Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Çobanpınar köyünde alınan güvenlik önlemlerine ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 11 Haziran 2025 tarihinde 7/29419 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Savunma Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 42 gün sonra, 23 Temmuz 2025).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Çobanpınar köyünde alınan güvenlik önlemlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29419, 11 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29419-hakkari-nin-yuksekova-ilcesine-bagli-cobanpinar-koyunde-alinan-guvenlik-onlemlerine-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1ce65645-6626-415a-8942-019763210b5a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 42 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 29 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Öznur Bartin Hakkâri Milletvekili
Hakkâri ilimiz Yüksekova (Gever) ilçesine bağlı Çobanpınar (Wargenima) köyü, 2016 yılından bu yana ağır askeri ablukalar, fiili kısıtlamalar ve güvenlikçi politikalar nedeniyle temel insan haklarının sistematik biçimde ihlal edildiği bir yerleşim alanına dönüşmüştür. İran sınır hattında bulunan bu köy, 4 karakol, 12 askeri kule, sınır duvarları ve gözetleme kameralarıyla çevrili bir yapıda, adeta "açık cezaevi" koşullarında yaşam mücadelesi vermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (13 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu köy özelinde uygulanan fiili sıkıyönetim, yalnızca güvenlik gerekçesiyle izah edilemeyecek ölçüde sivil hayatı baskı altına almıştır. Köydeki:
"e Yayla ve mera yasakları, e Geleneksel düğün ve kültürel ritüellere yönelik yasaklar, e Su kaynaklarına erişimin engellenmesi,
" Köye giriş-çıkışın saatlerle sınırlandırılması ve özel izin şartına bağlanması, e Yabancı uyruklu (özellikle İranlı) akrabaların köye alınmaması,
" Mayın tehlikesi ve temizlenmemiş araziler,
" Askeri yol çalışmalarının altyapıya verdiği zararlar ve neden olduğu sağlık sorunları,
" Dışarıdan işçi girişinin dahi yasaklanması,
Gibi uygulamalar, yalnızca Çobanpınar'da değil, Kürt nüfusun yoğun yaşadığı birçok sınır köyünde benzer biçimde yürütülmekte ve yurttaşların anayasal haklarını fiilen askıya almaktadır.
Köy nüfusunun büyük çoğunluğu bu koşullar nedeniyle göç etmek zorunda kalmış; 150 haneden yalnızca 25'inin kaldığı bildirilmiştir. Hayvancılık ve tarım neredeyse tümüyle bitirilmiş, yaşam alanları daraltılmış ve halk yoksulluk, yalnızlık ve sürekli gözetim haliyle baş başa bırakılmıştır. Özellikle Yusuf Akın isimli bir çocuğun askeri bölgede patlayan bir mayın sonucu ağır yaralanması, bu yapısal sorunların ciddiyetini gözler önüne sermektedir.
Bu durum hem Anayasa'nın 17. (yaşama hakkı), 23. (seyahat özgürlüğü), 56. (sağlık hakkı) ve 90. (uluslararası sözleşmelerin iç hukuktaki bağlayıcılığı) maddelerine, hem de Türkiye'nin
Sayı 220 (NN 9 9 4 1 9 tarafı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Çocuk Hakları Sözleşmesi, Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi gibi çok sayıda uluslararası belgeye açıkça aykırıdır.
Dahası, bu güvenlikçi yaklaşım, Kürt sorununun demokratik çözümünü, hak temelli barış politikalarını ve toplumsal adaletin tesisini engelleyen bir karakter taşımaktadır. Bölgede kalıcı barış ve güvenlik ancak militarist uygulamaların son bulması, halkın onuruna ve kültürüne saygılı bir idari yaklaşımın benimsenmesiyle mümkün olabilir.
Hakkâri özelinde, Kürt halkının yoğunlukta yaşadığı birçok yerleşim biriminde benzeri güvenlikçi pratiklerin bir "normal" haline gelmesi kabul edilemezdir. Bu uygulamaların, Türkiye'de demokratikleşme, eşit yurttaşlık ve barış içinde bir arada yaşam ilkelerine aykırı olduğu gibi, toplumsal hafızada da kalıcı kırılmalar yaratacağı açıktır. Hükümetin ve ilgili bakanlıkların bu hak ihlallerine son vermesi, hukuk devleti ilkeleri gereğidir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Çobanpınar köyüne inşa edilen 4 karakol ve 12 askeri gözetleme kulesinin kurulma gerekçesi nedir? Bu yapıların sivil hayat üzerindeki etkileri değerlendirilmiş midir?
Yusuf Akın isimli çocuğun yaralanmasına neden olan patlayıcının türü nedir, olayla ilgili adli veya idari bir soruşturma başlatılmış mıdır ve köydeki mayınlı arazilerin temizlenmesine dair herhangi bir çalışma yürütülmekte midir?
Çobanpınar köyüne bağlı yaylaların askeri yasak bölge ilan edilmesinin yasal dayanağı nedir; bu uygulama nedeniyle geçim kaynaklarını kaybeden köylüler için herhangi bir telafi mekanizması planlanmakta mıdır ve söz konusu yasakların kaldırılması yönünde bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
Askeri yol çalışmaları sırasında bozulan altyapı, tahrip edilen su kanalları ve yükselen i toz bulutlarının halk sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin bir etki analizi yapılmış mıdır?
Köylülerin içme suyu kaynaklarına erişiminin sınır duvarları nedeniyle engellenmesi, askeri mevzuat açısından zorunlu bir uygulama mıdır? Bu uygulamadan ne zaman vazgeçilecektir?
Güvenlik uygulamaları nedeniyle köydeki sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar, acil sağlık durumlarında ambulansların bölgeye ulaşıp ulaşamadığı hususunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır?
Çobanpınar köyü çevresine kurulan gözetleme kuleleri ve kamera sistemleri ile elde edilen görüntü ve veriler hangi yasal yetkiyle ne amaçla ve ne süreyle kullanılmaktadır; bu uygulamaların özel hayatın gizliliği hakkını ihlal ettiği yönündeki iddialara ilişkin Bakanlığınızın yanıtı nedir ve söz konusu uygulamalardan vazgeçilmesi yönünde bir değerlendirme yapılmakta mıdır?
Çobanpınar köyü ve benzeri yerleşim alanlarında sürdürülen askeri güvenlik uygulamalarının ve kapsamlı yasakların, Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümüne etkisi hakkında Bakanlığınızca yapılmış herhangi bir kurumsal değerlendirme, etki analizi veya rapor mevcut mudur? Bu uygulamaların barış sürecine katkı sunmadığı yönündeki eleştiriler ışığında, ilgili yasak ve kısıtlamaların kaldırılması yönünde bir politika değişikliği planlanmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yaşar Güler, Milli Savunma Bakanı ·
Hakkari (OMilletvekili Öznur BARTİN tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Milli Savunma Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/29419 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
Hudut hattında bulunan modüler beton duvarlar, hudut birliklerinin vazifesi, konuş durumu, ülke sınırı ile arazi yapısı ve komşu ülke hudut birliklerinin konuş durumu da göz önüne alınarak günlük yaşamı olumsuz etkilemeyecek şekilde en uygun bölgelere inşa edilmekte olup yerel halkın can ve mal güvenliğini sağlamaktadır.
Hudut hattında yer alan ve sınır güvenlik sisteminin bir parçası olan keşif/gözetleme cihazları, yasa dışı hudut geçişlerine engel olmak maksadıyla kullanılmaktadır.
Hudut birliklerimizce kara hudutlarımızın güvenliği 3497 sayılı Kara Sınırlarının Korunması ve Güvenliği Hakkında Kanun kapsamında, 7/24 büyük bir azim ve kararlılıkla teknoloji yoğun ve en etkili tedbirlerle sağlanmakta ve bu tedbirler sürekli geliştirilmektedir.
Yaşar GÜLER | Bakan Güvenevler Mah.Kuzgun Cad.No:51 Aşağı Ayranc/ANKARA Milli Savunma Uzmanı Santral: (0312) 466 07 37 Belgegeçer No: (0312) 417 94 41 Telefon No: Dahili 2211
İnternet Adresi:www.msb.gov.tr