İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/30206 GEÇ CEVAPLANDI · 107 GÜN

Bir mahkumun tahliye talebine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 107 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri uyarınca Adalet

Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim 27.06.2025.

Ceza infaz kurumlarında tutulan ağır hasta mahpuslara ilişkin uygulamalar, Anayasa'nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. ve 3. maddelerinde güvence altına alınan yaşam hakkı ve işkence yasağı yönünden ciddi ihlaller doğurmaktadır. Bu kapsamda, ağır hastalığına ve kalıcı engellilik haline rağmen cezaevinde tutulmaya devam edilen mahpus Ergin Aktaş'ın durumu, Türkiye'deki infaz rejiminin insan haklarıyla bağdaşmayan yönlerini tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

2013 yılından bu yana Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından en az yedi kez "cezaevinde kalamaz" şeklinde rapor düzenlenen Aktaş, halen infazına cezaevi koşullarında devam ettirilmekte olup; bu durum, tıbbi gerekliliklerin, insan onurunun ve hukukun açıkça göz ardı edildiğini göstermektedir. Aktaş hakkında düzenlenen en son ATK raporunda da hayatını yalnız idame ettiremeyeceği açıkça ifade edilmiştir.

Öte yandan, 4 Haziran 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 10. Yargı Paketi ile ağır hasta mahpuslar için konutta infaz imkânı getirilmiş olmasına rağmen. ağırlaştırılmış müebbet hükümlüler bu düzenlemenin dışında bırakılmıştır. Bu dışlama yalnızca açık bir yaşam hakkı ihlali değil; aynı zamanda hukuki eşitlik, ölçülülük ve öngörülebilirlik ilkeleriyle de çelişmektedir.

Ayrıca, 5275 sayılı Kanun'un 16/6. maddesinde yer alan "toplum güvenliği açısından tehlike oluşturma" kriteri, belirsiz ve ölçülemez niteliğiyle keyfi uygulamalara zemin hazırlamakta; Adli Tıp Kurumu'nun da bu değerlendirmeye dair yetkisinin bulunmadığını açıkça belirtmesine rağmen, Bakanlık bu kıstası hâlâ bir tahliye engeli olarak kullanmaktadır.

Bu bağlamda; ham

Adli Tıp Kurumu, Aktaş için 7 kez "cezaevinde kalamaz" kararı vermiştir. Sağlık raporlarına rağmen cezaevinden tahliye edilmeyen mahpus için neden yeniden ve yeniden bir ATK süreci işletilmektedir? Bu tekrarlar Aktaş açısından işkence yasağı kapsamında değerlendirilebilecek bir tıbbi eziyete dönüşmüyor mu?

4 Haziran 2025'te yürürlüğe giren 10. Yargı Paketi kapsamında ağır hasta mahpuslar için tanınan "konutta infaz" düzenlemesine ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerin neden dahil edilmediği açıklanacak mıdır?

Ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin, ağır hasta olsalar dahi bu tür düzenlemelerin dışında tutulması, Anayasa'nın 17. maddesi (yaşam hakkı) ve 10. maddesi (eşitlik ilkesi) ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. ve 14. maddelerine aykırı değil midir?

"Toplum güvenliği açısından tehlikelilik" kavramı hangi objektif ve ölçülebilir kriterlere dayanmaktadır? Bu kavramın uygulanması sırasında hangi bilimsel, psikiyatrik veya adli değerlendirme yöntemleri kullanılmaktadır?

5275 sayılı Kanun'un 16/6. maddesinde yer alan "toplum için tehlikelilik" kıstasının kaldırılmasına yönelik Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

Son 5 yıl içerisinde cezaevinde "cezaevinde kalamaz" raporuna rağmen infazı ertelenmeyen veya tahliye edilmeyen kaç mahpus yaşamını yitirmiştir?

Ergin Aktaş gibi ağır hasta ve engelli mahpusların konutta infaz veya ceza ertelemesinden yararlanamamasının yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi adına Adalet

SORULAR

  1. Bakanlığı'nın somut bir eylem planı var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1664867 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30206 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden COUUST4 - xEg1B49 - p*srOmUG - İOZWBY- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1203-4505/6248 Konu : Yazılı soru önergesi 4/20. (2025

Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30206 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

Ii- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden PJOYOOYy - Ç4Y8xVC - daTExcE - ykT8X4- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

I1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı;

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden pJOYOOy - 04Y8xVC - daTEXxcCE - ykf8x4- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

IV- 5275 Sayılı Kanunun "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı" kenar başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının (1) bendinde; hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemeyeceği, hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirlerinin, tıbbi tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkum koğuşlarında uygulanacağı hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

V- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 31/07/2025 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında 16/04/2025 tarihinde Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Kurulu tarafından hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine dair rapor düzenlendiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 21/04/2025 tarihinde 5275 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (1) bendi gereğince hükümlünün erteleme talebinin reddine karar verildiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden pİOYOOy - O4Y8xVC - daTExcE - ykf8x4- ilcerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 12 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir