İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/25067 GEÇ CEVAPLANDI · 84 GÜN

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Çiçek Otlu (DEM Parti), 10 Mart 2025 tarihinde 7/25067 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 84 gün sonra, 2 Haziran 2025).

Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25067, 10 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25067-kadina-yonelik-siddetin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/dd00d1ca-793c-484a-aca1-019585047d28

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 84 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98. ve İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. z G , 7) fu

Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili

Erkek şiddeti nedeniyle hayatını kaybeden kadınların sayısındaki artış ciddi bir toplumsal sorun oluşturmaktadır. Kadın cinayetleri genellikle aile içi şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, yasalardaki yetersizlikler ve kabul edilen toplumsal değerlerden kaynaklanmaktadır. Kadınların eğitim almalarının engellenmesi ve ekonomik bağımsızlıklarının olmaması, aile içinde baba, erkek kardeş, eş ya da sevgili şiddetine katşı korumasız bırakmaktadır. Özellikle boşanma kararı alan kadınların yaşam hakları, yetersiz hukuki koruma ve şiddet uygulayan erkeğe verilen cezaların caydırıcı olmaması nedeniyle tehlikeye girmektedir. Medya aracılığıyla kadın cinayetlerinin çeşitli bahaneler ile normalleştirildiği de bilinmektedir. Basına yansıdığı şekilde çoğu kadın cinayeti, şüpheli ölüm ya da intihar olarak kayıtlara geçmektedir. Şüpheli ölümlere etkin soruşturma yapılmaması, çeşitli gerekçelerle cinayet işleyen erkek faillere iyi hal indirimleri, haksız tahrik gibi cezasızlık politikası uygulanması kamu vicdanını yaralamaktadır. Bunun bir örneği Pınar Gültekin davasında alınan Yargıtay kararıyla yaşanmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre; 2009 yılında 109, 2010 yılında 180, 2011 yılında 121, 2012 yılında 210, 2013 yılında 237, 2014 yılında 294, 2015 yılında 303, 2016 yılında 328, 2017 yılında 409, 2018 yılında 440, 2019 yılında 474, 2020 yılında 300, 2021 yılında 280, 2022 yılında 334, 2023 yılında 315 ve 2024 yılında 394 kadın erkek şiddeti nedeniyle katledilmiştir. Bü rakamlara şüpheli kadın ölümleri dahil değildir.

İçişleri Bakanlığı'nın resmi verilerine göre, 2022 yılında 284 kadın cinayeti, 2023 yılında 309 kadın cinayeti, 2024 yılının ilk 10 ayında ise 276 kadın cinayeti gerçekleşmiştir. 32 kadın koruma altındayken öldürülmüştür. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 2008-2022 yılları arasında toplam 4.086 kadının öldürüldüğünü açıklamıştır. Şiddet nedeniyle hayatını kaybeden kadınlar için oluşturulan dijital anıt olan anitsayac.com sitesine göre ise 2022 yılında 409, 2023 yılında 418, 2024 yılında 445 ve 2025 yılı ilk üç ayında 71 kadın şiddet nedeniyle hayatını kaybetmiştir. Türkiye, OECD ülkeleri içinde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sıralamasında birinci sırada yer almaktadır. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu tarafından yönetilen Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı'na 2022 yılında 1.103 ev içi şiddet ihbarı yapılmıştır.

2024 yılında ise toplam 3.908 çağrı alınmıştır. Türkiye genelinde bulunan 143 kadın sığınma evi ev içi şiddetten kaçan kadınlar için yeterli olmamaktadır.

Anayasa, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu tanımlamıştır. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi?ne göre herkesin yaşam hakkına, özgürlüğe ve güvenliğe sahip olması gerekmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, kadına yönelik şiddeti engellemenin devletlerin sorumluluğunda olduğunu belirtmiştir. Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, kadınların yaşam hakkının güvence altına alınması, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Uluslararası sözleşmeler, 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un hükümleri etkin uygulanmadığı görülmektedir. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 2025 Yılı Faaliyet Planında ilgili bakanlıklar ile adalete erişim ve mevzuat, koruyucu ve önleyici hizmetler, toplumsal farkındalık, veri ve istatistikler konusunda iş birliği hedeflenmektedir. Ancak kadın cinayetlerinin ve şüpheli ölümlerin sayısına bakıldığında geçmiş yılların planlarının kadına yönelik şiddetle mücadelede yetersiz kaldığı anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda;

I- Türkiye'de kadınları fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddetten korumak için

Hükümetinizin ne gibi çalışmaları vardır?

SORULAR

  1. Bakanlığınız, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 2025 Yılı Faaliyet Planı'nda belirtilen adalete erişim ve mevzuat, koruyucu ve önleyici hizmetler, toplumsal farkındalık, veri ve istatistikler konusunda etkin çalışmalar yapacak mıdır?

  2. Yasal düzenlemelere, uluslararası sözleşmelere rağmen kadın cinayetlerinin sayısı her geçen gün neden artmaktadır?

  3. Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarınızın kadın cinayetlerini engellemedeki yeterliliğine yönelik bir araştırmanız var mıdır?

  4. Kadına yönelik şiddeti ve aile içi şiddeti önlemeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi'nin tekrar uygulamaya konması için girişimleriniz var mıdır? -

  5. Kadınların can güvenliğini korumak için tedbirlerin alınması, var olan yasaların etkin bir şekilde uygulanmasının sağlaması, cezasızlık politikasına son verilmesi, kadınlara hukuki, ekonomik, psikolojik destek mekanizmalarının yaygınlaştırması için girişimleriniz olacak mıdır?

  6. Kadın cinayetlerinde indirimlerinin kaldırılması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi için Adalet Bakanlığı ile iş birliğiniz var mıdır?

  7. Kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi için toplumu bilinçlendirecek ne gibi çalışmalarınız vardır?

  8. Bakanlığınız verilerine göre son beş yılda kaç kadın öldürülmüştür? Öldürülen kaç kadının davasına Bakanlığınız müdahil olmuştur?

  9. Türkiye'de mevcut kadın sığınma evlerinin arttırılması için yasal düzenlemeler yapacak mısınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o : 13.03.2025 tarihli ve 1598252 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Çiçek OTLU tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/25067 Esas Numaralı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/25067Cevap Metni (4 Sayfa)

Telefon No:(312) 705 58 09 kz

İstanbul Milletvekili Sayın Çiçek OTLU'ya Ait 7/25067 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetle mücadele amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, tüm tarafların iş birliğinde çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir:

2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.

2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir göstergesi olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu'nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri ise Türk Ceza Kanununa eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır. Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır.

Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki çalışmaları-gelişmeleri değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 17 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak, şiddete maruz kalan ya da şiddete maruz kalma riski bulunan kişilerin başvurabileceği, danışmanlık, rehberlik ve yönlendirme hizmetleriyle, ihtiyaç duydukları konularda güçlendirici ve destekleyici hizmetleri veren ve çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 84 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde Bakanlığımıza bağlı 81 ilde 112 kadın konukevi, yerel yönetimlere bağlı 13 ilde 35 kadın konukevi, STK'lara bağlı 1 kadın konukevi ile diğer kamu kurumlarına (Göç İdaresi Başkanlığı) bağlı 2 kadın konukevi olmak üzere toplam 150 kadın konukevi hizmet vermektedir.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 423 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır.

Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerini artırmak üzere sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak AR-GE çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır. Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı 1.287 birim, Adalet Bakanlığına bağlı 171 Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ile sorumlu kurumlar ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir. Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır. Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında pilot olarak uygulanan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır. e Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek Sistemi (KADES) hayata geçirilmiştir. Aplikasyonda yer alan acil durum butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve zihniyet dönüşümünün sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır. i e Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Kurumsal Kapasitenin ve Toplumsal Farkındalığın İletişim Boyutuyla Artırılması Projesi", "Türkiye'de Depremden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "Kadın Konukevleri Hizmetlerinde İhtisaslaşmış Bir Yaklaşım: Güçlenme ve Etkin Destekle Verimli Entegrasyon Projesi (GÜVEN)" başlıklı projeler devam etmektedir.

Öte yandan, Bakanlığımız tarafından 6284 sayılı Kanunun 20/2 maddesinde yer verilen "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmü uyarınca çocuklara yönelik cinsel istismar dosyalarına katılım sağlanmaktadır. Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Takdiri indirim veya haksız tahrik indirimi uygulanan dosyalarda ise somut olaya göre ele alınarak kararlara karşı süresinde kanun yollarına başvuru yapılmakta, uygulanan indirimin kaldırılarak sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmektedir.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen o soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Haksız tahrik indirimi Türk Ceza Kanunun 29. maddesinde "Haksız bir Jiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir." şeklinde düzenlenmiş olup şartları oluşmayan ve kararda uygulanan tahrik indirimlerine karşı da kanun yoluna gidilmektedir.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, diğer bakanlıkların görev ve faaliyet alanında olduğundan değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir