İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının avukatının tutuklanmasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 26 Haziran 2025 tarihinde 7/30098 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 110 gün sonra, 14 Ekim 2025).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının avukatının tutuklanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30098, 26 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30098-istanbul-buyuksehir-belediye-baskaninin-avukatinin-tutuklanmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ac6fd6fa-2696-4754-b963-0197b0513394
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 110 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğ cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü İBB soruşturması kapsamında "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlamasıyla tutuklanmıştır. Tutuklama kararına dayanak olarak, "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmak isteyen kişilerce verilen ifadelerde yer alan, mesleki faaliyet kapsamındaki bazı iddialar gösterilmiştir.
Pehlivan'ın, müvekkilinin cezaevinde bulunduğu süreçte, savunma hakkı kapsamında üstlendiği görev nedeniyle hedef alındığına dair güçlü iddialar mevcuttur. Türkiye Barolar Birliği, Ankara Barosu ve çok sayıda hukuk örgütü bu tutuklamanın "savunma makamını bastırmaya yönelik" olduğunu ifade etmiş, Barolar Birliği "sistematik bir sindirme politikasının parçası" olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca, avukatların mesleki faaliyetlerinden dolayı soruşturulmalarında Avukatlık Kanunu'nun 58. ve devamı maddelerine göre Adalet Bakanlığı izninin gerektiği ifade edilmiştir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan hakkında yürütülen soruşturmanın gerekçesi, doğrudan avukatlık faaliyetleriyle bağlantılı iddialar mıdır? Eğer öyleyse, Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi gereği Adalet Bakanlığı'ndan izin alınmış mıdır?
TBMM Halkla İlişkiler Binası
Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
Pehlivan'a yöneltilen suçlamaların kaynağı olan ifadeleri veren şahısların, kendilerine yıllardır hukuki hizmet sunan YTT Hukuk Bürosu ile mevcut vekâlet ilişkileri olduğu açıkça biliniyorken, bu ilişkiler neden "örgütsel ilişki" gibi gösterilmektedir?
Avukatlık faaliyetleri kapsamında müvekkil lehine yürütülen savunma hazırlıklarının, "örgüt üyeliği", "delil karartma", "kaçış yönlendirmesi" gibi ağır suçlamalarla cezalandırılması, savunma hakkının açıkça ihlali değil midir? Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına göre, avukatın müvekkil lehine strateji üretmesi, ifade hazırlığı yapması, yasal kaçış yollarını değerlendirmesi ve vekil olarak görev alması suç sayılamazken, Pehlivan'ın bu kapsamda tutuklanmasının dayandığı "kuvvetli suç şüphesi" neye göre belirlenmiştir? Barolar, hukukçular ve akademisyenler tarafından "savunmaya yönelik doğrudan bir saldırı" olarak nitelenen bu tutuklamanın, özellikle Cumhurbaşkanı adaylığı sürecindeki bir siyasetçinin avukatı olmasıyla bağlantısı var mıdır? Siyasi saiklerle hareket edildiği yönündeki eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bir avukatın görevini yaptığı için bu şekilde tutuklanması, müvekkillerin avukat bulma hakkını, dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal etmiyor mu? Bu tutuklamayla Türkiye'nin taraf olduğu AİHSin 6. maddesi, BM Havana Kuralları ve Avrupa Avukatlık Meslek Kuralları ihlal edilmiş olmuyor mu?
Tutuklama kararının gerekçesinde yer alan "avukatları organize etme", "dosya hakkında bilgi verme", "yurtdışına çıkış yönlendirmesi yapma" gibi iddiaların, sadece tanık ifadelerine dayanması ve hiçbir teknik ya da fiziksel delille desteklenmemesi, tutuklamanın ölçülülük ilkesine aykırı değil midir?
Mehmet Pehlivan'ın ifadesinde belirttiği şekilde, YT Hukuk Bürosu ile Adem Soytekin arasında 11 yıla yayılan bir vekâlet ilişkisi olduğu, kendisinin bu ilişkiyi "organize eden kişi" olarak gösterilmesinin mantık dışı olduğu dikkate alındığında, bu çelişki soruşturma makamlarınca değerlendirilmiş midir?
Adalet Bakanlığı, son dönemde savunma makamını hedef alan bu ve benzeri uygulamalar hakkında bir değerlendirme raporu hazırlamakta mıdır? Hukuk devleti ilkesine uygunluğu açısından yürütülen bu tür soruşturmalar ve tutuklama kararlarıyla ilgili herhangi bir iç denetim mekanizması işletiliyor mu?
Bu gelişmeler ışığında, avukatlık mesleğinin siyasal süreçlerde baskı altına alınmaması için Bakanlığınız ne tür yapısal tedbirler almayı planlamaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1660398 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30098 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden €98907t0 - 9sVcUKc - ifVrss2 - d*tazyIz ile erişebilirsin ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1183-4147/5804 Konu : Yazılı soru önergesi A2. M0 n025
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30098 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
1I- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 21/07/2025 tarihli cevapta; soru önergesinde adı geçen hakkında başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden pgkij SGt - HI zOKv9 - 8FNMGgA > SPztgcz ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan