Aflatoksin ve pestisit tespit edilmesi sebebiyle ülkemize iade edilen ihracat ürünlerine ilişkin
Kaynak göster
Kadim Durmaz (CHP), 25 Aralık 2024 tarihinde 7/21253 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 231 gün sonra, 13 Ağustos 2025).
Kadim Durmaz (CHP, Tokat). “Aflatoksin ve pestisit tespit edilmesi sebebiyle ülkemize iade edilen ihracat ürünlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/21253, 25 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-21253-aflatoksin-ve-pestisit-tespit-edilmesi-sebebiyle-ulkemize-iade-edilen-ihracat-urunlerine-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/f4402518-2a5e-42f2-a109-0194031d43f0
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 231 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98'inci maddesi ve TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ncı maddesi gereğince Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak yanıtlanması hususunda gereğini arz ederim. 23.12.2024 24
Kadim DURMAZ Tokat Milletvekili
Son günlerde ülkemizden, farklı Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edilen ve limitin üzerinde pestisit (tarım ilacı) kalıntısı barındıran yaş meyve ve sebzelerle, insan sağlığına zararlı aflatoksin tespit edilen kuru gıdaların, etiketleme hataları, beyan edilmeyen içerik, yabancı madde ve ambalaj sorunu olan ürünlerin Türkiye'ye geri gönderildiği haberlerini, yazılı ve görsel basında sıkça görmekteyiz.
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Çiftçilerimizin kullandıkları tarımsal ilaçların yasal miktarlarını ve ülkelerin yasal mevzuatlarını bilmemelerinden, bilinçlendirilmemelerinden ve denetim eksikliğinden kaynaklı, ihraç ettiğimiz birçok gıda maddesi ne yazık ülkemize geri gönderilmektedir.
Pestisit kalıntısı ve aflatoksin tespit edilen ürünlerin yurtdışından geri gönderilmesi hususunun önemsiz görülmesi de son derece üzücüdür.
Pestisit kullanımı halk sağlığını olumsuz etkileyen bir sorundur. Avrupa Birliği'nde yasaklı olan pestisitlerin hâlâ tarımsal üretimde kullanılması insan ve çevre sağlığı için büyük bir tehlikedir. Gıdalar ve insan sağlığı dışında hayvanlar ve doğa üzerinde de yıkıma neden olmakta, biyoçeşitliliğe zarar vermektedir. Dünya Sağlık Örgütü'nce en tehlikeli ve muhtemel kanserojen olarak sınıflandırılan pestisitler için gerekli adımlar ivedilikle atılmalı ve ülkemizde de acilen yasaklanmalıdır.
Tarım ve Orman Bakanlığı, pestisit kalıntısının tespiti için, hasat öncesi üretim alanlarında, hasat sonrasında hal giriş noktalarında, paketleme tesislerinde, toptan ve perakende satış noktalarında denetimin yapıldığını ve ihraç edilecek ürünlerin de ihracat öncesinde pestisit kontrolünden geçtiğini açıkladı.
2024 Ekim ayı başından bu yana taklit - tağşiş yaparak hileli gıda ürün üretip satan 802 firma ve işletme kamuoyuna ifşa edilerek isimleri açıklandı. Ülkemizin itibarı ve gıda ihracatımızın geleceği açısından limit üstü tarım ilacı kalıntısı tespit edilen firmaların isimleri de ivedilikle açıklanmalıdır. Bu firmaların yurtiçinde pazarladığı ürünlerde acilen denetlenmelidir. İhracattan dönen gıda ürünlerine ilişkin iade eden ülke sebebini söylerse bilinmekte, aksi durumda ihraç eden firmanın beyanı esas alınmaktadır. Bu da bir gıda güvenliği zafiyetidir.
Bu ürünlerin geri dönmesinin ardından ne yapılacağı konusunda elbette belirli prosedürler bulunmaktadır. Bu prosedürlerin uygulanıp uygulanmadığına dair bir görüntü, bilgi, belge veya tutanak kamuoyuyla paylaşılmamakta sadece sözlü beyanat olarak açıklanmaktadır. Bu durum tüketicilerin kafasında büyük şüpheye yol açmaktadır.
Ülkemizde kademeli olarak tarımsal üretimde uygulanan pestisitlerin yasaklanması ve doğa dostu tarım yöntemlerinin yaygınlaştırılması ile ancak "zehirsiz sofralar" oluşturmamız mümkündür. Tarım ve Orman Bakanlığı, halkın ve çevrenin sağlığına zarar veren tarım ürünlerinde tespit edilen pestisit, aflatoksin vb. denetimlerini düzenli bir şekilde gerçekleştirmeli ve ihraç edilen tarım ürünlerinin yurtdışından dönüşlerinin de önüne geçmelidir. Agroekolojik analizi ve sürdürülebilir tarımsal üretim dikkate alınarak mücadele edilmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
İbracat ve iç piyasa süreçlerinde gümrükten dönen ürünlerin yönetimi, birçok açıdan dikkat gerektiren bir konudur. Ticaretin şeffaflığı ve tüketici sağlığının korunması, bu denetimlerin ve düzenlemelerin başarıyla uygulanmasına bağlıdır.
Bu nedenle;
SORULAR
Vatandaşlarımız geri gönderilen ürünlerin, gerçek anlamda imha edilmediği ve ülke içinde tekrar pazara sürüldüğü konusunda büyük şüphe duymaktadır. Bakanlık, kamuoyundaki bu güvensizliği ortadan kaldırmak için neden iade edilen ürünlerin imha görüntülerini tarih, saat ve mekan vererek yayınlama ihtiyacını duymamıştır?
2021 - 2024 döneminde, hasat öncesi üretim alanları, hasat sonrası gıda işletmeleri ve ihracat öncesi olmak üzere tüm gıda zincirinde 250 bin numune alınarak analiz edildiğini, 2008-2024 döneminde ise çiftçi, pazar ve satış yeri kategorileri başta olmak üzere, toplamda 73 bin 221 bin denetim gerçekleştirildiğini açıklayan Tarım ve Orman Bakanlığı, bu analiz sonuçlarını hangi platformlarda ve hangi tarihlerde kamuoyu ile paylaşmıştır?
Farklı noktalarda yapılan bu kadar 'denetime' rağmen AB'nin Hızlı Gıda ve Yem İçin Uyarı Sistemi (RAFFS) bildirimlerinde ülkemiz neden ilk sırada yer almaktadır?
Kaliteli olarak ifade edilen fakat limit üstü pestisit içeren bu tarım ürünlerinin RASFF hızlı test sisteminin kontrolünden geçeceğini bildiği halde bunların üretimine ve ihracatına nasıl izin verilmiştir?
Bununla ilgili tarım il müdürlükleri niçin ciddi anlamda gerekli kontrol ve önlemlere başvurmamıştır?
Bu konuda sorumluluğu olan görevliler hakkında ne gibi işlemler yapılmıştır?
Bakanlık olarak, "Mevzuata uygun olmayan düzeyde pestisit kalıntısı tespiti ya da tavsiye dışı kullanım belirlenmesi halinde üretici ve gıda işletmecilerine idari yaptırım uygulanıyor" şeklindeki son açıklamanızın pratikteki uygulamaları nelerdir?
Avrupa Birliği, gıda güvenliği konusundaki sorunları hızlı bir şekilde tespit etmek ve gerekli önlemleri almak amacıyla RASFF adlı bir sistem kullanmaktadır. RASFF sistemi ülkemizde kullanılmakta mıdır?
Ürünleri iade eden ülkeden neden iade ettiğine yönelik resmi bir evrak talep edilmekte midir?
Bütün bu gıdaları inceleyip olumlu görüş veren Uluslararası akredite olmuş laboratuvarlarla ilgili bir yaptırım uyguluyor musunuz? Uygulanıyorsa bunlar nelerdir?
Yurt içinde yüksek pestisit çıkan firmalar neden taklit tağşiş listelerinde yer almamaktadır?
Yurt içi ve yurt dışında yüksek pestisit çıkan firmaların isimlerini açıklamayı düşünüyor musunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Ülkemizden 186 ülkeye 2.218 çeşit ürün ihraç edilmektedir. İhraç edilen ürün miktarlarına göre geri dönen ürün miktarları çok düşük seviyelerde olup bu oran 960,2 gibi diğer ülkelerce de kabul edilebilir derecede düşük bir orandır.
Ülkemizden ihraç edilen ve herhangi bir nedenle ülkemize geri dönen ürünlerin tamamında; öncelikle gümrükte ayniyat tespiti yapılmakta, ayniyat tespiti yapıldıktan sonra ürünler Bitki Karantinası Yönetmeliği/Türk Gıda Kodeksi/Yem Mevzuatı kapsamında 960100 bitki sağlığı ve gıda/yem güvenirliği yönünden resmi kontrollere tabi tutulmaktadır.
Yapılan resmi kontroller sonucunda, mevzuata uygun olmayan ürünlerin ülkemize girişine izin verilmemektedir.
Ülkemizde üretilen taze meyve ve sebzelerde pestisit kalıntısı denetimleri "çiftlikten sofraya gıda güvenilirliği" uluslararası yaklaşım doğrultusunda Bakanlığımız il/ilçe tarım ve orman müdürlükleri tarafından özellikle; e Hal giriş noktalarında, e Toptan ve perakende satış noktalarında ve e Taze meyve sebze paketleme işletmelerinde yapılmaktadır.
Bitkisel ürünlerde yapılan hasat sonrası yurtiçi resmi kontrol ve denetimler işletmenin taşıdığı risk esasına göre uygun sıklıkta ve gıda maddesinin taşıdığı riskle orantılı olarak hasat sonrası 28 ürün çeşidinde pestisit analizleri yapılmaktadır. Riske dayalı denetim sisteminde; kalıntı riski görülen ürünler başta olmak üzere önceki kontrollerden edinilen bilgi ve deneyimler, yurt içi üretim ve tüketim miktarları ile ihraç edilen ürünlere yönelik Avrupa Birliği (AB)'den alınan bildirimler Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi (RASSP), ortaya çıkan gelişmeler ve resmi kontrollerin sonuçlarına göre risk çarpanları belirlenmektedir.
AB üye ülkeleri tarafından AB mevzuatına göre yapılan resmi kontroller sonucunda tespit edilen olumsuzluklar, AB Komisyonuna bildirilmekte ve Komisyon tarafından yapılan nihai değerlendirme sonucu RASFF üzerinden ilan edilmektedir.
RASFF üzerinden ilan edilen bildirimler kısıtlama olmaksızın erişime açıktır. Ülkemiz menşeli ürünler hakkında da zaman zaman RASFF üzerinden bildirim alınabilmektedir. Her bir RASFF bildirimi için ayrı ayrı izlenebilirlik denetimleri gerçekleştirilmektedir. Bildirime konu ürünün birincil üreticisi tespit edilmekte ve ilgili birimlerimiz tarafından üreticiye yönelik gerekli eğitimler verilmektedir. Bakanlığımızca yapılan çalışmalar ve alınan önlemler AB Komisyona düzenli olarak iletilmektedir. Bildirim alan ihracatçı ve bildirime konu ürüne yönelik resmi kontroller de artırılmaktadır.
Hasat öncesi ve sonrası piyasaya arz edilmiş taze meyve ve sebze ürünlerinde pestisit kalıntılarının kontrolüne ilişkin olarak yıllık gıda numune alma planı, bitkisel ürünler denetim programı her yıl revize edilerek uygulanmaktadır.
Bitkisel üretimde kimyasal mücadeleye alternatif yöntemlerin yaygınlaştırılması, pestisitlerin mevzuat doğrultusunda kullanılması ve etkin denetimi ile kalıntının önlenmesi amacıyla Kalıntı Eylem Planı (2022-2027) uygulamaya konulmuştur.
Yürütülen resmi denetim ve kontrollerde "Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliği'nde belirtilen maksimum kalıntı limitlerinin üzerinde pestisit kalıntısı çıkması ya da tavsiye dışı kullanımının tespit edilmesi halinde 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı
Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun'u kapsamında bitkisel ürünü üreten, paketleyen ve piyasaya arz eden işletmeciye yasal işlem uygulanmaktadır.
Ayrıca, üretim alanlarında hatalı pestisit kullanımının denetlenmesi için "Hasat Öncesi Pestisit Denetimi" yapılmaktadır. Denetim kapsamında hatalı pestisit kullandığı tespit edilen üreticilere idari para cezası, hasat geciktirme veya ürün imhası işlemleri uygulanmaktadır.
Bakanlığımızın yaptığı kontroller sonucunda sahip olduğu bilgileri kamuoyunun bilgisine sunabileceği 5996 sayılı Kanun'un 31'inci maddesinin 6'nci fıkrasında belirtilmiş olup kamuoyu duyuruları kanun ve yönetmelik ile belirlenen çerçevede sürdürülmektedir.
Bakanlığımızca ruhsatlandırılan ürünler toksikolojik, ekotoksikolojik, kalıntı, biyolojik etkinlik, fiziksel ve kimyasal özellikler, diğer ülkelerdeki ruhsat ve tavsiyeye ait bilgi ve belgeler dikkate alınarak, yapılan değerlendirme sonucunda insan, bitki ve çevre açısından uygun bulunan ürünlerdir. Yine uluslararası kuruluşlarca insan ve çevre sağlığı ve benzeri konularda riskli olduğu bilimsel çalışmalarla belirlenen aktif maddeler ülkemizde de yasaklanmaktadır. Bu kapsamda, 2009 yılından itibaren 223 aktif maddenin kullanımı sonlandırılmıştır. Bakanlığımız, riskli olduğu tespit edilen aktif maddelerle ilgili çalışmalarına devam etmektedir.
Bakanlığımızca uluslararası standartlar doğrultusunda pestisit kullanımına alternatif yöntemlerin öncelikle kullanılması, çevre dostu mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması amacıyla entegre mücadele (İPM) uygulamaları teşvik ve tavsiye edilmekte, eğitim, proje ve kontrol faaliyetleri yürütülmektedir. Pestisit kullanımına alternatif yöntemlerden biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerini kullanan üreticilere destekleme ödemesi yapılmaktadır.
Bakanlığımız tarafından ülkemizde gereksiz ve hatalı ilaç kullanımı ve zirai ilaç kalıntısının önlenerek doğal dengenin korunmasıyla sürdürülebilir tarım konularında farkındalık oluşturmak ve etkin bitki sağlığı pro gramı uygulamak amacıyla eğitim ve yayım çalışmalarıyla üretim alanlarında çiftçi tarla okulu çalışmaları yapılmaktadır.
Üreticilerin tarımsal üretimde daha sağlıklı ve sürdürülebilir yöntemlere geçişi için hayvancılık, büyükbaş-küçükbaş hayvan yetiştiriciliği, hayvan refahı, sulama, gıda üretimi ve gıda hijyeni, süt ve sağım hijyeni, işletmelerde hijyen, su ürünleri, basınçlı sulama sistemleri, tasarruflu sulama sistemleri, iklim değişikliği, meyvecilik, sebzecilik, seracılık, arıcılık, tarla bitkileri, tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği, süs bitkileri, ev ekonomisi, mekanizasyon, bitkisel üretim, sürü yönetimi elemanı, mantar yetiştiriciliği, iyi tarım-organik tarım uygulamaları, bitki zararlıları ile mücadele, süt hijyeni, besi yetiştiriciliği, çayır mera yem bitkileri, aile işletmeciliği vb. 450 konuda eğitim, yayım, bilgilendirme ve farkındalık faaliyetleri yapılmaktadır.
Bu faaliyetler tarla günleri, demonstrasyon, çiftçi toplantıları, çiftçi kursları, sergiler, fuarlar, teşvik müsabakaları, canlı yayınlar, haber ve televizyon o programları aracılıyla gerçekleştirilmektedir.
Çiftçi eğitim ve yayım faaliyetlerine katılım üreticilerimizin gönüllülük esasına dayanmaktadır. Tarımsal faaliyet yapan çiftçilerimizin talep etmeleri halinde tarım ve hayvancılık vb. konularda her türlü eğitim ve yayım faaliyeti yapılmaktadır.
2002-2024 yılları arasında Bakanlığımızca üreticilere yönelik gerçekleştirilen 1.450.240 eğitim, yayım, bilgilendirme, bilinçlendirme ve farkındalık faaliyetlerine 27.276.240 kişi katılmıştır.
İbrahim YUMAKLIBakan