İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/28701 GEÇ CEVAPLANDI · 208 GÜN

Doğurganlık hızının düşmesine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 208 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96 ncı ve 99 uncu maddeleri gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir GÖKTAŞ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Gülcan KIŞ |

TÜİK'in 2024 doğurganlık verilerine göre Türkiye nüfusu kendini yenileyememektedir. Toplam doğurganlık hızı 1,48'e gerilemiş, ülkemiz nüfusunu koruyabilmek için gereken 2,10 oranının oldukça altına düşmüştür. Bu durum sadece demografik bir sorun değil, aynı zamanda sosyal güvenlikten eğitime kadar birçok alanda ciddi sonuçlar doğuracak bir krizdir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Özellikle kentlerde yaşayan yurttaşlarımız için çocuk sahibi olmak ekonomik olarak zor, sosyal olarak yalnız bir karara dönüşmüştür. Barınma ve geçim koşullarının ağırlaştığı, destek hizmetlerinin yetersiz kaldığı bir ortamda birçok aile çocuk sahibi olmayı erteliyor ya da vazgeçiyor.

AKP iktidarı yıllardır "aileyi güçlendirme" iddiasıyla birçok söylem üretmiş; ancak kreş, bakım, istihdam ve sosyal destek hizmetlerinde somut bir gelişme sağlanamamıştır. Bu bağlamda:

I. Türkiye'nin toplam doğurganlık hızının nüfus yenilenme sınırının altına düşmesi karşısında Bakanlığınız hangi önlemleri almıştır?

SORULAR

  1. "Aileyi güçlendirme" hedefiyle bugüne dek yürütülen politika, kampanya ve projelerin etkisi ölçülmüş müdür? Somut çıktıları nelerdir?

    . Büyükşehirlerde çocuk sahibi olmanın maliyeti dikkate alınarak barınma, ulaşım ve

    . Özellikle büyük şehirlerde yaşayan aileler için bakım hizmetleri, ücretsiz kreşler ve evde çocuk bakım destekleri neden hâlâ yaygınlaştırılamamıştır?

  2. . Eğitim seviyesi yüksek kadınların doğurganlık hızının en düşük seviyelerde olması, sadece kadınların tercihi midir; yoksa sistemsel bir destek eksikliği midir?

  3. . Çocuk sahibi olduktan sonra iş hayatına dönmek isteyen kadınlar için hangi somut uygulamalar hayata geçirilmiştir? Bu hizmetler kaç ilde, kaç kişi tarafından kullanılmaktadır? bakım destekleri için özel bir sosyal destek programı planlanmakta mıdır?

  4. " Şanlıurfa, Ağrı, Muş gibi doğurganlık hızının yüksek olduğu illerde sağlık, eğitim ve sosyal hizmet yatırımları bu demografik yapıya göre artırılmış mıdır?

  5. . Batı illerinde yaşlanan nüfus karşısında üretken nüfusun daralacağı öngörüsüyle, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği adına yeni bir planlamaya gidilecek midir?

  6. . Son 5 yılda kaç yeni kamu kreşi açılmıştır? İl il dağılımı ve kapasiteleri nedir? Bu hizmetlerin yaygınlaştırılması için Bakanlık ne kadar bütçe ayırmıştır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o : 04.06.2025 tarihli ve 1640882 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Mersin Milletvekili Sayın Gülcan KIŞ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7128701 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Ek: 7/28701 Cevap Metni (6 Sayfa)

Telefon No:(312) 705 7330 öğ

Mersin Milletvekili Sayın Gülcan KIŞ'a Ait 7/28701 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar bütüncül ve koruyucu önleyici bir anlayışla devam etmektedir.

Ailenin öneminin vurgulanması, aile içindeki birlik ve beraberliğin korunması, mevcut riskler okarşısında ailenin topyekün desteklenmesi, aileyi destekleyen politikaların yaygınlaştırılması amacıyla 2025 yılı Aile Yılı olarak Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından ilan edilmiştir. Yıl boyunca ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik ekonomik fayda sağlayacak, farkındalığı artıracak ve ailelerin sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlayacak faaliyetler düzenlenmektedir.

Bu kapsamda "Küreselleşen Dünyada Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" temalı Uluslararası Aile Forumu, ailenin korunması ve güçlendirilmesi, aileye ve çocuklara zararlı akımlarla mücadele edilmesi, güçlü bir nüfus yapısına sahip olunması amaçlarıyla; aileden sorumlu bakanlar, uluslararası kurum temsilcileri, akademisyenler ve STK üyeleri katılımıyla 22-23 Mayıs 2025 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilmiştir.

Kapanışı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Sayın Emine ERDOĞAN'ın teşrifleri ile gerçekleştirilen Aile Forumunda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2026-2035 dönemi "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan edilmiştir.

Aile yılı kapsamında aileyi merkeze alan politikaların küresel düzeyde tartışıldığı Forumda 27 ülkeden bakanlar ve üst düzey politika yapıcılarla bir araya gelinerek aileye yönelik ortak değerler ve karşılaşılan tehditler ile çözüm yolları masaya yatırılmıştır.

Ayrıca 2 Aralık 2025 tarihinde Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumu gerçekleştirilmiştir. Sempozyumda, "Ailenin Güçlendirilmesine Yönelik Politikalar" ile "Ulusal ve Uluslararası Nüfus Politikaları" başlıklı iki panel gerçekleştirilmiştir.

Bakanlığımız hizmetlerinin tek çatı altında sunulduğu sosyal hizmet merkezleri (SHM), 2013 yılından bu yana ailelere ve fertlere yönelik koruyucu, önleyici, destekleyici, iyileştirici sosyal hizmet çalışmalarını ilgili paydaşlarla iş birliği halinde sunmaya devam etmektedir.

Aile içi iletişimin güçlendirilmesi ve aile bireylerinin sorun çözme becerilerinin geliştirilmesi amacıyla eğitim ve danışmanlık hizmetleri yürütülmektedir. Çiftleri evlilik hayatına hazırlamak amacıyla iletişim, hukuk ve sağlık konularını içeren Evlilik Öncesi Eğitim Programı ve temel aile yaşam becerilerine yönelik bilgi, beceri ve tutumları olarak edinebilmeleri için eğitim ve iletişim, hukuk, iktisat, medya ve sağlık olmak üzere 5 alandan ve 28 modülden oluşan Aile Eğitim Programı kapsamında çalışmalar devam etmektedir. Aile Danışmanlığı hizmeti, "Aile Danışmanlığı", "Boşanma Süreci Danışmanlığı" ve "Bireysel Danışmanlık" olmak üzere 3 temel başlık altında gerçekleştirilmekte ve 81 ilde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ve Sosyal Hizmet Merkezlerindeki uzman personel aracılığı ile ücretsiz olarak sunulmaktadır. Bu hizmet ile aile bireylerini güçlendirmek, aile içi ilişkileri düzenlemek, aile bireylerinin iletişim, stresle baş etme, problem çözme becerilerini geliştirmek, evliliğin işleyişinde yaşanan ya da yaşanması muhtemel sorunların çözümüne destek olmak hedeflenmektedir.

Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) kapsamında ise 2017 yılından bu yana vatandaşlarımıza yönelik gerekli rehberlik ve yönlendirme çalışmalarını yürütülmektedir. Aile ve Gençlik Fonu kapsamında Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi aracılığıyla yuva kuracak gençlerimiz hem maddi olarak hem de eğitim ve danışmanlık hizmetleri ile desteklenmektedir. Proje kapsamında 2 yılı ödemesiz ve faizsiz 48 ay vade söz konusudur. 15 Şubat 2024 tarihinde deprem bölgesinde pilot olarak uygulanmaya başlayan proje, 13 Ocak 2025 tarihi itibarıyla ülkemiz geneline yaygınlaştırılmıştır. Proje kapsamında imzalanan iş birliği protokolleriyle çeşitli özel sektör firmaları tarafından çiftlere yönelik değişen oranlarda indirimler de sunulmaktadır.

Bakanlığımız tarafından bebek bekleyen anne baba adayları ile anne babaların olumlu ebeveynlik tutum ve becerilerine sahip olmalarını desteklemek, çocuk gelişimi hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak ve eşler arasındaki sağlıklı evlilik hayatını güçlendirmek amacıyla İlk Öğretmenim Ailem adlı mobil uygulama geliştirilmiştir. Bu uygulama ile gelişim yolculuğunda çocuklarının yanında olmak, onlara rehber olmak isteyen tüm anne babalara destek olmak amaçlanmıştır. Doğum öncesi dönemden başlayarak çocukların gelişim dönemine özgü kapsamlı bilgilere rehber bölümünden ulaşılabilmektedir. Anne babalar uygulamada önerilen oyun ve aktivitelerle çocuklarının gelişimini destekleyebilmektedir. Aynı zamanda çocuk gelişimi ve aile hayatına dair merak ettikleri soruları anne babalar uygulama aracılığıyla uzmanlarımıza iletebilmektedir. İlk Öğretmenim Ailem Mobil Uygulaması, uygulama marketlerinden ücretsiz olarak indirilebilmektedir. Ayrıca, 2015 yılından itibaren uygulanan doğum yardımının kapsamı da 2025 Aile Yılında genişletilmiştir.

Ailenin ve güçlü nüfus yapısının korunması Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanları arasında yer almakta olup Ülkemizin temel politika belgelerinde yer alan hedefler doğrultusunda aile kurumunun ve dinamik nüfus yapısının korunması ve güçlendirilmesi için kapsamlı çalışmalar yapılmaktadır.

25 Aralık 2024 tarihli ve 32763 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 172 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Nüfus Politikaları Kurulu kurulmuştur. Kurulun amacı, nüfus politikalarının ülke genelinde eşgüdüm içerisinde bütüncül bir yaklaşımla oluşturulmasını ve etkin uygulanmasını sağlamak, demografik yapıdaki gelişmeleri izlemek ve değerlendirmektir. Kurulun sekretarya görevini Bakanlığımız yürütmektedir. Kurul çalışmaları kapsamında Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin katılımıyla üç toplantı düzenlenmiştir.

9 Ocak 2025 tarihinde gerçekleştirilen ilk Kurul toplantısında, ülkemizin demografik yapısına ilişkin mevcut durum kapsamlı olarak değerlendirilmiş, nüfus politikalarındaki dönüşüm (pro-natalist/doğurganlığı teşvik eden, anti-natalist/doğurganlığı tehdit gören) ele alınmış, nüfus politikaları konusunda atılacak adımlar istişare edilmiştir. Kurul toplantısı sonrasında Evlenecek Gençlerin Desteklenmesi Projesi 81 ile yaygınlaştırılmıştır. Ayrıca doğum yardımı kapsamında yapılan ödeme tutarları artırılmıştır (ilk çocuk için tek seferlik 5 bin TL, ikinci çocuk için aylık 1500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin TL)

14 Nisan 2025 tarihinde yapılan teknik toplantı kapsamında nüfus politikalarına ilişkin somut önerilerin geliştirilmesi amacıyla "Mevzuat", "Çalışma Hayatı", "Sağlık", Ekonomik Teşvikler", "Eğitim" ve "İletişim ve Farkındalık Oluşturma" konularında çalışma grupları oluşturulmuştur. 3 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen Kurul toplantısında tüm çalışma grupları tarafından hazırlanan öneriler değerlendirilmiştir.

18 Temmuz 2025 tarihli ve 32959 sayılı Resmi Gazetede "Devlet Memurlarının Yarı Zamanlı Çalışma Hakkının Kullanımına İlişkin Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yönetmelik kapsamında doğum ya da evlat edinme sonrasında çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihe kadar yarı zamanlı çalışma hakkı tanınmıştır.

25 Aralık 2024 tarihli ve 32763 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 171 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Aile Enstitüsü kurulmuştur. Demografik değişimler ve eğilimler ile bunların aile yapısı üzerindeki olası etkilerini ve sorun alanlarını belirlemek üzere bilimsel araştırma ve veri analizi yapmak Aile Enstitüsünün görevleri arasında yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde aile ve nüfus konusunda veriye dayalı etkili politikalar geliştirilmesine katkı sağlanması amacıyla Aile Enstitüsü tarafından geniş çaplı araştırmalar yapılması planlanmaktadır.

Cumhurbaşkanlığımız himayesinde ve Bakanlığımız koordinesinde ilgili tüm paydaşların katılımıyla hazırlanan, aile ve evlilik kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik stratejilerin, hedeflerin ve faaliyetlerin yer aldığı "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028) 15 Mayıs 2024 tarihinde 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile ilan edilmiştir. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028) çerçevesinde aile yapısının güçlendirilmesi amacıyla kapsamlı stratejiler ve eylemler planlanmıştır.

Söz konusu Genelgede Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu ile Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi İl Koordinasyon Kurulları oluşturulmuştur. Kurullar aracılığıyla eylem planındaki faaliyetlerin izleme ve değerlendirmesi yapılacaktır.

Söz konusu Eylem Planında yer alan faaliyet hedefleri doğrultusunda, en düşük doğurganlık oranlarına sahip olan, en yüksek doğurganlık oranlarına sahip olan yıllar içinde farklılaşmanın en fazla görüldüğü, yıllar içinde farklılaşmanın en az görüldüğü topları 12 ilde çocuk, evlilik ve ebeveynlik algısı ve eğilimlerinin ortaya koyulmasını amaçlayan doğurganlık araştırması yapılmıştır.

Türkiye'de yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de ilk evlenme yaşı artmaktadır. Ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 28,3'e, kadınlarda 25,8'e ulaşmıştır. Aynı şekilde, anne olma yaşı her geçen yıl artmaktadır. Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26.7 iken bu oran 29,3'e yükselmiş durumdadır.

Eğitim seviyesinin yükselmesinin, evlenme ve ilk anne olma yaşının artması üzerinde etkili olduğu söylenilebilir. Örneğin Bakanlığımız tarafından yapılan doğurganlık araştırmasında kadınlarda eğitim hayatına öncelik verme durumunun evliliğin geciktirilmesinde rol oynayan etkenlerden biri olarak ortaya çıkmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde kurulan Aile Enstitüsünün görevleri arasından aile yapısı, demografik değişimler ve eğilimler ile ilgili araştırmalar yapılması bulunmakta olup önümüzdeki dönemde doğurganlık ve evlilik gibi hususlarda geniş çaplı araştırmalar gerçekleştirilecektir.

Bakanlığımız denetiminde faaliyet gösteren özel kreş ve gündüz bakımevleri 30.04.2015 tarih 29342 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Özel Kreş ve Gündüz Bakımevleri ile Özel Çocuk Kulüplerinin Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik kapsamında hizmet vermektedir. Söz konusu kuruluşlar gerçek veya özel hukuk tüzel kişilikleri tarafından açılabilen özel teşebbüsler olup kuruluşun hizmet vereceği bölge, çalışma saatleri gibi kriterler kurucu adayının inisiyatifindedir.

Erken çocukluk döneminde yer alan tüm çocukların kreş hizmetlerinden eşit olarak yararlanabilmesi ve ilerleyen dönemde hizmetler aracılığı ile sosyal ve ekonomik düzey farklılığı olmadan fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi amacıyla mevzuat doğrultusunda kapasitelerinin yüzde üçü, İl Müdürlüklerimizce tespit edilerek Ücretsiz Bakım Hizmeti kapsamında çocukların ücretsiz yararlanması için kullanılmaktadır.

Söz konusu Yönetmeliğin 50 nci maddesi kapsamında ücretsiz bakım hizmetinden; Ekonomik durumlarına bakılmaksızın şehit ve gazi çocukları,

Bakanlığımıza bağlı kuruluşlarda korunma ve bakım altında bulunan çocuklar, Cezaevlerinde hükümlü ve tutuklu olan anneleri ile birlikte kalan çocuklar,

Ekonomik gücü yeterli olmayan ailelerin çocukları,

Ekonomik güçlük içindeki anne veya babası vefat etmiş çocuklar, tek ebeveyni ile yaşayan çocuklar,

Engelli ebeveyni olan çocuklar,

Kadın konukevinde bulunan veya ayrılan kadınların çocukları yararlandırılmaktadır. Bakanlığımızca çocukların ihtiyaçlarının karşılanması, ailelerin güçlendirilmesi, geçici olarak yaşanan sosyal ve ekonomik güçlüğün önüne geçilmesi yoluyla çocukların öz aileleri ve yakınları yanında bakımlarının ve desteklenmelerinin sağlanması ile fırsat eşitliğinin oluşturulması amacıyla Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmeti verilmektedir. SED Hizmeti bir sosyal yardım değil, sosyal hizmet modelidir. Ailelerin ekonomik olarak güçlendirilmesinin yanı sıra psikososyal açıdan da desteklenmesini temel alır. SED Hizmeti ile desteklenen okul çağındaki çocukların, akademik, sportif, sanatsal ve kültürel açıdan da güçlendirilmesi esastır.

Diğer taraftan kadın istihdamının artırılması ve kadınların istihdamda kalması,

Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanları arasında bulunmaktadır. Bu kapsamda, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması amacıyla işgücü piyasasını düzenleyen kanunlarda önemli değişiklikler yapılmış ve önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

Yarı zamanlı çalışmaya ilişkin düzenleme ile özellikle doğumun ilk ayları için kadınlara annelik ve çalışma hayatını daha kolay bir şekilde yürütebilme imkânı sağlanmaktadır. Anneler doğum sonrası yarı zamanlı çalışarak tam ücret alabilmektedir. Bu düzenleme ile hem bebeğin ilk altı ay daha düzenli bir şekilde anne sütü ile beslenmesi desteklenmekte, hem de kadınların iş hayatından tam zamanlı kopmaması sağlanarak işe dönüşü kolaylaştırılmaktadır.

Çocuk mecburi ilköğretim çağına gelene kadar kısmi zamanlı çalışma imkânı ise her iki ebeveyn için tanınmaktadır. Bu izni kullanan çalışanın, çalıştığı süre nispetinde, özlük hakları korunmaktadır.

İş ve aile yaşamının uyumlaştırılması çerçevesinde 2016 yılındaki düzenleme ile açılış iznini Bakanlığımızdan alan "Özel Kreş ve Gündüz Bakımevlerinin" faaliyete geçtiği vergilendirme döneminden itibaren beş vergilendirme dönemi gelir ve kurumlar vergisinden muaf olması sağlanmıştır.

Ayrıca, işverenlerce, kadın çalışanların çocukları için kreş ve gündüz bakımevi desteği verilmesi durumunda, bu desteğin, kadın çalışanın gelir vergisi matrahına eklenmeyerek, vergiden istisna edilmesi sağlanmıştır.

Ücretsiz Bakım Hizmeti kapsamında Bakanlığımız tarafından tespit edilen ihtiyaç sahibi çocukların, Bakanlığımız izni ile açılan özel kreş ve gündüz bakımevleri ile özel çocuk kulüplerinde ücretsiz şekilde faydalanacakları 963"lük kontenjan ayrılması zorunludur. " 2014/6058 Sayılı Kararla, özel sektörün kreş ve gündüz bakımevleri ile okul öncesi eğitim için gerçekleştireceği yatırımların, bölgesel desteklerden faydalanma imkânı getirilmiştir.

Bununla birlikte, Bakanlığımızca yürürlüğe konulan Kadının Güçlenmesi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)'nda iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması konusunda çeşitli faaliyetlere yer verilmiş olup ilgili tüm taraflarla iş birliği içinde çalışmalar yürütülmektedir.

Eylem Planı'nın temel politika eksenleri; Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olarak belirlenmiştir. Planda; beş temel politika eksenine ilişkin "5 Temel Amaç", "20 Strateji", "83 Faaliyet" yer almaktadır.

Bununla birlikte söz konusu eylem planında yer alan politika eksenleri altında ele alınmak üzere kesişen politika alanları belirlenmiş ve bunlar da "Özel Politika Gerektiren Gruplar" ile "Kesişen Çalışma Alanları" olarak iki alt başlıkta ele alınmıştır. Hem "Özel Politika Gerektiren Gruplar" hem de "Kesişen Çalışma Alanları" Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın genelinde temel amaç, strateji ve faaliyetlerin oluşturulmasında dikkate alınmıştır.

Özel Politika Gerektiren Gruplar başlığında,

Kız çocukları,

Engelli kadınlar,

Yaşlı kadınlar,

Kırsal alanda yaşayan kadınlar,

Geçici koruma(GK Yuluslararası koruma (UK) başvurusu veya statüsü sahibi kadınlar,

Tutuklu ve hükümlü kadınlar, Şiddet mağduru kadınlar, Yoksul kadınlara yer verilmiştir.

Kesişen Çalışma Alanları başlığında,

Ailenin güçlenmesi,

Afet ve acil durumlar,

Mevzuat değişiklikleri,

Cinsiyet ayrıştırmalı verilerin mevcudiyeti,

Kadın erkek eşitliği eğitimleri,

İzleme değerlendirme ve etki analizi çalışmaları, Kadın erkek eşitliğine duyarlı bütçeleme çalışmaları, Yerel yönetimlerle işbirliği,

STK'lar ile işbirliği,

Üniversiteler ile işbirliği,

Özel sektör ile işbirliği,

Erkek çocukları da dâhil kadınların güçlenmesi sürecine erkeklerin katılımına yer verilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalara ek olarak Bakanlığımız tarafından, kadının güçlenmesine yönelik politikaların merkezi ve yerel düzeyde, bütüncül bir bakış açısıyla, etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu" ve

"Kadının

Güçlenmesi Oİl Koordinasyon Kurulları" teşkil ettirilmesini konu alan

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 8 Mart 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu, temel olarak kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesine yönelik tüm çalışmaları izlemek, değerlendirmek, koordinasyon ve işbirliğini sağlamak üzere görev yapacaktır. Diğer taraftan, Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" da kadının güçlenmesine ilişkin çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde yürütülmesi ve takibi amacıyla faaliyet sürdürecektir.

Bakanlığımızca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Bakanlığımız yoksulluğun nesiller arası transferinin önüne geçebilmek ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı verebilmek için özellikle çocukları destekler nitelikte yardım programlarına önem vermektedir. Bu nedenle ihtiyaç sahibi hanelerimiz çeşitli hane bazlı sosyal yardımlarla desteklenmektedir. Bu çerçevede doğrudan çocuklarımızı destekler nitelikte olan Şartlı Nakit Transferleri, Öksüz ve Yetim Yardımı, Asker Çocuğu Yardımı, Engelli Yakını Aylığı, Doğum ve Çoklu Doğum Yardım programları gibi düzenli yardım programları yürütülmektedir.

Bununla birlikte yoksulluk zincirini kırmak amacıyla özel önem verilen eğitim yardımları kapsamında aktarılan tutarlar sosyal yardım harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu kapsamda eğitim materyali, ücretsiz ders kitabı, engelli öğrencilerin ücretsiz taşınması, öğrenci barınma, taşıma ve yemek yardımı, öğrencilerin ulaşım giderlerine yönelik yardımlar ve öğle yemeği yardımı gibi pek çok yardım programı ile de çocuklarımız desteklenmektedir.

Öte yandan çocuklu hanelerimiz çocuklara yönelik yardımlara ek olarak; yardım özelinde belirlenen şartları sağlamaları halinde Gıda Yardımı, Barınma Yardımı, Elektrik Tüketim Desteği ve Yakacak Yardımı gibi diğer yardımlar ile bütüncül bir yaklaşım benimsenerek ihtiyaçlı yönlerinden desteklenmektedir.

Bu kapsamda tematik ve kapsayıcı sosyal yardım programları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız desteklenmekte olup Bakanlığımızca yürütülen sosyal yardım programlarına ilişkin detaylı bilgiler ve veriler Bakanlığımız internet sitesinden takip edilebilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir