Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında TBMM bünyesinde yapılan çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 9 Temmuz 2025 tarihinde 7/30659 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Başkan Numan KURTULMUŞ. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 33 gün sonra, 11 Ağustos 2025).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında TBMM bünyesinde yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30659, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30659-kadina-yonelik-siddetle-mucadele-kapsaminda-tbmm-bunyesinde-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/524e543d-c0e8-4415-8b80-019813c1b914
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 33 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Öznur Bartin
2025 yılının ilk 6 ayında, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun raporuna göre, en az 136 kadın erkekler tarafından katledilmiş, 145 kadın ise şüpheli şekilde hayatını kaybetmiştir. Bu veriler, erkek şiddetinin sistematik bir yapıya büründüğünü ve devletin önleyici, koruyucu, cezalandırıcı mekanizmalarının etkisiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Erkek şiddeti münferit değil; politik, sistemli ve ataerkil düzenin sürdürülebilirliğini güvence altına alan bir araçtır.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
136 kadının 96'sı, aile içinden bir erkek tarafından, çoğunlukla kendi evinde katledilmiştir. Ev içi alanın kadınlar için güvenli bir yer olmaktan çıkması, "aile bütünlüğü" adı altında kadınların eve kapanmasını teşvik eden resmi politikaların ölümcül sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Rapor, kadınların katledilmesi sırasında onların çocuklarının, annelerinin, kardeşlerinin ya da arkadaşlarının da saldırıya uğradığını, 35 kişinin bu süreçte ya öldürüldüğünü ya da ağır yaralandığını ortaya koymaktadır. Ataerkil şiddet, yalnızca kadının varlığını değil, onunla dayanışan, yanında duran herkesi cezalandırmaktadır. Bu durum, şiddetin yalnızca bireye değil, kadın mücadelesine ve dayanışmasına karşı yürütülen bir savaşa dönüştüğünü göstermektedir.
Kadınların 9010'u, "ekonomik gerekçeler" öne sürülerek katledilmiştir. Ataerkil düzen, derinleşen ekonomik krizi erkek egemenliğini yeniden tesis etmenin bahanesi hâline getirmekte, kadınları hem yoksulluğun hem de erkek şiddetinin hedefi hâline getirmektedir. Bu ikili tahakküm, kadınların yaşam alanlarını, öznelliklerini ve direnme güçlerini sistemli olarak imha etmektedir.
2025'in ilk 6 ayında katledilen kadınlardan 9'unun, olay anında geçerli koruma kararları bulunmaktaydı. Geriye kalan 123 kadın hakkında koruma kararı olup olmadığı dahi bilinmemektedir. Bu durum, 6284 sayılı Kanun'un kâğıt üzerinde kaldığını; devletin önleyici görevini yerine getirmediğini, şiddete karşı etkili bir irade ortaya koymadığını göstermektedir.
İstanbul Sözleşmesi?nden çekilmenin ardından kadın katliamları her yıl artmıştır: 2021'in ilk 6 ayında 131 kadın, 2022'de 164, 2023'te 147, 2024'te 205 kadın katledilmiş, 2025'in ilk yarısında ise 136 kadın yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, sözleşmeden çekilmenin kadınların can güvenliği üzerindeki yıkıcı etkisini net biçimde göstermektedir. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olması bir tercihten öte, kadınların yaşam hakkını korumak için acil ve zorunlu bir adımdır.
Cezasızlık politikaları ve infaz düzenlemeleri, şiddet faillerini cesaretlendirmekte; erkek şiddetini görünmez bir hâle getirmektedir. 2025'in ilk 6 ayında katledilen 15 kadın, daha önce suç işlemiş erkekler tarafından öldürülmüştür. Bu durum, devletin ceza adaleti sisteminin kadınların değil faillerin lehine işlediğini ortaya koymaktadır. Kadınlar sadece katledilmiyor, aynı zamanda işgücüne katılımlarından sosyal yaşamlarına kadar her alanda sistematik olarak dışlanıyor. Kadınların 2025 ilk çeyrek TÜİK verilerine göre 6 milyondan fazlası "ev işleriyle meşgul" olduğu gerekçesiyle işgücü dışında bırakılmıştır. Kadınların ekonomik bağımsızlığının ellerinden alınması, şiddete daha açık hâle gelmelerine neden olmaktadır.
DEM Parti olarak, kadına yönelik şiddetin ve kadın katliamlarının ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini temel alan, kadınları özne kabul eden, onların dayanışma örgütlerini destekleyen ve ataerkil yapılarla hesaplaşan politikalarla durdurulabileceğine inanıyoruz. Mevcut veriler, koruma sistemlerinin işlevsizliğini, ceza adaletinin yetersizliğini ve toplumsal eşitsizliklerin ölümcül sonuçlarını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle; kadın katliamlarının durdurulması, şüpheli kadın ölümlerinin etkin biçimde soruşturulması, koruma ve önleme politikalarının etkili bir şekilde uygulanması, İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olunmasına yönelik toplumsal taleplerin dikkate alınması ve gerekli yapısal önlemlerin hayata geçirilmesi amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tarafından gerekli önlemlerin ivedilikle alınması hayati önemdedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
2021-2025 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, kadına yönelik şiddetle mücadele, kadın cinayetlerini önleme, 6284 sayılı yasa uygulamasının güçlendirilmesi ya da İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olunması amacıyla verilmiş kanun tekliflerinin toplam sayısı kaçtır? Bu teklifler hangi komisyonlara sevk edilmiştir ve ne kadarı gündeme alınmıştır?
2021 sonrası kadın cinayetlerindeki artışa rağmen, Meclis çatısı altında kadın cinayetlerini doğrudan ele alan araştırma komisyonları veya özel izleme birimleri kurulmuş mudur?
Meclis gündeminde olan ancak Genel Kurul'da görüşülmeyen kadın haklarına ilişkin yasa tekliflerinin bekleme süresi ortalama ne kadardır?
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) tarafından 2021—2025 yılları arasında hazırlanmış rapor sayısı kaçtır? Bu raporların ne kadarı kamuoyu ile paylaşılmış ne kadarı yürütme organlarıyla paylaşılmıştır? Bahse konu raporların içeriği nedir?
TBMM çatısı altında görev yapan kadın milletvekillerinin 2021—2025 yılları arasında kadına yönelik şiddetle mücadeleye yönelik sözlü ve yazılı önerge sayısı nedir? Bu önergelerin Meclis Başkanlığı tarafından işleme alınma oranı nedir?
Meclis'te kadınların eşit temsilini güçlendirmek, kadın milletvekillerinin güvenliğini ve katılımını sağlamak amacıyla 2021—2025 arasında alınmış yapısal tedbirler nelerdir? TBMM Genel Kurulu'nda ya da komisyonlarda kadına yönelik şiddeti meşrulaştırıcı ya da cinsiyetçi söylemlerde bulunan milletvekillerine karşı Meclis Başkanlığı tarafından uygulanan herhangi bir uyarı, disiplin yaptırımı ya da tutanak işlemi olmuş mudur? 2025'in ilk altı ayında katledilen kadınlara ilişkin olarak Meclis'te yapılan konuşmalar, araştırma önergeleri veya acil gündem çağrılarının tamamı derlenmiş midir? Bu konuşmaların Meclis arşivine girip girmediği ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılıp paylaşılmadığına dair bir denetim süreci yürütülmekte midir?
Meclis bünyesinde sivil toplum kuruluşlarının ve kadın örgütlerinin katılımıyla, kadına yönelik şiddet konusunda açık oturum, forum veya çalıştay düzenlenmesi planlanmakta mıdır?
Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olunması yönündeki toplumsal çağrılara ilişkin bir tutum belirlenmiş midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Başkan Numan KURTULMUŞ ·
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI
Sayı :Z-43452547-120.07.03- (673333 1.08.2025
Konu : Soru Önergesi
Sayın Öznur BARTİN Hakkari Milletvekili
İlgi O: 09.07.2025 tarihli ve 7/30659 esas numaralı yazılı soru önergeniz.
Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında TBMM bünyesinde yapılan çalışmalara ilişkin ilgi önergenizde yer alan sorularınız ekte cevaplandırılmıştır. Bilgilerinizi rica ederim.
ETLİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili
CEVAPLAR:
Cevap1.,2.,3.,5.,6.,7.,8., 9. ve 10.- Kadına yönelik şiddet konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) 27. Yasama Döneminde 09.03.2021 tarihinde "Kadına Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu" kurulmuştur. 21.04.2021 tarihinde çalışmalarına başlayan Komisyonun çalışmaları neticesinde hazırladığı raporu 08.03.2022 tarihinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmüştür.
28. Yasama Döneminde ise 10.10.2024 tarihinde "Kadınların Her Türlü Şiddet ve Ayrımcılığa Maruz Kalmalarının Önlenerek Bu Alandaki Mevcut Düzenlemelerin Gözden Geçirilmesi ve Alınması Gereken Ek Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu" kurulmuştur. 21.11.2024 tarihinde çalışmalarına başlayan Komisyonun çalışmaları neticesinde hazırladığı raporu TBMM Başkanlığına sunulmuştur.
TBMM Başkanlığınca kanun teklifleri, denetim önergeleri, disiplin cezaları ve tutanaklara ilişkin olarak konu bazlı istatistik tutulmamaktadır.
Cevap 4.- Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunu (KEFEK), ayrıntılı inceleme gerektiren, kadın erkek eşitliğinin güçlendirilmesi ve kadın hakları ve statüsünün geliştirilmesi için önem taşıyan konuların çalışılması için kendi üyelerinden müteşekkil alt komisyonlar kurmaktadır. Kurulan bu alt komisyonlar kurulduğu sorun alanına ilişkin olarak ilgili kamu kurumlarını, uluslararası kuruluşları, sivil toplum kuruluşlarını, alanında uzman akademisyenleri kısacası alandaki bütün tarafları dinlemekte, toplantılar, bölge çalışma toplantıları düzenlemektedir. Yurt içinde ve yurt dışında yerinde inceleme ziyaretleri yapmaktadır. Alt komisyonlar çalışmaları sonunda bir rapor hazırlayarak yaşanan mevcut sorunları tespit ederek çözüm önerilerini sunmaktadır. Bu komisyonların yayımladığı raporlar, bilgi edinmenin çok ötesinde bir anlam ifade etmektedir. Yürütmenin eylem ve işlerinde yaşanan aksaklıkları objektif olarak gözler önüne sermektedir. Alt Komisyon raporlarında sunulan öneriler hem yasama hem yürütme için yol haritası niteliğinde olmakta ve kamuoyunda farkındalık ve duyarlılığı artırmaktadır.
Söz konusu raporların tamamı TBMM web sitesinin KEFEK sayfasında yayımlanarak kamuoyuyla paylaşılmakta ve yürütme organlarına da ayrıca iletilmektedir. 2021-2025 yılları arasında KEFEK Tarafından Hazırlanan Raporlar ve İçerikleri aşağıdaki gibidir:
1. Kadın İstihdamının Arttırılması, Kadın Girişimciliğinin, Kooperatifçiliğinin Güçlendirilmesi ve Desteklenmesi Kapsamında Mevcut Sorunların Tespiti ve Çözüm
Önerilerinin Belirlenmesi Konulu Komisyon Raporu Raporun birinci bölümünde kadın istihdamı konusu ele alınmıştır. Kadın istihdamı ile ilgili kavramlar açıklanmış, çalışma yaşamında kadının yerine değinilmiş, Dünyada ve Türkiye'de kadın istihdamının tarihsel gelişimi açıklanmış, Türkiye'de işgücü piyasasının yapısı ve kadın işgücünün durumu ayrıntılı olarak ele alınmış, kadın istihdamına ilişkin uluslararası ve ulusal belge ve mevzuatlar ile kurumsal hizmet ve projelere değinilmiştir. İkinci bölümde kadın girişimciliği konusu ele alınmıştır. Girişimcilik ve kadın girişimciliği ile ilgili kavramlar açıklanmış, Dünyada ve Türkiye'de girişimciliğin tarihsel gelişimi aktarılmış, Türkiye*de kadın girişimciliğine ilişkin kurumsal hizmetlere değinilmiştir. Üçüncü bölümde kadın kooperatifleri konusu ele alınmıştır. Kooperatifçilik ve kadın kooperatifleri ile ilgili kavramlar açıklanmış, kadın kooperatifleri ele alınarak bunların amacı, çalışma koşulları, kadınların güçlenmesi açısından önemi, uygulamadaki durumları, ilgili düzenlemeler ve kurumsal hizmetler, sorunları ve açılım yapabileceği alanlara değinilmiştir. Dördüncü bölümde ise rapor içeriği konulara ilişkin önerilere yer verilmiştir. Söz konusu Raporun tam metnine;
"https://cdn.tbmm.gov.ir/TbmmWeb/IhtisasKomisyonlari/Kefek/Istihdam Girişimcilik Kooperatifçilik.pdf" bağlantısı ile erişim mümkündür.
2. Kadınların İş ve Aile Yaşamlarının Uyumlaştırılmasında Karşılaşılan Sorunların Tespiti ve Çözüm Önerilerinin Belirlenmesi Konulu Komisyon Raporu
Raporun birinci bölümünde; kadınların iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması alanında kuramsal çerçeve incelenirken; içeriğinde Dünyada ve Türkiye'de çalışma hayatında kadın, iş yaşam dengesinin geçirdiği tarihsel süreç, iş yaşam dengesinin belirleyicileri ve sonuçları, iş ve aile yaşamının uyumlaştırılması kavramı, aile dostu politikalar, iş aile yaşamını uyumlaştırma mekanizmaları olarak izin hakları, esnek ve uzaktan çalışma, çocuk, engelli ve yaşlı bakım hizmetleri ile iş ve aile yaşamı uyumunda finansal destekler açıklanmıştır.
İkinci bölümde kadınların iş ve aile yaşamlarının uyumlaştırılmasında uluslararası ve ulusal mevzuat ele alınmıştır. Uluslararası mevzuat kapsamında Birleşmiş Milletler Belgeleri, Avrupa Konseyi Belgeleri ve Avrupa Birliği Belgeleri incelenmiştir. Ulusal mevzuat kapsamında ise; Anayasa ve Kanunlarda yer alan düzenlemeler, Yönetmelikler, Genelgeler ve Temel Politika Belgeleri değerlendirilmiştir. İ
Üçüncü bölümde kadınların iş ve aile yaşamlarının uyumlaştırılması politikasının kurumsal yapısı ele alınmıştır. Bu kapsamda Cumhurbaşkanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, bakım hizmeti sunan diğer kurumlar kapsamında; Türkiye Belediyeler Birliği, Belediyeler, OSB"ler, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kamu Kurumları ve Özel İşletmeler incelenmiştir.
Dördüncü ve son bölümde, 9 ana başlık altında kadınların iş ve aile yaşamlarının uyumlaştırılmasına yönelik Alt Komisyonun tespit ve önerileri ortaya konulmuştur.
Söz konusu Raporun tam metnine;
"https://cdn.tbmm.gov.tr/TbmmWeb/IhtisasKomisyonlari/Kefek/Kadinlarin IAY Uyumla stirilmasi Alt Komisyon Raporu.pdf" bağlantısı ile erişim mümkündür.