İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/44837 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 43 GÜN

Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Gürkavak köyünde bir vatandaşın infilak eden bir cisim nedeniyle yaralanmasına ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 14 Mayıs 2026 tarihinde 7/44837 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Millî Savunma Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 43 gün sonra, 26 Haziran 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Gürkavak köyünde bir vatandaşın infilak eden bir cisim nedeniyle yaralanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/44837, 14 Mayıs 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-44837-hakkari-nin-yuksekova-ilcesine-bagli-gurkavak-koyunde-bir-vatandasin-infilak-eden-bir-cisi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e6d863b9-f6b5-43ed-ac9e-019e2a483ead

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 43 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 18 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından Anayasanın 98 ve Iç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Hakkâri ilimizin Yüksekova ilçesine bağlı Gürkavak (Şagilord) köyü kırsalında 9 Mayıs 2026 tarihinde meydana gelen patlamada, hayvanlarını otlatan 17 yaşındaki çoban Muhammed Aykut'un yaralanması ve 3 koyunun yaşamını yitirmesi, başta Hakkâri olmak üzere bölge kentlerinde uzun yıllardır devam eden yapısal güvensizlik rejiminin yeni bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Çocukların, çobanların, çiftçilerin ve kırsal yaşamı sürdüren yurttaşların gündelik hayatlarını devam ettirdiği alanlarda patlayıcı maddelerin varlığını sürdürmesi, yalnızca bireysel güvenliği tehdit eden bir durum değil; yaşam hakkının, kamusal eşitliğin ve yurttaşlık hukukunun aşındırıldığı süreklileşmiş bir yönetim anlayışının göstergesidir. Başta Hakkâri, Şırnak, Van, Ağrı, Iğdır ve Tunceli olmak üzere sınır hattı ve kırsal bölgelerde yaşayan yurttaşlar, yıllardır görünmeyen ölüm tehdidi altında yaşamaya zorlanmaktadır. Meralar, yaylalar, tarım alanları ve köy yolları; toplumsal yaşamın doğal parçası olmaktan çıkarılarak sürekli risk üreten coğrafyalara dönüştürülmüştür. Bu durum yalnızca fiziksel yaralanmalarla sınırlı sonuçlar doğurmamakta; bölge halkının ekonomik yaşamını, hayvancılık taalıyetlerini, tarımsal üretimini, yerleşim hakkını ve toplumsal aidiyet duygusunu da doğrudan hedef almaktadır.

Patlayıcı maddelerin sivil yaşam alanlarında yıllarca varlığını sürdürebilmesi, bölgeye yönelik güvenlikçi yaklaşımın insan yaşamını önceleyen kamusal sorumluluğun önüne geçirildiğini göstermektedir. Yaşam alanlarının askeri güvenlik perspektifiyle tanımlanması, yurttaşların temel haklarını sürekli ertelenebilir bir meseleye dönüştürmekte; özellikle sınır bölgelerinde yaşayan halk bakımından "istisnai" bir yaşam düzeni yaratmaktadır. Bu nedenle mesele yalnızca bir güvenlik açığı değil; merkezileşmiş güvenlik politikalarının bölge halkının yaşam hakkı üzerindeki sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gereken siyasal ve hukuksal bir sorundur.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye'nin taraf olduğu Ottawa Antlaşması, taraf devletlere mayınlı alanların temizlenmesi, sivillerin korunması ve riskli bölgelerin etkili biçimde denetlenmesi yönünde açık yükümlülükler yüklemektedir. Buna rağmen özellikle Kürtlerin çoğunlukta yaşadığı kentlerde kırsal alanların hâlâ ölüm riski taşıyan bölgeler olarak varlığını sürdürmesi, uluslararası yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin ciddi bir siyasal irade sorunu bulunduğunu göstermektedir.

Muhammed Aykut'un yaralanmasına neden olan olay, bölge halkının yıllardır dile getirdiği kaygıların haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur. Çocuk yaşta bir çobanın hayvanlarını otlatırken patlayıcı bir cismin hedefi hâline gelmesi; yurttaşların yaşam alanlarının korunmadığını, risklerin bilindiği hâlde gerekli önlemlerin alınmadığını ve kamusal sorumluluğun ertelendiğini göstermektedir. Patlama sonucu 3 koyunun yaşamını yitirmesi ise kırsal yaşamın temel geçim kaynaklarının da aynı tehdit altında bulunduğunu göstermektedir. Devletin temel yükümlülüğü, yurttaşları sürekli tehlike altında yaşamaya zorlamak değil; yaşam hakkını, güvenli yaşam çevresini ve toplumsal varoluş koşullarını eksiksiz biçimde güvence altına almaktır. Bu nedenle olayın tüm yönleriyle açığa çıkarılması, patlayıcının niteliğinin kamuoyuna açıklanması, sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların tespit edilmesi, bölgedeki riskli alanların şeffaf biçimde belirlenmesi ve başta Hakkâri olmak üzere bölge kentlerindeki mayınlı/patlayıcı alanların ivedilikle temizlenmesi demokratik hukuk devleti ilkesinin gereğidir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Bakanlığınızın kayıtlarına göre başta Hakkâri, Şırnak, Van, Tunceli ve Ağrı olmak üzere sınır hattındaki illerde temizlenmeyi bekleyen mayınlı veya patlayıcı risk taşıyan alanların toplam büyüklüğü nedir?

  2. Türkiye'nin taraf olduğu Ottawa Antlaşması kapsamında Hakkâri ve çevre illerde yürütülen mayın temizleme faaliyetlerinin tamamlanma oranı nedir?

  3. Gürkavak köyünde meydana gelen patlamada infilak eden cismin askeri mühimmat kalıntısı olup olmadığına ilişkin teknik inceleme tamamlanmış mıdır?

  4. Son 25 yıl içerisinde Hakkâri kırsalında yürütülen askeri faaliyetler sonrasında arazi temizliği ve mühimmat denetimi hangi standartlara göre gerçekleştirilmiştir?

  5. Bakanlığınızın kayıtlarına göre daha önce "temizlendiği" açıklanan alanlarda sonradan meydana gelen patlama olaylarının sayısı kaçtır?

  6. Bölge halkının aktif biçimde kullandığı mera, yayla ve köy yollarında patlayıcı riskinin sürmesi, Bakanlığınız açısından mevcut güvenlik politikalarının siviller üzerindeki sonuçlarının yeniden değerlendirilmesini gerektirmekte midir?

  7. Başta çocuklar ve çobanlar olmak üzere sivillerin yoğun olarak bulunduğu alanların risk haritaları neden kamuoyuna açık biçimde paylaşılmamaktadır?

  8. Hakkâri kırsalında meydana gelen patlamalarda yaşamını yitiren veya yaralanan sivillere ilişkin Bakanlığınızın tuttuğu güncel veri tabanı bulunmakta mıdır?

  9. Muhammed Aykut'un yaralandığı bölgede daha önce benzer patlama olaylarının yaşandığına ilişkin Bakanlığınızın kayıtları nelerdir?

  10. Başta Hakkâri olmak üzere bölge kentlerinde sivillerin yaşam alanlarının mayın ve patlayıcı kalıntılarından tamamen arındırılması amacıyla takvimlendirilmiş, şeffaf ve bağımsız denetime açık yeni bir eylem planı hazırlanmakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yaşar Güler, Milli Savunma Bakanı ·

Hakkari Milletvekili Öznur BARTIN tarafından TBMM Başkanlığına verilen ve Milli Savunma Bakanı tarafından cevap verilmesi talep edilen, 7/44837 sayılı yazılı soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

Anti-personel kara mayınlarının aranıp bulunarak temizlenmesi, imha edilmesi faaliyetlerini de kapsayan Ottowa Sözleşmesi'ne ülkemiz 2004 yılından itibaren taraf olmuştur. Bu itibarla, başta doğu ve güney sınırlarımız olmak üzere iç bölgeleri de kapsayacak şekilde mayın temizlik faaliyetleri emniyetli ve yoğun bir şekilde icra edilmeye devam etmektedir.

Milli Mayın Faaliyet Merkezi tarafından mayın ve patlayıcı madde temizliğine yönelik yıllık ve üç yıllık milli mayın faaliyet planı hazırlanarak ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılmaktadır. Söz konusu planlar ve sonuçları Ottowa Sözleşmesi kapsamında yıllık şeffaflık raporları ile BM'ye sunulmakta ve Ottowa Anlaşması Taraf Devletler Toplantılarında gözden geçirilmektedir.

Gürkavak Köyünde meydana gelen patlamanın koordinat incelemesinde patlama noktasının mayınlı sahada olmadığı, en yakın mayınlı sahaya olan uzaklığının 7.800 m olduğu tespit edilmiş olup, patlayıcının terör örgütü tarafından yerleştirildiği değerlendirilmektedir.

Mayın temizliği gerçekleştirilen alanlarda faaliyet sonrası yapılan inceleme ve kontrollerde yeni bir patlama meydana gelmediği tespit edilmiş olup, mühimmat riski bulunan bölgelerde yaşayan vatandaşlarımıza Patlayıcı Mühimmat Risk Eğitimi verilerek, vatandaşlarımızın mayın ve patlayıcı mühimmat konusunda emniyetli davranış şekilleri geliştirmelerine katkı sağlanmaktadır.

Güvenevler Mah. Kuzgun Cad.No:51 Aşağı Ayrancı/ANKARA Milli Savunma Uzmanı Santral: (0312) 466 07 37 Belgegeçer No: (0312) 417 94 41 Telefon No: Dahili 2272

Yaşar GÜLERBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir