İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/29627 GEÇ CEVAPLANDI · 174 GÜN

Bakanlık tarafından uyuşturucu talebinin azaltılmasına yönelik yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Mesut Doğan (Yeni Yol), 24 Haziran 2025 tarihinde 7/29627 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 174 gün sonra, 15 Aralık 2025).

Mesut Doğan (Yeni Yol, Ankara). “Bakanlık tarafından uyuşturucu talebinin azaltılmasına yönelik yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29627, 24 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29627-bakanlik-tarafindan-uyusturucu-talebinin-azaltilmasina-yonelik-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6f26012a-6f8b-4674-a54f-0197a609b68a

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 174 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 99 ve

SORULAR

  1. maddeleri gereğince arz ederim.24.06.2025

    AK Parti 2023 Seçim Beyannamesinde, uyuşturucuyla mücadelede arzla mücadele kadâr talebi kısmaya ve yok etmeye de önem verildiği, bunun da terörle mücadelede terörizme karşı verilen mücadeleye benzetildiği belirtilmiştir. Beyannamede, özellikle aileler, öğretmenler, gençler ve çocuklarla temas edilen tüm kanallarla farkındalık çalışmalarının artarak sürdürüleceği ifade edilmiştir. Talep azaltmaya yönelik bu sosyal boyutlu stratejinin kapsamı, uygulama yöntemleri, hedef grupları ve değerlendirme süreçleri kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır.

    Bu bağlamda; i. Talep kısmaya ve yok etmeye yönelik Bakanlığınızca yürütülen program ve projeler nelerdir? Bu programların kapsamı ve hedef kitlesi nasıl belirlenmektedir?

  2. Aileler, öğretmenler, gençler ve çocuklarla temas edilen kanallar nelerdir? Bu kanallar üzerinden yapılan bilinçlendirme faaliyetlerinin sayısı ve erişilen kişi sayısı nedir?

  3. Farkındalık çalışmalarında kullanılan yöntemler nelerdir? (örneğin; eğitim seminerleri, broşürler, medya kampanyaları, dijital platformlar vb.)

    TBMM Halkla İlişkiler Binası. F Blok Kat:3 Oda No:F317. Bakanlıklar ANKARA

  4. Talep azaltma kapsamında gerçekleştirilen faaliyetlerin etkinliği nasıl ölçülmektedir? Herhangi bir izleme-değerlendirme mekanizması mevcut mudur?

  5. Talep azaltma çalışmaları kapsamında özellikle risk gruplarına yönelik özel programlar uygulanmakta mıdır?

  6. Bu çalışmalar sırasında Bakanlığınız diğer bakanlıklar (Sağlık, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor vb.) veya sivil toplum kuruluşlarıyla nasıl iş birliği yürütmektedir?

  7. 2023 ve 2024 yıllarında talep azaltmaya yönelik yapılan faaliyetlere ayrılan bütçe tutarı nedir? Gelecek yıllar için planlanan bütçe tahmini var mıdır?

    TBMM Halkla İlişkiler Binası. E Blok Kat:3 Oda No:F317. Bakanlıklar. ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o : 01.07.2025 tarihli ve 1654402 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Ankara Milletvekili Sayın Mesut DOĞAN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/29627 Esas Numaralı yazılı soru önergesine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

Ankara Milletvekili Sayın Mesut DOĞAN'a Ait 7/29627 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız çocuklarımızın korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, tüm risklere karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmaları çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütmektedir.

Bakanlığımızca çocuklarımızın madde bağımlılığının önlenmesine yönelik çalışmalar, 2023 — 2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın "2.3. dile ve Çocuğa Yönelik Koruma ve Destek Hizmetleri" stratejik hedefinin "2.3.5. Çocukların bağımlılıktan korunmalarına yönelik tedbirler alınması" faaliyet adımı, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu (BMYK) kararları ve Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında ilgili Kurum/Kuruluşlar (Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı vb.) ile koordinasyon halinde yürütülmektedir.

2023—2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın "2.3.5. Çocukların bağımlılıktan korunmalarına yönelik tedbirler alınması" faaliyeti kapsamında; se Madde bağımlılığı konusunda ailelere yönelik bilinçlendirme ve farkındalık sağlama çalışmalarının yapılması, e Riskli gruplara ve çocukla çalışan profesyonellere yönelik etkin eğitim programlarının oluşturulması ve eğitimlerin verilmesi, e Halk sağlığı merkezlerinin çocukların bağımlılıktan korunmasına yönelik önleyici hizmetler aşamasında etkin rol almalarının sağlanması,

"e YEDAM'lardaki rehabilitasyona ve sosyal uyuma yönelik atölyelerin yaygınlaştırılması, e Ruh sağlığı alanında çocuklara tedavi hizmeti veren sağlık kuruluşları kapasitesinin, nicelik ve niteliğinin artırılması, e Madde kullanım öyküsü nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyan çocukların yatılı hizmet veren birimlerin sayılarının ve kapasitelerinin artırılması alt faaliyetleri yer almaktadır.

En son yapılan BMYK Kararlarının 20 nci maddesinde ise "Yurtlarda kalan suça sürüklenmiş çocuklara yönelik Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın ortak çalışma yürüterek yeni bir müdahale programı oluşturularak yüksek kurul toplantısında arz edilmesi" kararı alınmıştır. Bu kararın uygulanması ise Bakanlığımız sorumluluğuna verilmiştir. Bu kapsamda yeni bir model oluşturulması için gerekli çalışmalar başlatılmıştır. Çalışmalar kapsamında Güçlendirici Bakım Merkezlerinin (GBM) açılarak hedef grubundaki çocukların psikiyatrik tedavi, psikoterapi ve psikososyal destek süreçlerini tek bir merkezde toplayarak tıpkı Çocuk İzlem Merkezleri (ÇİM) ve Çocuk Adalet Merkezleri (ÇAM) gibi tek merkezde multidisipliner müdahaleyi gerçekleştirmesi hedeflenmektedir.

Erken yaşlardan itibaren ebeveynlerle kurulan sağlıklı ilişkiler, her türlü bağımlılığın önlenmesinde koruyucu bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda Bakanlığımız tarafından olası risk durumlarına karşı ebeveyn ve çocukların desteklenmesi ve güçlendirilmesi konusunda kapsamlı bir eğitim programı olan "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" hazırlanmaktadır. UNICEF'in de teknik desteğiyle 0-6 yaş ebeveyn eğitimine başlanmıştır.

Eğitim programının 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modülleri tamamlanmış olup 7-18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine dair modüllerin geliştirilmesi amaçlı çalışmalar başlatılmıştır. Hazırlanan modüllerde çocuğa yönelik ihmal ve istismarın önlenmesi, bağımlılık ve önlenmesi, akran zorbalığı gibi konulara da yer verilecektir.

Ek olarak, Bakanlığımız ile Yeşilay arasında 2 Temmuz 2018 yılında iş birliği protokolü imzalanmıştır. Bakanlığımızca Aile Eğitim Programı (AEP) ve Yeşilay iş birliğindeki Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Eğitimleri kapsamında bağımlılık ile mücadelede farkındalık eğitimleri verilmektedir. Diğer yandan, Bakanlığımızca başlatılan Sosyal Uyum Süreci Danışmanlığı kapsamında, bağımlılıkla mücadele alanında 18 yaş üzeri bireylere, ailelerine ve yakınlarına ihtiyaç duydukları rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunulmaktadır. Sosyal Uyum Süreci; bağımlılık problemi yaşayan/yaşamış bireylerin ve bu kapsamlı sorundan doğrudan etkilenen bağımlı bireylerin ailelerinin/yakınlarının topluma uyum sağlama girişimlerini içeren bir süreçtir. Bu süreç, tıbbi psikososyal tedaviden ayrı olarak, toplumla bağlarını kaybetmiş olan bireyin meslek edinme, iş bulma, arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkilerini geliştirme yoluyla topluma yeniden uyumunu amaçlamaktadır. Söz konusu hizmetleri yerine getiren meslek personeli çeşitli hizmet içi eğitimlerle desteklenmektedir. Diğer yandan, Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planında (2024-2028) "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Programı ve Aile Eğitim Programı kapsamında gençlere ve ailelerine kötü alışkanlıklar, bağımlılık, dijital kumar ile oyun bağımlılığı konusunda bilgilendirici eğitimler düzenlenmesi" ve "Koruyucu hizmetler kapsamında, ruh sağlığı, bağımlılık sorunları yaşayan kişilerin aileleri/bakım verenleri başta olmak üzere destek programlarının yaygınlaştırılması" faaliyetleri de söz konusudur.

Ayrıca Sosyal ve Ekonomik Destek Hizmetinin (SED) etkinliğini artırmak, ailelerde çocuk ile ilgili farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak amacıyla 2017 yılında başlatılan "SED Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması (Okul Destek) Projesi" kapsamında 81 ilde SED Hizmetinden yararlanan ortaokul ve lise çağında bulunan çocukların sosyal, kültürel, sportif ve akademik faaliyetlerden faydalandırılması sağlanmaktadır.

Proje ile çocukların boş zamanları, gelişimlerini destekleyecek şekilde yapılandırılmakta, boş vakitlerinde olumsuz ortamlardan/sosyal çevreden ve bunların barındırdığı risklerden korunmaları ve toplum kaynaklarına erişim konusunda firsat eşitliği sağlanmaktadır.

Sağlık Bakanlığınca madde kullanım tıbbi tedavisi tamamlanan madde bağımlısı çocuklardan bakım tedbir kararı verilenlerin sosyal uyumlarının sağlanması amacıyla bu alanda ihtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerine kabulleri sağlanmaktadır.

Bu kuruluşlar, madde bağımlısı olduğu tespit edilen çocukların olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travma ve/veya davranış bozukluklarını giderme amacıyla rehabilitasyon süreci tamamlanıncaya kadar geçici süre bakım ve korunmalarının sağlandığı, bu süreçte aile, yakın çevre ve toplum ile ilişkilerinin düzenlenmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü, kız ve erkek çocuklara yönelik ayrı ayrı yapılandırılan ev tipi sosyal hizmet kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlarda koruma ve bakım altında bulunan çocuklar ve aileleri psikososyal destek programına dâhil edilmektedir. Anka Çocuk Destek Programı ile çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travmanın en aza indirilmesi, olumlu tutum ve davranış değişikliği oluşturulması hedeflenmektedir. Psikososyal destek süreçleri tamamlanan çocuklar uygun görülmesi halinde aile yanına döndürülebilmekte ya da diğer çocuk bakım kuruluşlarından hizmet almaya devam etmektedirler.

İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitelerine kabulü yapılan her çocuğa Anka Çocuk Destek Programı çerçevesinde kuruluş müdürü tarafından bir meslek elemanı, danışman olarak atanmaktadır. Danışman tarafından ilk 10 gün içinde çocuğa bireysel ihtiyaç ve risk değerlendirme (BİRDEF) formu doldurulmaktadır. Bu formla çocuğa uygulanacak psikososyal destek programının içeriği belirlenmektedir. Formda çocuğun kuruluşa geliş şekli, geliş nedeni, çocuğun eğitim durumu, ailenin ekonomik durumu, yaşadığı yer, arkadaş ilişkileri, fiziksel durumu, ruhsal durumu, madde kullanım durumu, istismar ve suça sürüklenme durumu, kişisel özellikleri, davranış sorunları ve ailevi özelliklerine ilişkin konular hakkında bilgi toplanmaktadır. Form sonrası ortaya çıkan ihtiyaç ve risklere göre çocuğa ve ailesine grup çalışmaları ve bireysel danışmanlık hizmeti verilmektedir. Anka çocuk destek programı ile her bir çocuğa özgü bireyselleştirilmiş destek programı üç aylık dönemlerle değerlendirilmekte olup uygulanan programdaki gelişmeler izlenmektedir. Değerlendirme sonrası çocuğun ailesine tekrar dönüşü, farklı bir sosyal hizmet kuruluşuna nakli ile programa devamı hususu belirlenmektedir.

Çok yönlü yaklaşım ve müdahaleyi amaçlayan Anka Çocuk Destek Programı; Bireysel İhtiyaç ve Risk Değerlendirme Formu (BİRDE), Destekleyici Ortam Bileşenleri, Grup Çalışmaları, Bireysel Danışmanlık, Aile Çalışmaları, Destekleyici Personel İçin Yaklaşım İlkeleri, Krize Müdahalede Kurumsal Yaklaşım bileşenlerinden oluşmaktadır.

" Bireysel danışmanlık çalışmalarında; evden kaçma, kendine zarar verme davranışı, intihar, istismar mağduru, kriz yönetimi, krize müdahale ve travma modülleri uygulanmaktadır. e Grup çalışmaları ise kişisel gelişim, sağlıklı yaşam, duygusal düzenleme, kişilik gelişimi ve bağımlılık olmak üzere 5 bölüm ve 78 oturumdan oluşmaktadır. Her bir oturumun 45dk sürmektedir. Kişilik gelişimi ve sağlıklı yaşam modülleri tüm çocuklara uygulanırken, suça sürüklenme, istismar mağduru olma, madde bağımlılığı, öfke kontrolü, dürtü bozukluğu vb. durumlara göre uygulanan modüller çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak uygulanmaktadır. e Aileile çalışmada öncelikle ailenin çocuğun güvenliğini tehlikeye atacak bir eylemde bulunma riski bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir. Çocuğun ailesi ile görüşme yapılmasına engel bir durum olmaması halinde ailenin de katılımı sağlanarak sözleşme yapılmaktadır. Rehabilitasyon süreci boyunca çocukla yürütülen çalışmaların yanı sıra çocukların ebeveynleri ya da bakım verenleri ile de mesleki görüşmeler ve yönlendirmeler yapılmaktadır. Program kapsamında; ailelere, çocuk aile ilişkisinin güçlendirilmesi, etkin ebeveynlik becerileri, suça sürüklenen, madde bağımlısı ve istismar mağduru çocuğa yaklaşım konularında bireysel danışmanlık yapılmaktadır.

Öte yandan, Bakanlığımızın tüm çalışmaları, yaşamın tüm alanlarında kadınların konumlarının güçlenmesi; eğitim ve sağlık imkânlarından eşit bir şekilde yararlanmalarının sağlanması; karar alma mekanizmalarına katılımlarının artırılması; medyada eşitlikçi temsilin sağlanması; kadın erkek eşitliğinin ana plan ve politikalara dâhil edilmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışmaların sürdürülmesini desteklemek üzere yürütülmektedir.

Bu kapsamda Bakanlığımızca 2024-2028 yıllarını kapsayan ikinci "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur.

2024-2028 yıllarını kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın temel politika eksenleri; Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olarak belirlenmiştir. Planda; beş temel politika eksenine ilişkin "5 Temel Amaç", "20 Strateji", "83 Faaliyet"e yer verilmiştir.

Sağlık alanında "Kadınlar ve kız çocuklarının tüm yaş grupları ve farklılaşan ihtiyaçlarını gözeten kapsamlı ve bütüncül sağlık hizmeti sunmak"? temel amacı doğrultusunda; e Kadın sağlığı alanında veri üretimi, nicelik ve nitelik araştırmalar ile analiz çalışmalarının yaygınlaştırılması, e Kadın ve kız çocuklarına yönelik kapsamlı ve bütüncül sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, se Sağlık alanında çalışanların kadının güçlenmesi programları kapsamında bilgi ve farkındalıklarının artırılması, e Kadınlarda sağlık bilinci ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının geliştirilmesi, e Toplumda her yaş grubunda kadın sağlığı konusunda bilgi ve farkındalık düzeyinin artırılması hedeflenmektedir.

Söz konusu politika başlığı altında; e Birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında gençlere sunulan sağlık hizmetleri yaygınlaştırılacaktır (Faaliyet 2.1) e Ülke genelinde Toplum Sağlığı Merkezlerinin kapasitesi artırılacak; bu Merkezlerin Sağlıklı Hayat Merkezleri başta olmak üzere bağlı birimleri yaygınlaştırılacak ve kapasiteleri güçlendirilecektir (Faaliyet 2.2) e Kadınların bağımlılıkla mücadele ve tedaviye başvurmaları kapsamında güçlenmeleri için bilgi ve farkındalık artırıcı etkinlikler düzenlenecektir (Faaliyet 4.2) faaliyetlerine yer verilmiş olup 2024-2028 yıllarını kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı tüm kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile eşgüdüm içerisinde yürütülmektedir. Söz konusu eylem planı izleme ve değerlendirme süreci yıllık olarak Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yapılmaktadır.

Bakanlığımızca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN'ın teşrifleriyle gerçekleşen programda "Kadının Güçlenmesi Konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi" kamuoyu ile paylaşılmıştır. Söz konusu Genelge kapsamında, Sayın Bakanımız başkanlığında ilgili diğer bakanlıklar ve kurumların katılımıyla kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesine yönelik tüm çalışmaların izlenmesi, değerlendirilmesi, koordinasyon ve iş birliğinin sağlanması amacıyla Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur.

Ayrıca Genelgede, kadının güçlenmesine ilişkin çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde yürütülmesi ve takibi amacıyla, tüm illerde Vali başkanlığında "Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" kurulmuştur. Bununla birlikte; söz konusu Genelgede, "Kurul .... çalışmalarına konuyla ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları ile üniversiteler bünyesindeki kadın sorunları araştırma ve uygulama merkezleri, meslek kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri davet edilebilecektir. Kurul üyesi kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve uzmanların katılımı ile ali komite, danışma ve çalışma grupları oluşturulabilecektir. " ifadesi yer almakta olup kadının güçlenmesi alanında faaliyet gösteren ilgili tüm kurum ve kuruluşlar kurul toplantılarına davet edilebilecektir.

Ayrıca, bağımlılıkla mücadele çalışmalarından biri olan "Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2018-2023)"nın Bilgilendirme ve Bilinçlendirme başlığı altındaki "446. Tütün kullanımının sağlık ve sosyal zararları, tütün endüstrisinin taktikleri konusunda kendilerini, ailelerini ve çevrelerini korumaya yönelik kadınlara özel çalışmaların yapılması" alt faaliyeti kapsamındaki sorumluluk alanımızda yapacağımız çalışmaları, en isabetli ve hızlı şekilde gerçekleştirebilmek için İl Müdürlüklerimizde çalışan kadın personelimiz ve kuruluşlarımızdan hizmet alan kadınlar hedef kitle olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda;

• Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nce hazırlamış olan bilgilendirme afişlerinin il müdürlüklerimiz ve bağlı olan kuruluşlarımızda görünür yerlere asılması,

• Türkiye Yeşilay Cemiyeti'nce hazırlanan broşürlerin il müdürlüğümüz personeli ve kuruluşlarımızdan hizmet alan kadınlara dağıtılması,

• Yine Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından hazırlanan https://www.tbm.org.tr/ linkinin başta kadınlar olmak tüm personelimizin maillerine iletilerek, kuruluşlarımızdan hizmet alan vatandaşlarımıza da link hakkında bilgi verilerek buradaki eğitim modüllerinin izlenmesi planlanmıştır.

Söz konusu Eylem Planı faaliyeti kapsamında ÇATOM personeli ve kadın kursiyerlerimize farkındalık eğitimleri verilmiştir. 2023 yılında Kilis'te 100, Şanlıurfa'da 178, Batman'da 720, Siirt'te 131, Adıyaman'da 154, Diyarbakır'da 66 ve Şırnak'ta 167 kadın olmak üzere 2020 yılından bu yana toplamda 5.116 ÇATOM'dan hizmet alan kadına konuyla ilgili farkındalık eğitimi verilmiştir.

Öte yandan, Bakanlığımızca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma (SYD) Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli ve yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.

Proje desteklerimiz arasında yer alan ADEM ve SODAM Projeleri ile aile müessesini güçlendirmek, milli ve manevi değerleri korumak, kadınların aile içerisindeki rolünü ve statüsünü belirgin kılmak, kadınların yeteneklerini ortaya çıkararak gelir elde edici faaliyetler yürütebilmelerini sağlamak, toplumu ve aile yapısını tehdit eden madde bağımlılığı, kumar, şiddet ve istismar gibi zararlı alışkanlık ve davranışlardan aile bireylerini ve yapısını korumak için kurs, seminer ve eğitim programları düzenlenmektedir.

2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi doğrultusunda aile kurumunun korunması, güçlendirilmesi ve değerlerin gelecek nesillere sağlam bir miras olarak aktarılması için çalışmaların yürütülmesi hedeflenerek, ADEM ve SODAM'larda kurulan Aile İletişim Atölyelerinde; aile içi iletişimin güçlendirilmesine yönelik eğitim, seminer, atölye, açık alan ve salon etkinlikleri ile yarışmalar gibi çeşitli faaliyetler yürütülmektedir. Böylece sosyal aktiviteler ile ailelerimizin bir araya gelerek nitelikli vakit geçirmeleri sağlanmaktadır.

Diğer taraftan "Aile Yılı" uygulamaları kapsamında "Küreselleşen Dünyada Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" temalı Uluslararası Aile Forumu, ailenin korunması ve güçlendirilmesi, aileye ve çocuklara zararlı akımlarla mücadele edilmesi, güçlü bir nüfus yapısına sahip olunması amaçlarıyla; aileden sorumlu bakanlar, uluslararası kurum temsilcileri, akademisyenler ve STK üyeleri katılımıyla 22-23 Mayıs 2025 tarihlerinde İstanbul?da gerçekleştirilmiştir.

Kapanışı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ve Sayın Emine ERDOĞAN"ın teşrifleri ile gerçekleştirilen Uluslararası Aile Forumunda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2026-2035 dönemi "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan edilmiştir. Aile yılı kapsamında aileyi merkeze alan politikaların küresel düzeyde tartışıldığı Forumda 27 ülkeden bakanlar ve üst düzey politika yapıcılarla bir araya gelinerek aileye yönelik ortak değerler ve karşılaşılan tehditler ile çözüm yolları masaya yatırılmıştır.

Ayrıca 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus On Yılı" olarak ilan edilmesi, ulusal ve uluslararası düzeyde iş birliğinin önemini daha da artırmıştır. Bu çerçevede 2 Aralık 2025 tarihinde Aile ve Nüfus On Yılına Doğru Uluslararası Sempozyumu, gerçekleştirilmiştir. Sempozyumda, "Ailenin Güçlendirilmesine Yönelik Politikalar" ile "Ulusal ve Uluslararası Nüfus Politikaları" başlıklı iki panel gerçekleştirilmiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir