Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 27 Mayıs 2025 tarihinde 7/28841 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 252 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28841, 27 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28841-sincan-2-nolu-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fbfda3f7-c244-47cc-91ae-019716c106fd
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 252 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Öznur Bartin
Ankara Sincan 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutulan mahpus İsmet Karak?ın 6 Mayıs 2025 tarihli mektubunda, cezaevi idaresine yönelik son derece ciddi hak ihlali iddiaları yer almaktadır. Karak'ın anlatımına göre, cezaevi idaresi tarafından kişisel temizlik araçları olan tırnak makası ve temizlik ekipmanlarına el konulmuş, gerekçe olarak ise mahpuslar tarafından pencerelere yerleştirilen "tel kafes" yapının zarar görmesi gösterilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Mahpuslar tarafından "hayvanat bahçesi kafesi" olarak tanımlanan bu yapılar, mahpusları temiz havadan, doğal gün ışığından ve dışarıyı görme hakkından yoksun bırakmaktadır. Bu uygulama hem fiziki hem de psikolojik açıdan ağır bir izolasyon biçimi olup insanlık onurunu zedeleyici niteliktedir. Hücrelerdeki sürekli nem, yetersiz hijyen, temizliğe erişimin engellenmesi, sosyal ve kültürel faaliyetlerin durdurulması gibi unsurlar cezaevinde yaşamı ciddi biçimde zorlaştırmakta, insan onuruna aykırı koşullar yaratmaktadır.
Mahpuslara günde yalnızca bir saat havalandırma hakkı tanındığı ve sosyal ilişkilerin neredeyse sıfırlandığı ifade edilmektedir. Bu durum, tecritin ağırlaştırılmış bir biçimi olup Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları ve Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) raporlarıyla da çelişmektedir.
Özellikle dikkat çekici bir diğer husus ise mahpuslar arasında gıda, kıyafet ve temizlik malzemesi paylaşımı gibi insani yardımlaşma biçimlerinin "örgütsel faaliyet" olarak tanımlanarak disiplin cezalarına konu edilmesidir. Mahpusların birbirine yardım etmesi, temel insanlık gereği ve evrensel etik normların parçasıdır. Bu tür bir yardımlaşmanın cezai yaptırımla bastırılması hem insani dayanışma hakkının ihlalidir hem de toplumsal dayanışma kültürüne yönelik açık bir saldırıdır.
Mektupta ayrıca, mahpusların yalnızca TRT kanallarına erişiminin sağlandığı, dış dünyadan objektif bilgiye ulaşma çabalarının ise sistemli biçimde engellendiği ifade edilmiştir. Karak, İlke TV, Tele Il TV, Halk TV, Now TV ve Sözcü TV gibi kanalların izlenmesine izin verilmediğini belirtmektedir. Bu durum, cezaevinde tutulan mahpusların haber alma hakkının ihlali niteliğindedir.
Ayrıca, Türkiye cezaevlerinde yalnızca Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı mahpuslar değil; İran, Irak, Suriye başta olmak üzere çeşitli ülkelerden gelen Kürt, Arap, Fars ve Türkmen kimliklerine sahip yabancı mahpuslar da bulunmaktadır. Bu mahpusların da benzer şekilde izolasyon, sağlık hakkı ihlali, dil ve kültürel ayrımcılık, savunma hakkının kısıtlanması gibi uygulamalara maruz kaldıklarına dair ciddi iddialar kamuoyuna yansımaktadır. Bu gruba ilişkin denetim, uluslararası yükümlülükler çerçevesinde şeffaf bir biçimde ele alınmalıdır.
Ankara Sincan 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde yaşanan uygulamalar, sadece bireysel değil kurumsal ve yapısal bir hak ihlali rejiminin işaretidir. Mahpusların insan onuruna uygun koşullarda yaşama, temizliğe erişim, gün ışığı görme, haber alma ve yardımlaşma gibi en temel hakları ihlal edilmektedir. Bu hak ihlallerine derhal son verilmesi, cezaevlerinin insanlık onuruna uygun koşullara kavuşturulması ve ulusal/uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesi acil bir zorunluluktur.
Bu bağlamda;
SORULAR
Ankara Sincan 2 No'lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde mahpusların kişisel temizlik malzemelerine erişimlerinin sınırlandırılması hangi mevzuata dayandırılmaktadır? Tel örgü hasarının tüm koğuşlara yönelik kolektif bir yaptırıma dönüştürülmesi, idari olarak nasıl gerekçelendirilmektedir?
Cezaevindeki mahpusların, pencere önlerine yerleştirilen ve "tel kafes" olarak nitelendirilen yapılar nedeniyle gün ışığı, temiz hava ve dış dünya ile görsel temas hakkından yoksun bırakıldıkları iddialarına ilişkin Bakanlığınızın yürüttüğü herhangi bir denetim ya da inceleme mevcut mudur?
Hücrelerde devam eden nem ve hijyen sorunları ile ilgili bugüne dek yapılmış sağlık ve yapı denetimleri nelerdir? Son bir yıl içinde Sincan 2 No'lu Cezaevi'nde gerçekleştirilen hijyen ve sağlık kontrollerinin sayısı kaçtır, sonuçları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?
Söz konusu cezaevinde sosyal ve kültürel faaliyetlerin askıya alınmasının gerekçesi nedir? Bu faaliyetlerin yürütülmesi için mahpuslara sunulan asgari altyapı ve kaynaklar nelerdir?
Günde yalnızca bir saat havalandırma uygulaması Anayasa'nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne uygun mudur? Bakanlığınız bu sürenin fiziksel ve ruhsal sağlık üzerindeki etkilerine dair bir değerlendirme çalışması yapmış mıdır?
Mahpuslar arasında temizlik, gıda ve kıyafet paylaşımı gibi insani yardımlaşma biçimlerinin "örgütsel faaliyet" olarak cezalandırılması uygulaması Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle nasıl bağdaştırılmaktadır?
Ceza infaz kurumlarında mahpuslar arasında insani dayanışmanın cezai yaptırıma tabi tutulmaması için herhangi bir yönerge, genelge ya da iç denetim politikası geliştirilmiş midir?
Sincan 2 Nolu Cezaevi'nde televizyon yayınlarına erişim hakkı nasıl düzenlenmektedir? Mahpusların yalnızca TRT kanallarına erişimi sağlanırken, farklı görüşleri yansıtan yayın organlarının izlenmesinin engellenmesi hangi yasal veya idari kararlara dayanmaktadır?
• İ 28841
Soniki yıl içinde cezaevlerinde televizyon yayınına erişim hakkına ilişkin kaç başvuru yapılmıştır? Bu başvuruların kaçı olumlu değerlendirilmiş, kaçı reddedilmiştir?
Türkiye cezaevlerinde tutulan İran, Irak, Suriye ve diğer ülkelerden gelen mahpusların sayısı nedir? Bu mahpuslara yönelik çok dillilik, tercüman desteği, kültürel ihtiyaçlara duyarlılık gibi özel uygulamalar mevcut mudur?
Yabancı mahpusların savunma hakkı kapsamında anadilinde ifade verme ve savunma yapma hakkının güvence altına alınmasına ilişkin uygulamalar cezaevlerinde nasıl işletilmektedir?
Cezaevlerinde yabancı mahpuslara yönelik kötü muamele, ayrımcılık ya da keyfi | disiplin cezalarına dair Bakanlığınıza ulaşan şikâyet sayısı nedir? Bu şikâyetlerin kaçı hakkında soruşturma başlatılmıştır?
Bakanlığınız, cezaevlerindeki yaşam koşullarına dair sistematik denetimlerin sıklığını artırmayı ve bağımsız izleme mekanizmalarının (baro temsilcileri, insan hakları kuruluşları, CPT gözlemcileri vb.) erişimini genişletmeyi planlamakta mıdır?
Mahpusların dış dünya ile bağlantı kurma hakkı kapsamında bilgiye erişimini güvence altına almak üzere Adalet Bakanlığı'nın planladığı yeni bir düzenleme veya politika değişikliği var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1643991 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/28841 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) misin
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ©CHVVOT - JAXMbX2 - uvg3CVF - OBA/XE- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-961-6068/8318 Konu : Yazılı soru önergesi 02 /010026
Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/28841 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.
11- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden XJ4İJSXI - YWiBgcF - FRuB58T - egXu5E- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
NI- A) 5275 sayılı Kanunun 8., 9. ve 10. maddeleri uyarınca kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ve kadın kapalı ceza infaz kurumları firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fiziki engellerle donatılmış tesislerdir.
B) Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları arasında imzalanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri ile Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün "Ceza İnfaz Kurumlarında Dış Kontrol ve Arama" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Kurumların teknik donanımı" kenar başlıklı 15. maddesinde, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumundan başlamak üzere, mevcut kapalı ceza infaz kurumlarının dış korumasındaki aydınlatma, kule, tel örgü, kafes tel, ihata duvarı, dinleme cihazı, kamera, nöbetçi kulübeleri, kapı ve pencere demirleri ve elektronik kontrol cihazları gibi fiziki noksanlıkların giderilmesi suretiyle, tünel kazılarak vuku bulacak firarları önlemek amacıyla, Bakanlığımızca bütçe imkânları ölçüsünde gerekli tedbirlerin alınacağı, yeni yapılacak ve yapılmakta olan ceza infaz kurumlarında da aynı fiziki tedbirlerin alınarak uygulamaya konulacağı hükmüne yer verilmiştir.
Ceza infaz kurumlarında, firar ve benzeri olaylar ile güvenlik zafiyetine meydan verilmemesi için yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca fens teli kullanılmaktadır. Söz konusu uygulamalar ulusal mevzuat, uluslararası cezaevi kuralları ve temel insan hakları gözetilerek gerçekleştirilmektedir.
IWV- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.
Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden XİJ4İSXI - YWiBgcF - FRuBS58T - egXUS5E- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.
V- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı" kenar başlıklı 67. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak hükümlünün radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, merkezi yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verileceği, bu cihazların, bedelinin hükümlü tarafından ödenmesi koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınacağı, her ne biçimde olursa olsun dışarıdan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarların kuruma alınmayacağı; üçüncü fıkrasında, kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebileceği, eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabileceği, hükümlünün odasında bilgisayar bulunduramayacağı, ancak Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebileceği; dördüncü fıkrasında, bu hakların tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği hükümlerinin yer aldığı mâlumlarıdır.
VI- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Kültür ve sanat etkinliklerine katılma, ifade özgürlüğü" kenar başlıklı 60. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında, olanaklar elverdiğince, kültürün ve sanatın çeşitli dallarını temsil eden programların hazırlanacağı ve hükümlülerin bunlara katılmaları hususundaki usullerin düzenleneceği,
B) "Beden eğitimi" kenar başlıklı 87. maddesinin birinci fikrasında, hükümlünün toplumsal, ruhsal ve bedensel gelişmelerini sağlamak amacıyla fizik ve ruhsal sağlık durumlarının elverdiği ölçüde spor, beden eğitimi ve eğlendirici etkinliklere katılmasına müsaade edileceği ve olanaklar ölçüsünde yer ve araç sağlanacağı; ikinci fıkrasında, açık havada çalışmayan veya kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüye, hava koşulları elverdiği ölçüde, günde en az bir saat açık havada gezinme olanağı verileceği, bu süre içerisinde bireysel spor da yapılabileceği ve kurum dışındaki etkinliklere açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin katılabileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Ceza infaz kurumlarında bulunan tutuklu ve hükümlülerin spor faaliyetleri güvenlik bakımından tehlike yaratmayacak şekilde, kurumun fiziki yapısı, kapasitesi gibi hususlar dikkate alınarak Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından alınan kararlar doğrultusunda yaptırılmaktadır. Bakanlığımız tarafından bu konularda uygulanan genel bir yasaklama veya sınırlı süre uygulaması söz konusu değildir.
VII Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; 5275 sayılı Kanunun 3. ve 22. maddesinin birinci fıkrası ve Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Yönetmeliğin 56. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hükümlü
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden XJAJSXI - YWiBgcF - FRUB58T - egXu5E- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ve tutukluların ceza infaz kurumuna kabul işlemleri, sahip oldukları haklar ile yükümlülükleri, infaz süreci, kurumdaki yaşam biçimine uyum sağlanması için gereken bilgiler, uygulanacak iyileştirme programları, çalışma usulleri, disiplin eylemleri ve cezaları ile ödüllendirme işlemleri, bilgi edinme ve şikâyet yolları, salıverilme sonrasına hazırlık konularında bilgilendirilmelerini içeren "Hükümlü ve Tutuklu E! Kitabı"nın Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça, Arapça ve Farsça versiyonlarının hazırlandığı ve talep eden kurumlara dağıtımının devam ettiği anlaşılmıştır.
VHI- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan bazı hükümlü ve tutukluların 11/04/2025 tarihinde pencerelerde bulunan fens tellerini kırmaları nedeniyle Kurum Disiplin Kurulu tarafından başlatılan idari soruşturma sonucunda disiplin cezasıyla cezalandırılmalarına, ayrıca Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun kararıyla sosyal faaliyetlerden faydalandırılmamalarına karar verildiği, fens tellerinin kırılması ve esnetilmesi için amacı dışında kullanıldığı anlaşılan ve deforme olmuş fırça sapı, tırnak makası, metal çatal bıçak ve bez parçaları gibi malzemelerin oda dışına alındığı,
B) Kurumda oda ve koğuş pencerelerinde bulunan tellerin firar girişimlerine tedbir olarak standart aralıklara sahip olduğu, güneş ve havalandırmaya mani olmadığı, Kurumda alınan güvenlik önlemlerinin yalnızca hükümlü ve tutukluların barındırıldıkları odalarda değil, personelin bulunduğu idari kısımlarda da alındığı,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden XJAJSXI - YWiBgcF - FRuB58T - egXu5E ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan