2024'ten bu yana kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemediği için icra takibine uğrayan kişi sayısındaki artışa ilişkin
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 18 Temmuz 2025 tarihinde 7/31049 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 96 gün sonra, 22 Ekim 2025).
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “2024'ten bu yana kredi ve kredi kartı borçlarını ödeyemediği için icra takibine uğrayan kişi sayısındaki artışa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31049, 18 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31049-2024-ten-bu-yana-kredi-ve-kredi-karti-borclarini-odeyemedigi-icin-icra-takibine-ugrayan-ki (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c9cab265-3893-4c1d-8710-019827baa0a1
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 96 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 86 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili
Türkiye'de derinleşen ekonomik kriz, her geçen gün daha fazla yurttaşı borç kıskacına itmektedir. Geliri artmayan, alım gücü düşen milyonlarca yurttaş, kredi kartı ve bireysel kredi borçlarını ödeyememekte, bu nedenle yasal takip ve icra süreçlerine maruz bırakılmaktadır. Borçlarını ödeyemeyen yurttaş sayısındaki artış, toplumsal çöküntü ve yoksullukla birlikte bireysel intihar vakalarına da yansımaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (14 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
2024 yılı başından bu yana yalnızca ilk beş ayda hem bireysel kredi hem de kredi kartı borcu nedeniyle yasal takibe alınan yurttaş sayısı 1 milyon 38 bin 700'e ulaşmış, bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre 289 bin 178 kişi artmıştır. Bu artış, ülkedeki ekonomik sıkıntının derinleştiğini ortaya koymaktadır.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi verilerine göre:
" Halen bankaların takibinde 2 milyon 656 bin 164 kişi, e
" Varlık yönetim şirketlerinin takibinde 2 milyon 94 bin 827 kişi, ni
" oHeriki kurumun takibinde olanları tekil kişi olarak sayarsak, toplamda 4 milyon 96 bin 259 yurttaş borçları nedeniyle yasal takibe düşmüştür.
Öte yandan, 1 Ocak - 11 Temmuz 2025 tarihleri arasında UYAP üzerinden gelen icra dosyası sayısı 5 milyon 363 bine ulaşmış, bu sayı geçen yılın aynı dönemine göre "611,7 oranında artmıştır. İcra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı ise 24 milyon 54 bine yükselmiştir.
Ekonomik göstergelere göre:
" Yurttaşların bankalara olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları yalnızca 27 Haziran — 4 Temmuz haftasında 38,7 milyar TL artarak 4 trilyon 826 milyar TI *ye ulaşmıştır. e Varlık yönetim şirketleri ve TOKİ'ye olan borçlarla birlikte toplam borç 4 trilyon 985 milyar TL'yi bulmuştur.
" Sadece 2024 yılında bireylerin kredi ve kart borçları "522,6 (888 milyar TL) oranında artmıştır.
" Herayortalama262 bin yurttaş, borçlarını ödeyemediği için yasal takibe alınmaktadır.
Tüm bu göstergeler, iktidarın ekonomi politikalarının halkın ihtiyaç ve refahını gözetmediğini, aksine toplumun geniş kesimlerini daha fazla borçlandırarak sosyal yıkımı büyüttüğünü ortaya koymaktadır. TÜİK verilerine göre enflasyon 35,05 olarak açıklanırken, bağımsız araştırma grubu ENAG'a göre bu oran *"669'a ulaşmıştır. Enflasyonun yüksekliğine rağmen kira artış oranı yüzde 259 ile sınırlandırılmış, buna karşılık kira davalarının tüm adli davalar içindeki oranı Yol4"'e çıkmıştır.
İstanbul?da ortalama kira bedelinin 32 bin TL"ye ulaşması, enflasyonun çok çok altında yapılan son zamla birlikte 26 bin TL olan asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca kişi için barınma krizini derinleştirmiştir. Bu durum yalnızca asgari ücretlileri değil, aynı zamanda emekliler ve sabit gelirli memurlar gibi geniş kesimleri de doğrudan etkilemiştir.
Ek olarak, esnaf da yüksek faizli krediler, yasal faizcilik uygulamaları ve artan vergi yükleri nedeniyle büyük bir iflas riski altındadır. 2025 yılı itibariyle getirilen "asgari vergi" uygulaması ve yüzde 57 faizli vergi taksitlendirmesi, küçük esnafı, çiftçileri iflasa sürüklemiş; banka hesaplarına konulan blokelerle faaliyetlerini sürdüremez hale getirmiştir.
Bu kapsamda;
SORULAR
2024 yılı başından bu yana kredi kartı ve bireysel kredi borçlarını ödeyemediği için yasal takibe alınan yurttaş sayısı neden bu denli artmıştır? Bakanlığınız bu konuda ne gibi önleyici tedbirler almayı planlamaktadır?
2025 yılı temmuz ayı itibarıyla toplam bireysel borç stoku 4,9 trilyon TL*yi aşmışken, bu borçluluğu azaltmaya dönük kamusal bir yapılandırma ya da af düzenlemesi düşünülmekte midir?
Borçları nedeniyle hem bankaların hem de varlık yönetim şirketlerinin takibine düşen toplam 4 milyonu aşkın yurttaşın yaşadığı mağduriyetleri hafifletmek amacıyla özellikle dar gelirli gruplar için herhangi bir sosyal destek mekanizması gündemde midir?
2025 yılı başından bu yana UYAP'a gelen 5.3 milyondan fazla icra dosyasının sosyoekonomik temelleri nedir? İcra dosyası sayısındaki "011,7"'lik artışa karşı Bakanlığınız ne tür bir analiz ve çözüm planı yapmıştır?
Kira davalarının toplam dava sayısındaki oranının 9614'e yükselmiş olması hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir?
İstanbul'da ortalama kira bedelinin 32 bin TI."ye ulaştığı koşullarda 26 bin TL asgari ücretle geçinmeye çalışan yurttaşlar için kalıcı barınma politikaları geliştirilmekte midir?
Vergi adaleti açısından değerlendirildiğinde, yüksek gelirli şirket ve holdinglerin ödediği fiili vergi oranı ile küçük esnafın ve emekçilerin ödediği oranlar arasında derin bir adaletsizlik olduğu açıktır. Bu eşitsizliğe son verecek bir vergi reformu planlanmakta mıdır?
2025 yılı itibarıyla getirilen "asgari vergi" uygulaması ve yüzde 57 faiz oranıyla yapılan vergi taksitlendirmeleri hakkında esnaflardan ve çifiçilerden gelen itirazlar doğrultusunda bir iyileştirme ya da düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
Küçük esnafın banka hesaplarına uygulanan blokeler nedeniyle faaliyetlerini sürdüremediği şikayetleri Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Ulaştıysa bu konuda ne tür işlemler yapılmıştır?
Yoksulluk, borçluluk ve geçim sıkıntısı nedeniyle artan bireysel intihar vakalarıyla ilgili Bakanlığınıza ulaşan veri ve analizler var mıdır? Bu durumun ciddiyetine rağmen neden bir "ekonomik kriz izleme ve müdahale birimi" oluşturulmamıştır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·
İlgi yazınız ekinde alınan Ağrı Milletvekili Sayın Nejla DEMİR'e ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.
Mehmet ŞİMŞEK Bakan
Bilgilerini ve gereğini arz ederim.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
7131049 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni
Sayın Nejla DEMİR, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.
Fiyat istikrarının sağlanması, makro finansal istikrarın güçlendirilmesi öve vatandaşlarımızın alım gücü ve refah seviyesinin kalıcı olarak iyileştirilmesi öncelikli hedeflerimizdir. Bakanlığımız, tüm paydaşlarımız ile koordinasyon içerisinde ekonomik gelişmeleri yakından takip etmekte ve finansal sektörün sağlıklı işleyişi için gerekli adımları atmaktadır. Bu kapsamda tüketici kredileri, kredi kartıyla yapılan ödeme işlemleri ve takibe düşen alacaklar yakından takip edilmektedir. 19 Eylül 2025 itibarıyla bireysel kredi kartlarında tahsili gecikmiş alacak oranı yüzde 4,1 ile uzun dönem ortalaması olan yüzde 5,7'nin altında seyretmektedir. Tüketici kredilerinde tahsili gecikmiş alacak oranı ise yüzde 3,8 ile düşük seviyededir. Diğer taraftan, ülkemizde hanehalkı borcu diğer ülkeler ile karşılaştırıldığında oldukça düşük seviyededir. 2025 yılı ikinci çeyreği itibarıyla Türkiye'nin hanehalkı borcunun GSYH'ye oranı yüzde 9 ile yüzde 45,5 olan gelişmekte olan ülkeler ortalamasının oldukça altındadır.
Uyguladığımız program sayesinde dezenflasyon sürecinde önemli ilerleme kaydedilmiş olup, 2025 yılı Eylül ayında yıllık enflasyon geçen yıl Mayıs ayındaki zirvesine göre 42,2 puan azalarak yüzde 33,29 gerçekleşmiştir. Enflasyonla mücadele sadece talep yönlü politikalarla değil; gıda, konut, enerji ve ulaştırma gibi birçok alana yönelik uygulanan arz yönlü tedbirler ve yapısal reformlarla da desteklenmektedir. Konut arzını artıracak, deprem kaynaklı konut stokundaki kayıpları telafi edecek ve konuta erişimi kolaylaştıracak politika ve tedbirler uygulanmaktadır. Sosyal konut hamlesi kapsamında, 2023-28 döneminde 500 bin sosyal konut, I milyon konutluk arsa ve 50 bin işyerine yönelik çalışmalar devam etmektedir.
Ekonomik gelişmeler ve vatandaşlarımızın talepleri dikkate alınarak geçen yıl eylül ayında kredi kartı borçları ve ihtiyaç kredilerine yönelik borç yapılandırma programı açıklanmıştır. Bu program ile kredi kartı borçlarının ve ihtiyaç kredilerinin 60 aya kadar vadeyle yeniden yapılandırılması imkânı getirilmiştir. Yapılandırılan kredi kartı borçlarına uygulanacak faiz referans faiz oranı ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca, 10 Temmuz 2025 tarihinde açıklanan yeni bir yapılandırma programıyla şartlar esnetilerek kapsam genişletilmiştir. Daha önce yapılandırılanlar da dâhil olmak üzere kredi kartı borçları ve ihtiyaç kredilerinin 48 aya kadar vadeyle yeniden yapılandırılabilmesine imkân verilmiştir. Bunun yanı sıra, kredi kartı işlemlerinde uygulanan aylık azami faiz oranları, dönem borç tutarına göre farklılaştırılarak dar gelirli vatandaşlarımızın üzerindeki finansal yük hafifletilmiştir.
Ayrıca, soru önergesinde bahsi geçen kredi kartı ve bireysel kredilere ilişkin veriler, "hitps://www.riskmerkezi.org/istatistiki-raporlar/" ve "htips:/www.bddk.org.tr/BultenAylik/" internet adreslerinde yayımlanmakta ve kamuoyuyla paylaşılmaktadır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4
Öte yandan, vergi politikalarıyla sürdürülebilir büyüme, mali disiplinin tesisi ve fiyat istikrarı gibi makroekonomik hedefler gözetilirken vergi adaletini güçlendiren uygulamalara öncelik verilmiştir. Bu çerçevede düşük gelirli vatandaşların üzerine düşen vergi yükünü hafifleten çok sayıda düzenleme hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda yapılan başlıca düzenlemelere aşağıda yer verilmiştir.
— Asgari ücreti vergi dışı bırakılmış,
— Esnaf muafiyetinin kapsamı genişletilmiş,
— 850 bin basit usule tabi esnaf gelir vergisi istisnası kapsamına alınmış,
— Yem ve gübrede KDV kaldırılmış, tarım makineleri, tarımsal sulama sistemleri ve tarımsal abonelere yapılan elektrik teslimlerinde indirimli KDV oranı kapsamına alınmış,
— Çiftçilere yapılan destek ödemelerinden gelir vergisi kesintisi kaldırılmıştır.
Bununla birlikte, katma değer vergisi temel gıda maddelerinde yüzde 1, sağlık, eğitim, yeme içme, turizm, giyim sektörleri ile meskenlerde kullanılan elektrikte yüzde 10 oranında uygulanmaktadır. Öte yandan, doğrudan vergilerin payını artırmak amacıyla;
— Kurumlar vergisi oranı 9025'e çıkarılmış,
— Banka ve finans sektöründeki mükellefler, Yap İşlet ve Devret Modeli ile Kamu Özel İşbirliği Projeleri kapsamında elde edilen kazançlardan yüzde 30 oranında kurumlar vergisi alınması sağlanmış,
— Çokuluslu şirketlere 9015 oranında asgari kurumlar vergisi getirilmiş,
— Ülke içinde faaliyette bulunan şirketlere 9010 oranında asgari kurumlar vergisi getirilmiş,
— Şirketlerin vergi matrahlarını etkileyen bazı giderlerine kısıtlama getirilmiş,
— Gelir vergisi mükelleflerinde yılın belirli zamanlarında hasılatlarının tespit edilmesine yönelik düzenleme yapılmış,
— Menkul kıymet kazançlarında vergi kesinti tutarları artırılmıştır.
Öte yandan, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48'inci maddesinin birinci fıkrasında "Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunabilir." hükmü yer almaktadır.
Buna göre, mükelleflerin çok zor durumda olmaları nedeniyle borçlarını defaten ödeyemeyeceklerini belirterek bağlı bulundukları vergi dairesinden borçlarının tecilini talep etmeleri ve yapılacak değerlendirme sonucunda da bu talebin kabul edilmesi halinde tecil kapsamına giren borçlarını maddedeki genel şartlar ve tecile yetkili makamın öngördüğü diğer şartlar dâhilinde taksitler halinde ödemeleri mümkün bulunmaktadır.
Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-44 e-posta; sgbsoruonergeleriğöhmb.gov.ir Elektronik Ağ: www.hmb.gov.tr
Mehmet ŞİMŞEKBakan