EPDK tarafından Son Kaynak Tedarik Tarifesi'nde yapılan değişikliğe ilişkin
Kaynak göster
Yüksel Arslan (Bağımsız), 11 Şubat 2025 tarihinde 7/24027 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 112 gün sonra, 3 Haziran 2025).
Yüksel Arslan (Bağımsız, Ankara). “EPDK tarafından Son Kaynak Tedarik Tarifesi'nde yapılan değişikliğe ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/24027, 11 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24027-epdk-tarafindan-son-kaynak-tedarik-tarifesi-nde-yapilan-degisiklige-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b7863b80-bb8a-4c8d-b4f4-0194f946f874
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 112 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğünün 96. Maddeleri uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. ii f
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun aldığı karar doğrultusunda, elektrikte belli bir tüketim limitinin üzerinde olan abonelerin kullanımları, devlet sübvansiyonu olmadan gerçek maliyetler üzerinden faturalandırılacaktır. Bu kapsamda konutlar için yıllık tüketim limiti 5 bin kWh, ticari aboneler için 15 bin kWh olmuştur.
Yapılan tüm araştırmalarda mevcutta bir hanenin buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon gibi elektronik eşyalarla enerji tüketimi aylık yaklaşık 230 k Wh'a denk gelmektedir. Gerçekleştirilen yeni düzenlemeyle birlikte aylık 417 kWb üzeri elektrik kullananları yüklü faturalar beklemektedir. Kış aylarında elektrikli soba vb. ile ısınan, yaz aylarında klima vb. kullanan hanelerin belirlenen sınırı aşacağı yönünde ciddi kuşkular bulunmaktadır. Bu durum, ekonomik olarak zaten zor günler geçiren vatandaşın omuzlarına yeni yüklerin getirilmesi anlamına gelmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Düzenleme öncesinde, aylık 1.047 TL fatura ödeyen bir mesken abonesi, yeni uygulama ile birlikte yaklaşık 2.016 TL ödeyerek; faturalara yansıyan "093*lük gibi bir artışla karşı karşıya kalacaktır. Aylık 600 kWh tüketimi olan ve mevcutta 1.616 TL fatura ödeyen bir abonenin - faturası ise 9080 artışla 2.903 TL'ye çıkması beklenmektedir. Benzer şekilde, aylık 1.000-kWh . tüketimi olan ve şu anda 2.860 TL ödeyen bir abone, yeni düzenleme ile 469 artışla"İ.83 9 TL fatura ödeyecektir.
Tüketicinin eşitsizliğe uğradığı ve kategorize edildiği bu düzenleme yüksek faturaların olması, enerjinin gerçek maliyetinin bilinmemesi, vatandaşın mağdur edilmesi anlamına gelmektedir.
Öngörülebilir bir faturanın olmayacağı, günlük ve aylık olarak ne ödendiğinin bilinmeyeceği kısacası vatandaşa tuzak kuran bir düzenleme yapılmıştır. Sadece haneler değil, ticari işletmeler de bu düzenlemeden doğrudan etkilenmektedir. Elektrik maliyetlerinin yükselmesi sebebiyle piyasada ciddi fiyat artışlarının ortaya çıkması da muhtemeldir. Ayrıca apartman ve sitelerin elektrik tüketimleri de bu düzenlemenin kapsamı içerisinde yer almaktadır. 30 dairesi bulunan apartmanlar ve daha fazla dairesi bulunan siteler aydınlatma, asansör vs. gibi kullanımları sebebiyle limit düzenlemesinden olumsuz etkileneceklerdir. Elektrik gibi hayati bir kalemde ayakları yere basan, ciddi ve istikrarlı bir karar alınması gerekirken aceleci ve vatandaşı mağdur etmeye yönelik bir karara imza atılmıştır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Geçmiş tüketim verilerine göre yeni düzenlemeden etkilenecek toplam abone sayısı ne kadardır?
Elektrik tüketiminde limit uygulaması kamu yararı ilkesiyle örtüşmekte midir?
Örtüşüyorsa uygulama neticesinde kamu nasıl bir yarar sağlayacaktır?
Limit sebebiyle ortaya çıkan fiyat artışlarından etkilenecek vatandaşların uğrayacağı ekonomik zarar anayasanın eşitlik ilkesiyle çelişmiyor mu?
Bu uygulama vatandaşlar arasında eşitsizlik ve kamu hizmetlerinde dengesizlik yaratmıyor mu?
Elektrik üretiminde çeşitliliği artırmak, mevcut kaynakları daha verimli kullanmak için Bakanlığınız tarafından hangi projeler yürütülmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
Küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan vatandaşlarımızın korunması ve yüksek küresel fiyatların vatandaşlarımıza olduğu gibi yansıtılmaması adına meskenlerde kullanılan elektriğe halihazırda Devletimizce düşük kademede 9056, yüksek kademede ise 9034 destek verilmektedir.
Vatandaşlarımıza sağlanan bu destekler aynı şekilde devam ediyor olmakla birlikte; mevcutta bu desteklerden istifade eden ancak geliri belli bir seviyenin üzerinde olan ve bu bağlamda herhangi bir destekleme mekanizmasına ihtiyacı bulunmayan vatandaşlarımızın desteklenmesinin uygun olmayacağı değerlendirilmiş olup, bu çerçevede tüketim miktarı 5000 kWh (aylık ortalama 417 kWh) ve üzeri olan vatandaşlarımızın bu tüketimlerinin gerçek maliyetlerini karşılamasını esas alan Son Kaynak Tedarik Tarifesi Uygulaması hayata geçirilmiştir.
Güncel verilere göre mesken abonelerinin sayısı 42,5 milyon olup, bu düzenleme sonrası tüketimi yüksek olan yaklaşık 1,2 milyon mesken abonesi (tüm mesken abonelerinin yaklaşık 963'ü) bu düzenlemeden etkilenmiş olacaktır.
Bununla birlikte ibadethaneler, muhtarlık hizmet binaları, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından kurulan geçici barınma merkezleri, iktisadi işletmeleri hariç olmak üzere dernek ve vakıf merkezleri ile bunların şubeleri, cemevleri, köylerde içme suyu temini ve dağıtımı amaçlı kullanılan tesisler, diyaliz destek ünitesi, solunum cihazı ve benzeri mahiyette yaşam destek cihazlarına bağlı olan tüketiciler, şehit aileleri ve muharip/malul gaziler ile tarımsal faaliyetler abone grubunda yer alan tüketim tesisleri, yüksek tüketimli tüketicilere uygulanan son kaynak tedarik tarifesinin dışında tutulmuştur.
Bakanlığımız, küresel bir yaklaşımla enerji ve maden kaynaklarını verimli, çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve azami yerlilikle değerlendirerek ülke refahına en yüksek katkıyı sağlama misyonu çerçevesinde hareket etmekte, bu bağlamda enerjide ithalat bağımlılığını azaltma adına yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızdan maksimum seviyede faydalanarak enerjinin kaliteli, sürekli, uygun maliyetli ve çevreye duyarlı bir şekilde vatandaşlarımızın kullanımına sunulması doğrultusunda politikalar benimsemektedir.
Yerli enerji kaynaklarımız ekonomik büyümeyi ve istihdamı desteklerken enerjide dışa bağımlılığın ve cari açığın azaltılmasına ve bu temelde ülkemizin enerji bağımsızlığına katkı sağlamakta olup, bu durum muvacehesinde Ülkemizin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yerli kaynaklarımızdan azami ölçüde faydalanılması adına oluşturulan politikalarımız doğrultusunda yerli kaynak kullanımı teşvik edilmektedir.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu gücümüz 2025 yılı Mart sonu itibarıyla 71.4 GWa ulaşmış olup, toplam kurulu gücümüzün 9660,4/'ünü yenilenebilir enerji kaynakları oluşturmaktadır. Bununla birlikte, 2020-2035 yıllarını kapsayan uzun vadeli Türkiye Ulusal Enerji Planı'na göre Ülkemizin 2035 yılında elektrik talebinin 510,5 TWh seviyesine; birincil enerji tüketiminin ise 205,3 milyon ton eşdeğer petrol (TEP) seviyesine çıkması öngörülmektedir. Bu bağlamda, yayımlanan Yenilenebilir Enerjide 2035 Yol Haritası'na göre 2024 yılı sonu itibarıyla 32,7 GW olan toplam güneş ve rüzgar kurulu gücümüzün yaklaşık 4 katına çıkarılarak 2035 yılında 120 GW seviyesine ulaştırılması hedeflenmektedir.
Ayrıca Milli Enerji ve Maden Politikası çerçevesinde yerli üretimi artırmak, enerji maliyetlerini düşürmek için deniz ve kara alanlarımızla dost ve müttefik ülkelerde petrol ve doğal gaz arama çalışmalarına devam edilmektedir. Karadeniz Sakarya sahasında ve Şırnak Gabar sahasında tarihimizin en büyük keşiflerini yaptığımız doğal gaz ve petrol rezervlerinin üretimini artırmak için çalışmalar aralıksız devam etmektedir.
Alparslşfi BAYRAKTARBakan