İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/20912 GEÇ CEVAPLANDI · 129 GÜN

Diyarbakır'da hakkında toplatma kararı verilen kitap, dergi ve gazetelere ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 13 Aralık 2024 tarihinde 7/20912 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 129 gün sonra, 21 Nisan 2025).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da hakkında toplatma kararı verilen kitap, dergi ve gazetelere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/20912, 13 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-20912-diyarbakir-da-hakkinda-toplatma-karari-verilen-kitap-dergi-ve-gazetelere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/74a9ddd9-ec66-4494-91dc-0193c51e8a16

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 129 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98*inci ve TBMM İçtüzüğünün 96. ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Son dönemde Diyarbakır'da Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER), Payiz Pirtük ve Anka Dil ve Sanat Eğitim Kooperatifi gibi kurumlara düzenlenen polis baskınları sonucunda, haklarında toplatma kararı bulunmayan çok sayıda kitap, dergi ve gazeteye el konulmuş ve ardından sulh ceza hakimlikleri tarafından toplatma kararları çıkarılmıştır. Hakimliklerin kararlarında, söz konusu eserlerde "örgüt propagandası yapıldığı", "örgütün betimleyici bir şekilde anlatıldığı" ve "örgütü özendirici ve benimsetici tarzda anlatıldığı" gibi gerekçelere yer verilmiştir. Ancak bu kararların somut bir delil veya bilimsel inceleme raporu temelinde alınıp alınmadığı, ifade ve basın özgürlüğü açısından ciddi bir tartışma konusu oluşturmaktadır.

Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, özellikle İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, ifade ve basın özgürlüğünü güvence altına almaktadır. Kitap, dergi ve gazeteler üzerindeki toplatma kararları, bu özgürlükleri ihlal etmekte ve Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerine aykırı bir durum yaratmaktadır. Toplatma kararı verilen eserlerin büyük bir kısmı, Kürt dili, kültürü, tarihi ve ekoloji gibi konulara odaklanmaktadır. Bu durum, Kürt halkının kültürel haklarını hedef alan sistematik bir baskının parçası olarak değerlendirilebilir. Toplatılma kararlarında, eserlerin içeriklerine dair somut bir değerlendirme veya bağımsız bir bilirkişi raporu sunulmamış, yalnızca genel ifadelerle karar alınmıştır. Bu durum, hukukun keyfi uygulandığı kaygılarını ve endişesini artırmaktadır. Özellikle Kürtçe ve Kürt kültürü üzerine yazılmış eserlerin hedef alınması, toplumsal barış ve demokratikleşme sürecine zarar vermektedir.

Bu bağlamda; vi.

SORULAR

  1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında haklarında toplatma kararı verilen kitap, dergi ve gazetelerin içerikleri incelenirken hangi bilimsel ve hukuki kriterler esas alınmıştır? i

  2. Toplatma kararlarının alınmasında bağımsız bir bilirkişi raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa bu raporlar kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?

  3. Toplatma kararlarının alınmasında kullanılan "örgüt propagandası" ve "örgütü özendirici tarzda anlatım" ifadeleri nasıl tanımlanmıştır? Bu tanımlar hangi bilimsel ve hukuki kriterlere dayanmaktadır?

  4. Toplatılan eserlerin yazarlarının ve yayıncılarının savunma hakları nasıl korunmuştur?

  5. Toplatma kararlarının ifade ve basın özgürlüğü ile Anayasa'nın ilgili maddelerine uygunluğu nasıl değerlendirilmektedir?

  6. Türkiye genelinde 2022, 2023 ve 2024 yıllarında toplatma kararı verilen kitap, dergi ve gazete sayısı nedir? Bu eserlerin içeriğine dair alınan kararlar hangi somut gerekçelere dayanmaktadır?

  7. Türkiye genelinde son 5 yıl içerisinde "örgüt propagandası" ve "örgütü özendirici tarzda anlatım" gerekçesiyle kaç kitap toplatılmıştır?

  8. Diyarbakır'da düzenlenen baskınlarda haklarında toplatma kararı bulunmayan eserlerin dahi el konularak toplatma kararı çıkarılmasının hukuki dayanağı nedir? Bu uygulamanın keyfi bir tutum sergilediği yönündeki eleştirilere ilişkin bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? i

  9. Toplatılan eserlerin büyük kısmının Kürt dili, kültürü ve tarihi üzerine olması, Kürt halkına ve Kürt diline yönelik bir baskı politikasının parçası olarak mı görülmelidir?

  10. Basın ve yayın özgürlüğünü güvence altına almak adına hangi adımlar atılacaktır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1555877 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20912 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Bire beliğ

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Zİ smvg - WZKÜzte - IyStBB* - SMB8BWVC ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1849-931/1361 Konu : Yazılı soru önergesi 2.4/ 2025

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/20912 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Anayasanın;

I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,

B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;

I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,

2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,

3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,

4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

H- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Adli istatistikler sanık ve suç esas alınarak derlenmektedir. Bu çerçevede, Bakanlığımızda soru önergesine konu edilen hususlarda istatistiki veri bulunmamaktadır.

MI- Diyarbakır ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 10/01/2025 ve 03/02/2025 tarihli cevaplarda; soru önergesinde bahsi geçen olaylar kapsamında yürütülen 2 farklı soruşturma dosyasının bulunduğu, soruşturma dosyalarında bir kısım şüpheli hakkında soruşturmanın devam ettiği, bir kısım sanık hakkında dosyada tefrik kararları verilerek yeni kaydedilen soruşturma numarası üzerinden kamu davaları açıldığı ve yargılamaların devam ettiği, bir kısım soruşturma dosyasında tefrik kararı verilerek yeni kaydedilen soruşturma numarası üzerinden yetkisizlik kararı verildiği, yetkisizlik kararı verilen Cumhuriyet Başsavcılığında kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği bildirilmiştir. ç

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir