Cari dengenin sürekliliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 10 Mart 2025 tarihinde 7/25498 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 121 gün sonra, 9 Temmuz 2025).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Cari dengenin sürekliliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/25498, 10 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-25498-cari-dengenin-surekliliginin-saglanmasina-yonelik-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/348752d6-97d3-4c63-b514-01958a6bd9bc
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 121 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 110 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEK tarafından'yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. ç pm TANRIKULU
Diyarbakır Milletvekili " 13 Şubat 2025 tarihinde X Hesabınızdan yaptığınız açıklamalar:
Cari açık 2024 yılında OVP hedefimizin oldukça altında 10 milyar dolar olarak gerçekleşti (milli gelire oranla yaklaşık yüzde 0,7). Cari denge bir önceki yıla kıyasla 29,9 milyar dolar, 2023 yılı Mayıs ayındaki zirveye göre 45,1 milyar dolar iyileşti. Ekonomimizin büyüdüğü ve en büyük ticaret ortağımız AB'de büyümenin zayıf seyrettiği bir dönemde cari açığın kayda değer ölçüde gerilemesine ihracatın dirençli yapısı, ithalat bağımlılığının azaltılması ve güçlü turizm gelirleri önemli katkı yapmıştır. Programımızla artan güven ve öngörülebilirlik sayesinde sermaye girişleri hızlandı, dış finansmana erişim kolaylaşırken maliyetler geriledi. 2024'te 11,7 milyar dolar net portföy girişi gerçekleşirken reel sektör ve bankaların dış borç çevirme oranları sırasıyla yüzde 144 ve yüzde 159 seviyesine yükseldi. Azalan cari açık; dış finansman
© ihtiyacının gerilemesine, rezerv birikimine ve ekonomik istikrarın güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Önümüzdeki dönemde küresel koşullardaki belirsizlikler ve ekonomik aktivitedeki canlanma ile birlikte sınırlı artmasını beklediğimiz cari açığın sürdürülebilir seviyede kalmasını öngörüyoruz. Sürdürülebilir cari denge hedefimiz doğrultusunda elde ettiğimiz kazanımları yapısal adımlarla kalıcı hale getireceğiz.
Açıklamalarınız bağlamında;
SORULAR
2024 yılında cari açık Orta Vadeli Program hedefinin oldukça altında 10 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari dengedeki bu iyileşmenin sürekliliğini sağlamak adına hangi ilave yapısal reformlar ve politika adımları planlanmaktadır?
Cari dengedeki iyileşmede etkili olan ihracatın dirençli yapısı, ithalat bağımlılığının azaltılması ve turizm gelirlerinin arttırılması hususlarinda önümüzdeki dönemde uygulanacak somut politikalar nelerdir?
2024 yılında 11,7 milyar dolar net portföy girişi yaşandığı ve reel sektör ile bankaların dış borç çevirme oranlarının yükseldiği belirtilmektedir. Bu gelişimin devamı için yurt dışı: yatırımcı girişini teşvik edecek ilave adımlar planlanmakta mıdır?
Azalan cari açık ile dış finansman ihtiyacının gerilemesi, rezerv birikimi ve ekonomik istikrarın güçlenmesi arasındaki ilişkiyi güzgünleştirmek amacıyla Merkez Bankası ve ilgili Kurumlar tarafından yeni düzenlemeler ve stratejiler öngörülmekte midir?
Küresel ekonomideki belirsizliklerin ve ekonomik aktivitedeki canlanmanın cari açığa sınırlı bir artış getireceği belirtilmektedir. Bu çerçevede, cari dengenin sürekliliğini sağlamak amacıyla hangi risk yönetim stratejileri uygulanacaktır?
İhracatın dirençli yapısının cari açığın azalmasında önemli bir faktör olduğu ifade edilmiştir. Ancak, en büyük ticaret ortağımız Avrupa Birliği'nde büyümenin zayıf olduğu bir dönemde, Türkiye'nin ihracatının nasıl bu denli güçlü kalabildiğine dair detaylı veriler nelerdir?
İthalat bağımlılığının azaltılmasına yönelik hangi somut adımlar atılmıştır? Önümüzdeki süreçte ithalat bağımlılığını daha da azaltmak için yeni stratejileriniz var mıdır?
Turizm gelirlerinin cari açık üzerindeki olumlu etkisi vurgulanmıştır. 2024 yılında turizm gelirlerinde önceki yıllara göre yaşanan artış oranı nedir ve bu artışı desteklemek için uygulanan politikalar nelerdir?
Türkiye'ye yönelik sermaye girişlerinde hızlanma yaşandığı ifade edilmektedir. Bu sermaye girişlerinin uzun vadeli ve sürdürülebilir olmasını sağlamak için hangi politika araçları kullanılmaktadır?
Reel sektör ve bankaların dış borç çevirme oranlarının yükseldiği belirtilmiştir. Bu oranlardaki artışın Türkiye ekonomisi için uzun vadeli etkileri nasıl değerlendirilmektedir?
Reel sektör ve bankaların dış borç çevirme oranlarındaki artış, borçlanma maliyetleri açısından bir risk oluşturmakta mıdır?
Küresel ekonomik koşullardaki belirsizliklerin artması durumunda, cari açığın tekrar büyümesini önlemek için hangi tedbirler alınacaktır?
Mevcut ekonomi programınızın küresel kriz senaryolarına karşı dayanıklılığı nasıl sağlanmaktadır?
Cari açığın sürdürülebilir seviyede tutulması için uygulanan politikaların uzun vadede Türkiye ekonomisine etkileri nasıl öngörülmektedir?
Sürdürülebilir cari denge hedefine ulaşmak için yeni yapısal reformlar planlanmakta mıdır; planlanmaktaysa yeni yapısal reformların ana başlıkları neler olarak öngörülmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr, M. Sezgin TANRIKULU'na ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Muf.
Mehmet ŞİMŞEK.
Bakan
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
7125498 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni
Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyümeyi destekleyen politikalar, öngörülebilir ve kurala dayalı bir çerçevede hayata geçirilmektedir. Program kapsamında yapısal dönüşümü hızlandıracak politikalara devam edilerek, ekonomimiz dış şoklara karşı daha dirençli hale getirilmekte olup makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirerek sürdürülebilir kalkınmayı temin etmek amaçlanmaktâdır. Dengeli, kapsayıcı ve sürdürülebilir yüksek büyüme ile kalıcı refah artışını sağlamak amacıyla uygulanan tüm politikalar, uluslararası rekabet gücümüzü artıran ve Türkiye'nin küresel değer zincirinde yükselmesi için önemli uygulamalardır. Yapısal reformların etkisi orta ve uzun vadede görülmesine rağmen, ülkemizde atılan yapısal politika adımları kısa vadede yatırımcı beklentileri üzerinde olumlu etkiler yaratabilmektedir. Bu durum, yatırımcı güvenini artırarak piyasaların istikrar kazanmasına katkıda bulunmaktadır. Aynı zamanda, reformların getirdiği iyileşmeler, risk primini düşürerek sermaye girişlerini teşvik etmektedir. Bu da yatırımcı iştahını artırarak ekonomik büyümeye ve finansal istikrara katkı sağlamaktadır.
Orta Vadeli Program (2025-27) kapsamında, sürdürülebilir cari denge hedefi doğrultusunda, ihracatı destekleyen, ithalat bağımlılığını azaltan ve hizmetler sektöründe bütüncül politikalar uygulanmaktadır. Bu doğrultuda, ihracatçı firmaların yeşil ve dijital dönüşümünü sağlayacak politikalar hayata geçirilecek, yeni ürün ve pazar çeşitliliğine odaklanılacak, ticaret diplomasisi araçları etkin bir şekilde kullanılacaktır. Gümrük ve ticaret işlemlerinin basitleştirilmesine yönelik uygulamalar hayata geçirilecek, ihracatçıların finansmana erişimleri güçlendirilecektir. Başta enerji ve kritik emtialar olmak üzere stratejik alanlarda yurtiçi üretimin teşvikiyle ithalata olan bağımlılığın azaltılması hedeflenmektedir. Tüketim malı ithalatının makroekonomik dengelerle uyumlu seviyelerde tutulması sağlanırken, sanayide yerlilik oranının artırılması ve katma değerli üretimin güçlendirilmesi yönünde yapısal reformlar hayata geçirilecektir. Ülkemizin hizmet ticareti alanındaki potansiyelinin daha etkin kullanılabilmesi amacıyla küresel eğilimler yakından izlenecek, turizm ve taşımacılık gibi geleneksel hizmet kalemlerinde Türkiye'nin güçlü konumu daha da pekiştirilecek, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi yeni nesil hizmet alanlarında ise ülkemizin küresel ölçekte etkin bir oyuncu haline gelmesi sağlanacaktır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
Ayrıca, yeni küresel ekonomik düzende daha güçlü bir Türkiye için Yatırım Taahhütlü Avans Kredileri (YTAK) genişletilerek yüksek teknoloji yatırımları teşvik edilmektedir. Bu kapsamda, yatırım ortamı daha cazip hale getirilerek hem mevcut yatırımcıların faaliyetlerini genişletmesi hem de yeni yabancı sermayeyi ülkemize çekerek güçlü ve sürdürülebilir ekonomik büyüme hedeflenmektedir. Bu kapsamda ülkemize uluslararası doğrudan yatırım girişlerini artırmak amacıyla Türkiye Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi (2024-28) belgesi yayımlanmıştır. Ayrıca, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile Türkiye'yi yüksek teknoloji yatırımlarının önemli bir merkezi haline getirmeyi amaçlayarak, yarı iletkenler, mobilite, yeşil enerji, ileri imalat, sağlıklı yaşam, dijital teknolojiler, haberleşme ve uzay gibi alanlarda 30 milyar dolarlık kaynak ile yatırımlar desteklenmektedir. Orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünler ihracatının toplam imalat sanayi ihracatı içerisindeki payı son 2 yılda artış göstermiş ve yüzde 41 seviyelerine çıkmıştır. Bu durum, Türkiye ihracatının teknoloji odaklı gelişiminin de sürdüğüne işaret etmektedir. Bununla birlikte, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'nin kollarından biri olan daha etkin, seçici ve hedef odaklı yeni Yatırım Teşvik Sistemi (Teşvik) 30 Mayıs 2025'te yürürlüğe girmiş olup, Teşvik sistemiyle üretim ve istihdamın artırılması, Türkiye'nin kritik ihtiyaçlarını karşılayacak, arz güvenliğini sağlayacak, dışa bağımlılığı azaltacak ve uluslararası rekabet gücünü artıracak katma değeri yüksek yatırımların özendirilmesi, yeşil ve dijital dönüşümün hızlandırılması, uluslararası doğrudan yatırımların artırılması ve bölgesel gelişmişlik farklılıklarının azaltılması amaçlanmaktadır.
Öte yandan, Avrupa Birliği (AB) pazarındaki olumsuz talep koşullarına rağmen Türkiye'nin AB'ye olan ihracatı 2024 yılında yüzde 4,1 artarak 108,5 milyar dolar seviyesine çıkmıştır. Türkiye son yıllarda ihracat pazarını çeşitlendirmeye önem vermiş, en önemli pazar olan AB'ye bağımlılığını azaltmak için Asya, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika gibi bölgelere olan ihracat payını artırmıştır. 2024 yılında Asya'ya ve Kuzey Amerika'ya yapılan ihracat sırasıyla yüzde 7,5 ve yüzde 9,4 artmıştır. Salgın ve sonrasında ihracatçıların ürün ve bölge değiştirme konusunda kazandığı esneklik ihracatta kırılganlığın azalmasına önemli katkıda bulunmuştur.
Diğer taraftan, dış kaynak girişinde uygulanan programa bağlı olarak artan öngörülebilirlik ve iyileşen beklentiler öne çıkmaktadır. 2 yıl önce 700 baz puan (967) seviyesinde bulunan risk primi, iyileşme kaydederek 300 baz puanın (903) altına düşmüştür. Makroekonomik göstergelerde bütüncül olarak gözlenen olumlu gelişmeler ve sıkı para politikası ile güçlenen finansal istikrar dış kaynak girişinin sürmesini destekleyecektir.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4