İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/28871 GEÇ CEVAPLANDI · 61 GÜN

Ülkemizde yabancı şirketler tarafından gerçekleştirilen madencilik faaliyetlerine ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 22 Mayıs 2025 tarihinde 7/28871 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 61 gün sonra, 22 Temmuz 2025).

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Ülkemizde yabancı şirketler tarafından gerçekleştirilen madencilik faaliyetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28871, 22 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28871-ulkemizde-yabanci-sirketler-tarafindan-gerceklestirilen-madencilik-faaliyetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cd433e15-40de-4242-b8e4-019711cdb3d3

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 61 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan BAYRAKTAR tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ederim.

Av. DF: Sezgin TANRIKULU Diyarbakır Milletvekili

Ülkemizin doğal kaynakları ve çevresel değerleri, gelecek nesillere aktarılması gereken en önemli mirasımızdır. Ancak, son yıllarda artan madencilik faaliyetleri, özellikle yabancı şirketlerin yer aldığı projelerde, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de milli menfaatlerimiz açısından ciddi endişeleri beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, kamuoyunda oluşan soruları ve kaygıları gidermek, şeffaf bir yönetim anlayışıyla hareket etmek bağlamında,

SORULAR

  1. Bakanlığınız nezdinde, Türkiye'de yerleşik yerli şirketler üzerinden madencilik faaliyetleri yürüten kaç yabancı sermayeli şirket bulunmaktadır? Bu şirketlerin sermaye ve ortaklık yapıları, hangi ülkelerden geldikleri ve faaliyet alanları (altın, bakır, bor vb.) nelerdir? Bu şirketlerin yerli ortakları kimlerdir ve bu ortaklıkların sağladığı milli menfaatler nelerdir?

  2. Bu yabancı şirketlere verilen arama ve işletme ruhsatlarının sayısı, süresi ve maden rezerv bilgileri kamuoyu ile paylaşılacak mıdır? Ruhsat verme süreçlerinde uygulanan şeffaflık ve denetim mekanizmaları yeterli midir? Özellikle, bu şirketlerin ruhsat devirleri veya ortaklık değişiklikleri Bakanlığınızca nasıl takip edilmekte ve denetlenmektedir?

  3. Yabancı şirketlerin madencilik faaliyetlerine ilişkin yıllık üretim miktarları, ihracat gelirleri ve kar oranları hakkında detaylı veriler mevcut mudur? Bu veriler düzenli olarak denetlenmekte midir? Son beş yıl içinde, bu şirketlerin faaliyetleri sonucunda çevreye verilen zararlar veya mevzuata aykırılıklar tespit edilmiş midir? Tespit edilen durumlara karşı hangi idari ve hukuki yaptırımlar uygulanmıştır?

  4. Türkiye'de madencilik faaliyetlerinden alınan devlet hakkı oranları, uluslararası standartlar ve dünya genelindeki benzer madencilik ülkeleriyle kıyaslandığında hangi seviyededir? Bu oranlar, ülkemizin maden zenginliğini ve piyasa koşullarını yansıtmakta mıdır? Özellikle altın, gümüş, bakır gibi stratejik madenlerde uygulanan devlet hakkı oranlarının artırılmasına yönelik bir çalışma bulunmakta mıdır?

  5. Yabancı şirketlerin madencilik faaliyetleri sonucunda elde edilen gelirin ne kadarı ülke içinde kalmakta, ne kadarı yurt dışına transfer edilmektedir? Bu şirketlerin ülkemize yaptığı yatırım miktarı ile elde ettikleri kar arasındaki denge tatmin edici midir? Madencilik sektörünün ülke ekonomisine katkısının artırılmasına yönelik

    Bakanlığınızın orta ve uzun vadeli stratejileri nelerdir?

  6. Yabancı madencilik şirketlerine sağlanan herhangi bir vergi muafiyeti veya teşvik bulunmakta mıdır? Eğer varsa, bu muafiyet ve teşviklerin gerekçeleri nelerdir ve milli menfaatlerimize uygunluğu düzenli olarak gözden geçirilmekte midir?

  7. Bazı yabancı şirketlerin kendi ülkelerinde çevresel standartlar ve yasal kısıtlamalar nedeniyle yapamadıkları madencilik faaliyetlerini Türkiye'de daha kolay bir şekilde gerçekleştirebildikleri iddiaları bulunmaktadır. Bu iddialar doğru mudur? Türkiye'deki madencilik mevzuatı ve çevresel etki değerlendirme süreçleri, uluslararası kabul görmüş en yüksek standartlara uygun mudur? Uygun değilse, bu farklılıkların nedenleri nelerdir ve giderilmesi için hangi adımlar atılmaktadır?

  8. Madencilik projelerine verilen ÇED olumlu/gerekli değildir kararlarının verilme süreçleri ne kadar şeffaftır? Fizibilite çalışmaları tamamlanmadan ÇED izinlerinin verildiği iddiaları doğru mudur? ÇED raporlarının hazırlanması, denetlenmesi ve kamuoyu ile paylaşılması süreçlerinde karşılaşılan aksaklıklar nelerdir ve bunların önüne geçmek için ne gibi önlemler alınmaktadır?

  9. Yabancı şirketlerin, yerel mevzuat ve hukuki düzenlemelerdeki boşlukları veya denetim yetersizliklerini kullanarak, kendi ülkelerinde uygulanan yüksek standartlardan kaçınarak madencilik yaptıkları eleştirileri bulunmaktadır. Bu eleştirilere karşı Bakanlığınızın yanıtı nedir? Hukuki ve idari denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi yönünde yapılan çalışmalar nelerdir?

  10. Ülkemiz, ağır iklim değişiklikleri, çölleşme ve su varlıklarının hızla azalması gibi ciddi çevresel sorunlarla karşı karşıyadır. Bu koşullar altında, madencilik faaliyetlerinin su kaynakları (yeraltı ve yerüstü suları, dereler, göller) üzerindeki etkileri nelerdir? Su kaynaklarının kirlenmesi, tükenmesi veya yönünün değiştirilmesi gibi durumlara karşı Bakanlığınızın aldığı ve alacağı önlemler nelerdir? Madencilik faaliyetlerinde kullanılan su miktarının azaltılması ve suyun geri dönüşümü için ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?

  11. Madencilik faaliyetleri nedeniyle tarım arazilerinin, zeytin ağaçlarının, ormanlık alanların tahrip edildiği ve köylerin yaşam alanlarının kısıtlandığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu iddialara ilişkin Bakanlığınızın elinde hangi veriler mevcuttur? Özellikle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun ilgili maddeleri ve diğer mevzuat çerçevesinde, tarım arazileri, zeytinlikler ve ormanlar gibi hassas ekosistemlerde madencilik yapılmasına nasıl izin verilmektedir? Bu alanların korunmasına yönelik mevcut yasal düzenlemeler yeterli midir? Değilse, yasalarda bir boşluk var mıdır ve bu boşlukların giderilmesi için bir düzenleme planlanmakta mıdır?

  12. Mevzuata ve Hukuka Aykırılıkların Önlenmesi ve Yaptırımlar: Mevzuata ve hukuka uymadan yapılan madencilik faaliyetlerinin tespiti ve önlenmesi konusunda Bakanlığınızın denetim mekanizmaları ne kadar etkilidir? Son yıllarda, mevzuata aykırı olarak gerçekleştirilen madencilik faaliyetleri nedeniyle kaç ruhsat iptal edilmiştir? Bu tür faaliyetlere karşı uygulanan cezalar ve yaptırımlar caydırıcı mıdır? Çevresel tahribatın geri döndürülmesi ve maden sahalarının rehabilite edilmesi konusunda şirketlere ne gibi yükümlülükler getirilmektedir ve bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi ne kadar takip edilmektedir? Özellikle, madencilik sonrası alan rehabilitasyonları ve ekosistem restorasyonu için ayrılan fonlar ve projeler yeterli midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

28/3 . V288TI

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tarafından Bakanlığımıza gönderilen soru önergelerinin cevaplandırılması sürecinde TBMM'ye doğru, güncel ve detaydan arındırılmış net bilgiler arz edilmesi hususlarına dikkat edilmekte, bu çerçevede dinamik bir yapı arz eden ve bu yönleri sebebiyle de sürekli olarak yenilenmesi gereken verilerin en güncel hali, ilgili kurum/kuruluşlarımızın internet adreslerinde yayımlanmaktadır.

Bu çerçevede madencilik sektörüne ilişkin olarak; yıllar itibariyle ruhsat müracaat sayıları, terk ve iptal edilen ruhsat sayıları, maden grubuna göre Ülkemiz geneli ruhsat sayıları, denetlenen saha sayıları, maden üretim değerleri ve devlet hakkı bilgileri gibi detaylı bilgilere Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEGYnün hitps://www.mapeg.gov.tr/ internet adresindeki "Bilgi Merkezi" sekmesinden ulaşılabilmektedir.

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.

Bununla birlikte 3213 sayılı Maden Kanunu'muzda meri mevzuata göre kurulmuş olan özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir şirketin yerli veya yabancı sermayeli oluşu maden hakkı iktisabı için önem arz etmemekte, ayrıca Ülkemizde faaliyet gösteren yabancı sermayeli madencilik şirketlerine yönelik meri mevzuatın tüm yatırımcılara tanıdığı teşvik ve/veya muafiyet dışında ayrıcalıklı uygulama bulunmamaktadır.

Bu bilgiler ışığında;

19.06.2025 tarihi itibariyle Ülkemizde maden ruhsatına sahip 106 Yabancı Sermayeli Özel Hukuk Tüzel Kişisi bulunmakta olup, maden grubu ve ruhsat safhalarına göre bu tüzel kişilere ait ruhsat sayıları aşağıdaki tabloda yer almaktadır.

Ruhsat I-B H-A 11-B 1-C II. Grup | IV. Grup Genel

Safhası Grubu Grup Grup Grup Toplam Arama - 2 6 - - 41 49 İşletme 28 63 57 12 1 155 316

Maden ruhsatlarının devir işlemleri; kamu yararı, hizmet gerekleri ve milli menfaatler doğrultusunda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde 3213 sayılı Maden Kanunu ve Maden Yönetmeliği'ne göre Bakanlığımız onayı ile gerçekleştirilmektedir.

Maden sahalarının denetimi ile ilgili olarak ise; 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili Maden Yönetmeliği hükümleri kapsamında maden ocaklarına verilen ruhsatlar 4 ayrı gruba ayrılmış olup çok az riskli ruhsatlar 24 ay, az riskli ruhsatlar 12 ay, riskli ruhsatlar 6 ay ve çok riskli ruhsatlar ise 3 ayda bir periyodik olarak denetlenmektedir. Ayrıca MAPEG haricinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik

Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca da kendi mevzuatları kapsamında SEZGİN TANRIKULU'NUN YAZILI SORU

: DÖNEM |! ESASNO |

28/3 . M288TI denetimler yapılmaktadır. Çevre, doğa ve insan sağlığının korunması amacı ile Maden Kanunu'nda gerekli düzenlemeler mevcut olup, Maden Kanunu'na uygun madencilik faaliyeti yapılmaması halinde ruhsatın iptaline kadar gidebilecek yaptırımlar uygulanmaktadır.

Ruhsat sahiplerinin üretimlerine ilişkin olarak; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29'uncu maddesi gereği ruhsat sahipleri, her yıl nisan ayı sonuna kadar yıllık madencilik faaliyetleri ile ilgili tüm bilgileri (üretim, satış, stok, devlet hakkı vb.) MAPEG'e bildirmekle yükümlüdür.

Madenlerden alınan devlet hakkı oranlarında ise fiyatlarla bağlantılı olacak şekilde artan oranlı bir uygulama söz konusu olup, bu sayede hem piyasa odaklı bir yaklaşım sergilemekte hem de kamu maliyesi açısından etkin bir gelir mekanizması sunmaktadır.

Nitekim Ülkemizde altın, gümüş ve bakır gibi kıymetli madenlerden alınan devlet hakkı oranları uluslararası ortalamalarla kıyaslandığında, Ülkemizdeki oranların rekabetçi fakat görece olarak yüksek oranda olduğu görülmektedir.

Diğer taraftan, Stratejik Madenlerde devlet hakkı oranlarının artırılması hususunda gerekli çalışmalar yapılmış olup, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14"üncü maddesi ile Cumhurbaşkanlığı Makamına madenin cinsi, bölgesi gibi kriterlere göre devlet hakkı oranlarında en fazla 9625 oranında değişiklik yetkisi tanımaktadır. Bu yetki kapsamında;

• Altın ve gümüş için devlet hakkı hesaplanmasına esas devlet hakkı oranları, 04.09.2020 tarihli ve 31234 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı gereği 04.09.2020 tarihinden itibaren,

• Alüminyum, bakır, çinko, demir, krom ve kurşun için devlet hakkı hesaplanmasına esas devlet hakkı oranları, 19.08.2021 tarihli ve 31573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4384 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereği 19.08.2021 tarihinden itibaren,

• Maden Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında yer alan I., TI. ve TI. Grup madenler ile altın, alüminyum, bakır, çinko, demir, gümüş, krom ve kurşun dışındaki IV. Grup madenler ve V. Grup madenler için Devlet hakkı oranları, 13.05.2022 tarihli ve 31834 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereği 13.05.2022 tarihinden itibaren 9625 artırımlı olarak uygulanmaktadır.

Madencilik sektörünün ülkemiz ekonomisine katkısını artırmak, katma değeri yüksek ürün üretimini teşvik etmek ve dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla orta ve uzun vadeli stratejiler geliştirmeye devam edilmektedir. Bu çerçevede, On İkinci Kalkınma Planı'nda (2024-2028) madencilik sektörüne ilişkin somut ve ölçülebilir hedefler yer almaktadır. Mezkur planın "Madencilik Sektörü Hedefleri" başlıklı bölümünde, 2028 yılına kadar ulaşılması öngörülen temel göstergeler; "GSYH İçindeki Payın Artırılması", "Madencilik İhracatının Artırılması" ve "Yerlileşme ve Entegre Üretim Altyapısının Güçlendirilmesi" şeklinde tanımlanmış, yanı sıra madencilik sahalarının ruhsatlandırılması ve işletilmesi süreçlerinde şeffaflık ile öngörülebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi, çevresel ve sosyal etkilerin bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi ve sürdürülebilir madencilik ilkelerinin yaygınlaştırılması da Kalkınma Planı'nın önemli bileşenleri arasında yer almıştır.

Bununla birlikte, madencilik sahalarının ruhsatlandırılması ve işletilmesi süreçlerinde şeffaflık ve öngörülebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi; çevresel ve sosyal etkilerin bütüncül bir yaklaşımla yönetilmesi ve sürdürülebilir madencilik ilkelerinin yaygınlaştırılması da Kalkınma Planı'nın önemli bileşenleri arasında yer almaktadır. Bu yaklaşımlar sayesinde, madencilik faaliyetlerinin toplumla daha uyumlu, çevre dostu ve sosyal kabulü yüksek bir yapıya kavuşması hedeflenmektedir.

Maden sahalarının rehabilitasyon süreçleriyle ilgili olarak; Maden Kanunu'nun 32'nci maddesi; "Ruhsat sahibi yukarıda belirtilen tedbirleri en geç bir yıl içinde almak ve işletme faaliyetinde bulunulan alanı işletme projesi doğrultusunda çevreye uyumlu hale getirmek zorundadır. SEZGİN TANRIKULU'NUN YAZILI SORU

: DÖNEM | ESASNO 283 O | 728871

Verilen bu sürede çevre ile uyum planı çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerinin ve çevresel önlemlerin alınmaması durumunda tedbir alınana kadar sorumluluk ruhsat sahibinin olması şartıyla, bu durum valiliğe bildirilir. Çevre ile uyum çalışması için gerekli tedbirler, çevreye uyum planına uygun olarak orman arazilerinde ilgili orman idaresi, diğer alanlarda il özel idareleri veya valilikler tarafından yerine getirilir. Orman idaresi, il özel idaresi veya valilik tarafından çevre ile uyum planına uygun olarak yapılan masraflar, ruhsat bedelinden çevre ile uyum planı çalışmaları için emanete yatırılan tutarlardan karşılanır. Teminatların yeterli olmaması durumunda çevre ile uyum planı çerçevesinde eksik kalan masrafların ödenmesi için ruhsat sahibine bir ay ödeme süresi verilir. Süresinde ödenmeyen ve Genel Müdürlük tarafindan ilgili vergi dairesine bildirilen tutarlar 6183 sayılı Kanuna göre ruhsat sahiplerinden tahsil edilir... " hükümlerine haiz olup, rehabilitasyona ilişkin işlemler meri mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir, Öte yandan rehabilitasyon işlemlerinin daha sağlıklı ve sistematik bir şekilde yürütülebilmesi adına konuyla ilgili mevzuat çalışmalarına devam edilmektedir.

Bununla birlikte MAPEG tarafından 2022 yılında başlatılan Türkiye Geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Faaliyetlerinin Tespiti (TÜRMES) Projesi kapsamında; üretim faaliyetleri tamamlanan maden alanlarında gerçekleştirilen veya gerçekleştirilmekte olan rehabilitasyon faaliyetleri yerinde incelenmekte ve sonuçlar ile ilgili görsel ve veriler MAPEG internet sitesinde yayımlanan "TÜRMES Bilgi Haritası" aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Önergede yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren diğer hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir