Tunca Nehri'nde yaşanan kuraklığa ilişkin
Kaynak göster
Evrim Rızvanoğlu Emir (DEVA Partisi), 25 Haziran 2025 tarihinde 7/29826 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 65 gün sonra, 29 Ağustos 2025).
Evrim Rızvanoğlu Emir (DEVA Partisi, İstanbul). “Tunca Nehri'nde yaşanan kuraklığa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/29826, 25 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-29826-tunca-nehri-nde-yasanan-kurakliga-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a01583ad-27d3-4f99-9fd2-0197ab5af5ad
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 65 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Evri OĞLU İstahHul Milletvekili
Tunca Nehri, Edirne ilinden geçerek Meriç Nehri'ne katılan, Trakya'nın hem ekolojik dengesi hem de tarımsal üretimi açısından yaşamsal öneme sahip bir yüzey suyu kaynağıdır. Ancak son yıllarda iklim değişikliği, düzensiz yağışlar, aşırı sıcaklıklar ve suyun yanlış kullanımı gibi nedenlerle nehirde ciddi oranda su kaybı yaşanmış, 2024 yazında debisi tarihi düşük seviyelere inmiştir. Yer yer su akışı durma noktasına gelmiş, nehir yatağında kum adacıkları oluşmuştur.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu manzara yalnızca doğayı değil; bölgedeki üretimi, geçim kaynaklarını, suya erişimi ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliğini tehdit eden çok yönlü bir krizi işaret etmektedir. Tunca Nehri'nde yaşanan debi kaybı, tarımsal sulamayı güçleştirmekte; geçimini bu topraklardan sağlayan binlerce çiftçinin emeğini riske atmakta; Edirne'de nehirler etrafında gelişmiş yaşam alanlarında ise ekolojik dengeyi ve biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.
Tunca Nehri, aynı zamanda Meriç-Ergene Havzası içinde yer almakta olup, 2018 tarihli "Meriç-Ergene Nehir Havzası Koruma Eylem Planı" kapsamında izlenmesi gereken stratejik kaynaklardan biridir. Ancak aradan geçen yıllara rağmen, bu eylem planında öngörülen adımların ne ölçüde hayata geçirildiği, ne kadarının güncelliğini koruduğu ve kuraklık karşısında hangi etkili önlemlerin alındığı belirsizdir.
Bölgedeki toplumsal kaygılar, nehir üzerinde yürütülen veya planlanan her türlü projeye dair daha fazla şeffaflık ve kamu bilgilendirmesi ihtiyacını da artırmaktadır. Özellikle nehirdeki su azalması bu denli kritik boyutlara ulaşmışken, herhangi bir yeni altyapı projesinin planlanıp planlanmadığı, varsa bu projelerin ne amaçla ve hangi çevresel değerlendirme sürecine göre tasarlandığı kamuoyuna açık biçimde sunulmalıdır. Aksi halde zaten kırılgan hale gelen bir ekosisteme geri dönülmez zararlar verilme riski doğmaktadır.
5 Bu bağlamda; 23826
SORULAR
Halihazırda saniyede yalnızca 5 metreküpe kadar düşen su akışı, Tunca Nehri'nde çeltik üretimi başta olmak üzere tarımsal faaliyetleri ciddi biçimde tehdit etmektedir. Nehir yatağında biriken dip çamurunun sulama altyapısını olumsuz etkilediği; azot ve fosfor kaynaklı kirliliğin su kalitesini düşürdüğü; suyun verimli ve kontrollü kullanımına ilişkin eksikliklerin ise mevcut su kaynaklarını daha da zorladığı bilinmektedir. Bu çerçevede, Bakanlığınız Tunca Nehri'nde dip çamuru taraması yapılmasını planlamakta mıdır? Azot ve fosfor kirliliğini ortadan kaldırmaya yönelik herhangi bir izleme veya arıtım çalışması yürütülmekte midir? Su yönetiminin daha etkin hale getirilmesi adına ne gibi önlemler alınmaktadır? Ayrıca, bölge tarımında iyi tarım uygulamaları ile sürdürülebilir hayvancılığın teşvik edilmesine yönelik bir destek programı mevcut mudur?
Tunca Nehri'nin içinde yer aldığı Meriç-Ergene Havza Koruma Eylem Planı'nda tanımlanan hedeflerin bugüne kadar kaçı hayata geçirilmiştir? Uygulama oranı nedir?
Havza planında yer alan su yönetimi, dere ıslahı, yer altı su rezervlerinin korunması ve tarımsal kirliliğin azaltılması gibi başlıklarda 2018'den bu yana hangi somut adımlar atılmıştır?
Planınilanından bu yana yapılan güncellemeler veya revizyonlar var mıdır? Varsa, bu revizyonların içeriği ve gerekçesi nedir?
Tunca Nehri çevresi ve havzası için ayrı bir koruma statüsü (özel çevre koruma bölgesi, hassas alan, sulak alan vs.) ilan edilmesi düşünülmekte midir?
Bakanlığınız, Tunca Nehri'nde yaşanan debi düşüşü ve kuraklık riski nedeniyle, bölge halkının ve tarımsal üretimin etkilenmesini önlemek adına yeni bir entegre önlem paketi hazırlamayı planlamakta mıdır?
2018 tarihli Meriç-Ergene Nehir Havzası Yönetim Planı'nda, "Meriç-Ergene Havza Koruma Eylem Planı'ndan elde edilen bilgilere göre, yakın gelecekte Tunca Barajı"nda bir hidroelektrik santral (HES) kurulmasının planlandığı" belirtilmektedir. Bu doğrultuda; son yıllarda kamu kurumları ya da özel sektör tarafından Tunca Nehri üzerinde bir HES kurulmasına yönelik herhangi bir proje hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa, bu projenin kapsamı nedir, hangi aşamadadır ve bölgede yaşanan su yetersizliği dikkate alınarak nasıl değerlendirilmektedir?
Tunca Nehri'nde son yıllarda gözlenen debi düşüşünün bölgedeki sucul ekosistemler ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerine ilişkin herhangi bir ekolojik izleme çalışması yürütülmekte midir? Nehirde gözlenen habitat kaybı ya da türlerin popülasyonlarında azalma tespit edilmiş midir?
Tunca Nehri'nde yaşanan su seviyesi düşüşü ve kuraklık tehdidi, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum stratejileri kapsamında nasıl ele alınmaktadır? Bölge özelinde geliştirilmiş bir uyum planı veya risk değerlendirme çalışması mevcut mudur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedileceği Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde büyüyen ekonomi ve artan üretimle tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde suya olan ihtiyaç artmaktadır.
Bakanlığımızca 2016 yılında tamamlanan "İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile iklim değişikliğinin tüm havzalarda yüzey ve yer altı sularına muhtemel etkisi tespit edilmiş ve gerekli uyum faaliyetleri belirlenmiştir.
Ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya konulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmıştır.
Planda, sektörel ve bireysel su kullanımlarında hedefler, stratejiler, eylemler ve sorumlu kurumlar belirlenmiştir. Ayrıca plan kapsamında tarımsal su kullanım verimliliğini artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasıyla mevcut durumda 9650 olan sulama randımanının 2030 yılına kadar 9060, 2050 yılına kadar 9065 seviyesine yükseltilmesi hedeflenmektedir.
Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.
Ülkemizde tüm sektörlerde suyun verimli kullanılması ve su verimliliği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla 31.01.2023 tarihinde "Ulusal Su Verimliliği Seferberliği" başlatılmıştır.
Su verimliliği seferberliğinin uygulanmasına yönelik 27.12.2024 tarihli ve 32765 sayılı Resmi Gazete'de "Su Verimliliği Yönetmeliği" yayımlanmıştır. Mezkur Yönetmelik ile sektörel su kullanımlarının izlenmesi, kayıt altına alınması, orantısız su kullanımlarının ve su kayıplarının azaltılması, ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunarak her türlü su kullanımında verimliliğin sağlanması hedeflenmektedir.
Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.
Şu ana kadar Seyhan, Gediz, Küçük Menderes, Konya, Akarçay, Burdur, Batı Akdeniz, Kuzey Ege, Büyük Menderes olmak üzere 9 havzada SSTP tamamlanmış ve yayımlanmıştır.
SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır.
Bu kapsamda, Tunca Nehri'nin de bulunduğu Meriç Ergene Havzası için SSTP çalışmalarına 2024 yılında başlanmış olup proje çalışmalarının 2026 yılında tamamlanması hedeflenmektedir.
Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için kuraklık yönetim planları hazırlanmıştır.
Bakanlığımız koordinatörlüğünde ülkemiz şartlarına uygun 2008-2012, 2013-2017, 2018-2022 ve 2023-2027 dönemine ait Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı Strateji Geliştirme Başkanlığı hazırlanarak uygulamaya konulmuştur.
Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı'nın yol göstericiliğinde illerin kendi dinamiklerine ve özel koşullarına uygun olarak "İl Kuraklık Eylem Planı" oluşturulmuştur. İl Eylem Planı kapsamında; Vali başkanlığında ilgili kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulan İl Kriz Merkezi kararlarıyla olası kuraklık ile ilgili tedbirler alınarak il bazında uygulanmaktadır.
Bu kapsamda Edirne ilinde 07.04.2025 tarihinde, Tekirdağ ilinde 07.05.2025 tarihinde, Kırklareli ilinde 14.05.2025 tarihinde Tarımsal Kuraklık İl Kriz Toplantıları yapılmış olup alınan kararlar uygulamaya konmuştur.
Kuraklık Tahmini ve Erken Uyarı Sisteminin Kurulması çalışmalarına başlanmış olup 2027 yılında tamamlanması hedeflenmektedir. Bu sistemle kuraklık öncesinde tarım, içme suyu, turizm, sanayi gibi su kullanan sektörlere gerekli uyarılar yapılarak kuraklık zararlarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir.
Bakanlığımızca tarımda kullanılan suyun etkin kullanımını sağlamak üzere 2007 yılından itibaren bireysel tarla içi modem sulama sistemlerine Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında 9050 oranında hibe desteği sağlanmaktadır.
Kurak ve yarı kurak bölgelerde yağış sularından maksimum fayda sağlanmak üzere yağmur hasadı projeleri yürütülmektedir. 2022 yılında KKYDP kapsamında tarımsal kuraklığı önlemeye yönelik kırsalda yağmur hasadı için havuz yapımı (Jeomembran) 9650 hibe kapsamına alınmıştır.
IPARD TI Programı kapsamında çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9050-75 değişen oranlarda yatırım tedbirlerine (damla sulama, yağmurlama, pivot ve tamburlu sulama sitemlerinin ayrıca suyun kaynağından çıkarılmasında ihtiyaç duyulan enerjinin karşılanabildiği modem tarımsal solar sulama sistemlerinin dahil olduğu) hibe desteği sağlanmaktadır.
İklim değişikliği kaynaklı risklerin etkilerini en aza indirmek için Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamında yer alan "Köy Bazlı Verim Sigortası" ile kuru tarım alanlarında yetiştirilen buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek ve yağlık ayçiçeği ürünlerinde kuraklık, don, sıcak rüzgâr, sıcak hava dalgası, aşırı nem ve aşırı yağış risklerinden kaynaklı verim azalışları teminat altına alınmaktadır. Köy Bazlı Verim Sigortası kapsamında poliçede yazılı primin 9670'i Devlet tarafından karşılanmaktadır.
Bakanlığımız tarafından su kısıtının belirlendiği bölgelerde, belirlenen kriterlere uygun üretim yapan üreticilerimizin Devlet Destekli Tarım Sigortası yaptırmaları halinde; poliçe primi üzerinden "010 oranında "Su Kısıtı Desteği" indirimi uygulanmaktadır.
8038 ve 8039 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024-31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda *025-96100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bu doğrultuda; basınçlı sulama sistemleri ve tarımsal yenilenebilir enerji yatırımlarına 15 milyon üst limite kadar *0100e varan oranlarda faiz/kâr payı desteği verilmektedir.
Bakanlığımız Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından, su kaynaklarının kalite ve miktarının korunması maksadıyla Tunca Nehri'ne yönelik tedbirlerin de içinde yer aldığı Meriç-Ergene Havzası Nehir Havza Yönetim Planı 2018 yılında hazırlanmıştır. Plan kapsamında, Tunca Nehri'ni etkileyen yayılı kaynaklı kirliliğin önlenmesi ve kontrolü eylem başlığı altında, su Strateji Geliştirme Başkanlığı kütlelerinin kesiştiği hat boyunca su kütlesinde yeşil tampon şeritlerinin oluşturulması, hayvan çiftiliği/tesislerinde hayvansal gübre depolarının inşası, nitrat kirliliğinin önlenmesine yönelik iyi tarım uygulamaları kodu tebliğinin uygulanması tedbirleri belirlenmiş olup bu tedbirlerin uygulanması Havza ve İl Su Kurulu vasıtasıyla takip edilmektedir.
Bununla birlikte, su kalitesi izleme çalışmaları kapsamında; Bakanlığımız tarafından havza bazında su kalitesi izleme programları hazırlanmış olup, izleme programlarına uygun olarak su kalitesi izleme çalışmaları Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ve Bölge Müdürlükleri tarafından yürütülmektedir. Analiz sonuçlarına göre çevresel hedefi sağlayamayan noktalar gerekli tedbirlerin alınması maksadıyla ilgili kurumlara gönderilmektedir.
DSİ tarafından Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında 28 derede 395 km yatak ıslah edilmiştir. Islah çalışmaları ile 91 adet meskun mahal ve 500.000 dekar tarım arazisi taşkından korunmuştur.
İl adet akım gözlem istasyonu ve 30 adet meteoroloji gözlem istasyonundan alınan veriler doğrultusunda oluşturulan, model vasıtası ile taşkın riski değerlendirilip valiliklere taşkından önce bilgi verilerek gerekli tedbirlerin alınması sağlanmıştır.
12.000 km? alana sahip Meriç-Ergene Havzası'nda plansız ve kontrolsüz bir şekilde gelişen sanayi bölgeleri ve buna bağlı olarak hızla artan nüfus, Ergene Nehri'nin aşırı derecede kirlenmesine neden olmuştur. Endüstriyel, evsel ve tarımsal kökenli atık suların tamamı doğrudan ya da dolaylı olarak Ergene Nehri'ne deşarj edilmektedir. Ergene Havzası Koruma Eylem Planı kapsamında 12 adet atık su arıtma tesisi ve 3 adet atık su kolektör hattının tümünün inşaatı tamamlanmıştır.
Eylem planı kapsamında 12 adet depolama bulunmaktadır. 3 adet depolama tesisi tamamlanmış, 4 adet depolamanın inşaatı devam etmekte, 5 adedi ise etüd-proje safhasındadır.
167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun'da yapılan değişiklik ile havzada yer alan 1.078 adet sanayi amaçlı kuyunun 996 adedine (9092) sayaç takılmıştır. 715 adet içme-kullanma ve sulama amaçlı kuyunun 254 adedine (9635) ön yüklemeli uzaktan kontrollü sayaç monte edilmiş ve takılan sayaçlarla gereğinden fazla su çekimlerinin önüne geçilmiştir.
25 yılını doldurmuş olan sulama tesislerinin rehabilitasyonu gerçekleştirilerek sulama anındaki kayıpların en aza indirgenmesi sağlanmaktadır.
Suyun en verimli şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla düzenli olarak, faaliyet gösteren sulama birliği ve sulama kooperatifleri ile bilgilendirme toplantıları yapılmakta ve sahadaki durum anlık olarak değerlendirilmektedir. Hazırlanan teknik bilgi notları ve raporlar doğrultusunda, 1968 tarihli ikili anlaşma hükümleri doğrultusunda Meriç ve Tunca Nehirlerinin debisinin, anlaşmada öngörülen asgari seviyelere çıkarılması için Bulgaristan tarafı ile resmi yazışmalar ve diplomatik girişimler aktif olarak yürütülmektedir.
Tunca Nehri su potansiyelinin, Türkiye-Bulgaristan sınır bölgesinde inşa edilebilecek bir barajla değerlendirilmesi, 1960'lı yıllarda yapılan ön tespitlere göre teknik ve ekonomik yönden mümkün görülmüştür. Tunca (Su akacağı) Barajı olarak isimlendirilen söz konusu baraj, Ülkemiz topraklarında yapılacak sulamalara (15.845 ha) hizmet edebilmesi ve hidroelektrik enerji üretimi (36,80 Gwh/yıl) yapabilmesi yanında, Tunca Nehri'nden kaynaklanan, Ülkemizde tarım ve yerleşim alanlarına (2.561 ha) (tarihi güreş ve kültür festival alanı olarak bilinen Kırkpınar alanı dahil) önemli zararlar veren taşkınların kontrolünü sağlayabilecek önemli bir depolama tesisi hüviyetindedir.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
Projenin hayata geçirilmesi hususunda iki ülke arasında (Türkiye-Bulgaristan) görüşmeler devam etmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan