Ankara'nın Polatlı ilçesinde bulunan bir fabrikada meydana gelen iş kazasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 23 Haziran 2025 tarihinde 7/29734 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 371 gün sonra, 29 Haziran 2026).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Ankara'nın Polatlı ilçesinde bulunan bir fabrikada meydana gelen iş kazasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29734, 23 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29734-ankara-nin-polatli-ilcesinde-bulunan-bir-fabrikada-meydana-gelen-is-kazasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/31049b16-15be-4bf7-8e08-0197a0e0250d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 371 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi'nde, lityum-iyon pil üretimi yapan Pomega Enerji Depolama Teknolojileri AŞ'ye ait fabrikada, 19 Haziran 2025 tarihinde yaşanan gaz sızıntısı nedeniyle 23 yaşındaki Abdülkadir Kaya ile 31 yaşındaki Berat Yıldız hayatını kaybetmiş, 3 işçi ise yaralanmıştır.
22 Haziran 2025 tarihli Evrensel Gazetesi'nde yer alan habere göre, söz konusu iş cinayetine ilişkin İş Güvenliği Uzmanı Deniz İpek'in değerlendirmesi şöyledir: "Fabrikada gaz odasına uygun güvenlik önlemleri alınmış olsaydı, ortamda gaz ölçüm cihazı ve kişisel koruyucu donanımlar bulunsa ve kapalı ortamlarda mobil oksijen desteği sağlayan bir cihazla müdahale edilmiş olsaydı, bu ölümler gerçekleşmezdi."
Pil üretim tesislerinde çalışan işçiler; çözücüler, asitler ve ağır metaller gibi zararlı kimyasallara maruz kalmaktadır. Bu maddelere uzun süreli maruz kalmak, solunum problemleri, cilt rahatsızlıkları ve diğer sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Kobalt ve nikel ise kanserojen özellikleriyle, akciğer hastalıkları ve cilt tahrişine neden olabilme potansiyeline sahip maddelerdir. Enerji dönüşümünün ve karbon nötr hedeflerinin stratejik bileşeni olan lityum-iyon pil üretiminin yüksek risk barındıran bir sektör olduğundan bu alanda kullanılan kimyasalların toksik ve kanserojen yapısı, işçilerin sağlığı açısından yüksek düzeyde güvenlik önlemlerinin zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınız, Pomega Enerji fabrikasında iki işçinin hayatına mal olan iş cinayetine ilişkin idari denetim sürecini başlatmış mıdır? Denetim sonuçları kamuoyuna ne zaman açıklanacaktır?
Bu fabrikanın daha önceki denetimlerinde herhangi bir işçi sağlığı ve güvenliği ihlali tespit edilmiş midir? Edildiyse, bunlara ilişkin uygulanan yaptırımlar nelerdir?
. Lityum-iyon pil üretimi gibi "çok tehlikeli" sınıfa giren sektörlerde çalışan işçilere yönelik özel işçi sağlığı ve güvenliği standartları geliştirilmekte midir?
. Türkiye genelinde 2020-2025 yılları arasında enerji depolama teknolojileri sektöründe yaşanan iş kazalarının sayısı, niteliği ve ölümlü vaka sayısı nedir?
" Bakanlığınızın 2025 yılı içinde "kapalı ortam çalışmaları" ve "kimyasal risk maruziyeti" alanlarında yürüttüğü denetim ve eğitim faaliyetleri nelerdir? Bu faaliyetlerin kapsamı yeterli midir?
. Bakanlık olarak, işçilerin yaşam hakkını güvence altına almak adına önleyici politikaları neden hayata geçirmiyorsunuz?
. Gerekli tedbirler alındığında önlenebilir olduğu halde, güvenlik önlemleri maliyet unsuru olarak görülüp alınmadığından dolayı yaşanan iş cinayetlerinin "kaza" gibi sunulması; kapitalistlerin ve Bakanlığınızın sorumluluğunun sistematik biçimde üzerinin örtülmesi anlamına gelmektedir. Kapitalist rekabet ortamında, maksimum kâr için iş güvenliği önlemlerinin alınmamasına karşı Bakanlığınız ne zaman harekete geçecektir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·
İlgi (o : 07.07.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1657828 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN tarafından yöneltilen 7/29734 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.
"6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemek olup ilgili Kanun; kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanmaktadır.
İşyerinde bulunan, kullanılan veya herhangi bir şekilde işlem gören kimyasal maddelerin etkilerinden kaynaklanan mevcut veya ortaya çıkması muhtemel risklerden çalışanların sağlığını korumak ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak için gereken usul ve esaslar 12/08/2013 tarihli ve 28733 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelikle, çalışma şartlarından kaynaklanan ve çalışan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek kimyasal gazların çalışma ortamında ölçüm, test ve analizlerine ilişkin usul ve esaslar 27/01/2023 tarihli ve 32086 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelikle, işyerindeki risklerin önlenmesinin veya yeterli derecede azaltılmasının, teknik tedbirlere dayalı toplu korunma ya da iş organizasyonu veya çalışma yöntemleri ile sağlanamadığı durumlarda kullanılacak kişisel koruyucu donanımların özellikleri, temini, kullanımıyla ilgili usul ve esaslar ise 02/07/2013 tarihli ve 28695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Koruyucu Donanımların İşyerlerinde Kullanılması Hakkında Yönetmelikle belirlenmektedir.
Bununla birlikte çalışma hayatında iş kazalarının önlenebilmesi için yapılması gereken bir diğer önemli husus iş sağlığı ve güvenliği kültürünün toplumun tüm kesimlerine kazandırılmasıdır. Bu kapsamda iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik ilgili kamu kurumları, üniversiteler, sendikalar ve STK'lar ile eğitim, seminer ve bilgilendirici faaliyetler düzenlenmekte, kısa film, çizgi film, mobil uygulamalar, kamu spotları, rehber, broşür ve afişler hazırlanmaktadır.
Öte yandan, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, çalışma hayatının riskleri ve öncelikleri ile Bakanlığımızın kaynakları dikkate alınarak programlı teftişler ve program dışı teftişler şeklinde yürütülmektedir. Programlı teftişler, çalışma hayatındaki sorunların değerlendirilmesi ve önceliklendirilmesi sonucu belirlenen alanlarda veya sektörlerde yahut özel bir risk grubu hedeflenerek belirlenen işyerlerinde çalışma hayatı ile ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasının denetlenmesi amacıyla gerçekleştirilen teftişlerdir. İncelemelerden oluşan program dışı teftişler ise programlı teftişler dışında kalan ihbar, şikâyet vb. talepler üzerine veya Bakanlığa intikal eden evraklardan teftiş hizmetiyle bağdaşır nitelikte olanların teftiş programına alınması sonucu gerçekleştirilmekte " Bilgilerinize arz ederim.
Prof. Dr. Vedat IŞIĞĞAN
Bakan Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68