Cezaevi sayısındaki artışa ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 52 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)T.B.M.M. e CUMSURİYET HALK PARTİSİ
Grup Başkanlığı
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA
Aşağıdaki sorularımı Adalet Bakanı Sn: Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nin 98. Ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. Maddeleri gereğince yazılı xolarak yanıtlanmasını arz ederim.09/04/2025
"Talat DİNÇ aml Mersin Milletvekili
Türkiye'de 25 Şubat 2025 itibarıyla 395 ceza infaz kurumu bulunuyor. Hükümet, cezaevlerinin sayısının artmasından ve yeni ihaleler yapmasından övünürken, bu artışın ardında toplumsal krizler ve hukuksuzluklar vardır. 2025 yılı itibarıyla cezaevlerinde 384 bin 216 kişi bulunuyor. 328 bin 708'i hükümlü, 49 bin 596'sı tutuklu. Türkiye'nin cezaevleri kapasitesi 299 bin 940 kişi iken, mevcut doluluk oranı kapasitenin 9092 üzerinde.
Son olarak Tokat'ın Turhal ilçesinde yapılacak ceza infaz kurumu için 269 milyon TLlik ihale yapıldı. 2025 yılı itibarıyla 11 yeni cezaevi inşası planlanıyor ve bu projeler için 1 milyar 213 milyon TL harcanacak. Bu, cezaevlerinin sayı ve kapasitesinin hızla arttığını ifade ediliyor. Ceza evleriyle övünmek, aslında toplumsal çöküşün, adaletin yokluğunun ve özgürlüklerin giderek kısıtlanmasının bir göstergesidir. Cezaevlerinde 3 bin 890 çocuk, 6.137 yaşlı mahkum bulunuyor. Cezaevlerinde eğitimi sürdüren 77 bin mahkum ve sigortalı olarak çalışan 58 bin 500 mahkum, toplumda büyük eşitsizliklerin ve adaletsizliklerin olduğunu gözler önüne seriyor. İçişleri Bakanlığı, 7 Nisan'da 280 bin adet elektronik kelepçe alımı için ihale açacağını duyurdu. Bu durum, Türkiye'deki artan soruşturmalar, cezaevi doluluk oranları ve elektronik kelepçe uygulamalarını gündeme getiriyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, denetim altındaki kişi sayısı 440 bini aşmış durumda,ne yazık ki mevcut elektronik kelepçe yetmiyor yeni ihaleler yapılıyor, bu da ne yazık ki suç oranlarının ülkemizde hızla artacağının Hükümet olarak bunun farkında olmalarının ve tedbir almalarının bir göstergesidir.
Türkiye, cezaevlerinin sayısını arttırmaktansa, eğitim sistemine yatırım yapmalı ve okulların sayısını çoğaltmalıdır. Depremde zarar gören ve yıkılan okullar halen yapılmamışken öğrencilerimiz üst üste eğitim almaya çalışırken, Cezaevleri için devasal yapılar yapılıyor olarak söz edilmesi ve yapılması çok düşündürücüdür. Eğitim yoluyla toplumu bilinçli bireylerle donatmak, gerçek anlamda toplumsal kalkınmayı sağlayacaktır. Okullar, yalnızca meslek sahibi bireyler yetiştirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumun vicdanını, adalet duygusunu ve özgürlük anlayışını güçlendirir. Eğitimle büyüyen bir toplum, cezaevleriyle değil, okullarla övünebilir.
OKULLAR YIKILIYOR, CEZAEVLERİ ARTIYOR.....
Bu bilgiler doğrultusunda;
SORULAR
Cezaevlerinin sayısındaki artış, toplumsal krizlerin bir sonucu mu, yoksa sadece suç oranlarının yükselmesinin bir göstergesi mi?
Bakanlık olarak ülkemizde suç oranının her geçen gün artmasını nasıl açıklayabilirsiniz?
Bakanlık olarak cezaevlerinin ve tutukluların sayısının hızla artmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
2025 yılı itibarıyla Türkiye?deki cezaevlerinde bulunan 384 bin 216 kişi, aslında neyi anlatıyor? Toplumdaki adalet ve hukuk sisteminin sağlıklı işlediğini mi gösteriyor?
Elektronik kelepçelerin artışı, toplumda özgürlüklerin giderek kısıtlanmasının bir göstergesi değil mi?
Cezaevlerindeki çocuk sayısının yüksekliği, devletin adalet anlayışının ne kadar eksik olduğunu gösteriyor mu?
Cezaevlerine yatırım yapmanın, toplumsal eşitsizlikleri ve adaletsizliği çözmeye nasıl bir katkı sağladığı düşünülüyor?
Depremde zarar gören okulların hala yapılmaması, eğitim sistemindeki eksikliklerin bir yansıması değil mi?
Cezaevleri için harcanan 1 milyar 213 milyon TL'nin, okullar ve eğitim için harcanması daha mı faydalı olabilirdi?
Türkiye'nin cezaevlerine bu kadar yatırım yapması, aslında daha büyük bir toplumsal sorunun işareti olabilir mi?
Cezaevleri sizce suçluların ıslah edilen mi? yoksa cezalandırılan yer mi olarak düşünüyorsunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1621124 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mersin Milletvekili Talat Dinçer tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27217 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. "NN
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-714-2274/3255 Konu : Yazılı soru önergesi 99 1/91/2025
Sayın Talat DİNÇER Mersin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/27217 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Hükümlü ve tutuklu mevcudunda yaşanmakta olan artışın, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki temel ceza sürelerinin mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre daha yüksek olması, bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gereğince şartlı tahliye oranının yükseltilmesi, zaman içinde yeni suç tiplerinin ortaya çıkması, suç ve suçlu ile mücadelede gelişen teknolojinin kullanılması ile olayların aydınlatılmasında en ileri teknolojik imkânlara sahip modern kriminal laboratuvarların kurulmuş olması ve bunun sonucunda suçların faillerinin daha kolay yakalanabilmesi, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin (UYAP) hayata geçirilmesiyle adli birimlerin elektronik ağlarla birbirine bağlanması ve UYAP'la uyumlu olarak geliştirilen Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) adliyelerde ve cezaevlerinde uzaktan ifade alınabilmesine imkân sağlanarak yargılamaların hızlandırılması, istinaf mahkemelerinin devreye girmesi ile kararların kesinleşme sürelerinin kısalması ve infaz aşamasına çabuk geçilmesi, yargı mercilerinde ihtiyaç duyulan insan kaynağı sorununun da çözülmüş olması gibi nedenlere dayandığı değerlendirilmektedir.
B) Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.
1. Soru önergesinde belirtilen diğer hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. 1
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan