Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 24 Ocak 2025 tarihinde 7/22386 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 263 gün sonra, 14 Ekim 2025).
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/22386, 24 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-22386-kirsehir-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/274b7cca-bea3-4a0b-986d-0194a6f6faeb
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 263 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün
SORULAR
ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Nejla Demir Ağrı Milletvekili
Mehmet Nuri Aydemir, 11.01.2025 tarihinde, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan kanser nedeniyle geçirdiği ameliyattan dolayı Etlik Şehir Hastanesinde yatan kardeşi Hamdullah Aydemir'in yaşadığı sağlık sorunlarını tarafıma aktarmıştır. Beyanlarına göre; "Kardeşi Hamdullah Aydemir'in 40 yaşında olduğunu, 20153 yılı Şubat ayında tutuklandığını ve ay yıl 2015 Kasım ayında kendilerinden uzak olan bir hapishane olan Samsun/Bafra T Tipi Kapalı Hapishanesine gönderildiğini, 2020 yılında da Bafra T tipi kapalı Hapishanesinden Diyarbakır 1 Nolu T Tipine götürüldüğünü ve yolda bir gece Elazığ I Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde kaldığını, burada darp edildiğini ve kaburgalarının kırıldığını; Diyarbakır Cezaevinde iken defalarca idrar yollarından şikayetçi olduğunu dile getirmesine rağmen doktora götürülmediğini, kardeşinin 2023 yılı mart ayında Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edildiğini ve burada mesane tümörü nedeniyle ameliyat olduğunu; Elazığ'da Hastanede yatarken Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesine sevk edildiğini, burada da kanser hastalığı için defalarca kendisi ve avukat aracılığıyla müracaat edildiği halde hastaneye götürülmediğini; 20 Haziran 2023 tarihinde Kayseri Erciyes Üniversitesi Hastanesine götürüldüğünü ve burada da bir kapalı ameliyat daha gerçekleştirildiğini, Kayseri'de "Bu hastanenin yetersiz olduğu ve Ankara'da açık ameliyat gerektiği" söylenip Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesine geri gönderildiğini, Kırşehir'de iken Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini ve burada yapılan muayeneler sonucunda durum bildirir raporu hazırlandığını, bu raporda "Mesane tümörü nedeniyle Tur-m (kapalı mesane tümörü ameliyatı) yapılmış ancak tümör temizlenmemiş patolojide yüksek dereceli tümör saptanan hastaya radikal sistektomi (mesane ve prostatın açık cerrahi ile alımı) ameliyatı önerilmiş, bu cerrahi ve cerrahi sonrası iyileşme dönemi uzun sürmektedir, cezaevi şartlarında hastanın ameliyat olması ve bakımı sürdürmesi oldukça zordur, hastanın yapılacak olan cerrahi operasyon ve cerrahi sonrası iyileşme döneminin uzun sürmesi nedeniyle hakkında adli ıp kurumunca karar verilmesi uygundur " yazıldığını; daha sonraki süreçlerde ağız içi arama dayatmalarından dolayı hastaneye gidemediğini; 27 Aralık 2024 tarihinde Ankara Etlik Şehir Hastanesi Üroloji Bölümüne mesane kanseri teşhisi ile yatışının yapıldığını, 8 Ocak 2025 'te büyük bir ameliyat geçirdiğini ve ameliyattan sonra yoğun bakıma alındığını, daha sonra Üroloji bölümü servisine alındığını, doktor tarafindan "10-15 gün kadar hastanede yatacağının" söylendiğini ve şu anda sıvı ile beslendiğini, mesane için ayrıca torba takılacağını, hastaneye yatış yapıldığından bu yana yalnızca bir kere ameliyattan önce görülmesine izin verildiğini ve başkaca görme taleplerine izin verilmediğini, kardeşi için verilen daha önceki raporlarda da görüleceği üzere ameliyatının iyileşme sürecinin uzun olacağının ve hapishanede de bu iyileşme sürecinin zorluğu olacağının belirtildiğini, tüm bu nedenlerden dolayı hastaneden taburcu edildikten sonra hapishaneye götürülmesinin yaşama açısından risk teşkil edeceğinden acil olarak tahliye edilmesini talep ettiklerini" belirterek genel olarak kardeşi Hamdullah Aydemir'in durumunu ve sağlık sorunları ile ilgili süreç hakkında bilgileri aktarmıştır.
Anayasanın "sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinin ilgili fıkraları "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir." şeklindedir. Yine Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevleri Kuralları Hakkında Rec (2006) 2 Sayılı Kararınca, özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese insan haklarının gerektiği gibi saygılı davranılması ile hükümlü mahpuslara uygulanan rejimin hapsedilmenin doğasında var olan sıkıntıyı daha da ağırlaştırmaması gerekmektedir. Devlet, özgürlüğünden yoksun bıraktığı bireye, suçu her ne olursa olsun, gerekli tıbbi tedavi ile ilaçları sağlamak yükümlülüğü altında olduğu gibi, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını koruyup iyileştirmelidir; aksi durumda sorumluluğu doğmaktadır.
Tutuklu veya hükümlülerin sağlık hakkının ihlali insan onuruyla bağdaşmadığı gibi aynı zamanda kötü muamele olup suç teşkil etmektedir. (İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi m. 25, Birleşmiş Milletler (BM) Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi m. 12, Avrupa Sosyal Şartı m. Li, Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi m. 35, Anayasa m. 56, Ceza İnfaz
Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 71., 78-
81, Hasta Hakları Yönetmeliği md. 5/a, Hekimlik Meslek Etiği Kuralları md. 7., 33., 34,, 39, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında 2 Sayılı Tavsiye Kararı'nın "Sağlık" başlıklı 3. Bölümünde ve Tutuklulara Uygulanacak Asgari Kurallara İlişkin (73) 5 Sayılı karar, Mahpusların Islahı İçin Asgari Standart Kuralların "Sağlık hizmetleri" başlıklı 22. maddesi)
Mülga Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 4. Maddesine göre, "Kurumlarda hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddi ve manevi koşullar altında çektirilir." 5. Maddesine göre ise "Kurumlarda, hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz."
Birleşmiş Milletler Hapistekilerin Tedavisi için Standart Asgari Kurallarının 109. Maddesi (Nelson Mandela Kuralları olarak da bilinir) uyarınca, Ceza sorumluluğu bulunmadığı tespit edilen ya da daha sonra hapishanede kalmasının ağır zihinsel engeli ve/veya sağlık sorunları durumunu ağırlaştıracağı teşhisinde bulunulan kimseler, hapishanede tutulmazlar ve mümkün olur olmaz bir ruh sağlığı tesisine nakledilirler. Gerekmesi halinde, zihinsel engeli ve/veya sağlık sorunları olan diğer mahpuslar, nitelikli sağlık görevlilerinin denetiminde, uzmanlaşmış tesislerde tedavi edilebilir. Sağlık hakkının korunması kapsamında devlet, özgürlüğünden yoksun bıraktığı bireye, suçu her ne olursa olsun, gerekli tıbbi tedavi ile ilaçları sağlamak yükümlülüğü altında olduğu gibi, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığını koruyup iyileştirmelidir; aksi durumda hukuki sorumluluğu doğacaktır.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 02.01.2023 tarih ve 20/1 nolu genelgesi ile sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılması hakkında işlemler konusunda yeni kriterler getirilmiştir. Bu genelge ile mahpusların veya kanuni temsilcilerinin talebi olmaksızın Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından resen işlem başlatılabileceği düzenlenmiştir. Genelge ile mahpusun bulunduğu yerdeki tam teşekkülle devlet hastanesi sağlık kurulu raporunun Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi ve Adli Tıp Kurumu talep etmediği sürece mahpusun Adli Tıp Kurumuna gönderilmemesi istenmiştir. Genelgede Adli Tıp Kurumunun, mahpus hakkında sadece "sürekli hastalık, sakatlık ve kocama" hali bulunup bulunmadığının tespiti istenmektedir.
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 16. Maddesinde hasta hükümlü cezalarının infazı devamı hakkında düzenlemeler yapılmış olup infazın/tutuklamanın geri bırakılabileceği öngörülmüştür.
Bakanlığınız, hasta tutsakların sağlığa erişim hakkını sağlamak ve tedavi olması için hasta tutsağın yararına olacak şekilde insan onuruna yakışır hale getirmek ve ağır hasta tutsakların durumuna ilişkin çözüm üretmek yükümlülüğü altında olup ağır hasta tutsakların tahliyesini bir an önce sağlamalıdır.
Bu bağlamda;
I- Hamdullah Aydemir hakkında daha önceki raporlarda da görüleceği üzere ameliyatının iyileşme sürecinin uzun olacağının ve hapishanede de bu iyileşme sürecinin zorluğu olacağı açıkça görülmektedir. Bundan dolayı hastaneden taburcu edildikten sonra hapishaneye götürülmesinin yaşama açısından risk teşkil edeceğinden acil olarak tahliye edilmesini ilişkin ailesinin talebinin kabul edilmesine ilişkin bir işlem yapılacak mıdır?
Hasta mahpuslar için başta tedavilerin kendi evinde devam etmelerini sağlamasına yönelik etkin düzenlemeler yapılacak mıdır?
Adalet Bakanlığı, ceza infaz sistemindeki mahpus haklarına yönelik iyileştirici düzenlemeler yapılacak mıdır?
İnfaz Kanunu'nun 25/1. maddesinin (1) bendindeki "Hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemez" hükmü pek çok hasta mahpusun cezaevinde yaşamını yitirmesine neden olduğundan mevzuat değişikliği için adım atacak mısınız?
Hasta mahpusların aileleriyle düzenli iletişim kurmalarını ve ziyaretlerini sağlamak adına Adalet Bakanlığı hangi adımları atacaktır?
Hasta mahpuslara adil bir hukuki süreç sağlamak ve insan haklarına uygun bir şekilde muamele etmek amacıyla Adalet Bakanlığı, infaz politikalarını güncelleme veya revize etme konusunda bir girişimde bulunacak mıdır?
Ocak 2025 tarihi itibariyle hasta tutuklu sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1573449 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Ağrı Milletvekili Nejla Demir tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22386 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden tSobİZ9 - 5WTJDYJ - PenR7FS - 5SZORK- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-218-1255/1833 4 Konu : Yazılı soru önergesi ZAR. (2025
Sayın Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/22386 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.
Il- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.
Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
INI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden HfnxNnR - /diOmâv - 31hj IM5 - BBghz4â- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
IV- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye 'Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Mevzuat Genel Müdürlüğü
10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.
V- Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 06/02/2025 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 04/04/2023 tarihinde yapılan Kuruma ilk kabul muayenesinde mesane kanseri olduğunu beyan etmesi üzerine Kurum doktoru tarafından 07/04/2023 tarihinde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, yapılan muayene ve tetkikler neticesinde adı geçenin ameliyat olması gerektiği kanaatine varılması üzerine 20/06/2023 tarihinde Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yatışının yapılarak ameliyatının gerçekleştirildiği,
Öte yandan adı geçenin birtakım rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde diğer sağlık kuruluşlarına sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Adı geçenin 27/12/2024 tarihinde mesane tümörü rahatsızlığı nedeniyle ameliyat hazırlıkları için yatışının yapılması amacıyla Ankara Etlik Şehir Hastanesine sevkinin sağlandığı ve hâlen misafir hükümlü olarak Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, rahatsızlığıyla ilgili olarak 08/01/2025 tarihinde Ankara Etlik Şehir Hastanesinde ameliyatının gerçekleştirilerek 21/01/2025 tarihinde taburcu edildiği, tedavi sürecinin hâlen devam ettiği ve genel sağlık durumunun iyi olduğu,
C) Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri neticesinde 25/10/2023 tarihinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğine dair rapor düzenlendiği,
Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden HfnxNnR - /di9mdâv - 31hj IN5 - BBghzâ- ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan