2025 yılının Nisan ayına ait bütçe giderlerinde yaşanan artışa ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 28 Mayıs 2025 tarihinde 7/29105 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 125 gün sonra, 30 Eylül 2025).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “2025 yılının Nisan ayına ait bütçe giderlerinde yaşanan artışa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29105, 28 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29105-2025-yilinin-nisan-ayina-ait-butce-giderlerinde-yasanan-artisa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/54fd60ae-a773-47e0-a2e1-01971c50604d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlığa iletildi
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 125 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 109 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞIMŞEK tarafımdan yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Av. Df. nl TANRIKULU
Yayımlanan 2025 yılı Nisan ayı bütçe sonuçları ve analizleri incelendiğinde;
Nisan ayında 1 trilyon 132 milyar lira gider yapılmış, ancak 957 milyar lira gelir elde edilmiş ve 174 milyar lira bütçe açığı oluşmuştur. Ocak-Nisan döneminde ise 4 trilyon 249 milyar lira gider yapılmış, ancak 3 trilyon 364 milyar lira gelir elde edilmiş ve 885 milyar lira bütçe açığı oluşmuştur. Geçen yılın aynı dönemlerine kıyasla, bu yılın bütçe performansı bazı alanlarda iyileşmiş görünmektedir. Özellikle faiz dışı denge açığı geçen yıla göre azalmıştır. Bütçe giderlerinde dikkat çeken kalemler içinde cari transferler, personel giderleri ve faiz giderleri önemli yer tutmaktadır. Faiz giderleri bütçenin önemli bir kısmını oluşturarak dikkat çekmektedir. Gelir kalemlerinde ise vergi artışları, özel bütçeli kuruluşlardan elde edilen gelirlerdeki artış ve kurumlar vergisindeki düşüşler öne çıkmaktadır. Kurumlar vergisindeki düşüş endişe vericidir. Özellikle faiz giderlerinin yüksekliği, borçlanmaya bağlı olarak artan faiz giderleri ve kamu personel rejimiyle ilgili yapılan düzenlemelerin gelecek bütçelerde önemli sorunlar oluşturacağı görülmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
2025 yılı Nisan ayı bütçe giderlerinde geçen yıla göre yüzde 45-46 oranında bir artış yaşanmış ve bu artışın yıl sonu enflasyonunu bir miktar aştığı belirtilmiştir. Bu artışın temel nedenleri nelerdir? Yıl sonu enflasyon beklentileri ışığında, bütçe giderlerindeki artışın kontrol altına alınmasına yönelik ne gibi ek tedbirler düşünülmektedir?
Cari transferler ve personel giderleri bütçenin en büyük kalemleri olmaya devam ederken, faiz giderlerinin bütçenin yüzde 17'sini aşarak rant mekanizmasını daha da çarpıcı hale getirdiği ifade edilmiştir. 1 trilyon 950 milyar lira tutarındaki faiz ödeneğinin yüzde 37'sinin ilk 4 ayda tüketilmesi endişe vericidir. Faiz giderlerindeki bu yükselişin ana sebepleri nelerdir? Gelecek dönemde bu giderlerin düşürülmesine yönelik somut bir eylem planı var mıdır?
3)
4)
2)
6)
7)
8)
9)
Enflasyon dönemlerinde yatırımların kısılması tipik bir mücadele yolu iken, sermaye giderleri kaleminde yüzde 63'lük bir artış yaşanmıştır. Aynı zamanda, ihtiyaç duyulan sermaye transferlerinin bütçe ödeneğinin sadece onda birinde kalması, kamunun belli kurumlarının kaynak ihtiyaçlarının ötelenmesine neden olmuştur. Sermaye giderlerindeki bu artışın gerekçesi nedir? Kamu yatırımlarının planlanması ve önceliklendirilmesinde hangi kriterler esas alınmaktadır ve ertelenen sermaye transferleri için bir telafi planı mevcut mudur?
Özel bütçeli kuruluşların gelirlerinde ve düzenleyici denetleyici kurumlardan sağlanan gelirlerde önemli artışlar gözlemlenmiştir. Özellikle düzenleyici ve denetleyici kurumlardan sağlanan gelirlerde bir önceki yıla göre yüzde 334'lük bir artış dikkat çekicidir. Bu artışların temel dinamikleri nelerdir? Kamu malları ve hizmetlerine yapılan zamların enflasyon üzerindeki etkisi ve vatandaşların alım gücü üzerindeki potansiyel etkileri hakkında bir değerlendirme yapılmış mıdır?
Vergi kalemlerinde yapılan artışların vergi gelirlerine yüzde 61 oranında yansıdığı, ancak rakamsal artışla yetinilipp nitel bir iyileşme sağlanamadığı belirtilmiştir. Gelir vergisindeki artışın en önemli nedeni stopaj oranlarındaki artışlar olarak gösterilmiştir. (Vergi gelirlerinde nitel bir iyileşme sağlanamamasının nedenleri nelerdir? Vergi adaletinin sağlanması ve vergi tabanının genişletilmesi yönünde ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?
Kurumlar vergisi tahsilat oranlarının son iki yıldır çok düşük seyretmesi (geçen yıl yüzde 1.5, bu yıl yüzde 1.8) ciddi bir sorun olarak ifade edilmiştir. Merkez Bankası'nın zarar beyan etmesi ve Borsa'ya kote şirketlerin yarısının zarar açıklaması bu durumu etkilemiştir. Kurumlar vergisi tahsilatındaki bu düşüşün önüne geçilmesi için ne gibi önlemler alınacaktır? Şirketlerin karlılıkları üzerindeki baskıların azaltılmasına yönelik bakanlığınızın bir stratejisi mevcut mudur? Mevcutsa söz konusu stratejinin ana başlıkları nelerdir ?
İthalatta alınan katma değer vergisindeki düşüş, yoğun ve katı ticaret politikası önlemleri ile döviz kısıtlamasına bağlanmıştır. İthalattaki bu frenlemenin ekonominin geneli üzerindeki etkileri nelerdir? İthalatın frenlenmesi, yerli üretimi destekleme amacı güdüyorsa, bu politikaların etkinliği nasıl ve hangi metodlarla değerlendirilmektedir?
Fren tutmayan borçlanmaya bağlı olarak faiz giderlerinin daha da yükseleceği görülmektedir. Borçlanma maliyetlerinin kontrol altına alınması ve borçluluk düzeyinin sürdürülebilir bir seviyeye çekilmesi için hangi adımlar atılmaktadır? Sessiz sedasız kamu personel rejimi ile ilgili yapılan yasal düzenlemelerin gelecek bütçelere yük olarak yansıyacağı riski bulunmaktadır. Kamu personel rejimindeki bu düzenlemelerin detayları nelerdir ve bütçeye ne kadar ek yük getirmesi beklenmektedir? Bu düzenlemelerin kamu hizmetlerinin kalitesi ve verimliliği üzerindeki etkileri nasıl değerlendirilmektedir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Diyarbakır Milletvekili Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU'na ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Bilgilerini ve gereğini arz ederim. eke
Mehmet ŞİMŞEK Bakan
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
7/29105 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni
Sayın Av. Dr. M. Sezgin TANRIKULU, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Ekonomi programımızın nihai hedefi yüksek, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme ile toplumsal refahı artırmaktır. Bunun en temel ön koşulu fiyat istikrarını sağlamaktadır. Bu kapsamda, fiyat istikrarının tesisi amacıyla uygulamaya konulan program sayesinde 2024 yılı Haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci devam etmektedir. 2025 yılı Ağustos ayında yıllık enflasyon, 2024 yılı Mayıs ayındaki zirvesine göre 42,5 puan azalarak, yüzde 32,95 olarak gerçekleşmiştir. Enflasyonun, para politikasının gecikmeli etkisi, maliye politikasının artan desteği ve beklentilerdeki iyileşme sayesinde düşüşünü sürdürmesi öngörülmektedir.
Diğer taraftan, Bakanlığımız Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025 yılı Nisan ayı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerine göre faiz dışı giderlerdeki artışın temel sebebi, cari transferlerdeki (maaş artışları, ilave istihdam kaynaklı personel giderlerindeki artış, sosyal güvenlik kurumlarına yapılan transferler ile mahalli idarelere ve fonlara ayrılan paylar) artıştır.
Merkezi yönetim bütçesinden yapılan harcamalar, hizmete ilişkin oluşan ihtiyacın zamanına göre dönemsellik arz edebilmektedir. Bu bağlamda aylık bütçe giderlerinde meydana gelen değişmeler yerine yıllık gerçekleşme hedeflerinin değerlendirilmesinin daha doğru olacağı düşünülmektedir. Nitekim giderlerde meydana gelen değişimler harcama ve finansman programları ile uyumlu olup değişimler yakından takip edilmektedir.
Bununla birlikte faiz harcamaları; faiz oranı seviyesi, enflasyon ve döviz kuru gibi değişkenlere duyarlılık göstermektedir. Bu kapsamda, uluslararası uygulamalara benzer bir yaklaşımla, faiz harcamalarının GSYH'ye ve/veya bütçe büyüklüklerine oranına bakılması gerekmekte olup, 2002-2024 dönemi için ortalama olarak faiz harcamalarının GSYH'ye oranının yüzde 4,5 seviyesinde olduğu görülmektedir. Bu oranın, 2025-2027 Orta Vadeli Program çerçevesinde, 2025 yılında yüzde 3,2 olması ve program döneminde kademeli olarak azalarak yüzde 3'e kadar gerilemesi beklenmektedir.
Öte yandan, son dönemde vergi adaletini güçlendirmek amacıyla asgari ücret vergi dışı bırakılmış, basit usuldeki esnafa gelir vergisi istisnası sağlanmış, genç girişimcilere kazanç istisnası sağlanmış, tarımsal desteklemelerdeki gelir vergisi kesintileri kaldırılarak geçmişte yapılanlar iade edilmiş bulunmaktadır.
Buna karşın, yüksek gelir grupları ve sermaye kesiminden daha çok vergi alınması amacıyla; kurumlar vergisi oranı 5 puan artırılmış, banka ve finans sektöründen, Yap İşlet Devret Modeli ve Kamu Özel İşbirliği Projeleri kapsamında elde edilen kazançlardan yüzde 30 oranında kurumlar vergisi alınması sağlanmış, çok uluslu şirketlere 9415, yurt içinde faaliyette bulunan şirketlere 9610 oranında asgari kurumlar vergisi getirilmiş, şirketlerin vergi matrahlarını etkileyen bazı giderlerine kısıtlama getirilmiş, menkul kıymet kazançlarında vergi kesinti tutarları artırılmıştır.
Soru önergesinde bahsi geçen diğer hususlar ise Cumhurbaşkanı Yardımcılığı uhdesinde bulunmaktadır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
Mehmet ŞİMŞEKBakan