İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37156 GEÇ CEVAPLANDI · 161 GÜN

Yoksulluk nafakasına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 161 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir

Göktaş tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Kadınların boşanma sonrasında yoksulluğa düşmesini engelleyen en temel güvencelerden biri olan nafaka hakkı, son yıllarda kamuoyunda hedef haline getirilmekte ve bazı siyasi çevrelerce sınırlandırılması yönünde tartışmalara konu edilmektedir. Oysa nafaka, toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle ekonomik olarak dezavantajlı konumda olan kadınların hayatta kalabilmesi için vazgeçilmez bir haktır. Bu hakkın kaldırılması veya süreyle sınırlandırılması, kadınların boşanma kararlarını ekonomik sebeplerle ertelemesine ve şiddet döngüsünde kalmasına yol açmaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye'de hâlen yürürlükte olan yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemenin sınırlandırılması ya da süreye bağlanması yönünde bakanlığınızca hazırlanan bir yasa taslağı var mıdır?

  2. 2020-2024 yılları arasında mahkemeler tarafından hükmedilen yoksulluk nafakalarının yıllık ortalama tutarı nedir?

  3. Aynı dönemde nafaka talebinde bulunan kadınların oranı nedir? Bu taleplerin kaçı reddedilmiştir?

  4. Nafaka yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişilere uygulanan yaptırımlar nelerdir? Uygulamada ne ölçüde etkin sonuçlar alınmaktadır?

  5. Nafaka hakkının süreyle sınırlandırılması durumunda, bu hakkın ortadan kalkmasının doğuracağı kadın yoksulluğu riski ile ilgili bir sosyal etki analizi yapılmış mıdır? Nafaka yükümlülüğünün süreli hale getirilmesi halinde, bakım emeğini üstlenen ve gelirden yoksun kalan kadınların geçimini sağlamaya yönelik herhangi bir sosyal destek planı var mıdır?

  6. Nafaka ödemelerinin devlet garantisi altına alınarak kadınların mağduriyetinin giderilmesine yönelik bir model üzerinde çalışılmakta mıdır?

  7. Nafaka hakkına yönelik kamuoyunda yürütülen "sömürü" söylemlerinin kadın karşıtı bir algı oluşturduğu konusunda bakanlığınızca yapılan bir değerlendirme var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :09.12.2025 tarihli ve 1754503 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Siirt Milletvekili Sayın Sabahat ERDOĞAN SARITAŞ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/37156 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

Siirt Milletvekili Sayın Sabahat ERDOĞAN SARITAŞ'a Ait 7/37156 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Ülkemizde nafaka konusunda uygulanan Kanun 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'dur. Yoksulluk nafakasını düzenleyen TMK m. 1759'te "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir." hükmü mevcuttur. Yoksulluk durumunun değerlendirilmesi ve nafakanın belirlenmesine karar verme yetkisi hâkime aittir.

Yoksulluk Nafakasının kaldırılması veya nafaka miktarının azaltılması durumu ilgili Kanun'un 176. maddesinin 3., 4. ve 5. fıkralarında düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme; "İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafin evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde inadın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. " şeklindedir.

Yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde yoksulluk nafakası şartları sağlandığı sürece devam etmekte olup, kusur oranı, eşin yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, tazminat oranı, nafakanın artırılıp azaltılması gibi durumlar bağımsız mahkemelerce Kanun'un verdiği yetki ile takdir olunmaktadır.

Mahkemeler tarafından nafaka ödenmesine hükmedilmesi hâlinde, nafaka yükümlüsünün bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, nafaka alacaklısı tarafından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca nafaka alacağının tahsiline yönelik iş ve işlemler tesis edilebilmektedir.

2020-2024 yılları arasında mahkemeler tarafından hükmedilen yoksulluk nafakalarının yıllık ortalama tutarına, aynı dönemde nafaka talebinde bulunan kadınların oranına ve reddedilen taleplerin sayısına ilişkin istatistiki veriler Adalet Bakanlığı tarafından tutulmaktadır.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir