İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/35317 GEÇ CEVAPLANDI · 59 GÜN

Yoksullukla mücadele için yapılan çalışmalara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 59 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı. —— olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim 15.10.2025 > 4

Yoksulluk, ekonomik temelli sosyal ve toplumsal sonuçları olan bir krizdir. Ortalama yaşam süresinden beslenmeye, sağlıktan ulaşıma ve barınmaya kadar temel yaşam hakkını doğrudan etkilemektedir. TÜİK'in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasına göre Türkiye'de en az 17 milyon 821 yurttaş en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksuldur. Yoksulluk oranı yüzde 21,2'ye yükselirken her on yurttaştan ikisi yoksul hale gelmiştir. Düşük asgari" ücret, ağır vergiler ve adaletsiz gelir dağılımı, çalışan yoksulluğunu her geçen gün artırmaktadır. 2024 yılında Türkiye'de çalışanların yoksulluk oranı 9010,7'dir. İşsizliğin yüksekliği, bu yoksulluğun daha geniş kitleleri ve aileleri etkilemesine yol açmaktadır.

Ücretler enflasyon karşısında hızla erirken, milyonlarca emekçinin alım gücü her geçen gün daha da düşmektedir. Buna rağmen, işçilerin yarısına yakınının açlık sınırının altında asgari ücretle çalışması yoksulluğun kitlesel bir hâl almasına yol açmakta ve Türkiye'deki derin yoksulluk krizinin en somut göstergesini oluşturmaktadır. Resmi veriler, bu gerçeği ortaya koymaktadır: 2025'in Eylül Ayı dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 27.970 TL. Gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) ise 91.109 TL. Asgari ücret ise yalnızca 22 bin 104 TL'dir. Aynı dönemde en düşük memur maaşı 50 bin 503 TL, en düşük emekli aylığı ise 16 bin 881TL seviyesinde kalmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Resmi verilere göre bu yoksulluk en çok çocuklar etkilenmektedir. 2024 yılında 18 yaşından küçük çocukların 9638,9'u yoksul ya da sosyal dışlanma riski altında olduğu ve TÜİK'in açıkladığı verilere göre bu oran; 18-64 yaş grubunda 926,3, 65 yaş üstünde ise 623,3'tür. Toplam yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında olanların oranı ise 029,3 seviyesindedir. Çocukların hayatlarının en çok ihtiyaç duydukları döneminde sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel haklardan mahrum kalmaları, onların fiziksel ve zihinsel gelişimini olumsuz etkilemektedir. Yoksulluk içinde büyüyen çocuklar, erken yaşta çalışma hayatına girmek zorunda kalmakta ve çocuk işçiliği hızla artmaktadır.

Ülkemizde yoksulluğun bir diğer boyutu da toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir. Kadınların yoksulluk veya sosyal dışlanma riski erkeklere göre daha yüksektir. Kadınlarda bu oran "031,5 Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

V vive 4

Cem AVŞAR 9 ya iken, erkeklerde 9027,1'dir. Gelir adaletsizliği ve sınıfsal eşitsizlikler, aileleri yoksulluk döngüsünün içine hapsetmeye devam etmektedir

Hanehalklarının tüketim harcamaları incelendiğinde, yoksulluğun en net hissedildiği alanların en temel ihtiyaçlar olduğu görülmektedir. Çeşitli araştırmalara göre 2023'te toplam hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması 24 bin 383 TL iken, 2024'te bu tutar neredeyse iki katına çıkarak 45 bin 344 TL'ye ulaşmıştır.

Ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün daha da büyümüş ve Avrupa'da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumuna çıkmıştır. Bu durum, milli gelirin toplumun geniş kesimlerine ulaşamamasına, zenginlerle yoksullar arasındaki makasın açılmasına ve orta sınıfın giderek yok olmasına yol açmıştır. Eurostat'ın verileri, göre AB ülkelerinin ortalama Gini katsayısı: 0,344, Türkiye'nin Gini katsayısı: 0,461'dir. Avrupa Birliği ülkelerinde en zengin yüzde 20'lik kitleyle en yoksul yüzde 20'lik taban arasındaki gelir farkını gösteren S80/S20 oranı 4,66 iken Türkiye için bu oran 9,06*dır. Bu durum Türkiye'deki zengin tabaka Avrupa ortalamasının iki katı olacak şekilde yoksulların 9 katı gelir elde ettiğini ortaya koymaktadır.

TÜİK. verilerine göre nüfusun sadece *639,1'inin borçlu olmadığı, halkın 9612,5'inin ise borçlarını ödemekte çok zorlandığı tespit edilmiştir. Nüfusun 9643,3'ü için borçların biraz yük getirdiği, Y05,2'nin ise yük olmadığı görülmüştür.

DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi (emar) tarafından hazırlanan Ekim 2025 Türkiye'de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu, bu durum çok açık ve net bir şekilde ortaya konulmuştur. Raporda; Türkiye'de her 10 kişiden 2'si yoksul olduğu, Türkiye'de yoksulluk

"sınırının son 10 yılda 12 kat arttığı, bir işte çalıştığı halde yoksul olanların oranının yüzde 11 civarında olduğu, asgari ücretin yaklaşık 5 bin 800 TL açlık sınırının altında kaldığı, her 10 çocuktan 4'nün yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında yaşadığı, kadınların yoksulluk veya sosyal dışlanma riski erkeklere göre daha yüksek olduğu, gelir eşitsizliğinde Avrupa birinci olduğumuzu, en zengin yüzde 20'lik grup, en yoksul yüzde 20'lik grubun 9 katı gelir elde ettiği, hanehalkı başına aylık ortalama tüketim harcaması son bir yılda iki katı arttığı, her 10 kişiden 6'sının borçlu olduğu gibi bir çok veriyi gözler önüne sermiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. "Aile yılı" kapsamında yoksullukla mücadelede yoksulluktan en fazla etkilenen kesimler olan kadınlar ve çocuklar için sosyal koruma politikaları ve programları geliştirmeye ilişkin bir çalışmanız var mıdır? Varsa içeriği, kapsamı ve niteliği nedir?

  2. Yoksulluk sınırı altında yaşayan ailelere temel bir gelir güvencesi (asgari aile geçim ödeneği vb.) hayata geçirmeye ilişkin bir çalışmanız bulunmakta mıdır? Bu hususta kamuoyunu bilgilendirmeyi düşünüyor musunuz?

    Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

    . Sosyal politikalar kapsamında özellikle dar gelirli ailelerin yaşadığı bölgelerde okullarda bir öğün ücretsiz yemek desteği verme veya maddi imkan sağlama niteliğinde bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

  3. . Sosyal yardımların herkes için daha adil, ulaşılabilir ve nitelikli bir şekilde sağlanmasına ilişkin bir denge-denetleme mekanizmanız bulunmakta mıdır? Bu hususta bir çalışma yapmayı planlıyorsunuz?

  4. . Resmi veriler yoksulluktan en çok çocukların etkilendiği; sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel haklardan mahrum kaldıkları, bu durumun onların fiziksel ve zihinsel gelişimini olumsuz etkilediği, çoğunun erken yaşta çalışma hayatına girmek zorunda kaldığı ve çocuk işçiliğinin hızla arttığı ifade etmektedir. Bu hususta çocuk yoksulluğu ve çocuk işçiliğine karşın sosyal politika ve program bakımında ne tür tedbirler alınmaktadır?

  5. . Kadınların yoksulluk veya sosyal dışlanma riskinin erkeklere oranla daha yüksek olduğu ve bu durumun toplumsal cinsiyet eşitsizliğini tetiklediği gerçeğinden hareketle kadınlara "pozitif ayrımcılık" bakımından ücret politikası ve çalışma koşulları ile güvenlik ve aile yoksulluk döngüsünü önleme noktasında bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

    Adres: Halkla İlişkiler Binası 3.Kat B-312 TBMM-ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

GLAR İlgi (o :a)06.10.2025 tarihli ve 1710225 sayılı yazınız. 4) 3 534 r b)28.10.2025 tarihli ve 1724950 sayılı yazınız. Gk 3 2.

İlgi yazı ekinde alınan Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/34131 ve 735317 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 7/34131 Cevap Metni (5 Sayfa)

2. 7/35317 Cevap Metni (6 Sayfa) Telefon No:(312) 705 7330 öğe

1J3533 6.k.34

Tekirdağ Milletvekili Sayın Cem AVŞAR'a Ait 7/35317 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.

Refahın hanede paylaşılan bir durum olması nedeniyle yoksulluk kavramı çocuk, kadın, yaşlı gibi bireysel bağlamda değerlendirilmemekte ve kullanılmamaktadır.

Bakanlığımız sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı verebilmek için özellikle çocukları destekler nitelikle yardım programlarına önem vermektedir.

Bakanlığımızca çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, ailelerin güçlendirilmesi, geçici olarak yaşanan sosyal ve ekonomik güçlüğün önüne geçilmesi yoluyla çocukların öz aileleri ve yakınları yanında bakımlarının ve desteklenmelerinin sağlanması ile fırsat eşitliğinin oluşturulması amacıyla Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti (SED) verilmektedir. Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmeti bir sosyal yardım değil, sosyal hizmet modelidir. Ailelerin ekonomik olarak güçlendirilmesinin yanı sıra psikososyal açıdan desteklenmesini temel alır.

Bununla birlikte hizmetten yararlanan ailelerden istihdama katılabilecek durumda olanların İŞKUR meslek edindirme kurslarına yönlendirilerek kendi hayatlarını sürdürebilecekleri iş ve meslek sahibi olmalarına çalışılmaktadır.

SED hizmetinin en önemli bileşeni alanda çalışan meslek elemanları tarafından ailenin ihtiyaç duyduğu konularda psikososyal müdahale bileşenidir.

Yapılan inceleme ve değerlendirme sürecinde aile içinde sorunların çözümlenmesi, ailenin ve çocuğun çevreye uyumu, çocuğun okula uyumu ve eğitime devamı, risk durumundaki kişilere psikososyal destek sağlanması, ailelerin ebeveynlik becerilerinin artırılması vb. konularında mesleki müdahalede bulunulmaktadır.

Ayrıca SED Hizmetinin etkinliğini artırmak, ailelerde çocuk ile ilgili farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak, firsat eşitliğini sağlamak amacıyla 2017 yılında başlatılan "SED Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması (Okul Destek) Projesi" kapsamında 81 ilde SED Hizmetinden yararlanan ortaokul ve lise çağında bulunan çocukların sosyal, kültürel, sportif ve akademik faaliyetlerden faydalandırılması sağlanmaktadır.

Proje ile çocukların boş zamanları, gelişimlerini destekleyecek şekilde yapılandırılmakta, boş vakitlerinde olumsuz ortamlardan/sosyal çevreden ve bunların barındırdığı risklerden korunmaları ve toplum kaynaklarına erişim konusunda fırsat eşitliği sağlanmaktadır.

Ayrıca ihtiyaç duyulan vakalarda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu gereği danışmanlık, eğitim ve sağlık tedbiri alınabilmektir.

SED Hizmetine ihtiyaç duyan hanelere yönelik olarak uygun bulunması halinde Bakanlığımız tarafından yürütülen diğer çocuk odaklı sosyal ve finansal destek programları da uygulanabilmektedir.

Ek olarak Bakanlığımız koordinesinde çocuk haklarının etkin bir şekilde uygulanması ve koordinasyonunun sağlanması için "2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanmış ve 2023 yılı Nisan ayında yürürlüğe konulmuştur. Belge doğrultusunda çocuk işçiliğine ilişkin somut stratejik amaç, hedef ve eylemler düzenlenmiştir. Ülkemizde bugüne kadar yürütülen çocuk işçiliğini önlemeye yönelik çalışmalar ile uyumlu olarak, 138 ve 182 sayılı ILO Sözleşmelerinin uygulanmasını da içeren, çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik olmak üzere "Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı" oluşturulmuştur. Program dahilinde, çocuk hakları konusundaki farkındalığın artırılması için Bakanlığımızca koordine edilen Çocuk Hakları İl Komitelerinde çocuk işçiliği ile mücadele konusunun özel olarak ele alınması faaliyeti yer almaktadır. Bu doğrultuda, 81 İlimizde oluşturulan Çocuk Hakları İl Komiteleri tarafından her yıl 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele günü kapsamında farkındalığı artırıcı faaliyetler yürütülmektedir.

Ayrıca EU IPA TI kapsamında Bakanlığımız ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ortak yararlanıcısı olduğu "Türkiye'de Çocuk Haklarının Desteklenmesi Projesi" uygulamaya konmuştur. Projenin amaçlarından biri de çocuk işçiliğinin takibi ve önlenmesine yönelik Bakanlık kapasitesinin artırılarak çocuk işçiliğinin önlenmesidir. Projenin "Bileşen 3: Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi" kapsamında Türkiye genelinde 81 ilde görev yapan "Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Hizmet Birimleri" için sekiz modülden oluşan bir hizmet içi eğitim programı geliştirilmiştir. Ardından 30 meslek elemanına eğitici eğitimi verilmiş ve 12 ilde 120 personele yaygınlaştırma uygulaması yapılmıştır. Çocuk işçiliğinin izlenmesi konusunda Ulusal Çalışma Grubu oluşturulmuş ve ilgili tüm paydaşların katkı ve katılımları ile çocuk işçiliğinin tarım, sanayi ve sokak koşulları ayaklarının tümünü kapsayan ve e-metip uygulamalarını genişleten bir izleme sistemi model önerisi geliştirilmiştir.

2021 yılında "22 İlde kırsal bölgelerde çocuklar için koruyucu ve önleyici hizmetler hakkında bilgilendirme yapılması ve ihtiyaçların belirlenmesi" ne yönelik bir çalışma başlatılmıştır. Çalışmada ekipler tarafından ziyaret edilen köylerde aileler ve çocukların yanı sıra muhtarlar, okul idarecileri, belediye görevlileri ve imamlarla da görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma büyükşehirler dışındaki 51 ilde yaygınlaştırılmıştır.

Ek olarak Bakanlığımızca her ilde Çocuklar Güvende Ekipleri oluşturulmuş ve ekipler aracılığıyla risk altındaki çocuklara yönelik tespit, yönlendirme ve izleme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir.

Ayrıca Çocuklar Güvende Ekipleri; çocuk işçiliği ile mücadelede öncü ve koordinatör kurum olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Bakanlığımıza bildirimi yapılan çocuklara yönelik hızlı bir şekilde eğitim, sosyal hizmet, sosyal yardım ve her türlü rehberlik hizmetlerinin verilebilmesi amacıyla da faaliyet göstermektedir.

Sokak, okul veya kırsal alanda kurumlararası iş birliği çerçevesinde yapılan çalışmalar sonucu tespit edilen ve paydaş kurumlarca bildirilen çocuklar ve aileleri uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. Çocuklar Güvende Ekipleri kapsamında yapılan çalışmalar ile risk altındaki çocuklar ve ailelerinin erken tespiti ve hizmetlere erişiminin arttırılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda alan taramaları, çocuklarla mesleki çalışmalar, hane ziyaretleri, ailelere yönelik rehberlik faaliyetleri, eğitim kurumları ziyaretleri gerçekleştirilmektedir.

Bu kapsamda; e Sokakta Risk Altında Bulunan Çocuklara Yönelik Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığı ile alan taramaları yapılmakta, tespit edilen çocuk ve ailelere yönelik yürütülen çalışmalar sonucunda çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır. Ayrıca çocuğun ailesine rehberlik hizmeti sunulmakta, gerek görülmesi halinde aile hakkında adli işlem başlatılabilmekte ve çocuk kurum bakımına alınabilmektedir.

"e Risk Altında Bulunduğu Okullar Tarafindan Değerlendirilen Çocuklara Yönelik Çocuklar Güvende Ekip Çalışmaları kapsamında okullarda rehberlik servisi, okul yönetimi ve öğretmenlerle yapılan görüşmeler neticesinde okula devamsızlığı gibi göstergelerle yapılan değerlendirmeler sonucunda risk altında olduğu değerlendirilen veya sosyal hizmet müdahalesi gereken çocukların ihtiyaçlarının belirlenmesine yönelik ailelerle görüşmeler gerçekleştirilmektedir. Görüşmeler sonrası çocuğun ve ailenin ihtiyaçları belirlenerek, buna yönelik koruyucu, önleyici ve destekleyici tedbirler alınmakta, gerekli mesleki çalışmalar gerçekleştirilmekte, çocuğun aile ve okul ortamında takibi yapılmaktadır. Ayrıca okullarda ve aile görüşmelerinde Bakanlığımız hizmetlerine ve ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattına ilişkin bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirilmektedir. e Risk Altında Bulunan Çocukların İzlenmesine Yönelik Çocuklar Güvende Ekip Çalışmaları, çocukların önlenebilir risklerden korunması ve sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla, koruma kararı kaldırılarak ailesine teslim edilen, suça sürüklenen, ihmal edilen, sokakta çalıştırılan veya diğer nedenlerle risk altındaki çocukların ve ailelerinin uzman ekipler tarafından düzenli aralıklarla izlenerek, durumlarına uygun desteklerden yararlanmalarının sağlanması amacıyla düzenli aralıklarla hane ziyareti yapılarak çocuğun ve ailenin risk ve ihtiyaçları değerlendirilmektedir. Gerektiğinde mesleki müdahale ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarına da yönlendirme yapılmaktadır.

Kırsal Bölgelerde Koruyucu ve Önleyici Hizmet Çalışmalarını Yürüten Çocuklar Güvende Ekip Çalışmaları kapsamında köy ziyaretleri gerçekleştirilmekte; bu ziyaretlerde köylerde yaşayan çocukların durumları, aileleri ve köyde bulunan kamu görevlileriyle değerlendirilmektedir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, çocuklar ve aileleri ihtiyaç duydukları sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmakta, risk altında olduğu tespit edilen çocuklar hakkında ilgili mahkemeden koruyucu ve destekleyici tedbir kararları alınmaktadır. Okula devam etmediği tespit edilen çocukların okula devamlarının sağlanması konusunda gerekli çalışmalar yürütülmektedir.

Diğer taraftan, kadınların istihdam edilebilirliklerinin sağlanması, istihdamının artırılması ve istihdamda kalmaları; yoksulluğun ve yoksulluk döngüsünün önlenmesi, sosyal dışlanmanın ve eşitsizliklerin azaltılması noktasında önemli bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda, kadınların ekonomik olarak güçlenmesi hususu, Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanları arasında bulunmaktadır. Bu kapsamda; kadın kooperatifleri, kadın girişimciliği ve NEET kadınlara yönelik projeler yürütülmektedir. Ayrıca, kadınların ekonomik güçlenmesine yönelik imzalanan protokoller kapsamında çeşitli çalışmalar devam etmektedir. e Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi

"e Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi se Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi İş Birliği Protokolü e Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü

"e Kadın Girişimciliğinin Geliştirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü e Bilimsel Araştırma-Geliştirme, Yenilik ve Bilimsel Etkinlik İş Birliği Protokolü " İş Pozitif Programı İş Birliği Protokolü e IPARD Programına İlişkin İş Birliği Protokolü

" OSTİM İşBirliği Protokolü e Türkiye'nin Girişimci Kadınları İş Birliği Protokolü

" Kadınların ve Engelli Bireylerin Ekonomik ve Sosyal Hayata Katılımlarının Güçlendirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü e Kadınlar için Enerji Okulu İş Birliği Protokolü e Halkbank iş birliğinde Yükselen Kadınlar Programı e Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile İş Birliği Protokolü

Bununla birlikte, Bakanlığımızca yürürlüğe konulan Kadının Güçlenmesi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)'nda kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik stratejiler ve çeşitli faaliyetlere yer verilmiş olup ilgili tüm taraflarla iş birliği içinde çalışmalar yürütülmektedir.

Öte yandan, Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda çeşitli sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Bakanlığımızca yürütülen sosyal yardım programları, özellikle ailelerin ihtiyaçlarını gözetecek şekilde uygulanmakta olup, kadınların yoksulluktan daha fazla etkilendiği ve yoksulluk riski ile daha fazla karşılaştığı gerçeğinden hareketle düzenli yardım programlarından

• 061'i kadınlara verilmektedir.

Hak sahiplerinin kadın olduğu Eşi Vefat Etmiş Kadınlara Yönelik Yardım, Şartlı Sağlık Yardımı, Doğum Yardımı, Asker Ailelerine Yönelik Yardım, Çoklu Doğum Yardımı gibi düzenli yardımlar gerçekleştirilmektedir. Söz konusu yardım programlarında ödemelerin kadınlara yapılması öncelenmektedir.

Ayrıca Bakanlığımız yoksulluğun nesiller arası transferinin önüne geçebilmek ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı verebilmek için özellikle çocukları destekler nitelikte yardım programlarına önem vermektedir. Bu nedenle ihtiyaç sahibi hanelerimiz çeşitli hane bazlı sosyal yardımlarla desteklenmektedir. Bu çerçevede doğrudan çocuklarımızı destekler nitelikte olan Şartlı Nakit Transferleri, Öksüz ve Yetim Yardımı, Asker Çocuğu Yardımı, Engelli Yakını Aylığı gibi düzenli yardım programları yürütülmektedir.

Bununla birlikte yoksulluk döngüsünden çıkmaları amacıyla özel önem verilen eğitim yardımları kapsamında aktarılan tutarlar sosyal yardım harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu kapsamda eğitim materyali, ücretsiz ders kitabı, engelli öğrencilerin ücretsiz taşınması, öğrenci barınma, taşıma ve yemek yardımı, öğrencilerin ulaşım giderlerine yönelik yardımlar ve öğle yemeği yardımı gibi pek çok yardım programı ile de çocuklarımız desteklenmektedir.

Öte yandan çocuklu hanelerimize çocuklara yönelik yardımlara ek olarak; yardım özelinde belirlenen şartları sağlamaları halinde Gıda Yardımı, Barınma Yardımı, Elektrik Tüketim Desteği ve Yakacak Yardımı gibi diğer yardımlar ile bütüncül bir yaklaşım benimsenerek ihtiyaçlı yönlerinden desteklenmektedir.

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi ile birlikte dinamik nüfus yapımızı korumak amacıyla Yeni Doğum Yardımı Programı hayata geçirilmiştir. Bu doğrultuda Türk vatandaşlarına, 01.01.2025 tarihi ve sonrasında canlı doğan Türk vatandaşı çocukları için başvuru yapılması ve Türkiye'de ikamet ediyor olmaları koşuluyla herhangi bir muhtaçlık şartı bulunmaksızın nakdi destek sunulmaktadır.

Ayrıca proje desteklerimiz arasında yer alan ADEM ve SODAM Projeleri ile aile müessesini güçlendirmek, milli ve manevi değerleri korumak, kadınların aile içerisindeki rolünü ve statüsünü belirgin kılmak, kadınların yeteneklerini ortaya çıkararak gelir elde edici faaliyetler yürütebilmelerini sağlamak, toplumu ve aile yapısını tehdit eden madde bağımlılığı, kumar, şiddet ve istismar gibi zararlı alışkanlık ve davranışlardan aile bireylerini ve yapısını korumak için kurs, seminer ve eğitim programları düzenlenmektedir. Belirli aralıklarda düzenlenen kermesler aracılığı ile de kadınların merkezlerimizde üretmiş oldukları ürünlerden gelir elde etmeleri sağlanmaktadır.

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda aile kurumunun korunması, güçlendirilmesi ve değerlerin gelecek nesillere sağlam bir miras olarak aktarılması için çalışmaların yürütülmesi hedeflenerek, ADEM ve SODAM'larda kurulan Aile İletişim Atölyelerinde; aile içi iletişimin güçlendirilmesine yönelik eğitim, seminer, atölye, açık alan ve salon etkinlikleri ile yarışmalar gibi çeşitli faaliyetler yürütülmektedir. Böylece sosyal aktiviteler ile ailelerimizin bir araya gelerek nitelikli vakit geçirmeleri sağlanmaktadır.

Böylelikle kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin güçlenmesi ile toplumsal hayata katılımlarının artması hedeflenmektedir.

Diğer taraftan On İkinci Kalkınma Planında "777.2.Sosyal yardım sistemi gözden geçirilecek, işgücüne katılıma mani olmayacak şekilde bütünleşik bir yapıda, aile odaklı ve fert başına asgari bir geliri garanti edecek şekilde yeniden kurgulanacaktır." tedbiri kapsamında sosyal yardımların "Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi" perspektifinde kurgulanmasına yönelik çalışmalar başlatılmıştır. Bu kapsamda Bakanlığımızın da aralarında bulunduğu 14 farklı kurumun katılımıyla gerçekleştirilen istişarelerde yeni sosyal yardım sisteminin farklı uygulama modelleri üzerinde çalışılmıştır.

Bu doğrultuda yeni sosyal yardım programının uygulamaya geçirilmesi ile birlikte sosyal yardımların hak temelli sunumunda yeni bir aşamaya geçilerek, hanelerin gelirleri belirli bir seviyeye tamamlanacak; aile temelli yeni uygulama ile sosyal yardım hizmeti daha etkin bir şekilde ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sunulmuş olacaktır.

Diğer taraftan "Aile Yılı" uygulamaları kapsamında "Küreselleşen Dünyada Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" temalı Uluslararası Aile Forumu, ailenin korunması ve güçlendirilmesi, aileye ve çocuklara zararlı akımlarla mücadele edilmesi, güçlü bir nüfus yapısına sahip olunması amaçlarıyla; aileden sorumlu bakanlar, uluslararası kurum temsilcileri, akademisyenler ve STK üyeleri katılımıyla 22-23 Mayıs 2025 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilmiştir.

Kapanışı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Sayın Emine ERDOĞAN'ın teşrifleri ile gerçekleştirilen (Uluslararası Aile Forumunda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2026-2035 dönemi "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan edilmiştir. Aile yılı kapsamında aileyi merkeze alan politikaların küresel düzeyde tartışıldığı Forumda 27 ülkeden bakanlar ve üst düzey politika yapıcılarla bir araya gelinerek aileye yönelik ortak değerler ve karşılaşılan tehditler ile çözüm yolları masaya yatırılmıştır.

Ayrıca 2026—2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edilmesi, ulusal ve uluslararası düzeyde iş birliğinin önemini daha da artırmıştır. Bu çerçevede 2 Aralık 2025 tarihinde Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumu, gerçekleştirilmiştir. Sempozyumda, "Ailenin Güçlendirilmesine Yönelik Politikalar" ile "Ulusal ve Uluslararası Nüfus Politikaları" başlıklı iki panel gerçekleştirilmiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir