İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/45469 GEÇ CEVAPLANDI · 50 GÜN

Enflasyonla mücadeleye ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 50 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 44 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından yazılı olarak © cevaplandırılmasını saygılarımla arz ve talep ederim. 05.06.2026 '

Türkiye, son iyllarda yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki hızlı artışlar, temel tüketim maddeleri ve: kamu hizmetlerine yapılan zamlar, artan vergi yükleri, gelir dağılımındaki bozulma ve satın alma , gücündeki gerileme nedeniyle ağır bir ekonomik kriz süreci yaşamaktadır. Yaşanan ekonomik gelişmeler, toplumun geniş kesimlerinin yaşam koşullarını olumsuz etkilemekte ve sosyal refah düzeyinde ciddi kayıplara yol açmaktadır. | 4

Özellikle emekliler, asgari ücretle çalışanlar, sabit gelirli kamu çalışanları, küçük esnaf, çiftçiler ve işsizler .. 0 ekonomik krizin yükünü en ağır şekilde hisseden kesimler arasında yer almaktadır. Gıda, barınma, enerji, ulaşım, eğitim. ve sağlık harcamalarındaki artışlar karşısında gelirlerin yetersiz kalması, milyonlarca vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamasını güçleştirmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Emekliler, uzun yıllar çalışarak elde ettikleri gelirlerin enflasyon karşısında hızla erimesi nedeniyle Ço kaybetmesi sonucunda yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir. Çiftçiler ise artan - mazot, gübre, ,yem, tohum, ilaç ve enerji maliyetleri nedeniyle üretim faaliyetlerini sürdürmekte zorlanmakta; birçok i üretici borç yükü altında üretimden çekilme riskiyle karşı karşıya bulunmaktadır.

Küçük esnaf ve sanatkârlar yükselen kira, enerji, finansman ve işletme maliyetleri nedeniyle faaliyetlerini sürdürmekte güçlük çekmekte, birçok işletme kapanma veya küçülme "tehlikesi yaşamaktadır. Artân işsizlik ve güvencesiz çalışma koşulları da ekonomik sorunların toplumsal etkilerini daha da derinleştiriektedir. ? '

Öte yandan dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki yüksek payı, ekonomik yükün büyük ölçüde dar ve orta gelirli vatandaşların omuzlarına binmesine neden olmaktadır. Gelir dağılımiridaki bozulma ve yoksulluğun yaygınlaşması sosyal adalet duygusunu zedelemekte, toplumsal huzur ve ekonomik istikrar açısından önemli riskler yaratmaktadır.

Bu bağlamda; * . ç

SORULAR

  1. . Ekonomikkrizin vatandaşlar üzerindeki etkilerinin kapsamlı biçimde incelenmesi, yaşanan sorunların nedenlerinin ortaya konulması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir çalışmanız var mıdır? #

  2. Ekonomi alanında yaşanan sorunların tespiti ve çözümü noktasında nasıl bir yol haritası hazırlamayı düşünüyorsunuz?

  3. Yüksek enflasyon ve zamlar ile beraber halkın geçim yükünün artışına karşı çözüm adına N sosyal devletin gereği olarak yapısal adımlar atılması gündemde midir?

  4. Tüm ekonomik göstergelere göre sürekli değişen yıllık enflasyon hedefleriyle ilgili kamuoyuna | bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz? '

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi yazınız ekinde alınan Adana Milletvekili Sayın Ayhan BARUT'a ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

7/45469 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye

Sayın Ayhan BARUT, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

2023 yılı ikinci yarısından itibaren uygulanan ekonomi programı sayesinde makroekonomik dengesizlikler önemli ölçüde giderilmiş, finansal istikrar güçlendirilmiştir. 2023 sonunda yüzde 64,8 olan enflasyon 2026 Haziran itibarıyla yüzde 32,1'e gerilemiştir.

Enflasyonla mücadele gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok sektöre yönelik arz yönlü politikalar ve yapısal reformlarla da desteklenmektedir. Bu kapsamda, gıda arzını artırmaya yönelik sulama projeleri, arazi toplulaştırması, gıda arz zinciri ve lojistik altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmekte, tarım sektörü desteklenerek verimli ve sürdürülebilir üretim teşvik edilmektedir.

Enflasyonun düşürülmesi kapsamında vatandaşımızın refahını ve alım gücünü korumaya yönelik politikalar da hayata geçirilmektedir. Sosyal amaçlı harcamaların bütçe içindeki payı 2002 yılında yüzde 1,3 iken 2026 yılında bu oran yüzde 4,8'e yükselmiştir. Mevcut sosyal yardım sistemimiz; aile odaklı, kapsayıcı ve fert başına asgari bir geliri sağlayacak şekilde yeniden tasarlanmakta ve Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (GETAD) çatısı altında konsolide edilmektedir.

Son 23 yılda yoksulluğun azaltılması ve gelir dağılımının iyileştirilmesine yönelik önemli adımlar atılmış, refah artışından tüm kesimlerin faydalanması temel amaçlardan biri olmuştur. Sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımındaki iyileşmeyi gösteren Gini katsayısı 2006'da 0,428 iken 2025 yılında 0,410'a inmiştir. En yüksek gelire sahip yüzde 10'luk grubun kullanılabilir gelirden aldığı payın en düşük gelire sahip yüzde 10'luk grubun aldığı paya oranı (P90/P10) 2006 yılında 17,7 iken 2025'te 12,9'a gerilemiştir.

Ayrıca, vergi politikamız, bütüncül sosyal politikalarımızın önemli bir bileşeni olarak etkin bir şekilde kullanılmakta olup, vatandaşlarımız, esnafımız, çiftçimiz, ücretli çalışanlarımız başta olmak üzere ihtiyaç duyulan bütün alanlar güçlü bir şekilde desteklenmektedir. Gelir politikası uygulamalarında dezenflasyon sürecine destek vermek temel öncelikler arasında yer almakta olup, vergi düzenlemeleri ve vergi oranları belirlenirken bunların enflasyon oranlarına etkileri önemle dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede, 2026 yılının başında uygulanan bazı maktu had ve tutarlarındaki artışlar, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranı (YDO) ve yurt içi üretici fiyat endeksinde (Yi-ÜFE) meydana gelen artışların altında tutulmuştur.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

Diğer taraftan, 2026 yılında en düşük memur maaşında yüzde 39,38 oranında ve asgari ücrette sene başından geçerli olmak üzere yüzde 27,01 oranında artış sağlanmıştır. Ayrıca, en düşük emekli aylığının 23.552 TL'ye yükseltilmesine ilişkin kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş olup bu teklifin yasalaşması halinde 2026 yılında en düşük emekli aylığında da yüzde 39,52 oranında artış sağlanmış olacaktır.

2022 yılının Ocak ayından geçerli olmak üzere asgari ücretten gelir ve damga vergisi kesintisi kaldırılmıştır. Asgari ücretin aylık gelir vergisi matrahı ile damga vergisi matrahı tutarı kadar kısmı ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde istisna tutularak ve bu uygulamayı tüm ücret geliri elde edenlere yaygınlaştırılarak çalışanların ücretlerinde vergi istisnasına bağlı olarak ayrıca artış sağlanmıştır. Tüm bu artışlarla birlikte, 2002 yılının Aralık ayından bugüne en düşük memur maaşında reel olarak yüzde 281 oranında ve asgari ücrette reel olarak yüzde 224 oranında artış sağlanmıştır. Yapılacak yasal düzenleme sonrasında, 2002 yılının Aralık ayından bugüne en düşük emekli aylığındaki reel artış da yüzde 661'e ulaşacaktır.

Ayrıca, 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi ve Kâr Payı Destekli Fon Kullandırılmasına Dair Kanun çerçevesinde, T. Halk Bankası A.Ş. (Banka) tarafından esnaf ve sanatkârların finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanmasını teminen 2002 yılından itibaren yürürlüğe giren kararlar çerçevesinde Hazine faiz destekli krediler kullandırılmaktadır.

Bu kapsamda, 2026 Haziran sonu itibarıyla 98.677 esnaf ve sanatkâra 74,8 Milyar TL tutarında Hazine destekli kredi kullandırılmış olup aynı yıl itibarıyla esnaf kredilerine ilişkin toplam kredi bakiyesi ise 299 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Böylece 2026 yılında Haziran sonu itibarıyla toplam yaklaşık 33,4 milyar TL'lik faiz desteği Devlet bütçesinden karşılanmış olup 2026 yılı sonunda bu desteğin 70 milyar TL'ye ulaşması planlanmaktadır.

5570 sayılı Kanun uyarınca yayımlanan Kararlar çerçevesinde T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Katılım Bankası A.Ş. tarafından tarımsal üreticilere Hazine faiz/kâr payı destekli krediler/finansmanlar kullandırılmakta, bu krediler/finansmanlar ertelenebilmekte veya taksitlendirilebilmektedir.

Bununla birlikte, 2024-2026 yılları için yürürlükte olan Kararlarda, 28 üretim konusu bazında kredi/finansman üst limitleri ve Bakanlığımızca karşılanan faiz/kâr payı oranları belirlenmekte olup 2 milyon TL ile 200 milyon TL arasında değişen üst limitlerle kullandırılan kredilerde/finansmanlarda, faizin/kâr payının yüzde 25 ile yüzde 100 arasında değişen oranlardaki bölümü Devletimiz tarafından karşılanmakta olup, ortalama faiz/kâr payı karşılama oranı yüzde 70'tir. Birçok üretim konusunda "özellikli indirim kriterleri" tanımlanmış olup söz Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4 konusu kriterleri sağlayan üreticilerin standart indirim oranlarına ek olarak söz konusu kriterlere ait indirim oranlarından da yararlanabilmesi sağlanmaktadır.

Bu itibarla hazine faiz/kâr payı destekli kredi/finansman uygulaması kapsamında 2026 yılı Haziran sonu itibarıyla 724 bin tarımsal üreticiye kullandırılan kredi tutarı 399 milyar TL olarak gerçekleşirken hali hazırda yaklaşık 1,2 milyon tarımsal üreticinin 955 milyar TL kredi bakiyesi bulunmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No: 12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir