici ve güçlendirici 12 hikâye kitabı ile bu hikâye kitaplarının animasyonları hazırlanmıştır.
Zorlayıcı yaşam olayları ile ilgili doğal afet (deprem, yangın, sel, çığ), salgın hastalık, göç, terör, cinsel istismar, intihar ve yasın yer aldığı 10 farklı konuda kademelere özgü 40 psikoeğitim programı hazırlanmıştır. Yine bu konularda 39 broşür ve 32 öğretmen ve veli bilgilendirici sunu içeriği hazırlanmıştır. Bu programlar öğrencilerimizin normalleşme süreçlerine destek sunmak ve psikolojik iyi oluşlarını güçlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu programlar yoluyla, travma sonrası sunulan psikososyal destek ile; travmanın psikolojik ve sosyal etkisini değerlendirerek bireylerin veya grupların stres belirtilerini azaltmayı ve psikolojik dayanıklılıklarını arttırmayı, desteğin sürekliliğini sağlamak ve ani veya uzun vadeli ruh sağlığı sorunlarını önlemek hedeflenmektedir.
"Zorlayıcı Yaşam Olayları Sonrası Öğrenci Psikoeğitim Programı" travmatik olaylar sonrasında öğrencilerin tepkilerini normalleştirmek ve zorlayıcı yaşantıların etkileri konusunda MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN
.. . N YÜZYILI Strateji Geliştirme Başkanlığı MDA baş etme becerilerini güçlendirmek amacıyla hazırlanmaktadır. Üç oturum olarak hazırlanacak olan programın temaları "Stres Tepkilerinin Farkındalığı, Olumlu Başa Çıkma ve Geleceğe Yönelik İyimserlik" olmak üzere üç temel düzeyi kapsayacak şekilde oluşturulmaktadır.
Bu program yoluyla, travma sonrası sunulan psikososyal destek ile; travmanın psikolojik ve sosyal etkisini değerlendirerek öğrencilerin stres belirtilerini azaltmayı ve psikolojik dayanıklılıklarını arttırmayı, desteğin sürekliliğini sağlamak ve uzun vadeli ruh sağlığı sorunlarını önlemek hedeflenmektedir.
"Zorlayıcı Yaşam Olayları Sonrası Öğretmen Psikoeğitim Programı" öğretmenlerin travmatik bir yaşam sonrası tepkilerini normalleştirmek ve zorlayıcı yaşantıların etkileri konusunda baş etme becerilerini güçlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. 3 oturum olarak hazırlanan programda temalar "Stres Tepkilerinin Farkındalığı, Olumlu Başa Çıkma ve Geleceğe Yönelik İyimserlik" olmak üzere üç temel düzeyi kapsayacak şekilde oluşturulmuştur.
Velilerimiz için normalleşme süreçlerine destek sunmak ve psikolojik iyi oluşlarını güçlendirmek amacıyla "Zorlayıcı Yaşam Olayları Sonrası Veli Psikoeğitim Programı" hazırlanmıştır. "Zorlayıcı Yaşam Olayları Sonrası Veli Psikoeğitim Programı" travmatik olaylar sonrasında velilerin tepkilerini normalleştirmek ve zorlayıcı yaşantıların etkileri konusunda baş etme becerilerini güçlendirmek amaçlanmıştır. Üç oturum olarak hazırlanan programın temaları "Stres Tepkilerinin Farkındalığı, Olumlu Başa Çıkma ve Geleceğe Yönelik İyimserlik" olmak üzere üç temel düzeyi kapsayacak şekilde oluşturulmuştur. Bu program yoluyla, travma sonrası sunulan psikososyal destek ile; travmanın psikolojik ve sosyal etkisini değerlendirerek velilerimizin stres belirtilerini azaltmayı ve psikolojik dayanıklılıklarını arttırmayı, desteğin sürekliliğini sağlamak ve ani veya uzun vadeli ruh sağlığı sorunlarını önlemek hedeflenmektedir.
Özel eğitim ihtiyacı bulunan, süreğen rahatsızlığı oluşan ve olumsuz yaşantılar sonrasında uzuv kaybı yaşamış çocuklara yönelik de içerik hazırlanmıştır. Zorlayıcı yaşam olayları sonrasında güçleşen hayat şartları dezavantajlı gruplar için daha da sıkıntılı olmaktadır. Bu çocukların hayata adaptasyonlarını sağlamak, ruh sağlıklarını korumak, uzuvlarını işlevsel şekilde kullanabilmelerine yönelik olarak inanç geliştirmeleri, toplumsal yaşama devam etmeleri ve okul devamlarının sağlanabilmesi için bazı özel çalışmaların yapılması gerektiği düşünülmüştür. Saha deneyimleri ve gözlemler sonucunda da bu öğrencilere yönelik bu gibi çalışmalara ihtiyaç olduğu anlaşılmıştır. Travmatik yaşam olayları sonrasında tehlike ya darisk altında olmak, yaşanan olaya bir anlam verememek, olayın olumsuz etkilerinden nasıl korunacağını bilememek ve olay sonrasında ortaya çıkan farklı zorluklar karşısında belirsizlik yaşamak özellikle çocuk ve ergenlerde çeşitli travmatik stres tepkilerinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu doğrultuda özel eğitim ihtiyacı bulunan, süreğen rahatsızlığı oluşan ve olumsuz yaşantılar sonrasında uzuv kaybı yaşamış çocuklara yönelik çalışmalar yapılması önem arz etmektedir. Bu gibi zorlayıcı yaşam olayları sonrasında özel eğitim ihtiyacı bulunan, süreğen rahatsızlığı oluşan ve olumsuz yaşantılar sonrasında uzuv kaybı yaşamış çocuklardan ileri düzeyde etkilenen öğrencilerle yapılacak olan çalışmalarda kullanılmak üzere içerik hazırlanmıştır.
Dünyanın her yerinde çocuk, ergen ve yetişkinler, deprem, sel, kasırga, heyelan, yangın, savaş, göç, terör olayları, cinayet, taciz ve tecavüz, ulaşım kazaları, yanardağ patlaması, toplumsal şiddet olayları, açlık ve benzeri çok çeşitli travmatik yaşam olaylarına maruz kalmaktadır. Travmatik yaşam olayları sonrasında tehlike ya da risk altında olmak, yaşanan olaya bir anlam verememek, olayın olumsuz etkilerinden nasıl korunacağını bilememek ve olay sonrasında ortaya çıkan farklı zorluklar karşısında belirsizlik yaşamak özellikle çocuk ve
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN
. vo, " YÜZYILI Strateji Geliştirme Başkanlığı MODA ergenlerde çeşitli travmatik stres tepkilerinin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu gibi zorlayıcı yaşam olayları sonrasında ileri düzeyde etkilenen öğrencilere yönelik de "Travma Sonrası Grup Temelli Müdahale (TS-GTM)" programı hazırlanmıştır.