İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/29731 GEÇ CEVAPLANDI · 139 GÜN

Son dönemde yaşanan bazı kadın cinayetlerinin soruşturmalarına ilişkin

Kaynak göster

Gülderen Varli (DEM Parti), 25 Haziran 2025 tarihinde 7/29731 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 139 gün sonra, 11 Kasım 2025).

Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Son dönemde yaşanan bazı kadın cinayetlerinin soruşturmalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29731, 25 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29731-son-donemde-yasanan-bazi-kadin-cinayetlerinin-sorusturmalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/657b73ce-6aad-40b4-a560-0197ab4d3f02

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 139 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa"nın 98'inci, İçtüzüğün 96*ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Gülüdren VARLI Van Milletvekili

Kadın katliamları, şüpheli kadın ölümleri ve kadına yönelik şiddet her geçen gün artarken, birçok cinayetin etkin şekilde soruşturulmaması, faillerin cezasız kalması ve koruyucu mekanizmalarının yetersizliği toplumda ciddi bir güvenlik sorununa dönüşmüş durumdadır. Kadınların yaşam hakkı doğrudan tehdit altındayken, hukuk sistemi ve sosyal koruma yapılarının kadın katliamlarına dair önleyici bir işlev göremediği yaşanan katliamlarda defalarca açığa çıkmıştır.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Diyarbakır'ın Lice ilçesinde, 17 Haziran 2025 tarihinde 17 yaşında ve 9 aylık hamile olan Y.E,, evinde ateşli silahla şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiştir. Yaşanan olay "intihar" olarak yansıtılsaa da Y.E'nin yakınlarının şüpheli ölümün aydınlatılmasını istediği basına da yansımıştır. Yaşanan bu olay ile beraber Diyarbakır'da basına yansıyan kadarıyla son iki ayda biri çocuk, ikisi kadın olmak üzere üç kişinin şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdiği belirtilmiştir. Ayrıca yaşanan bu ölümlerin ardından soruşturmaların yetersiz olduğu ve etkin çalışmaların yürütülmediği de dile getirilmektedir.

Yine 22 Haziran'da Şırnak'ın Silopi ilçesinde 29 yaşındaki Gülizar Yıldız, aynı lokantada çalıştığı erkek tarafından bıçaklanarak vahşice öldürülmüştür. Basına yansıyan görüntülerde yaşanan cinayet olayının vahşeti ve ne kadar rahat işlendiği açıkça gözler önüne serilmektedir. Yine 24 Haziran 2025 tarihinde Adana'nın Çukurova ilçesinde Seyhan Huzurevi Yaşlı ve Bakım evi Rehabilitasyon Merkezi'nde kalan 83 yaşındaki Sümbül Topbaş şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir. Basına yansıyan bu ölümler sadece görünen kısmı oluşturmaktadır.

Ayrıca yaşanan bu cinayetlerin yanında 23 Haziran 2025 tarihinde Silopi'nin Başverimli

(Tilgebin) beldesinde, eşinin babası tarafından şiddete uğrayan ve ikiz bebeklerinden birini kaybeden ismi öğrenilemeyen şiddet mağduru kadının olduğu da basında yer almaktadır.

Bu çerçevede, kadın cinayetlerinin, kadınlara yönelik sistematik şiddetin engellenmesi, faillerin yargı önüne çıkarılması ve benzeri olayların tekrar yaşanmaması için etkili sosyal hizmet, adli süreç ve koruyucu önlemlerin hayati önemde olduğu anlaşılmalıdır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Toplumda artan şiddet haline ilişkin bakanlığınız tarafından alınan önlemler ve başlatılan çalışmalar var mıdır? Başlatılan herhangi bir önlem ve çalışma yoksa bunun gerekçesi nedir?

  2. Gülizar Yıldız'ın öldürülmeden önce ALO 183 hattı veya ilgili kurumlara şiddet bildirimi olmuş mudur? Bakanlığınız tarafından bu cinayete ilişkin herhangi bir inceleme veya destek süreci başlatmış mıdır?

  3. Şiddete uğrayan ve ikiz bebeklerinden birini kaybeden kadının güvenliği sağlanmış mıdır? Bu olay sonrası faile ilişkin işlem yapılması için bakanlığınız ve bakanlığa bağlı kurumlar tarafından atılan adımlar nelerdir?

  4. Y.E.'nin Şüpheli ölümüne ilişkin başlatılan herhangi bir soruşturma var mıdır?

  5. Son 5 yılda yaşadığı şiddet nedeniyle çocuğunu düşüren veya kaybeden vakalara dair Bakanlığınızın elindeki resmi istatistikler nelerdir? Bakanlığınızın bu yönde bir verisi yoksa bunun gerekçesi nedir? Yaşanan bu vakalara dair Bakanlığınız tarafından sağlanan destekler nelerdir?

  6. Basına yansıyan bilgilere göre, Diyarbakır'da son iki ay içinde biri çocuk, ikisi kadın olmak üzere toplam üç şüpheli ölüm dosyasının soruşturma durumu nedir? Bu dosyalar için özel bir izleme veya savcılık görevlendirmesi yapılmış mıdır? Bakanlığınızın buna dair aldığı önlemler nelerdir?

  7. Y.E.'nin ölümünde iddia edilen psikolojik şiddet, baskı ve sosyal izolasyon hakkında Bakanlığınız tarafından herhangi bir değerlendirme veya risk tespiti yapılmış mıdır?

  8. Adana'nın Çukurova ilçesinde Seyhan Huzurevi Yaşlı ve Bakım evi Rehabilitasyon Merkezi'nde kalan ve şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren 83 yaşındaki Sümbül Topbaş'ın ölümüne ilişkin başlatılan herhangi bir soruşturma var mıdır?

  9. Sonö5 yılda Seyhan Huzurevi Yaşlı ve Bakım evi Rehabilitasyon Merkezi'nde yaşamını yitiren ya da şüpheli ölen kişi sayısı kaçtır?

  10. Bakanlığınız tarafından kurum ya da kurum personeli hakkında son 5 yılda başlatılan herhangi bir soruşturma var mıdır?

  11. Katledilen kadınların yakınlarına, şiddete uğrayan kadınlara, çocuğunu kaybeden kadınlara ve hayatta kalan çocuklara yönelik devreye konulan psikolojik ve sosyal destek mekanizmaları nelerdir?

  12. Diyarbakır, Şırnak ve Adana illerinde son beş yıl içinde kadın cinayeti, şüpheli kadın ölümü, kadına yönelik şiddet, düşükle sonuçlanan şiddet vakalarının sayısı nedir? Bu dosyaların kaçı hâlâ açık ve etkin soruşturma kapsamındadır?

  13. Diyarbakır, Şırnak ve Adana illerinde bakanlığınıza bağlı kadın sığınakları ve sosyal hizmet uzmanı, kriz hattı ve psikolojik danışman sayısı kaçtır? Bu personel sayısı bu vakaları izlemeye yeterli midir? Bu 3 ile ilişkin alınan farklı önlemler var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :a) 01.07.2025 tarihli ve 1654402 sayılı yazınız.

b) 07.07.2025 tarihli ve 1657828 sayılı yazınız.

c) 07.07.2025 tarihli ve 1657840 sayılı yazınız.

ç) 01.08.2025 tarihli ve 1675051 sayılı yazınız.

d) 15.09.2025 tarihli ve 1697698 sayılı yazınız.

e) 02.10.2025 tarihli ve 1709499 sayılı yazınız.

f) 09.10.2025 tarihli ve 1714399 sayılı yazınız.

0/3356 Fu VU AY Boş İNS 0/74 S0 de

İlgi yazılar ekinde alınan Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLİ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/29621, 7/29731, 7/29877, 7/31460, 7/33584, 7/34058 ve 7/34450 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

1. 729731 Cevap Metni (5 Sayfa)

2. 7129877 Cevap Metni (3 Sayfa)

3. 7/31460 Cevap Metni (2 Sayfa)

4. 7/29621-33584-34058-34450 Cevap Metni (4 Sayfa)

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan Sosyal Çalışmacı ie üYE Telefon No:(312) 705 73 30 ŞE

ASİ

Van Milletvekili Sayın Gülderen VARLI ya Ait 7/29731 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: e 2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Türkiye'de kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin yasal altyapı güçlendirilmiştir. Kanun'un etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve Bakanlık genelgeleri yürürlüktedir.

" 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir gösterge olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır.

" Kadına yönelik şiddetle mücadelede temel yasal enstrümanlardan biri olan Türk Ceza Kanunu?nda, 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik işlenen fiillere ilişkin cezai müeyyideler artırılmış, daha önce başka suçların içerisinde değerlendirilen ısrarlı takip eylemleri eklenen 123/A maddesi ile ayrı bir suç olarak düzenlenmiştir. e Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup hâlihazırda 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı yürürlüktedir. Söz konusu Eylem Planı çerçevesinde 5 ana hedef (Adalete Erişim ve Mevzuat, Politika ve Koordinasyon, Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, Toplumsal Farkındalık ve Veri ve İstatistik), 28 strateji ve 227 faaliyet yer almaktadır.

" Hâlihazırda yürürlükte olan ve 2021-2025 dönemini kapsayan IV. Ulusal Eylem Planı'nın uygulama süresinin sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmalarına Bakanlığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda başlanmıştır. Yeni eylem planı, geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmaktadır. e Ulusal Eylem Planının etkin olarak hayata geçirilmesi hedefiyle Yıllık Faaliyet Planları hazırlanmaktadır. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur.

" Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu kadına yönelik şiddet konusundaki mevcut durumu değerlendirmekte, bu konuda öneriler sunmaktadır. Kurul bugüne kadar 18 toplantı gerçekleştirmiştir. Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları" ile kadına yönelik şiddetle mücadelede il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 85 ŞÖNİM hizmet vermektedir.

ŞÖNİM"lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Bu kapsamda şiddet mağdurları ile mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, yapılan planlama çerçevesinde gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmaların etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla mesleki personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle artırılmaktadır. Bununla birlikte şiddet mağdurlarının psikososyal ihtiyaçlarının etkin bir şekilde giderilmesi ve psikolojik ve sosyal işlevselliklerinin arttırılması üzere sunulacak psikososyal destek hizmetlerini model halinde yapılandıracak ar-ge çalışmalarımız da devam etmektedir. Söz konusu çalışmalarla psikososyal destek hizmetlerinin sunumu ile izleme, değerlendirme ve kalite geliştirme çalışmalarının standardizasyonunu sağlanarak hizmetler bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde yapılandırılacaktır ve hizmetlerimiz bir ileri seviyeye taşınacaktır. Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Türkiye genelinde toplam 150 kadın konukevi bulunmaktadır.

Adana ilinde 3, Diyarbakır ilinde 2 ve Şırnak ilinde 1 olmak üzere 3 ilde Bakanlığımıza bağlı toplam 6 kadın konukevi hizmet vermektedir. Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik'in 33 üncü maddesinde ifade edildiği üzere; Konukevinde, hizmet sunumuna yetecek sayı ve nitelikte, tercihen kadın çalışanlar arasından, psikoloji, çocuk gelişimi, öğretmenlik ve sosyal hizmet alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun sosyal çalışma görevlileri ile hemşire, çocuk eğiticisi, memur, aşçı ve bakım elemanı istihdam edilmektedir.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 432 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.

Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibarıyla

81 ilimize yaygınlaştırılmıştır. e" Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan, destek ve yardıma ihtiyacı olan kadın ve çocuklar için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca Whatsapp ve BİP platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.

"* Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan "yardım iste" butonuna basılması halinde en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

" Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır. e Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu kapsamda "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" tamamlanmış, "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" ve "İhtisaslaşmış Kadın Konukevlerinin Kurumsal Kapasitesinin Geliştirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir. e Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve bilinçlendirmenin sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 4,5 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.

Bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadele konusunu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikaları detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirmeye devam etmekte, konuya ilişkin olarak toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Hiçbir çocuğun istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir. Çocuğun mağduriyeti ile ilgili Bakanlığımıza intikal eden herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmekte, çocuk ve ailesi hakkında derhal sosyal inceleme yapılmaktadır.

Yapılan inceleme sonucu çocuk ve aile, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirler (eğitim, sağlık, danışmanlık, bakım ve barınma tedbirleri) çerçevesinde desteklenmektedir. Adli süreç yakından takip edilmekte ve davaya müdahil olunmaktadır.

"2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı "nda yer alan "Çocuk Dostu Adalet Stratejik Amacı" ve "Aileye ve Çocuğa Yönelik Koruma ve Destek Hizmetleri Stratejik Amacı" altında yer verilen alt faaliyetlerle ile çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunmasına yönelik çalışmalar koordine edilmektedir. Eylem planında yer verilen faaliyetler kurumlar arası iş birliği ile yürütülmektedir.

Bakanlığımızca çocukların ihmal ve istismardan korunmasına yönelik hizmetler; Koruyucu ve Önleyici Hizmetler, İkincil Örselenmeyi Önlemeye Yönelik Hizmetler ile Müdahale ve Rehabilitasyon Hizmetlerini kapsamaktadır.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Bakanlığımızca bu ve benzeri vakalarda taşra teşkilatımızda yer alan ilgili kuruluşlarımız aracılığıyla vakaya ilişkin mesleki değerlendirme yapılarak acil müdahale, barınma, rehberlik ve danışmanlık hizmetlerinin sunulması yönünde gerekli hizmet modelleri devreye alınmakta, ilgili kurum ve kuruluşular ile iş birliği ve koordinasyon içerisinde gerekli iş ve işlemler gerçekleştirilmekte, izleme ve takip süreçleri yürütülmektedir.

Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.

Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır.

Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Söz konusu soru önergesine konu olaylar soruşturma aşamasında olup Bakanlığımızca takip edilmektedir.

ALO 183 hattı üzerinden G.Y. isimli vatandaşa ait herhangi bir kayıt bulunmamaktadır.

Çocuk E.Y. ile ilgili olarak Bakanlığımız personelince aile ile görüşme yapılarak psikososyal destek hizmeti sağlanmıştır. Bununla birlikte, aile ile görüşmelere devam edilmesine karar verilmiştir.

Seyhan Huzurevi ve Yaşlı Bakım Rehabilitasyon Merkezinin rehabilitasyon bölümünde kalan S.T. 1951 doğumlu olup, 21.06.2025 tarihinde saat 09:30 sıralarında kuruluştan ayrılmış, 23.06.2025 tarihinde cenazesi huzurevi dışında bulunmuştur. Konu ile ilgili muhakkik görevlendirilmiş olup, soruşturma devam etmektedir. Bahse konu kuruluşumuzda 2020-2025 yılları arasında şüpheli ölüm vakası gerçekleşmemiştir. Söz konusu kuruluşta son 5 yılda görev yapmakta olan personeller hakkında soru önergesinde bahsi geçen konuya ilişkin verilen ceza bulunmamaktadır.

Söz konusu soru önergesine konu edilen hususlarla ile ilgili olarak; yürütülen herhangi bir inceleme veya soruşturma bulunmamaktadır.

Diğer yandan, Bakanlığımıza bağlı kurum ve kuruluşların belirli sürelerde genel teftişleri ile ihbar ve şikayetler doğrultusunda inceleme ve soruşturma yapılmakta ve sonuçları ilgili birimlere gereği için gönderilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir