Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında yaşanan artışa ilişkin
Kaynak göster
Nimet Özdemir (CHP), 26 Mayıs 2025 tarihinde 7/28883 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 91 gün sonra, 25 Ağustos 2025).
Nimet Özdemir (CHP, İstanbul). “Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında yaşanan artışa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/28883, 26 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-28883-bireysel-kredi-ve-kredi-karti-borclarinda-yasanan-artisa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e7b81747-1582-4329-97e5-019710e64e61
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 91 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 73 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Anayasa'nın 2'nci maddesinde tanımlandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir. Sosyal devlet, ekonomik ve sosyal adaleti sağlamakla, dezavantajlı grupları korumakla ve vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir yaşam standardını güvence altına almakla yükümlüdür. Ancak son yıllarda artan enflasyon, yüksek faiz oranları, işsizlik ve gelir dağılımındaki bozulma; geniş halk kesimlerini borçlanmaya zorlamakta, geçim koşullarını zorlaştırmaktadır.
SORULAR
9 Mayıs 2025 haftasında bireysel kredi ve kredi kartı borçları 1,6 milyar lira artarak toplamda 4 trilyon 645 milyar liraya ulaşmıştır. 2025 yılının ilk üç ayında 684 binden fazla kişi borcunu ödeyemediği için icraya düşmüş; icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı 20 Mayıs itibarıyla 3 milyon 883 bine ulaşmıştır. UYAP üzerinden derdest bulunan toplam icra dosyası sayısı ise 23 milyon 500 bine yaklaşmıştır. Bu tablo, toplumun çok geniş kesimlerinin borçla yaşadığını ve sosyal güvenceden yoksun bir biçimde ekonomik hayatta tutunmaya çalıştığını göstermektedir.
Bu çerçevede;
) 2025 yılı itibarıyla bireysel kredi ve kredi kartı borçlarındaki artışın, özellikle yüksek enflasyon ve artan hayat pahalılığıyla ilişkisine dair bakanlığınızca yapılan analizler nelerdir? Bu borçlanma eğiliminin sosyal refah üzerindeki etkilerine dair herhangi bir etki analizi çalışması yapılmış mıdır?
) Borcunu ödeyemediği için icra takibine alınan kişi oranı ile işsizlik ve yoksulluk sınırı altındaki haneler arasında doğrudan bir ilişki kurulmuş mudur? Bu bağlamda, bu gruplara yönelik sosyal yardım ve destek programlarının kapsamı genişletilecek midir?
) Varlık yönetim şirketlerinin devraldığı batık kredilerin, sosyal güvenceden yoksun yurttaşlar üzerindeki etkileri gözetilerek şirketlerin alacak tahsilat yöntemlerine dair yeni bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır? İcra takibine giren vatandaşların faiz yükü ve masraf kalemleri açısından sosyal devlet ilkesi doğrultusunda bir yapılandırma çalışması yapılacak mıdır?
) Toplumun geniş kesimi geçim sıkıntısı çekerken, azınlık bir kısmının faiz ve vergi avantajlarıyla ekonomik olarak korunmasının sosyal adalet ilkesiyle bağdaştırılması mümkün müdür? Gelir dağılımı ve vergi adaletinin sağlanmasına. yönelik bakanlığınızca atılması planlanan adımlar nelerdir?
) Borçluluk oranının ulaştığı seviye dikkate alındığında, hanehalkı gelirinin reel olarak artırılmasına yönelik kalıcı politikalara (asgari ücret, emekli maaşı düzenlemeleri, temel tüketim maddelerinin vergi indirimi gibi) ilişkin herhangi bir hazırlığınız bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Nimet ÖZDEMİR'e ait yazılı soru . önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Mefa
• Bakan
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
7128883 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni
Sayın Nimet ÖZDEMİR, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Hükümetlerimiz döneminde uyguladığımız politikalarla yoksulluğun azaltılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesi için önemli adımlar atılmış, refah artışından tüm kesimlerin faydalanması temel amaçlardan biri olmuştur. Kalıcı refah artışı sağlamanın ön koşulu fiyat istikrarıdır. Fiyat istikrarının tesisi amacıyla uygulanan ekonomi programı sayesinde büyümede dengelenme gerçekleşmiş, cari açık önemli ölçüde gerilemiş, risk primi azalmış, dış kaynak girişi hızlanmış ve rezervler artmıştır. Böylece makro finansal istikrar güçlenmiş, dezenflasyon süreci başlamıştır. 2024 yılı Haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci 14 aydır kesintisiz olarak devam etmekte olup, 2025 yılı Temmuz ayında yıllık enflasyon geçen yıl Mayıs ayındaki zirvesine göre 41,9 puan azalarak yüzde 33,52 gerçekleşmiştir. Enflasyonun kalıcı olarak tek haneye düşürülmesi, alım gücü ve refah artışını beraberinde getirecek ve gelir dağılımındaki iyileşmeyi destekleyecektir.
Enflasyonla mücadele ederken bir yandan da vatandaşlarımızın refahını ve alım gücünü korumaya yönelik politikalar uygulanmaktadır. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artışlar yapılmıştır. Ayrıca, geçtiğimiz dönemde vergi adaletini güçlendirmek adına, gelir vergisi tarifesinin en alt dilimindeki vergi oranı "022'den "o15'e indirilmiş, en üst dilimdeki vergi oranı ise 9035'den 9640'a çıkarılmıştır. Bunun yanında 112022 tarihinden itibaren asgari ücret vergi dışı bırakılmış ve asgari ücretin üzerinde ücret alanların ücretlerinin de asgari ücrete isabet eden kısmı gelir vergisi ve damga vergisinden istisna edilmiş bulunmaktadır. Öte yandan, gelir vergisi tarifesinin dilimi tutarları, her yıl yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncellenmektedir.
Diğer taraftan, basit usulde vergilendirilen yaklaşık 850 bin esnafa gelir vergisi istisnası sağlanmış, tarımsal destekleme ödemelerindeki gelir vergisi kesintileri kaldırılmış, geçmişte yapılmış olanlar iade edilmiş, genç girişimcilere kazanç istisnası sağlanmış, yüzde 20 olan genel KDV oranının temel gıda maddelerinde yüzde 1, sağlık, eğitim, yeme içme, turizm, giyim sektörleri ile meskenlerde kullanılan elektrikte yüzde 10 oranında uygulanması sağlanmıştır.
Bakanlığımız, tüm paydaşlarımız ile koordinasyon içerisinde makro-finansal istikrarı gözeterek ekonomik gelişmeleri değerlendirmekte ve finansal sektörün sağlıklı işleyişi için
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 gerekli adımları atmaktadır. Bu süreçte, tüketici kredileri, kredi kartıyla yapılan ödeme işlemleri ve takibe düşen alacaklar ilgili tüm kurumlarımız tarafından yakından takip edilmektedir.
Bu kapsamda, 2025 yılı ilk çeyreği itibarıyla Türkiye'nin hanehalkı borcunun GSYH'ye oranı yüzde 9,5 ile yüzde 46,1 olan gelişmekte olan ülkeler ortalamasının oldukça altındadır.
Bugüne kadar atılan her adımda, başta dar gelirli vatandaşlarımız olmak üzere toplumun tüm kesimleri gözetilmiştir. Ekonomik gelişmeler ve vatandaşlarımızın talepleri de dikkate alınarak Eylül 2024 ve Temmuz 2025 tarihlerinde kredi kartı borçları ve ihtiyaç kredilerine yönelik borç yapılandırma programları açıklanmıştır. Bu programlar ile kredi kartı borçları ve ihtiyaç kredileri için; ilk program uyarınca 60 aya kadar, ikinci program uyarınca ise 48 aya kadar vadeyle yeniden yapılandırma imkânı getirilmiştir. Yapılandırılan kredi kartı borçlarına uygulanacak faiz oranı da referans faiz oranı ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca, kredi kartı işlemlerinde uygulanan aylık azami faiz oranları, dönem borç tutarına göre farklılaştırılarak, dar gelirli vatandaşlarımızın üzerindeki finansal yük hafifletilmiştir.
Ayrıca, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımındaki iyileşmeyi gösteren Gini katsayısı 2006 yılında 0,428 iken 2024 yılında 0,413'e inmiştir. En yüksek gelire sahip yüzde 10'luk grubun kullanılabilir gelirden aldığı payın en düşük gelire sahip yüzde 10'luk grubun aldığı paya oranı (P90/P10) 2006 yılında 17,7 iken 2024 yılında 13,3 seviyesine gerilemiştir. İşgücü ödemelerinin gayrisafi katma değer içerisindeki payı 2025 yılının ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 puan artarak serinin açıklandığı 1998 yılından bu yana en yüksek değer olan yüzde 43,7 olmuştur.
Gelir dağılımını iyileştirmek ve sosyal eşitsizlikleri azaltmak sadece vergi düzenlemeleriyle değil çok boyutlu bir yaklaşımla ele alınmaktadır. Sürdürülebilir kalkınmayı toplumun tüm kesimlerine yansıtacak, kapsayıcı ve adil bir yapı inşa etmek temel hedeflerimizden birisidir. Bu kapsamda, hedefli sosyal yardımları güçlendirmek, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi artırmak, özellikle kadınların ve gençlerin işgücüne katılımını teşvik etmek için çalışmalara devam edilmektedir. Ayrıca bölgesel kalkınma politikalarından sosyal konut projelerine, mesleki eğitim programlarından sosyal yardımlara kadar geniş bir yelpazede çalışmalar yapılmaktadır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4