İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/27607 GEÇ CEVAPLANDI · 49 GÜN

Çocuk işçiliğinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Sevilay Çelenk Özen (DEM Parti), 24 Nisan 2025 tarihinde 7/27607 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Eğitim Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 49 gün sonra, 12 Haziran 2025).

Sevilay Çelenk Özen (DEM Parti, Diyarbakır). “Çocuk işçiliğinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/27607, 24 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-27607-cocuk-isciliginin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/77cc51bf-3df5-48aa-bee3-01966bca8ac6

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 49 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın Anayasa'nın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96 ve 99. maddeleri uyarınca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından, öngörülen yasal süresi içinde cevaplanması konusunda gereğini bilginize sunarım.

Sevilay ÇELENK Diyarbakır Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye'de eğitim çağındaki çocukların işçileştirilmesi, toplumsal açıdan derin bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin (İSİG) verilerine göre, 2024 yılında 14 yaş ve altı 22 çocuk ile 15-17 yaş arası 46 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiş, 2025 yılının ilk dört ayında ise en az 19 işçileştirilmiş çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Bu tablonun son örneklerinden biri, Nisan ayında 14 yaşındaki Suriyeli göçmen Yusuf Mısri'nin sondaj çalışmaları sırasında yaşamını yitirmesi olmuştur. Aynı dönemde farklı sektörlerde çalışan en az üç işçileştirilmiş çocuk hayatını kaybetmiş, bir çocuk iş kazası sonucu uzuv kaybı yaşamış, bir başka çocuk ise çalışma koşullarının yarattığı baskı nedeniyle yaşamına son vermiştir.

Türkiye'de işçileştirilmiş çocukların sayısındaki artış, doğrudan çocuk yoksulluğuyla bağlantılıdır. Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, 2022 yılında AB ülkelerinde 18 yaş altı çocukların 9024,7"si yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altındayken, Türkiye'de bu oran *645,2'ye ulaşmıştır. Türkiye, bu oranla 29 ülke arasında en yüksek çocuk yoksulluğu oranına sahip ülke konumundadır.

Çocuk yoksulluğunun yaygınlaşması, eğitimde sürekliliği ciddi şekilde tehdit etmektedir. Eğitim Reformu Girişimi'nin verilerine göre, 2023-2024 öğretim yılında 612 bin 814. çocuk okuldan kopmuştur. İşçileştirilmiş çocukların sayısındaki artışın en temel nedenleri arasında yoksulluk ve eğitime erişimde yaşanan güçlükler yer almaktadır. Sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği ise bu eğilimi daha da derinleştirmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) "İstatistiklerle Çocuk" verilerine göre, işçileştirilmiş çocuk oranı 22,1 seviyesine yükselmiştir. Bu veriler, Türkiye'de çocuk emeği sömürüsünün yapısal ve kalıcı bir toplumsal sorun haline geldiğini açıkça ortaya koymaktadır.

İşçileştirilmiş çocukların sayısındaki artışta eğitim politikalarının belirleyici rol oynadığı görülmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın yürüttüğü "Mesleki Eğitim Merkezi Programı" (MESEM) kapsamında yüz binlerce öğrenci haftanın dört günü işyerlerinde çalıştırılmakta ve aylık 6.600 TL ile 11.052 TL arasında ücret almaktadır.

Mevcut tablo, eğitim çağındaki çocukların eğitim ve gelişim haklarının ihlal edildiğini, sosyal adaletin derin biçimde zedelendiğini ve yoksulluk döngüsünün kalıcı hale geldiğini göstermektedir.

Çocuğun işçisi olmaz. Çocuklar çocukluklarını yaşamalıdır. Çocukların ucuz iş gücü olarak görülmesini ve bu yaklaşımı besleyen eğitim ve istihdam politikalarını sona erdirmek için acil adımlar atılmalıdır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2024 ve 2025 yıllarında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçileştirilmiş çocuklara ilişkin olarak Bakanlığınızca yürütülen idari veya hukuki süreçler nelerdir? Hayatını kaybeden çocukların yaş, cinsiyet ve sektör dağılımı ile ölüm nedenlerine ilişkin elinizde bulunan veriler nelerdir? Ayrıca, iş kazası, uzuv kaybı veya intihar vakalarına dair Bakanlığınızın kayıtlarında veri bulunmakta mıdır?

  2. Türkiye'de işçileştirilmiş çocukların sayısındaki artışla bağlantılı olarak, 18 yaş altı çocukların yoksulluk oranı nedir? 2023-2024 eğitim öğretim yılında eğitimden koparak işçileştirilen çocukların yaş, cinsiyet ve bölgesel dağılımı nasıldır?

  3. Çocuk yoksulluğunu ve eğitimden kopuşu önlemeye yönelik 2024 yılında yürütülen sosyal destek ve teşvik programları nelerdir? Bu programlardan kaç işçileştirilmiş çocuk yararlanmıştır?

  4. TÜİK verilerine göre işçileştirilmiş çocuk oranı "622,1'e yükselmiştir. Bu oranı azaltmaya yönelik olarak Bakanlığınızca yürütülen mevcut veya planlanan politika ve stratejiler nelerdir?

  5. İşçileştirilmiş çocuklara ilişkin düzenli, güvenilir ve kamuoyuna açık veri paylaşımına yönelik Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma bulunmakta mıdır? Varsa, elinizde bulunan veriler nelerdir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

2/21043 İlgi : a) 24/03/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1602858 sayılı yazınız. 1/29746 Ge 1S)

b) 23/04/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1616242 sayılı yazınız.

c) 25/04/2025 tarihli ve B-43452547-120.07.04-1617845 sayılı yazınız. 7/2 175

ç) 02/05/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1621124 sayılı yazınız. 2) 0993

d) 0705/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1624554 sayılı yazınız. 3)2 3859

7/236923 GK ($$

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d)'de kayıtlı yazıyla iletilen İzmir Milletvekili Yüksel TAŞKIN "ın 7/25698, Mersin Milletvekili Perihan KOCA"nın 7/26926, Osmaniye Milletvekili Asu KAYA'nın 727020, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk GERGERLİOĞLU"nun 7/27021, Aydın Milletvekili Süleyman BÜLBÜL'ün 7/27340, Diyarbakır Milletvekili Serhat EREN'in 7/27341, Konya Milletvekili Ali YÜKSEL'in 7/27343, Sivas Milletvekili Ulaş KARASU'nun 727346, Kocaeli Milletvekili Nail ÇİLER'in 77273 51, İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU'nun 7/27353, Tekirdağ Milletvekili Nurten YONTAR'"ın 7/27358 ve Diyarbakır Milletvekili Sevilay ÇELENK-"in 7/27607 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek*te sunulmuştur.

Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

7/02699 Gk (5

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 00 EĞİTİMİN Strateji Geliştirme Başkanlığı ve YÜZYILI NUMARALI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) kökleri Anadolu'da 11. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar sanat, ticaret ve ekonomi alanlarında ışık tutan esnaf ve sanatkâr kurumu niteliğindeki Ahilik kültürüne dayanan iş yeri tabanlı mesleki eğitimi öne çıkaran bir programdır. Cumhuriyet sonrası çıraklık eğitimine ilişkin ilk yasal düzenleme 1977'de 2089 sayılı Çırak, Kalfa ve Ustalık Kanunu ile yapılmış, 1986'da çıkarılan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu ile çırak, kalfa ve ustaların eğitimi ile okullarda ve işletmelerde yapılacak mesleki eğitime ilişkin esaslar belirlenmiştir. Çıraklık eğitimi, 02.12.2016 tarihli ve 6764 sayılı Kanun ile zorunlu örgün ortaöğretim kapsamına alınmıştır. 1977 yılından bugüne mesleki eğitim merkezleri bir mesleki ve teknik eğitim program türü olarak uygulanmaya devam etmektedir.

Mesleki eğitim merkezi programı, örnekleri farklı ülkelerde de bulunan iş yeri tabanlı mesleki eğitim programı olarak uygulanmaktadır. Bu programda öğrenciler teorik eğitimlerini okulda pratik eğitimlerini ise işletmelerde usta öğretici gözetiminde ve koordinatör öğretmenlerin kontrolünde belirli bir program dâhilinde almaktadırlar. Mesleki eğitim merkezi programının işletmeler ile kurulmuş olan organik bağı ve iş birliği neticesinde öğrencilerin mesleki bilgi, beceri ve yetkinliklerinin gelişmesine büyük ölçüde olumlu etkisi olduğu değerlendirilmektedir.

Ülkemizin nitelikli iş gücü ihtiyacı çerçevesinde öğrencilerin ilgi, istek, yetenek ve kişilik özelliklerinin ortaya çıkarılması, başarılı ve mutlu olabilecekleri bir mesleği seçmeleri için meslekler hakkında bilgilendirilmeleri, eğitim sistemi ile çalışma hayatı arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi ülkemiz insan kaynağının geliştirilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda mesleki eğitim merkezleri, ülkemizin meslek sahibi insan ihtiyacını karşılayabilmek adına çalışmalarını sürdürmektedir.

Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) 138 No.lu Asgari Yaş Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesinde yer alan "Bu sözleşme, çocuklar ve gençler tarafindan genel, mesleki ve teknik eğitim için okullarda ve diğer eğitim kuruluşlarında yapılan işlere veya yetkili makamın varsa ilgili işçi ve işveren örgütlerine danışarak belirlediği koşullara göre işyerlerinde en az 14 yaşındaki kişilerin yaptıkları ve esas olarak bir okul ya da bir eğitim kuruluşunun sorumlu bulunduğu bir eğitim veya öğretim kursunun, yetkili makam tarafından onaylanmış olup büyük ölçüde veya tamamen bir işyerinde yürütülen bir eğitim programının veya eğitim veya meslek seçimini kolaylaştırmak amacıyla hazırlanmış bir yönlendirme ya da rehberlik programının ayrılmaz parçası olan işlere uygulanmaz. " hükmü ile asgari sözleşmenin asgari yaşa ilişkin hükümlerinin mesleki eğitimin ayrılmaz bir parçası olan işlerde uygulanmayacağını ortaya koymaktadır.

Sonuç olarak mesleki eğitim programları kapsamında öğrenim gören öğrencilerimiz, yürürlükteki mevzuat ve uluslararası hukuk çerçevesinde öğrenci statüsünde olup soru önergesinde ifade edilen kavramlarla tanımlanmamaktadır.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir