İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/27058 GEÇ CEVAPLANDI · 93 GÜN

Ankara'nın Çubuk ilçesinde faaliyet gösteren taş ocaklarının çevresel etkilerine ilişkin

Kaynak göster

İdris Şahin (Yeni Yol), 22 Nisan 2025 tarihinde 7/27058 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 93 gün sonra, 24 Temmuz 2025).

İdris Şahin (Yeni Yol, Ankara). “Ankara'nın Çubuk ilçesinde faaliyet gösteren taş ocaklarının çevresel etkilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27058, 22 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27058-ankara-nin-cubuk-ilcesinde-faaliyet-gosteren-tas-ocaklarinin-cevresel-etkilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5993e5e3-40e2-45dd-9d0a-0196616d1a73

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 93 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96*ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Ankara İli Çubuk İlçesi'ne bağlı İkipınar, Gümüşyayla ve civar statüsünden mahalle statüsüne geçirilmiş yerleşim yerleridir. bölgede Gümüşyayla Köyü'nde 5 adet, İkipınar Köyü'nün Çaltepe mevkiinde i3£ 3 adet olmak üzere toplamda 8 adet taş ocağı faaliyet göstermektedir. Söz konusu taş ocakları, yerleşim yerlerine son derece yakın mesafede kurulmuş olup, başta toz ve duman olmak üzere ciddi düzeyde çevre kirliliğine ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Vatandaşlarımız, bu faaliyetlerin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölgenin ekolojik dengesini tehdit ettiğini dile getirmektedir. Ayrıca Çaltepe mevkii daha önce sit alanı ilan edilmişken, bu statü daha sonra kaldırılmış ve üzerine taş ocağı faaliyetlerine izin verilmiştir. Bu durumun hangi gerekçelerle yapıldığı konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşmuştur.

Bu bağlamda,

SORULAR

  1. Yerleşim yerlerine yakın taş ocağı faaliyetlerinin halk sağlığı üzerindeki olası etkileri konusunda Bakanlığınızca yapılmış veya planlanan bir araştırma var mıdır? Bu,taş ocaklarına ruhsat verilirken yapılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinde Bölge halkının görüşlerine başvurulmuş mudur?

  2. Yerleşim yerlerine bu kadar yakın mesafede taş ocağı kurulmasının mevzuata uygunluğu nasıl sağlanmıştır?

  3. Bölge halkının toz, duman ve gürültü gibi şikâyetleri doğrultusunda Bakanlığınızca herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?

  4. Çaltepe mevkiinin daha önce sit alanı ilan edilip bu statünün kaldırılmasıyla ilgili işlem hangi tarihte ve hangi gerekçelerle yapılmıştır? Bu kararın alınmasında hangi kurumlar yetkilidir?

    TBMM Halkla İlişkiler Binası

    • 1.Kat, Oda: F-109

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR

SORULAR

Ankara İli Çubuk İlçesi'ne bağlı İkipınar, Gümüşyayla ve civar köyler , son yıllarda köy statüsünden mahalle statüsüne geçirilmiş yerleşim yerleridir. Bu bölgede (özellikle Gümüşyayla Köyü'nde 5 adet, İkipınar Köyü'nün Çaltepe mevkiinde ise 3 adet olmak üzere toplamda 8 adet taş ocağı faaliyet göstermektedir. Söz konusu taş ocakları, yerleşim yerlerine son derece yakın mesafede kurulmuş olup, başta toz ve duman olmak üzere ciddi düzeyde çevre kirliliğine ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olmaktadır.

Vatandaşlarımız, bu faaliyetlerin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölgenin ekolojik dengesini tehdit ettiğini dile getirmektedir. Ayrıca Çaltepe mevkii daha önce sit alanı ilan edilmişken, bu statü daha sonra kaldırılmış ve üzerine taş ocağı faaliyetlerine izin verilmiştir. Bu durumun hangi gerekçelerle yapıldığı konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşmuştur.

Bu bağlamda,

I- Yerleşim yerlerine yakın taş ocağı faaliyetlerinin halk sağlığı üzerindeki olası etkileri konusunda Bakanlığımızca yapılmış veya planlanan bir araştırma var mıdır? Bu taş ocaklarına ruhsat verilirken yapılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreçlerinde bölge halkının görüşlerine başvurulmuş mudur?

2- Yerleşim yerlerine bu kadar yakın mesafede taş ocağı kurulmasının mevzuata uygunluğu nasıl sağlanmıştır?

3- Bölge halkının toz, duman ve gürültü gibi şikâyetleri doğrultusunda Bakanlığınızca herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?

4- Çaltepe mevkiinin daha önce sit alanı ilan edilip bu statünün kaldırılmasıyla ilgili işlem hangi tarihte ve hangi gerekçelerle yapılmıştır? Bu kararın alınmasında hangi kurumlar yetkilidir?

CEVAPLAR

Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Yönetmeliği'nin EK-I Listesi'nde yer alan veya ÇED Gereklidir kararı verilmesi nedeniyle Bakanlığımıza müracaatta bulunulan projelerle ilgili olarak Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince ilgili kurum ve kuruluşlardan oluşan bir İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu teşkil edilmektedir.

Çevresel Etki Değerlendirilmesi (ÇED) Sürecinde sunulan tüm rapor, dosya ile diğer tüm bilgi ve belgeler ÇED Süreci içerisinde (oproje ile ilgili tüm komisyon üyeleri bilgilendirilmekte olup, komisyon üyelerinden gelen görüş ve öneriler doğrultusunda ÇED Raporu hazırlanmakta ve inceleme değerlendirme komisyonunun çalışmaları neticesinde de nihai şeklini almaktadır. Bakanlığımızca da, bu komisyon tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme sonuçlarına göre proje alanlarının hassas alanlara olan mesafeleri göz önüne alınarak, taş fırlaması, gürültü ve toz hesapları Bakanlığımız web sayfasında yer alan Patlatma Tasarımları ve Patlatma Kaynaklı Çevresel Etkiler Kılavuzu'na göre değerlendirilip bu minvalde ÇED Yönetmeliği kapsamında karar verilmektedir.

ÇED Yönetmeliği'nin 9. maddesi gereğince ÇED sürecine halkın katılımını sağlamak, proje hakkında bilgilendirmek, görüş ve önerilerini almak amacıyla Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı yapılmakta, ÇED süreci içerisinde Bakanlığımıza sunulan her bir dosya (ÇED Başvuru Dosyası, ÇED Raporu ve son olarak da Nihai ÇED Raporu) kamuoyunun bilgisine sunulmakta, proje ile ilgili halkın görüşlerine başvurulmaktadır.

Bununla birlikte Çevresel Etki Değerlendirmesi kapsamında hazırlanan ÇED Raporları'nda gerçekleştirilmesi planlanan projeden kaynaklanabilecek potansiyel çevresel ve sosyal risklerin yerel mevzuat ve/veya uluslararası standartlar ve iyi uygulamalar göz önünde bulundurularak sistematik bir şekilde belirlendiği, ölçüldüğü ve değerlendirildiği bir Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı, Paydaş Katılım Planı hazırlanmaktadır.

Bunun sonrasında Bakanlığımıza yapılan başvurular ÇED Yönetmeliğimiz çerçevesinde incelenmesini müteakip oluşturulan İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından proje içerisinde yer alan konular komisyon temsilcilerinin yasal yetki, görev ve sorumlulukları çerçevesinde projenin türü de dikkate alınarak ilgili mevzuatlar çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Bölgede yer alan madencilik faaliyetleri ile ilgili 2013-2024 yılları arasında toplam Ankara Valiliği ( Çevre, Şehircilik öve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) teknik personellerince 13 adet denetim gerçekleştirilmiştir. Yapılan denetimler sonucunda ilgili firmalara toplamda 583.898 TL idari para cezası uygulanmış olup, ayrıca denetimler sonucu ilgili firmalara gerekli ikazlar ve bilgilendirmeler yapılmıştır.

Önergedeki diğer hususlara ilişkin bilgilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan edinilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Metin otomatik okundu. 2 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir