İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/2715 GEÇ CEVAPLANDI · 86 GÜN

Yoksulluk nafakasına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 86 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesine göre yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için boşanmaya hükmedilmiş olması, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşmüş ya da düşecek olması, diğer eşle eşit kusurlu veya diğer eşe nazaran daha az kusurlu veya boşanmaya neden olan olaylarda tamamen kusursuz olması ve nafaka talep edilen eşin nafaka ödeyebilecek ekonomik gücünün bulunması gerekir. Yoksulluk nafakası, eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün doğal bir sonucudur. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında 176. maddesinde sayılan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin şartların gerçekleşmesi halinde bu nafaka mahkeme tarafından kaldırılabilmektedir.

Mevzuattan açıkça görüleceği üzere Türk hukuk sisteminde "süresiz nafaka" bulunmamaktadır. Mevzuatta yer alan "süresiz olarak" ifadesi, nafaka alacaklısının ölünceye kadar yoksulluk nafakası alacağı anlamına gelmemekte, aksine boşanmadan dolayı yoksulluğa düşecek olan eşin diğer eş tarafından, şartları bulunduğu sürece ekonomik yönden desteklenmesi ve asgari yaşam gereksinimlerini karşılanmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla, nafaka alan kişinin yoksulluktan kurtulduğunun tespiti veya geçimini sağlayacak bir başkası ile yaşaması halinde Mahkemeye başvurularak nafakanın kaldırılması her an mümkündür.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Nitekim Anayasa Mahkemesi, 2012 yılında yoksulluk nafakasının "süresiz olması" hususunu incelediği kararında yoksulluk nafakasının amacının nafaka alacaklısını zenginleştirmek olmadığını, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşen eşi korumak için diğer eşin, koşulları bulunduğu sürece yoksulluk nafakası vermesinin düzenlendiğini ifade etmiştir. Ayrıca söz konusu kararında Mahkeme, yoksulluk nafakasının sosyal hukuk devleti ilkesinin zorunlu bir gereği olduğunu açıkça belirtmiştir.

TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

Öte yandan, mevcut uygulamalar ve yapılan araştırmalar kadınların nafaka hakkından adil bir şekilde yararlanamadığını bizlere göstermektedir. Nitekim 2020 yılında Konda ve Kadın Dayanışma Vakfi tarafından hazırlanan "Yoksulluk Nafakası Araştırması" raporuna göre, mahkemeler tarafından hükmedilen nafakaların 9650.7'si yükümlüleri tarafından hiç ödenmemiştir. Tarafların *040'ı ise 'ödemek istemediği! için nafakasını ödemediğini belirtmiştir. Bu durum, kadınların ekonomik güvencesizliği ve çocukların yaşam standartlarının düşmesiyle sonuçlanmaktadır. Mevcut verilere göre, hükmedilen nafaka miktarlarının 9066'sı 500 liranın altındadır. Ödenen yoksulluk nafakalarının ortalaması ise sadece 226 lira düzeyindedir. Bu düşük miktarlardaki nafakalar, kadınların ve çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kalmaktadır. İstanbul Barosu'nun yaptığı bir araştırmada ise, boşanma dosyalarında bağlanan nafaka oranlarının ortalama 360 TL'lik bir meblağa tekabül ettiği tespit edilmiştir. Bu miktarın, yoksulluk sınırının altında olan birçok aile için yeterli olmadığı açıktır ve ekonomik zorluklarla başa çıkmalarını güçleştirmektedir.

"Süresiz nafakanın adil olmadığı" yönündeki açıklamalarınız ile ilgili veriler ışığında aşağıdaki soruları sormamız gereği hasıl olmuştur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Yoksulluk nafakasının süresiz olduğu ve bu nedenle de adil olmadığına dair yaptığınız açıklamanızın hukuki dayanağı nedir? Bu açıklamanız, hangi temel araştırmalara ve verilere dayanmaktadır? Bahsi geçen araştırmaların yöntemleri ve sonuçları hakkındaki detaylar nelerdir?

  2. Yoksulluk nafakası alan kişi sayısının cinsiyetlere göre dağılımı nedir? Yoksulluk nafakasından kaç kadın yararlanmaktadır? Mahkemeler tarafından yoksulluk nafakasının kaldırılması hakkında kaç karar verildiğine, bu kararların yıllara ve cinsiyetlere göre dağılımına ve miktarına yönelik Bakanlığınız tarafından bir çalışma yapılmış mıdır?

  3. Kadın yoksulluğunun derinleştiği ve Konda ile Kadın Dayanışma Vakfı tarafından hazırlanan "Yoksulluk Nafakası Araştırması" raporunda belirtildiği üzere, mahkemeler tarafından hükmedilen nafakaların yüzde 50.7'si yükümlüleri tarafından hiç ödenmemiştir. Ayrıca, tarafların yüzde 40'ı nafakalarını 'ödemek istemediği' için ödememiştir. Bu sorunun çözümü için Bakanlık olarak almayı planladığınız önlemler nelerdir?

  4. Yoksulluk nafakasının kaldırılması veya değiştirilmesi gibi önemli bir adımın atılması durumunda, bu kararın boşanma nedeniyle yoksullaşan kadınların ve çocukların ekonomik ve sosyal güvenliğini nasıl etkileyeceği konusunda yapılmış bir çalışmanız var mıdır?

    TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

    Yoksulluk nafakası miktarlarının çoğunlukla düşük olduğu ve kadınların yaşamlarını sürdürmeleri için yeterli olmadığı açıktır. Bakanlık olarak, sosyal devlet ilkesine riayet ederek nafaka miktarlarının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması veya diğer destek mekanizmalarının devreye alınması yönünde bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

  5. Kadınların çalışma hayatına katılması, kadınların ekonomik güvencesinin sağlanması ve evlilik hayatında çalışması engellenen kadınların olası bir boşanma durumunda mağdur konumuna düşmemesi için hangi önlemleri almayı planlıyorsunuz? Bu konuda hangi politikaları ve adımları atmayı planlıyorsunuz?

  6. Bakanlığınız bünyesinde verilen Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) yardımına başvuran kadınların kaçı boşandıklarına dair belgeyleriyle size telepte bulunmuştur?

    TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi . : 08.08.2023 tarihli ve 1261882 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Elif ESEN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/2715 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/2715 Cevap Metni (2 Sayfa)

Sürekli İşçi-4/D öğ Telefon No:(312) 705 58 49 har

İstanbul Milletvekili Sayın Elif ESEN'e Ait 7/2715 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Soru önergesine konu olan yoksulluk nafakası hakkı, kaldırılması veya nafaka miktarının azaltılması konuları 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 175. ve 176. maddelerince düzenlenmiştir. Söz konusu madde kapsamında nafaka talep edebilmek için nafaka isteminde bulunan kişinin yoksulluğa düşmesi, bu yoksulluk durumunun boşanma sebebiyle meydana gelmiş olması, nafaka isteminde bulunacak kişinin kusuru nafaka talep edilecek kişiden fazla olmaması şeklinde birtakım koşulların mevcudiyeti gerekmektedir.

Yoksulluk durumunun değerlendirilmesi ve nafakanın belirlenmesine ise hâkim karar vermektedir. Hâkim tarafından hükmedilen nafaka miktarının talepte bulunan eşin mecburi ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek miktarda olması gerekmektedir.

Yoksulluk nafakası, şartları sağlandığı sürece devam etmekte olup kusur oranı, eşin yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, tazminat oranı, nafakanın artırılıp azaltılması gibi durumlar Bağımsız Mahkemelerce Kanunun verdiği yetki ile takdir olunmaktadır. Bakanlığımızın yargı faaliyetlerine müdahalesi söz konusu değildir.

Öte yandan işgücü piyasasında kadınların güçlenmesi, kadınların işgücüne katılımlarının artırılması konuları ülkemizin temel öncelikleri arasında yer almaktadır. Nitekim gerek yasal gerekse politika düzeyinde konuya ilişkin birtakım düzenlemeler gerçekleştirilmiş olup birçok önemli proje ve faaliyet hayata geçirilmektedir. Çalışma hayatında kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadın istihdamının desteklenmesi, iş ve aile yaşamının uzlaştırılması amacıyla işgücü piyasasını düzenleyen kanunlarda önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

2023-2025 Orta Vadeli Program'da; kadınların, iş kurma ve geliştirme süreçlerinin kolaylaştırılması ve desteklenmesi, karar alma mekanizmalarında ve e-ticaret platformlarında daha fazla yer almalarının teşvik edilmesi, kadın kooperatifçiliğinin güçlendirilerek destekleyici hizmetlerin sunulması ile kadınlarda finansal okuryazarlığın geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceği hedefine yer verilmiş olup, bu konuda da Bakanlığımız faaliyetler yürütmektedir.

Ayrıca, Türkiye'de kadının güçlenmesi konusunda ulusal mekanizma olan Bakanlığımızca uygulamaya konulan ve 2018-2023 yıllarını kapsayan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı"nın uygulama döneminin sonuna gelinmiş olup, "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)" hazırlık çalışmalarına başlanmıştır.

Uygulama düzeyinde ise Bakanlığımızca yürütülen "Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi", "Türkiye?de Kadın-Erkek Eşitliğine Duyarlı Planlama ve Bütçeleme Projesi", "Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi", "Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi", "Finansal Okuryazarlık ve Kadınların Ekonomik Güçlenmesi Seminerleri" ve gerçekleştirilen diğer çalışmalar ile kadın istihdamına yönelik farkındalık oluşturulmasına ve kadınların işgücüne katılımının artırılmasına katkı sunulmaktadır.

Bakanlığımıza bağlı faaliyet gösteren özel kreş, gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinin açılış, işleyiş ve denetim işlemleri 30.04.2015 tarih 29342 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Özel Kreş, Gündüz Bakımevleri İle Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda yürütülmektedir.

Söz konusu Yönetmelik"in 50 nci maddesi kapsamında özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinin kapasitesinin 903'ü çeşitli nedenlerle okul öncesi eğitimden yararlanamayan dezavantajlı durumdaki çocukların desteklenmesi için ayrılmaktadır. Bu hizmetten öncelikli olarak;

Ekonomik durumlarına bakılmaksızın şehit ve gazi çocukları,

Bakanlığa bağlı kuruluşlarda korunma altında bulunan çocuklar,

Cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu olan anneleri ile birlikte kalan çocuklar, Ekonomik gücü yeterli olmayan ailelerin çocukları ile ekonomik güçlük içindeki anne veya babası vefat etmiş çocuklar,

Tek ebeveyni ile yaşayan çocuklar,

Engelli ebeveyni olan çocuklar,

Kadın okonukevinde (Obulunan veya ayrılan Kadınların o çocukları yararlanabilmektedir.

Ekonomik yoksunluk nedeniyle, desteklenmedikleri takdirde korunmaya ihtiyacı olan çocuk konumuna düşecek olan çocuklar, haklarında bakım tedbiri kararı alınmaksızın Sosyal Ve Ekonomik Destek (SED) Hizmeti kapsamında ailesi veya yakınları yanında desteklemektedir.

SED Hizmetinin amacı; aileleri ekonomik ve sosyal yönden destekleyerek güçlendirmek, aile birliğini korunmak ve çocukların öz aileleri ve yakınları yanında bakımlarının ve desteklenmelerinin sağlanmasıdır.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir