Bir televizyon kanalında yayımlanan bir diziye ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 9 Nisan 2025 tarihinde 7/27333 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 90 gün sonra, 8 Temmuz 2025).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Bir televizyon kanalında yayımlanan bir diziye ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27333, 9 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27333-bir-televizyon-kanalinda-yayimlanan-bir-diziye-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/52be7d08-5208-4a35-8d42-01961f992fdc
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 90 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY tarafından Anayasanın 98'inci, TBMM içtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.
Av. Dr.M. Yi TANRIKULU
Ulusal televizyon kanalı STAR TV de yayınlanan ve son haftalarda Total Reyting sonuçları sıralamasında birinci sırada yer alan Sahipsizler adlı televizyon dizisinde, evli bir erkeğin, eşinin bilgisi dahilinde başka bir kadınla ilişki yaşadığı ve bu durumun olağan bir olgu gibi sunulduğu görülmektedir. Türk aile yapısı ve toplumsal değerlerimiz göz önünde bulundurulduğunda, bu tür ilişkilerin medya yoluyla normalleştirilmesi çeşitli etik ve kültürel hassasiyetleri gündeme getirmektedir.
Bu bağlamda:
SORULAR
Sahipsizler dizisinde işlenen evlilik dışı ilişki modeli, Türk aile yapısına ve toplumun genel ahlaki değerlerine uygun bulunmakta mıdır?
RTÜK tarafından, söz konusu dizinin aile değerlerine olası etkileri üzerine bir inceleme veya denetim yapılmış mıdır?
Toplumda sadakat ve tek eşlilik değerlerini koruma adına, medya kuruluşlarının içerik üretiminde daha hassas davranmasını sağlamak adına Bakanlığınız tarafından herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?
Benzer içeriklerin yaygınlaşmasının, aile bütünlüğü ve toplumdaki ahlaki yapı üzerindeki olası olumsuz etkileri konusunda Bakanlığınızın görüşü nedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·
BAKANLIĞIMIZCA HAZIRLANAN CEVAP
Bakanlığımız İlgili Kurumu Olan Radyo ve Televizyon Üst Kurulundan Alınan Yazıda;
Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna (RTÜK) verilen görev ve yetki kapsamında, tüm medya hizmet sağlayıcıların yayın hizmetleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası antlaşmalara, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ve bu Kanun'a dayanılarak çıkarılan yönetmelikler ile diğer kanunlara uygunluğu açısından izlenir, değerlendirilir ve sonuçları Üst Kurula sunulur. İhlal tespit edildiğinde ise kanuni müeyyidelerin uygulanması Üst Kurula teklif edilir ve nihai yaptırım kararı Üst Kurulca alınır. Bu bağlamda herhangi bir yayın hizmeti içeriği "Türk aile yapısına ve toplumun genel ahlaki değerlerine" uygunluğu açısından 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesindeki yayın hizmeti ilkeleri kapsamında incelenmektedir.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip, tarafsız bir kamu tüzel kişiliğidir. Üst Kurulun görev ve yetkileri ile medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yayınlarında uymaları gereken kurallar, 6112 sayılı Kanun'la belirlenmiştir. Tüm medya hizmet sağlayıcıların yayınları, Üst Kurul da görevli uzmanlar tarafından tarafsız ve eşit olarak 6112 sayılı Kanun'da yer alan hükümler uyarınca değerlendirmektedir. Bu doğrultuda, önergeye konu edilen dizi ile ilgili yapılan inceleme neticesinde Üst Kurul uzmanları tarafından 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (5) bendi "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." hükmüne aykırı yayın sebebiyle rapor düzenlenmiştir. Bunun neticesinde para cezası ve iki kez program durdurma cezası müeyyideleri uygulanmıştır.
Üst Kurul, toplumun temel birimi olan aile kurumunun medyanın olası zararlı içeriklerinden korunmasını sağlamak adına çok yönlü muhtelif faaliyetler icra etmektedir. Düzenleyici ve denetleyici bir kurum olarak Üst Kurul, 6112 sayılı Kanun'da yer alan "Yayın Hizmeti İlkeleri" başlığı altında düzenlenen 8'inci maddeyle, medya hizmet sağlayıcıların, yayın hizmetlerini yerine getirirken riayet etmesi gereken ilkeleri belirlemiştir. Toplumun inşasında ve kültürümüzde çok önemli yer tutan ailelerin korunması adına ilgili maddenin (f) bendi "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmünü haizdir. İlgili maddenin 2'inci fıkrasında ise "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." hükmü yer almaktadır.
Yasal düzenlemeler çerçevesinde yapılan denetimler Üst Kurulun konuya ilişkin hassasiyetini göstermektedir. 01.01.2019-07.05.2025 tarihleri arasında 6112 sayılı Kanun'un 8'inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." hükmüne aykırı yayın nedeniyle Üst Kurul tarafından medya hizmet sağlayıcılara 233 müeyyide uygulanmıştır.
Ayrıca, idari tedbir sonucu yayını durdurulan programların yerine aynı yayın kuşağında yayınlanmak üzere Üst Kurul tarafından ikame programlar gönderilmektedir. Bu kapsamda 2025 yılının ilk dört ayında "medya içeriklerinin aileye olası zararlı etkilerini" konu alan ikame programın 45 kez görsel-işitsel medyada yayınlanması sağlanmıştır.
Üst Kurul, görev ve yetkisi kapsamında yaptığı denetimlerin yanı sıra sektörün önde gelen bileşenleriyle bir araya gelerek önleyici nitelikte çalışmalar da yapmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve RTÜK iş birliğiyle 27 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirilen "Medya Buluşmaları"nda, medya temsilcileriyle istişarelerde bulunulmuş, çocuk ve gençlerin ruhsal ve fiziksel gelişimlerine olumsuz etki edebilecek yayınlara müsaade edilmeyeceği, toplumsal, kültürel ve manevi değerlerimizin özenle sunulması gerektiği, kadına yönelik şiddet başta olmak üzere şiddetin hiçbir haline müsaade edilmeyeceği vurgulanmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve RTÜK iş birliğiyle 29 Şubat 2024 tarihinde gerçekleştirilen "4. Medya Buluşması İstişare Toplantısı"nda yapımcılar ve senaristlerle bir araya gelinmiş ve yapımlarda dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir.
Ailenin öneminin vurgulanması, aile ve evlilik kurumunun korunması ve güçlendirilmesi, aile odaklı eğitim, rehberlik ve danışmanlık faaliyetlerinin etkinleştirilmesi, sosyal politika ve hizmet sunum kapasitesinin desteklenmesi, dijitalleşme sürecinde ailelerin yeni koşullara uyumunun artırılması, aileye duyarlı çevre yaklaşımının geliştirilmesi ve mevcut riskler karşısında ailenin topyekün desteklenmesi amacıyla 2025 yılı, 13 Ocak 2025 tarihinde Cumhurbaşkanımız tarafından "Aile Yılı" olarak ilan edilmiştir. Bu kapsamda RTÜK ve İstanbul Aile Vakfı arasında imzalanan "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesine İlişkin İş Birliği Protokolü" 2025 yılı itibarıyla yürürlüğe girerken, dijital medya ve televizyon içeriklerinin aile değerlerine uygun hale getirilmesini, çocukların zararlı içeriklerden korunmasını ve milli-manevi değerlerin medya aracılığıyla yaşatılmasını amaçlayan kapsamlı bir adım olarak öne çıkmaktadır. Buna ek olarak RTÜK ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı i iş birliğinde 2025 yılı içerisinde "Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizileri Teşvik Ödülleri" verilmesine yönelik hazırlık çalışmaları sürdürülmektedir. Böylece olumlu örneklerin ödüllendirilmesiyle, bu tarz içeriklerin yaygınlık kazanması hedeflenmektedir.
Üst Kurul tarafından düzenlenen "Güçlü Medya, Bilinçli Toplum Zirvesi" kapsamında "Medyadaki Olumsuz İçeriklerin Toplum Üzerindeki Etkisi ve Çözüm Önerileri" Paneli 30 Nisan 2025 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda söz konusu panelde daha bilinçli bir medya inşa etme üzerinde durulmuştur.
Mehmet Nuri ERSOYBakan