Silivri Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun koşullu salıvermeden yararlandırılmadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Kamuran Tanhan (DEM Parti), 19 Şubat 2025 tarihinde 7/24293 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 329 gün sonra, 14 Ocak 2026).
Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin). “Silivri Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun koşullu salıvermeden yararlandırılmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/24293, 19 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-24293-silivri-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-kosullu-salivermeden-yararlandirilmadigi-id (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/950b2244-08d4-44f4-a665-0195227e7ea4
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 329 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)m TBMM Dy HALRARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI
Sayı : (054,2.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Terin... İBLO2.1 22 - 24293
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞ"NA
Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın
98'inci İçtüzüğün 96"ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 17.02.2025 yanı
Kamuran TANHAN Mardin Milletvekili
30 yıllık cezası 11.08.2023 tarihinde dolan, 2 yıl önce koşullu salıverilmesi gerekirken keyfi ve hiçbir dayanağı olmayan idare ve gözlem kurulu kararlarıyla tahliyesi 4 kez ertelenen, kendisine prostat kanseri teşhisi konulan ve eklem romatizması, Hepatit B, kalp spazmı gibi birçok hastalığı bulunan Soydan Akay, halen Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulmaktadır.
Ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü olmamasına rağmen kanser hastası mahpus, 2018 yılının Nisan ayından beri tekli hücrede tutulmaktadır. Yine 2018 yılının Nisan ayından beri mahpusun avukat görüşmeleri "avukatları ile görüşmesinin kaydedilmesine ve görüşme esnasında konuşmaları duyacak şekilde bir görevlinin hazır bulundurulması" kararı ile kamera kaydına alınarak kısıtlanmaktadır. Mahpus, 8 yıl boyunca aynı kopyala-yapıştır şeklinde soyut gerekçelere dayandırılarak alınan kısıtlama kararlarıyla sistematik olarak hak ihlaline maruz bırakılmaktadır. Tüm bunlara rağmen cezaevi idare ve gözlem kurulunun 10.02.2025 tarihli kararı ile kanser hastası mahpusun infazı bir kez daha uzatılmıştır.
Bu bağlamda;
SORULAR
8 yıldır avukat görüşmeleri bile kamera ile kayıt altına alınarak izlenen ve yine 8 yıldır tekli hücrede tutulan, cezaevinde başka hiçbir mahpusla görüştürülmeyen Akay'ın infaz uzatma kararında mahkumiyetine esas oluşturan terör örgütünden ayrılmadığı iddiası hangi objektif kriterlere dayandırılmaktadır?
LEYLEK
Hükümlünün cezaevinde örgütle iletişime geçerek yeni bir suç işlediği iddiasıyla cezai bir soruşturma-kovuşturma açılmamışsa hükümlünün örgütten ayrılıp ayrılmadığını, infaz koruma memurları ya da idare ve gözlem kurulları neye dayanarak iddia edebilmektedir? Söz konusu Kurul buna nasıl ve hangi yetkiyle karar verebilmektedir? Soydan Akay hakkında ilgili infaz uzatma kararında istihbari bilgiye dayanılarak "Kurum içi ve kurum dışı itibari bilgiler doğrultusunda Türkiye'deki ceza infaz kurumlarında barındırılan PKK terör örgütü tutuklu hükümlülerinin sorumlusu olarak biliniyor olması" şeklinde bir iddiaya yer verilmiştir. Sadece istihbari bilgiye dayanarak tutuklama kararı bile verilemezken kanser hastası Akay'ın 30 yıl cezaevinde kaldıktan sonra böylesine bir iddiayla cezaevinde tutulması hukuki midir?
İstihbari bir bilginin idare ve gözlem kurulunca yargısal bir karar kurarcasına mahpusun üst üste infaz yakma gerekçesi olarak kullanılması hukuki midir?
Soydan Akay'ın infaz uzatılması kararında "örgüt üyeliğinden hüküm giyen hükümlüler ile mektuplaşıyor" denilmesi Anayasal hak olan haberleşme hakkının kriminalize edilmesi değil midir?
Akay'ın vasisi hakkında henüz kesinleşen bir mahkumiyet kararı dahi olmamasına rağmen örgüt üyeliğinden kovuşturma yürütüldüğü belirtilerek, cezaevinde başka hiçbir mahpusla görüştürülmeyen Akay'ın "vasisi ile görüşüyor" şeklinde gerekçe üretilmesi vicdani ve hukuki midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1591015 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/24293 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-364-2709/3837 , Konu : Yazılı soru önergesi Va 02026
Sayın Kamuran TANHAN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/24293 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
II- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinin beşinci fıkrasında; Türk Ceza Kanununun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmeler teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebileceği, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabileceği veya görüşmelerin gün ve saatlerinin sınırlandırılabileceği hükmüne yer verildiği malumlarıdır.
Mevzuat Genel Müdürlüğü
I- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük Mevzuat Genel Müdürlüğü olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
IV- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 12/05/2025 tarihinde koşullu salıverilmeden faydalanmak suretiyle tahliye edildiği,
B) Adı geçenin Kurumda barındırılmaktayken Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Devlet Hastanesi, Silivri Devlet Hastanesi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ilgili polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan