İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/2612 GEÇ CEVAPLANDI · 348 GÜN

Cezaevlerindeki hasta mahkumlara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 348 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Mahmut DİNDAR / Van Milletvekili

Türkiye cezaevlerinde, kapasite aşırı doluluk oranları, uzun süren yargılama süreçleri ve haksız tutuklamalar nedeniyle adaletsiz birçok uygulama yaşanmaktadır. Cezaevlerinde tutulan yüzbinlerce kişinin yaşam koşulları insan onuruna aykırı bir şekilde ulusal ve uluslararası mevzuatın ihlaline neden olmaktadır. Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğu ve kanuna aykırı işlemlerin olmayacağının görülmesi gereken yerlerden biri de yargılama süreçleri ve devamında infaz alanları olan cezaevleridir. Hakkında herhangi bir hüküm verilmemiş onbinlerce tutuklu çok fazla uzun sürelerle tutuklu kalmakta, hasta tutukluların sağlık hakkı kapsamındaki talepleri tam olarak yerine getirilmemekte ve bu nedenle dönem dönem yaşam kayıpları yaşanmaktadır. 2017-2022 döneminde de en az 220 kişinin cezaevlerinde yaşamını yitirdiği kamuoyuna yansımıştır. Önceki yıllarda da bu ölümlerin sistematik bir şekilde devam ettiği bilinmektedir. Alınmayan tedbirler ve verilmeyen sağlık hizmeti sonucu fiilen bir ölüm cezasına dönüşen bu durum ortaya çıkarmaktadır. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği ve İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre halen ölüm riski altında yüzlerce tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi'nin verilerine göre; mahpusların sağlık ve iletişim hakları ihlal edilmekte, çeşitli disiplin suçları ile tecrit ve izolasyona tabi tutulmaktadır. Özellikle sağlık hakkı ihlalleri hala devam etmektedir. İHD'nin hapishanelerdeki "Ağır Hasta ve Hasta Mahpus Listesi 2023 yılı verilerine göre, Türkiye hapishanelerinde halen 651'ü ağır 1.517 hasta mahpus bulunuyor.

Aralarında Hamdin Ördek (72), Necip Bulut, Cengiz Karlı, Kasım Sarıdoğan, Talip Alan, Bayraktar, Hakan Dernekçi, Beyza Sağ (21), Alparslan Aslan, Abdulhalim Kırtay, Duygu Koral (26) Divali Güzel, Sıddık Durğun (72), Abdullah Oran, Behçet Kaplan (31), Abdullah Kaynar, Bişar Yazıcı'nında bulunduğu en az 27 kişi Türkiye cezaevlerinde 2023 yılında yaşamını yitirmiştir. Cezaevlerinde hayatını kaybeden 27 kişiden 15'i şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş ve 12 kişisi de hastalığı olmasına karşın tahliye edilmemesi sonucu hayatını kaybetmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Hasta mahpusların nitelikli sağlık hizmetine erişiminin sağlanmadığı ve cezaevinde yaşamlarını yitirdiği bir cezaevi politikası sürmektedir. Ailesi, görüşçüleri ve avukatlarının kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde, beyin tümörü ameliyatı nedeniyle ağır hasta tutuklu Özge ÖZBEK için acil tahliye işlemleri gerçekleştirilmelidir. Beyin tömürü ameliyatı sonrası baş dönmesi, sürekli baş ağrısı, denge kaybı ve nöbet sorunu, yasal olarak tahliyesinin koşulları oluşmuştur. Özbek'in 10 Temmuz'da düşerek kafasını çarptığı,

, götürüldüğü hastanede beyin kanaması geçirdiği ve beyninde yeni tümörler geliştiğinin tespit edildiği, acilen ameliyat olması gerektiği kamuoyuna yansımıştır. Kişisel özbakımını tek başına yerine getiremeyeceği açık olan Özbek'in yaşam ve sağlık hakları risk altındadır.

Bu durumdaki mahpusların cezaevinde kalmasının ağır hak ihlallerine ve hatta ölüme yol açacağı bilinmelidir. Ağır hasta tutsakların cezaevi ve sağlık koşulları nedeniyle de sağlık hizmeti alamadığı bilinmektedir. Adalet Bakanlığı'nın cezaevinde yaşanan hukuk dışı koşullara son vermesi, mahpusların nitelikli sağlık hizmetinden yararlanmasını sağlaması anayasa, hukuk devleti ve uluslararası sözleşmelerin gereğidir.

Bu bağlamda:

I) Türkiye cezaevlerinde hasta olduğu sağlık raporlarla ortaya konulmuş kaç mahkum bulunmaktadır? Bunların kaçı kadın, engelli ve 65 yaş üzerindedir? Hasta mahkumlardan kaçı KHK"lidir?

SORULAR

  1. Ömrünün çoğunu cezaevinde geçirmiş ve şu an bakıma muhtaç, kanser ve benzeri ağır hastalığı olan mahpusların cezaevinde tutulmasının hukuki gerekçeleri nelerdir?

  2. İnfazının çoğunu yerine getirmiş yaklaşık 650 ağır hasta mahpusun yaşam hakkının korunması amacıyla hükmün geriye bırakılması veya diğer adli kontrol hükümleri için bakanlığın bir girişimi olacak mıdır?

  3. Avrupa Cezaevi Kurallarının "özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılmalıdır" ilkesi ağır hasta tutsaklar için geçerli midir?

  4. Ağır hasta mahpuslar 5275 sayılı yasanın 16. Maddesinin hangi şartlarını yerine getirmemektedir? Bu şartları uymasına rağmen serbest bırakılmayan ağır hasta tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır?

  5. Hasta mahpusların salıverilmesi veya tahliyesi hakkında Bakanlığınızın yapmakta olduğu bir çalışması mevcut mudur?

  6. 2017 yılından bu yana cezaevlerinde en az 247 kişinin yaşamını yitirmesi hakkında başlattığınız bir soruşturma mevcut mudur?

  7. Ağır beyin tümörü ameliyatı olan, kişisel öz bakım ihtiyaçlarını karşılayamayan ve hastalığı nedeniyle tam teşekküllü sağlık kontrolü altında tutulması gerekn Özge ÖZBEK'in cezaevi koşuları nedeniyle sağlık hizmeti alamaması, yaşam haklarının risk altına sokulması ve diğer hak ihlallerine dair yürütülen bir soruşturma mevcut mudur?

  8. Bakanlığınızın 02/01/2023 tarihli 20/1 nolu genelgesi Özge ÖZBEK hakkında uygulanmış mıdır?

  9. Ağır hasta tutsakların ölmeye yakın hastaneye gönderilmesi politikasına son verecek misiniz? 11) Türkiye cezaevlerinde 2017-2023 yılları arasında gerçekleşen ölüm sayısı kaçtır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1261134 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Mahmut Dindar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2612 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 7pMJ U15 - ofNbToW - GoFh5G6 - s28418-ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-532-70/112 Konu : Yazılı soru önergesi OO/ ST2024

Sayın Mahmut DİNDAR Van Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/2612 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

11- A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fikrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

MI A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate Die

Mevzuat Genel Müdürlüğü alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IWV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fikrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

V- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/12/2023 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün Kuruma kabul muayenesinde beyin tümörü, epilepsi ve panik atak rahatsızlıklarının bulunduğunu beyan ettiği,

Adı geçenin farklı tarihlerdeki şikâyetlerine istinaden Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve Etlik Şehir Hastanesinde muayene, tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

B) Adı geçen hakkında re'sen başlatılan infaz erteleme işlemleri neticesinde 04/10/2023 tarihinde Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu tarafından ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğine dair rapor düzenlendiği,

©) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

El ini

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir