Yıllık enflasyon verilerine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 27 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 8 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet YILMAZ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını; Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96.maddeleri gereğince saygılarımla arz ederim.
Türkiye'de Enflasyon Gerçeği: Resmi Rakamlar ve Hayat Pahalılığı Arasındaki Uçurum
Enflasyon, bir ekonominin en temel göstergelerinden biri olup, Milletin satın alma gücünü doğrudan etkileyen kritik bir faktördür. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) her ay üretici ve tüketici fiyatlarındaki değişimi açıklayarak ekonominin genel gidişatını gözler önüne seriyor. Ancak TÜİK"'in açıkladığı enflasyon oranları ile Vatandaşların hissettiği enflasyon arasındaki büyük fark, yıllardır süregelen bir tartışmanın ana unsuru olmaya devam ediyor.
Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Son açıklanan verilere göre, TÜİK Şubat 2025 enflasyonunu "039,05 olarak duyurdu. Buna göre enflasyon, bir önceki aya göre 902,27, yılbaşından itibaren 907,42 ve on iki aylık ortalamalara göre 53,83 olarak gerçekleşti. Öte yandan, bağımsız araştırma grubu ENAG, Ocak 2025 enflasyonunu 679,51 olarak hesapladı. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ise İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi'ne göre yıllık enflasyonu 050,93 olarak açıkladı.
Bu farklılıklar, enflasyon hesaplamalarında kullanılan yöntemlerin ve baz alınan ürün sepetlerinin büyük ölçüde değişkenlik göstermesinden kaynaklanıyor. Ancak bu veriler arasındaki makasın böylesine büyük olması, enflasyonun gerçek etkilerini yaşayan Vatandaşlar için ciddi soru işaretleri yaratıyor. Özellikle sabit gelirli kesimler, yani asgari ücretliler, emekliler ve memurlar, açıklanan resmi enflasyon oranlarının hayat pahalılığına tam olarak yansımadığını dile getiriyor.
Asgari Ücretli, Emekli ve Memurlar Bu Koşullarda Nasıl Geçinecek?
2025 yılı itibarıyla net asgari ücret brüt 26.005,50 TL, net 22.104,67 TL olarak belirlendi. Ancak temel tüketim ürünlerine, kiralara ve enerji maliyetlerine gelen zamlar düşünüldüğünde, bu miktarın geçim için yeterli olup olmadığı ciddi bir tartışma konusu. Enflasyonun aylık 962-3 aralığında seyrettiği bir ekonomide, yıl sonuna kadar satın alma gücünün erimeye devam edeceği açık.
• Asgari ücretli bir çalışan, kira, fatura, ulaşım ve temel gıda giderleri için ne kadar bütçe ayırabilir?
Emekliler, özellikle düşük maaş alanlar, bu enflasyon oranları karşısında hayatlarını nasıl idame ettirebilir?
Memurlar ve diğer sabit gelirli çalışanlar, maaşlarına yapılan zamların gerçek enflasyon karşısında hızla eridiği gerçeğiyle nasıl başa çıkacak?
Bu soruların yanıtlarını en yetkili ağızlardan duymak gerekir. Ancak bugüne kadar yapılan açıklamalar, çoğunlukla Milletin hissettiği gerçekleri yansıtmaktan uzak. TÜİK verileri, Devletin ekonomik planlamalarında referans alınırken, sokaktaki Vatandaşın alışverişte, fatura ödemelerinde ya da kira öderken karşılaştığı fiyat artışları bu resmi rakamların çok ötesinde.
Bu Bağlamda;
I) TÜİK"in hesapladığı enflasyon oranı ile ENAG ve İTO'nun açıkladığı oranlar arasındaki büyük farkın nedeni nedir? Bu fark, halkın hissettiği gerçek enflasyonun TÜİK verilerine yansımadığını mı gösteriyor?
SORULAR
Açıklanan resmi enflasyon oranlarına rağmen, neden temel ihtiyaç ürünlerine yapılan zamlar çok daha yüksek seviyede?
Asgari ücretin ve emekli maaşlarının belirlenmesi sürecinde, bağımsız kuruluşların enflasyon verileri neden dikkate alınmıyor?
İktidar, enflasyon karşısında alım gücünü korumak için asgari ücret ve > emekli maaşlarına yıl içinde ek düzenlemeler yapmayı düşünüyor mu?
Enflasyon rakamları gerçeği tam olarak yansıtıyor mu, yoksa kamuoyunu manipüle eden bir ekonomik iyimserlik mi yaratılmaya çalışılıyor?
Bu soruların tatmin edici bir şekilde cevaplanması, enflasyon karşısında ezilen milyonlarca insan için büyük önem taşıyor.
Ekonomik istikrarın sağlanması ve toplumun geniş kesimlerinin refah içinde yaşayabilmesi için gerçekçi politikalar üretilmeli ve uygulanmalıdır. Aksi takdirde, açıklanan her resmi veri, Vatandaşların günlük hayatındaki ekonomik sıkıntılarla daha büyük bir tezat oluşturacak ve güven krizini derinleştirecektir.
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·
Anayasanın 98 inci maddesi uyarınca Başkanlığınızca tarafıma gönderilen yazılı soru önergelerinden, Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Cumhurbaşkanlığına Bağlı Kurum ve Kuruluşların görev alanına giren konulara ilişkin önergeler cevaplandırılmaktadır.
I sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca bakanlıkların görev ve yetki alanına giren önergeler bakanlıklar tarafından cevaplandırılmaktadır.
Bu itibarla, Denizli Milletvekili Sayın Yasin ÖZTÜRK tarafından verilen 7/26141 esas numaralı yazılı soru önergesinde bahsi geçen hususlar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının görev ve yetki alanına girmektedir.
Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.
Cevdet YILMAZ Cumhurbaşkanı Yardımcısı Telefon No:(312) 525 4382
İnternet Adresi: www.tccb.gov.ir
Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı