İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/29189 GEÇ CEVAPLANDI · 123 GÜN

Enflasyonla mücadele politikalarına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 123 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Özgür KARABAT İstanbul Milletvekili

Türkiye ekonomisi, yüksek enflasyon ve para birimindeki değer kaybı nedeniyle ciddi bir krizle karşı karşıyadır. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Nisan 2025'te yıllık enflasyon oranını "061,78 olarak öngörürken, bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) aynı dönemde bu oranı "0124,35 olarak hesaplamıştır. Bu fark, vatandaşların günlük yaşam maliyetlerindeki artışın resmi verilerden daha ağır olduğuna işaret etmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ekonomi yönetiminin "rasyonel zeminlere dönüş" iddiasıyla çıktığı yolda, halkın maaşıyla markete adım atabildiği ama kasaya ulaşamadığı yeni bir döneme girilmiştir. TÜİK, "hayat pahalılığı bizimle aynı semtte oturmuyor olabilir" izlenimi veren verilerle yıllık enflasyonu "061,78 olarak açıklarken, ENAG, halkın cebini esas alarak bu oranın 90124,35 olduğunu belirtmektedir.

Türk lirası, son bir ayda ABD doları karşısında 9014,5 değer kaybetmiş ve Mayıs 2025 itibarıyla I USD yaklaşık 35 TL seviyesine ulaşmıştır. Özellikle Mart ayında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) döknük operasyonlarla birlikte ekonomik verilerdeki bozulma daha da belirgin hale gelmiş, borsa kayıpları ve TL*de devam eden erime daha da artmıştır. Bu durum, temel tüketim mallarının fiyatlarını artırmış, özellikle düşük gelirli hanelerin geçim koşullarını zorlaştırmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ekonomi politikaları, artan bütçe açığını ve Merkez Bankası rezervlerindeki erimeyi durdurmakta yetersiz kalmaktadır. 2024 yılında bütçe açığı 1,2 trilyon TL'ye ulaşmış, sadece Haziran 2022'de 31 milyar TI.'lik açık kaydedilmiştir.

Merkez Bankası'nın net rezervleri Nisan 2025'te -4 milyar dolar seviyesine gerilemiştir, bu da dış finansman risklerini artırmaktadır. Vatandaşlar, artan gıda fiyatları ve temel ihtiyaçlara erişimdeki zorluklar nedeniyle ciddi bir ekonomik baskı altındadır. Örneğin, 2024'te gıda enflasyonu 9070'i aşmış, bir kilogram ekmeğin fiyatı bazı bölgelerde 15 TLye ulaşmıştır.

Gençler, kira ve yaşam maliyetlerini karşılayamaz hale gelmiş, emekliler ise ilaç ve temel ihtiyaçlar arasında seçim yapmak zorunda kalmıştır.

Bakanlığın bu ekonomik sorunlara yönelik somut ve etkili politikalar üretmediği yönündeki eleştiriler, halk arasında yaygın bir memnuniyetsizlik yaratmaktadır. Nisan 2025'te siyasi gerekçelerle düzenlenen protestolarda 1.400 kişinin gözaltına alınması, ekonomide devam edilen bozulmaya da bir tepki olarak görülmelidir. Dolayısıyla protestoların kapsamı ve sürekliliği de memnuniyetsizliğin boyutlarını ortaya koymaktadır. Bakanlığın, ekonomik istikrarı sağlama ve vatandaşların refahını koruma konusundaki planları kamuoyu tarafından acilen beklenmektedir.

Buna göre;

SORULAR

  1. TÜİK ile bağımsız araştırma kurumları arasında oluşan büyük enflasyon farkının sebepleri nelerdir? Halkın gündelik harcamaları ile resmi veriler neden bu kadar farklılık göstermektedir? Bununla ilgili kamuoyuna ve piyasalara güven verecek adımlar atmayı planlıyor musunuz?

  2. Türk lirasının yalnızca son bir ayda "614,5 değer kaybetmesi karşısında uygulamaya sokulan döviz kuru dengeleme politikaları nelerdir?

  3. Merkez Bankası'nın net rezervlerinin eksi (-) seviyelere düşmesinin ardından, dış finansman kaynaklarına erişim için hangi planlar yapılmaktadır? Bu kapsamda Sayın

    Bakanın ülke turları beklenen sonuçları vermiş midir?

  4. 2024 yılında bütçe açığının 1,2 trilyon TLyi bulmasıyla birlikte, kamu harcamalarında tasarruf amacıyla hangi alanlarda kesintiye gidilmiştir? Vatandaşın ekmeği küçülürken, kamunun ve özellikle Cumhurbaşkanlığı uhdesinde araç filosu da küçülmekte midir?

    Düşük gelirli hanelerin temel gıdaya, elektriğe ve barınmaya erişimi için Bakanlığınızın

    2025 yılı içinde planladığı sosyal destek programları nelerdir?

  5. Gıda enflasyonunun 96709 aştığı bir ortamda, özellikle temel tüketim mallarına yönelik fiyat denetimlerinde Bakanlığınızın aktif rolü nedir? Denetim yerine market zincirlerine gönderilen "nazik uyarı" mektuplarından başka bir yöntem düşünülmekte midir?

  6. Nisan 2025'te düzenlenen protestolarda 1.400 kişinin gözaltına alınması, ekonomik memnuniyetsizliğin açık bir göstergesiyken, Bakanlığınız bu memnuniyetsizliği gidermek adına yürütme makamına herhangi bir öneride bulunmakta mıdır? Halkın tepkisini anlamak için hangi sosyal veri analizi yapılmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi (o : 17/06/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1646034 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde alınan İstanbul Milletvekili Sayın Özgür KARABAT a ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Muvke.

Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

7/29189 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın Özgür KARABAT, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

Ekonomi programımızın nihai hedefi yüksek, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme ile toplumsal refah artışı sağlamaktır. Bunun en önemli ön koşulu ise fiyat istikrarıdır. Bu kapsamda, uygulamakta olduğumuz program sayesinde 2024 yılı Haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci 15 aydır kesintisiz olarak devam etmekte olup, 2025 yılı Ağustos ayında yıllık enflasyon geçen yıl Mayıs ayındaki zirvesine göre 42,5 puan azalarak "032,95 olarak gerçekleşmiştir. Enflasyonla mücadelemiz aynı zamanda gıda, konut ve enerji gibi birçok alana yönelik uygulanan arz yönlü tedbirler ve yapısal reformlarla da desteklenmektedir.

Öte yandan, ülkemizde uygulanan dalgalı döviz kuru rejimi çerçevesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) nominal ya da reel herhangi bir kur hedefi bulunmamakta olup TCMB, kurların düzeyini ya da yönünü belirleme amacıyla herhangi bir döviz alım ya da satım işlemi yapmamaktadır. Dalgalı kur rejiminde döviz kurları piyasadaki arz ve talep koşulları tarafından belirlenmektedir. Döviz arz ve talebini belirleyen esas unsurlar ise uygulanan para ve maliye politikaları, ekonomik temeller, uluslararası gelişmeler ve beklentilerdir.

2025 yılı para politikası metninde de belirtildiği üzere TCMB, döviz piyasasının etkin bir şekilde çalışabilmesi ve sağlıklı fiyat oluşumlarının desteklenmesi amacıyla döviz kuru gelişmelerini ve buna ilişkin risk faktörlerini yakından takip etmekte olup, gerekli önlemleri alarak ilgili araçları gerektiğinde kullanmaktadır.

Bununla birlikte, rezervlerde zaman zaman artışlar ve azalışlar görülmekle birlikte piyasa koşullarının imkan verdiği ölçüde ve enflasyon hedefiyle çelişmediği sürece uluslararası rezervlerin güçlendirilmesi temel önceliklerimiz arasında yer almaktadır. Nitekim, Temmuz 2023 itibarıyla TCMB brüt rezervi 168.6 milyar ABD dolarıyken, net rezervi 62,8 milyar dolar, swap hariç net rezervi ise 44,3 milyar dolar seviyesindedir.

TCMB tarafından, para politikalarına ilişkin zamanında, doğru ve etkin iletişim sağlanması amacıyla yabancı ve yerli kurumsal yatırımcılar, ekonomistler, analistler ve portföy yöneticilerinin katılımlarıyla yatırımcı toplantıları gerçekleştirilmektedir. Bu kapsamda, 2024 yılında 86 ve 2025 Ocak-Haziran döneminde de 48 yatırımcı toplantısı gerçekleştirilmiş olup halihazırda da yatırımcı toplantılarının gerçekleştirilmesine devam edilmektedir. Söz konusu toplantılarda, TCMB'nin para politikası uygulamaları ve Türkiye ekonomisindeki son

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-3 gelişmelere ilişkin değerlendirmeler katılımcılarla paylaşılarak para politikalarına ilişkin zamanında, doğru ve etkin iletişim sağlanmaktadır.

Öte yandan, kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımındaki taşıtlar ihtiyaç analizleri ve tasarruf anlayışı çerçevesinde titizlikle gözden geçirilmekte olup, "Tasarruf Tedbirleri" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesinin yayımından bugüne kadar kiralık taşıtlardan sözleşmesi sona erenler "017 oranında azaltılmıştır. Mali disiplinin güçlendirilmesi Bakanlığımızın temel önceliği olup, bu amaçla kamu taşıtlarının edinim, kullanım ve tasfiye süreçlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine yönelik çalışmalara kararlılıkla devam edilmektedir.

Ayrıca, 2025 yılı sosyal yardım bütçesi yaklaşık 651 milyar TL olarak belirlenmiştir. 2002 yılında sosyal amaçlı harcamaların bütçe içindeki payı 9o1,3 iken 2025 yılında bu oran 7o4,4'e yükselmiştir. Hâlihazırda aile, barınma, gıda, engelli, yaşlı, eğitim ve sağlık gibi alanlarda yürütülen 44 farklı sosyal yardım programı bulunmaktadır. 2024 yılı itibarıyla bu yardımlardan ortalama 3,8 milyon hane yararlanmıştır.

Diğer taraftan, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Resmi İstatistik Programı kapsamında yayınlamakta olduğu tüm istatistiklerde olduğu gibi, Tüketici Fiyat Endeksi'ni (TÜFE) de uluslararası norm ve standartlar doğrultusunda, Avrupa İstatistikleri Uygulama Esaslarının bütününü dikkate alarak hesaplamakta ve yayınlamaktadır. Bu kapsamda yayımlanan uygulama sonuçları, yerli ve yabancı kurum ve kuruluşlardaki uzmanların değerlendirmelerine açıktır.

Soru önergesinde bahsi geçen diğer hususlar Ticaret Bakanlığı ile Aile ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı uhdesinde bulunmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir